Saturday, 27 September 2014

Seraphine Louis


Séraphine Louis. Fransiz kadin ressam. 1864 dogumlu. 1 yasinda annesini, 7 yasinda babasini kaybediyor. Cocuk yasta calismaya basliyor. Cobanlik yapiyor. 17 yasinda bir manastirda temizlik isine giriyor. 20 yil orada calisiyor. 37 yasinda oradan ayriliyor. Paris yakinlarindaki Senlis kasabasinda, zengin evlerine temizlige gitmeye basliyor. Tek goz odada yasiyor. Cocuklugundan beri egzantrik ve asosyal bir yapisi var. Cok dindar. Resim yapma emrinin goklerden geldigini soyluyor. 48 yasinda iken, bir baska dahi tarafindan, Alman koleksiyoner Wilhelm Uhde tarafindan kesfediliyor. Yemege gittigi komsusunda, odanin kenarina atilmis kucuk bir tablo dikkatini cekiyor. Yapan kisinin, evini temizleyip camasirlarini yikayan Séraphine oldugunu ogreniyor. Ve ona yol gosterip destek oluyor. Araya 1. Dunya savasi, yokluk, aclik giriyor. Séraphine kendisini cok gelistiriyor. Formulunu kimseye soylemedigi yontemlerle boyalarini kendisi elde ediyor ve hem deha, hem delilik karisimi sonucu muhtesem eserler ortaya cikariyor. Bir ara iyi para kazaniyor ama akli dengesinin bozuklugu ile (ve pek cok para ile hic bir iliskisi olmayan gercek sanatci gibi) parayi savuruyor. Uzerine ekonomik kriz ekleniyor. 1932 yilinda, bir nevi sizofren teshisiyle akil hastanesine yatiriliyor. Uhde'ye gore 2 yil sonra, kimilerine gore 10 yil sonra aclik, yalnizlik ve hastalik icinde, kendini bilmez bir sekilde hayata veda ediyor. Eserlerini gormek icin seraphine louis olarak aratabilirsiniz. Uhde ile karsilasmasindan, olumune kadar olan hayatini anlatan bir de Seraphine isimli, odullu bir fransiz filmi var, tavsiye ederim. 



3 comments:

Deli Anne said...

ben devam edemeiştim filmine... bir buna bir de avusturalyalı bir yazarın filmine... sonu akıl hastanesinde biten dehalar, o tedaviler, hele elektroşoklar aklımdan çıkmıyor bir türlü..

Ruzgar ve annesi said...

Filmini izlemiştim. Film biter bitmez internete koşmuş arama yapmıştım da bu fotoğraflar çıkmıştı. Etkileyiciydi gerçekten...

Anonymous said...

Her nedense sanat hayatlarında bir deha olanların hayat hikayeleri çok hazin oluyor. Acaba o acılar çekilmeseydi, şaheserlerini ortaya çıkaramazlar mıydı diye de hep düşünmüşümdür.

x