Wednesday, 2 February 2011

Tiger Mom!

Yale Universitesi'nde Hukuk Profesoru olan Cinli bir annenin; "Cinli Anneler Niye Ustundur" diye bir makalesi (daha dogrusu bir kac gun sonra "piyasaya" cikacak olan -reklam kokusunu siz de aliyor musunuz?- kitabindan bir bolumu) The Wall Street Journal'da yayinlaninca ABD'de ortalik karismis. Su ana kadar makale 7732 yorum almis durumda.

Why Chinese Mothers Are Superior


Makaleyi uzun bulanlar ya da ingilizcesiyle ugrasamam diyenler icin ozet bir turkce cevirisi burda;

Cinli Anne Amerikan Annesini Dover mi?

Konu genel olarak; ders notlari, sinif birinciligi, en iyi unversiteye kabul, muzikte ustun basari, matematikte ustun basari, her derste ustun basari.. etrafinda donup duruyor. Pardon, tiyatro ve spor disindaki derslerde en yuksek notlari almak gerekiyor; bu ikisinin pek bir onemi yok :)) Hani bizdeki kiytirik derslerden sayilan; resim-muzik-beden egitimi uclusu gibi..

ABD'nin ekonomik acidan zayiflamaya basladigi, Cin'in (tabi kole niyetine calistirilan mahkumlar, cocuk isciler, kadinlar vs sagolsun!) ekonomik acidan guclendigi su donemde bu makalenin verdigi mesajlarin; "ustun insan, akademik basari, sosyal statu, ozguven, kariyer, para... vs vs" disinda olmasini beklemezdim zaten.

Cocuklarimizi nasil yetistirecegimizi bile ekonomik gidisatin belirlemesi ne traji-komik degil mi?

Diger bir trajikomedi, cocuk egitimi ve basarinin yolunun hep cocugun akademik basarisinda, kabul aldigi universite adinda, egitim aldigi bolumde, ogrendigi yabanci dillerde, yaptigi meslekte ve -bence- isin ozunde; "kazandigi parada!" kesismesi..

Adi gecen makalede ya da makaleye yapilan yorumlarda cocuklarin basarilarindan bahsediliyordu ama cocuklarin "mutlulugu" atlaniyordu. Aklima Ata'nin annesinin "asik oldugun zaman ben sana soylerim.." sozleri geliyor.. Zaten hatun, "Cinli anne babalar cocuklari icin neyin en iyisi oldugunu bildiklerine inanirlar" diyor bir yerde.. Bu God Syndrome denilen maraz, doktorlar kadar anne-babalari da gelip buluyor galiba.

Makalede gecmiyor ama Turkce linkteki kose yazisinda ve yorumlar arasinda rastladim, sanirim kitaptan alinmis bir bolum var; makaleyi yazan Cinli hatun, dogumgununde kizlarinin (4 ve 7 yaslarindalar) kendisine elleriyle yapip verdikleri dogumgunu kartini; yeterince caba (!) sarfetmedikleri gerekcesiyle, "ben bundan daha iyisini hakediyorum!" diyerek yirtip atiyor. O cocuklarin ne hissetmis olabileceklerini dusununce, icim acidi.

Ve hep neden anneler? Neden bu cocuklar hep annelerin sirtinda? Basarilari da, basarisizliklari da.. Annelerin hirsi, annelerin yarisi..

Kadinlar hayatta cocuktan daha "onemli" bir sey uretemediklerini dusundukleri/hissettikleri/sandiklari icin mi boyle oluyor? (Yale'de Hukuk Profesoru olsalar bile!)

Yoksa, icinde bir cocuk buyutup onu doguran kadin, nasil bir gucu oldugunu gorup Tanri Sendromu'na mi yakalaniyor? (Yale'deki Hukuk profesoru kadar okuma yazmasi olmayan kadinin da ayni hirsi tasiyabilmesi bu yuzden mi yoksa?)

Kadinin gozunu hirs mi buruyor?

Mukemmelliyetci yapisi mecburen cocuklar uzerinde de mi etkisini gosteriyor?

