Sunday, 24 July 2011

Londra Turk Festivali 2011


Ne yaptiklari konusunda bir fikrimiz yok, arkeolojik calisma diyenler var aramizda :)

Londra Belediye Binasi yanindaki parkta dun ve bugun gerceklesen, 2011 Turk Festivali.





London Bridge'e karsi kofte ekmegi senede ancak bir kere, bu festival sirasinda yiyebiliriz sanirim :))



Standlarin sanirim... hmm.. %80'i yiyecek-icecek uzerindeydi ki.. bizim kulturu gayet dogru yansittigini dusunuyorum :)) Havanin da guzel olmasi sebebiyle, inanilmaz kalabalik ve bittabi doyurucu bir festivaldi :))


Festival sirasinda MK, yeni tanistigi arkadaslariyla cimen ustunde futbol oynayip, klasik Turk genci modeli sergiledi :))

Dugun fotograflarini cektiren yeni evli cift :)





Sicak ve kalabalik sebebiyle festivali kisa kesip kendimizi golge bir yere attik. Aramizdan bazi ingilizlesmis arkadaslar aksam bes caylarini ictiler :)))








Isvecli fotografci Anders Ryman'in, dunyanin cesitli bolgelerini dolasarak cektigi, dini/kulturel rituellerin fotograflarindan olusan "Rites of Life" isimli sergisi de yolumuzun uzerindeydi, araadan cikardik :)

9 comments:

evren said...

O Earl Grey'li masanin kiyisinda bos bir sandalye var mi? :)

Deli Anne said...

Hepsi ama hepsi çok güzel.. De arada bir yakışıklı görüdm ben, çapkınca ve karizmatikçe bakış atan, ona sevdalandım ben asıl:)

sirinanne said...

Şu MK ne güzel bir insan yavrusu!
Maşallah

Kremali'nin annesi said...

Ottawa Turk Festivali de ayni tarihlerdeydi Esracim, ama biz seyahat kontenjanimizi Turkiye tatiliyle coktan doldurdugumuz icin gidemedik maalesef :(

O Inciluz Muhibi dostlara kizma bence, cunku orada olsam ben de bir sandalye cekerdim masalarina, tabii ki kofte ekmekten sonra :))

Ve son olarak, sunnet fotografi. Sunnet icin bu kadar saltanat bir tek bizim cografya da bahsediliyordur herhalde cocuklara :) Gecen sene ucuz atlatmistik ama bu sefer ailecek bizi karsisinda bulan nine ve dede esrafinin baskisindan biz de mecburen bindiriverdik Kremalimi saltanat kayigina. Gerci, sadece yarim saat dayanabildi onca suse puse ama gelenek yerini buldu evelallah :)

MK'cigimi kucakliyor, sevgilerimi gonderiyorum bacim. Ramazan'iniz simdiden mubarek ola...

Berceste said...

Bayraklar Thames nehri kenarinda dalgalaninca acayip mutlu oluyorum ben! Cok degisik bir duygu, tarifi imkansiz. Bizim gittigimiz festivalde niyetciye kadar hersey tamdi. Hatta Ingiliz hanimlara gobek atma kursu bile vardi :) Simit bulup ona saldirmistik. Cambridge, simit konusunda Londra kadar sansli degil zira. Simitci de normalden iki kat pahalliya sattigi simitlerle koseyi donmustu! Gelelim cayaaaa... O demlige bayildim ben. Zira agzi kenarindan cay sizdirmayan demlik pek yoktur, bu akitmazmis gibi geldi :P Icindeki cay da en sevdigimden!

Burcu said...

Ah simdi gordum, tuh biz kacirmisiz bu festivali. Seneye artik.

Aklımdakiler... said...

O kot o popodan böyle düşecek gibi duruyor ya insanda ısırma hissi uyandırıyor.. Bu nasıl bir karizmadır böyle bu yaşta yahu... gerçekten maşallah annesi...

Zeynep Özmen Ünlü said...

cok güzel resimler . bize de oralardan yasatttın festıvalı.
tskler

Ceylin'in Annesi said...

Londra'da Türk olmak, Türk Bayrağını gördüğünde mutlu olmak, Türk'e özgü şeyleri görmek güzel gibi... ;)

www.ceylinolmez.com

x