Saturday, 29 September 2012

ve sonuc...

Published with Blogger-droid v2.0.6

5 comments:

Gülden GÜL said...

Bloğunuzu çok begendim, takibimde
Benimde burda beklerim..

http://guldengul.blogspot.com/

Sevgilerimle...

hindiba said...

ise yarayip yaramamasi bir yana, bilmiyorum neden ama bu yöntemde icime sinmeyen bir sey var. Bazen ilimli dozajini uyguladigim olur, ise yaradigi (ve yaramadigi da) olur. Ama sonunda agzimda kötü bir tat birakir hep...

Anne ve Bebisi said...

Tesekkurler Gulden :)
Evrencim, bazen hem cocuklar, hem anneler sabir tasini catlatip, zivanadan ciimis olabiliyorlar. Olay kontrolden cikmadan boyle bir onlem almak iki taraf icin daha saglikli olabiliyor..

Kendi deneyimime gore, bu yonteme gelene kadar sabirla onun dilinden konusup ikna etmek, ikimiz icin de guzel oluyor ama iste... her zaman olmuyor :p

Anonymous said...

İngilterede yaşadığım zaman (2003-2005) buna benzer bir program izlerdim.hatta aynısı sanırım sadece ismini merak ettim? birde o günleri yad ettim..selam olsun londraya :) çocuğum yok ama londra aşkına blogunuzu takip ediyorum epeyce bir süredir..bu vesileyle size de selam gönderiyorum :)

ASLI

emreyle hayat said...

yaşamadan bilemeyeceğim ama bu dadının yöntemleri bazen fazla abartılı geliyor bana.Farklı ve daha ılımlı yolları olmalı.En azından türk kültürüne daha yakın :))

x