Cocuklarin sorumlulugu dolayisiyla toplumun baskisini mi uzerinde hissediyor?

Yoksa cocuklarini cok seviyor ve onlar icin aslinda en iyisini isterken ipin ucunu mu kaciriyor?


Tum bunlari dusunurken, bir bakalim hangi hayvan sizin anne-babalik modelinize uygun :)

Which parenting animal are you?

Kati ve kisitlayici Kaplan mi?
Yonetimi cocuklarin eline veren Devekusu mu?
Cocugu icin herseyi yapan, asiri korumaci Kanguru mu?
Cocuguna once ucmayi ogreten sonra da ucmalari icin onlari ozgur birakan Kartal mi?
Bir yetiskin oldugunda tamamen bagimsiz olabilmesi icin cocugunu zorlayan Aslan mi?

Aslinda yerine ve zamanina gore bunlarin hepsi olmak gerekmiyor mu?

Ya da.. ya da.. bu kadar cok dusunme, analiz etme, sorgulama, yargilama ve strese girmek yerine herseyi akisina birakip; biraz tecrube, biraz icgudu, biraz mantik ve gonul suzgecinden elenip gecirilenler, biraz ornek alma.. kokteyli yapsak.. ve bir cocukla yasamanin tadini cikarsak!

MK 4 yasina yaklastigi bugunlerde, cocuk yetistirme modelin ne? deseler, verecegim cevap bu olur; bir cocukla yasamanin tadini cikarma modeli.. Icinde yasama dair pek cok seyi barindiran, basari-basarisizlik, umut-umutsuzluk, kahkaha-gozyasi, sevgi, sefkat-sinir ve sıkılı yumruklar, kısık gozlerle basilan cigliklar... ask.. cosku.. caba.. yorgunluk.. mutluluk.. inisler, cikislar.. dogrular, yanlislar.. ama gunun sonunda hep "kosulsuz sevgi"... modeli..

Ama once Tanri sendromundan kurtulmak gerekiyor. Cocuklarimiz icin her zaman, her seyin en iyisini biz bilemeyiz. Cunku bizler Tanri degil, ölümlü ve kusurlu fanileriz. Anne-Baba olmamiz da bu durumu degistirmiyor. Cocuklarimiz adina yanlis kararlar alabiliriz; cocuklarimiz icin en iyisini yapacagim derken en kotusunu yapabiliriz; cocuklarimizin mutsuzluguna sebep olabiliriz; bizim hatalarimiz onlarin tum hayatini etkileyebilir... ama butun bunlar icin her saniye kendimize iskence etmemizin bir anlami yok. Cunku olacaksa, buna engel olabilecek hic bir kuvvet yok. Cunku insaniz. Cunku daha dogustan kusurluyuz.. Anne-Baba olunca kusursuzlasmiyoruz, kusursuz olma sendromuna yakalaniyoruz. O yuzden hem yoruyor, hem yoruluyoruz.

Birakalim hayat aksin, cocuklar yollarini bulsun, bizim yapabilecegimiz en fazla rehberlik etmek; hangi yone yuruyeceklerine biz karar veremeyiz. Cunku belki onlarin kader yolu, bizim rehberlik ettigimiz ve belki de sonu ucuruma cikan yoldan cok daha iyi bir yone cikacaktir, bunu bilemeyiz..




2 yilligina Ingiltere'de olan, universiteden bir arkadasim haftsonu bizdeydi. Gelirken, calistigi universiteden hediyeler getirmis MK'ya. Ustteki olaya MK'dan cok biz buyukler bayildik :) Kartondan koc yapiyorsun, sonra onu icinde ozel kristaller olan bir suyun ustune oturtuyorsun. Ve bir kac saat icinde yavas yavas tuyleri cikiyor :))


Kovanin icine girip, "yumurtadan ciktim" diyor :))

Evin hep daginik halini koyacak halim yok ya bloga :P Bakin bu da, misafirleri bekleyen derli toplu hali :D

Olimpiyat Koyu'nun ilerleyen insaati..

Asagidaki fotolar, bu sabah ben uyurken fotograf makinasini eline alan MK'nin gozunden kareler ;)





20 comments:

Ozgur said...

