Ufak bir beyin jimnastigi;
TV icat olmamis olsaydi,
A Mummy's Weblog

Dun Iphone uygulamalarinda 54. sirada idi :) Ayfoncular, hala indirmemis olaniniz varsa, bu mesaj size :)))
Oglanlar ikiz galiba, sirtta da bir bebek var :) Fotograftaki baba. Anneyi goremedim ama etrafta bir yerlerdedir muhtemelen..
2 cocuk+1 kopek :)





Aslen Fransiz olan ancak tepenin eteklerindeki Dorking kasabasinin belediye baskanligini yapmis olan, egzantrik bir kisiligi olan Peter Labelliere'in basasagi duran mezari..

















Daha once bahsettigim, cirkin ordek yavrusu iken kugu olan :) bir is arkadasim, bizim sirketten google'a transfer olmus. Ayni departmanin muduru de ayriliyor isten, artik o da microsoft'a mi gidiyor, napiyor, bilmiyorum :) Yakinda ogreniriz.Kadinlar eskiden de calisiyorlardi; sabah gun dogmadan yola duserler, aksama kadar tarlada calisirlardi. Evde de mutlaka 1 kisi kalir, evin butun isini yapar, tarladan gelecek olanlarin yemesini-icmesini hazirlardi. Cocuklara birebir ilgi, alaka nerde.. Orda, burda, tarlada, bahcede, sokakta ama mutlu buyurlerdi.. Mesele kimin nerde calistiginda degil de, calisma sartlarinda.. Sistemde.
Erkekler cok mu mutlu? Agir calisma sartlarindan, gece yarilarina kadar calismaktan, cocuklarinin yuzunu dogru duzgun gorememekten. Hayir. Ama onlar kadinlar kadar ev-aile-insan odakli degiller, daha kolay katlaniyorlar. Oysa insan odakli kadinlar, bu gidisata daha fazla dayanamiyorlar.
Tum dunya capinda, toplumsal bir devrim olmali ve bu sistem degismeli. En basta “kariyer” kavrami ortadan kalkmali. Ancak o zaman denge kurulup, herkes bugune oranla daha mutlu olabilir.
Gectigimiz yaz Turkiye'ye gittigimde kari-koca eski iki arkadasimi gordum. "Ingiltere'ye donuste, full time mi calissam, 3 gun mu yoksa 4 gun mu?" diye dusunup durdugum, karar vermeye calistigim zamanlar. Bu konu acilinca, baba adayi olan ve muhtemelen gercek bir Idle Parent olacak arkadasim; "keske benim de secme sansim olsa, daha az paraya daha az calismayi tercih ederim. 3 gun en guzeli, ekonomik sorunun yoksa, hic daha fazlasi icin kendini zorlama" demisti. Sadece kadinlar degil, bazi erkekler de "kariyer odakli dunyadan, sistemden" bikmis, bunalmis durumdalar.
Cocuklarimizdan once kendimizi, hayatimizi feda ediyoruz bu modern kolelik sistemine. "Kariyer, kadinin kendi ayaklari uzerinde durmasi, ekonomik bagimsizlik" gibi kiliflar giydiriyoruz koleligimize.. Oysa sorgulanmasi gereken kadinin calismasi, ne kadar calismasi falan degil; sistemin kendisi. Sadece kadinlari degil, dogrudan ya da dolayli yoldan erkekleri de vuruyor bu sistem.
Daha az paraya daha az calismaya ve kendisine, ailesine daha fazla vakit ayirmaya gonullu kadinlar ve erkekler de var.
Bugunun insaninin sorunu "basari" kavramiyla aklini bozmus olmasi. Basari=para+guc+kariyer. Mutluluk kavramini sorgulasak bir de; basari ile pek de dogru orantili olmadigini gorecegiz. Cocuklarimiza zeka gelistiren oyuncaklar alarak basliyoruz sisteme yeni elemanlar yetistirmeye. Bilmemne kurslari, bilmemne kresleri, okullari ile devam ediyoruz. Basari odakli yeni nesiller geliyor, sistemin disleri arasinda ezilmeye hazir..
Paradan, isten, gucten, kariyerden, tuketimden bagimsiz olarak mutlu ve huzurlu olmanin formulu aramak da benim kariyer hedefim ;))