Monday, 20 April 2015

varlık-yokluk

Burda doğup büyümüş, islamı güzel bir şekilde yaşamaya çalışan bir arkadaş vardı. Bu 4 çocuklu arkadaş, bir sabah, her zamanki gibi çocuklarına mısır gevreği hazırlıyor kahvaltıya. Çocuklardan bir tanesinin favorisi, çikolatalı gevrek. Evde kalmamış. Çocuk mızmızlanıyor. Arkadaş farkediyor ki, 4 çocuğun dördü de ayrı ayrı gevrekleri seviyor, hepsine ayrı ayrı alıyor ama tabi birininki bitince seçicilik yapıp o gün olduğu gibi maraza çıkarıyor. Akşam eşiyle konuşuyorlar ve bir karar alıyorlar. Evdeki tüm ama tüm yiyecekler bitene kadar kesinlikle mutfak alışverişi yapmamaya karar veriyorlar. O günden itibaren, evde ne varsa onlarla yemek yapmaya başlıyorlar. Bir gün önce, favoriği gevreği bittiği için diğerlerinden yemek istemeyen çocuk, başka şansı olmadığı için hangi gevrek varsa afiyetle onu yiyor. Sonra tüm gevrekler bitiyor, süt bitiyor. Soğan bitiyor, soğansız yemek yapıyorlar, salça bitiyor, salçasız yapıyorlar.. Annesinin yapıp buzluğa attığı, misafir için bekleyen mantıları, sarmaları afiyetle yiyip bitiriyorlar :) Buzluktakiler, dolaptakiler, kilerdekiler boşalıyor. Böylece hem çocuklar, kısmen de olsa yokluğu öğrwniyorlar, hem de arkadaş ve eşi için bir deneyim oluyor. Allah kimseyi yoklukla imtihan etmesin. Bu zamanda, ne kadar şikayet etsek de bolluk çok. Hem kendimiz hatırlamamız, hem de çocuklara öğretebilmemiz için böyle yöntemler gerekebiliyor.

5 comments:

ruhdagı said...

Çok güzel bir deneyim olmuş. Bazen gerçekten çok abartıyoruz.
Geçenlerde çok artan kredi kartımı hizaya çekmek için, kendime katı sınırlamalar getirdim. Kredi kartında %70'lik bir azalma görüp israf etmeden de yaşayabileceğimi öğrenmiş oldum.

Deli Anne said...

sen yolu buldun ig de yaz buraya kopyala... olsun ayağımız alışıyor yeniden:)

OZY said...

Selam Esracan:)
Benim eskiden oturdugum apartmanda bir komsum vardı, 10 yıl kadar Japonya'da yasamıslar, ordaki minimalist yasamdan etkilendikleri icin midir bilmiyorum buna benzerdi genel yasamları. Evde pirinc varsa o bitene kadar bulgur pilavı yenmezdi cunku gidip bulgur almazlardı zaten pilav yapacak baska bir urun var diye. Evde esya da yoktu, sonradan oturma odasına kanape aldırmıs esi, salon bombostu , cocuklar kosturuyordu orda, bi ara masa tenisi koymuslardı:)
Ben de bir süredir kısmen de olsa bazılarını yapmaya calısıyorum, mesela once yemegi planlayıp ona gore alısveris yapmak yerine evdeki malzemelerden yemek cıkarmaya calısıyorum. Bizden onceki neslin anlayısına gore gore hakiki ev kadını boyle yaparmıs:)))

Anne ve Bebisi said...

Ozycim, ben de hakiki ev kadini olmusum sanirim :D aynen oyle yapiyorum, evdekileri katip karistirip :D zaten pirinc de kullanmiyorum :P dayiyorum buluguru bizimkilere :D

ÇokBilmiş said...

Ben de benzer bir şeyler deniyorum bu ara. İyi geldi bunu okumak.

x