Size gelmek istiyorum ama ortalığı toplamanıza gerek yok:)

Tibetin annesi said...

büyük bir keyifle okudum yazını. fakültelere senin gibi anneler lazım :))))

Anne Café said...

özetle biz de iyi para kazanan insanlar yetiştirmeye çalışıyoruz. çok güzel bir yazıydı. çocuklu hayatta akıp gidebilmek lazım. anne baba olunca kusursuzlaşmıyoruz sadece o yanılgıya kapılıyoruz kısmı çok aydınlatıcı oldu. o çocuğum için en iyisini bilirim hallerimiz demek bundan. god syndrome:)

Anne ve Bebisi said...

Anne Cafe, bence bunu diyecek en son insanlardan birisi sensin :)) Hepimizin sanrilari var.. Onemli olan o sanrilara karsi uyanik ve tetikte olmak sanirim :))

Defne Joy Foster'ini hayatini kaybettigi haberi var bugun heryerde.. Arkada 2 yasinda bir cocuk kalmis. Kim bilir ne hayalleri vardi oglu icin.. Ama simdi oglan once Allah'a, sonra babaya emanet. Gunun sonunda bizlerin planlarinin hic bir onemi kalmayiveriyor :((

Tibet'in Annesi :) Aman diyeyim :P Fakulteler kapanir benim gibi tembel ve disiplinsiz insan yuzunden :P

Ozgur annem :)) Gel Tanri misafirimiz ol :)))

New York'tan said...

:) Esra'cim basligi gorunce anladim ne demek istedigini, gecen hafta haberlerde gecti bu konu, daha ne anneler var hatta esim benim icinde degerlendirme yapti :) Cinliler cok calisiyor ve calistiriliyor burasi bir gercek :)

Anne ve Bebisi said...

Aman Seymacim, ne sen ne ben.. bizim gibi insanlar giremez o Cinli Anne kategorisine, girmesin de zaten.. Cok calismak guzel de, cok calistirilma bolumu fena :((

Güneşligünler said...

Sonuna kadar okudum. Harika bir yazı olmuş Esracım. Düşüncelerime tercüman olmuşsun. Tabi iş teoride böylede ben de, pratiğe geçişte ne yaparım, ne kadar başarılı olurum onu şimdiden kestiremiyorum. Ama kesinlikle, çocuğuna sürekli parmak sallayan, tekmil veren değil, yeri geldiğinde ebeveyn ama yeri geldiğinde de iyi bir oyun arkadaşı olmak istediğim kesin.

Hep söylediğim gibi MK senin gibi bir annesi olduğu için çoook şanslı.

Bir annenin ise donme macerasi said...

Iki hafta once gazetede okumustum ben kitabin ozetini ve kadinla yapilan ropartaji. Kitaptan alintilarda kadinin annelik tarzi cok kati hic secme ozgurlugu tanimadan cocuklarini yetistirmesini kendi bile elestiriyordu. Ama digerek cok fazla ozgurluk vermenin sonuclarina deginmeden gecmiyordu. En iyi olmalarinda cocuklari push etmesinin bedeli olarak onlarin kendine nefret etmesini normal karsiliyor...Birrr ben istemem boyle bi bedel..

Hersey bi yana Asyalilar ama ozellikle Cinliler cok hirslilar (arkadan hintliler geliyor sanirim) Kadinin dedigi gibi doktorluk en favori meslekleri aileleri yuzunden sanirim burada medical schoollarda cogunluk Asian kokenli. En iyi universitlerde onlar var, ilkogretimde okul siramalarinda onlarin oturdugu bolgelerdeki okullar en yuksek skora sahip ama bana cok soguk ve uzak geliyorlar..Birde dusunme surecinde agizlarini acip beklemeleri yok mu beni olduruyor..

Meraklisina Why Chinese parenting is best. KAdinla yapilan baska bir ropartaj.
http://www.theglobeandmail.com/life/family-and-relationships/confessions-of-a-tiger-mom-why-chinese-parenting-is-best/article1864813/

Taze Anne said...

