Thursday, 9 October 2014

Ratatouille


Pixar yapımcıları, Ratatouille filminde kullanmak üzere ünlü aşçı Thomas Keller'dan bir ratatouille tarifi istiyorlar. O da, klasik tariften biraz farklı bir tarif oluşturuyor. Ben de evdeki malzemelerle, bu tarifi temel alarak kendimce bir ratatouille yaptım.

2 adet renkli biberi, 200 derecede 15 dakika közledim. 15 dakika sonra çıkarıp soğumaya bıraktım. Renkli biber olmasaydı, çarliston ve kırmızı közlemelik biber kullanırdım :)

1 adet soğanı, 2 diş sarımsağı ince doğradım. 10 dakika 3 yemek kaşığı zeytinyağında kavurdum. Üzerine, rondoda çektiğim 5küçük domatesi ve defne yaprağını ekledim. Közlenmiş biberlerin kabuklarını soyup, ince doğrayıp ekledim. Yarım tatlı kaşığı tuz diyordu, ben biraz deniz tuzu attım göz kararınca. Suyunu çekmeden önce bir kaç kaşık aldım ve süzgeçle süzdürüp kenara ayırdım. Daha sonra servis yaparken kullanılacak. Defne yaprağını çıkardım.


Şimdi, orjinal tarifte, yukarıdaki sosun üzerine, 1 patlıcan, 1 kabak, 1 sarı yaz kabağı denilen bir cins kabak ve 4 domates ince kesilerek yerleştiriliyor. Ama ben, patlıcan, kabak ve patates koydum. Türkiye'de domates boldur, mutlaka koyun çünkü yemeğe hem lezzet verecek, hem de diğer sebzelerin yumuşamasını sağlayacaktır. Bir dahaki sefere ya sebzeleri önce zeytinğına bulayıp 10-15 dakika fırında közleyeceğim ya da domates, soğan sosunu alta değil, sebzelerin üzerine dökeceğim. Çünkü fazla su, salça konulmadığı için, domates de olmadığından biraz kuru oldular.


Bir kapta 2 yemek kaşığı zeytinyağını, (aslında tatlı kaşığı idi bir fransız yemeğine bu kadar az zeytinyağını yakıştıramadım :)) ince doğranmış minik bir diş sarımsağı, çok az tuzu, elime geçen tüm akdeniz baharatlarını (kekik, biberiye vs) ve taze çekilmiş karabiberi karıştırdım ve tencereye dizdiğim sebzelerin üzerine döktüm. Aslında tencereye, salçalı sıcak su dökmemek için kendimi zor tuttum :) Ama o zaman, bir fransız yemeği değil, Antep yöresi yemeği olacaktı ki çok severim :) Farklı bir şeyler denemek için salçalı su isteğime gem vurdum :) Normalde hiç su konulmuyor ama biraz sıcak su ekledim.



135 derecede 2 saat üzeri kapalı, yarım saat de üzeri açık olarak pişirilmesi gerekiyor. Ancak yine dayanamayıp fırının ısınını biraz yükselttim. 160 ile başladım, 200'e doğru çıktım :) Bir dahaki sefere öğlen gibi fırına atıp akşama kadar yavaş yavaş pişirmeyi düşünüyorum. Ve bir de küçük patlıcan ile sarı kabak bulmayı :)


Ancak şu sitede de tarif ve çok güzel fotoğraflar var, göz atmanızı tavsiye ederim: 

7 comments:

Hopelovefunetc said...

Avbi bir günde iki yazı mı:))Güncellemeyi görünce bir yanlışlık mı var diye geldim inan.Maşallah diyor filmini izlerken bayıldığım bu yemeği hemen denecekler listeme ekliyorum:)

Sevgiler..

Öykücü

Anonymous said...

Merhaba,

Patlıcanlı yemeklere bayılırım. Tarif için teşekkürler,ellerinize sağlık.

firdevs said...

Esraaa intagram hesabim yok burdan yazayim dedim. Anacim cafe fernandonun eksi maya tarifi super oluyor haberin olsun ;))

bilge said...

Ellerinize sağlık pek nefis görünüyorlar..

bilge said...

nefis görünüyorlar ellerinize sağlık

OZY said...

Ozlemisim valla. Cocuklar kocaman olmus maasallah... Ben sana tur bindirdim galiba ama:PP

canan arıcı said...

doğrusu çok güzel bi tarif bu :) ayrıca çocuğun ilgisini çekmek için zekice düşünülmüş bir taktik :) bunu kendi sitemizde paylaşabilir miyiz?

x