Aman boyle annelikmi olur, cocuk mu yetistiriyor yoksa asker mi belli degil. Ne oyle hic birseye izin yok diyor.
Ben sanirsam eagle anneyim :))
Cinliler cok sacma geliyorlar bana, cok ucuza hatta yok pahasina calisiyorlar. EMeklerine zerre kadar onem vermiyorlar. Capitalist sistemde cin gucu cok ilerde. Diger butun sektorler cinin karsisinda yeniliyor. Ama ben cin mali asla almam. Ozellikle son zamanlarda aldigim herseyin uzerine bakar oldum. Cin malleri cok ucuz oluyor. Guvenemiyorum. Ozellikle cihanima aldigim hicbirsey cin mali degil.

ÇokBilmiş said...

Çok subjektif bir yorum yapacağım: Hukuk fakültesinde asistanım. Bu kadın hem Harvard bitirmiş hem de Yale'de profesör olmuş. Sonuç olarak: Kesin kafayı yemiştir; söylediklerine kafa yormayın.
Hayır, kendimden biliyorum :)

Kremali'nin annesi said...

Esracim, sen de farketmissindir, ABD'ye gocmen olarak gelmis fakir bir Cinli ailenin kizi bu kadin. The Globe and Mail'deki roportaja baktim da, benim annem ve babam beni boyle yetistirdi, baska sanslari yoktu, onlara mutesekkirim, ben de cocuklarimi onlardan aldigim feyzle yetistiriyorum diyor. Ama bana, sanki cocuklari uzerinden kendi gecmisiyle hesaplasiyor gibi geldi.

Cocuklarinin hazirladigi karti begenmeme gerekcesi de cok ilginc. Ben size muhtesem dogum gunu partileri, pastalari hazirlar, davetiyeleri bile ellerimle yazarken, siz bana bunu mu layik goruyorsunuz demis. Madem basa kakacaktin, hazirlamasaydin diyememis cocuklar tabii :(

Aslinda Cin'e veya ABD'ye kadar gitmeye gerek yok bu tarz annelik modelini gormek icin. Cocugu kendi nefsine yatirim araci yapanlar her yerde ve ne yazik ki cogunlukta. Halbu ki cocuk sadece bir emanet. Emaneti teslim edene onu eksiltmeden geri verebilmek esas ve de kafi olan. Fazlasi, nefsi, yipratici ve beyhude bir caba.

Bu konulari dusunmemize vesile oldugun ve hepimize zarifce ayna tuttugun icin sagol arkadasim.

PS; O arkadasin araciligiyla Lakeside'a selam ederim bu arada. Ben Warwick'e gittigimde yeni yapilmisti o yurt. Ilk defa sifir kilometre bir yurtta kalacagim icin ne sevinmistim. Haftasonlari cift katli otobuse atlayip, daracik koy yollarini asip komsu kasabadaki Pizza Hut'a gidisim geldi bak simdi aklima. Hey gidi gunler hey!

Sezme Faslı said...

Hiç istemesek de bazen kapılabiliyoruz çocuklarımız için her şeyi mükemmel yapma duygusuna. Hatırlattığın için teşekkürler. Bence bu yazının linkini sol üst köşeye koy, arada bakıp hatırlasın herkes :)

Sezme Faslı said...

Bu arada dağınıklık konusunda rahat olan insanlara bayılıyorum. Çünkü ben bir yere gittiğimde dağınıklığı içimden de olsa ayıplamam ve bu konuda rahat biri evime geldiğinde ayıplanma tedirginliği yaşamam :)

Deli Anne said...

Daha yazmaya mecalim yok bu konuda... içinde senin de yer aldığın şu yazı; Annelik Kibri

http://delianne.blogspot.com/2011/01/annelik-kibri.html

var nasılsa ve Halil Cibran'ın şiiri içinde.. herşeyi anlatan..

İkiz Annesi said...

Çocuklarının hazırladığı kartı yırttığı bölümü okuduğumda içim acıdı nasıl bir anneliktir bu:(
Söylediklerine tamamen katılıyorum bir çocukla(bana göre iki:) yaşamın tadını çıkarmak gerek...
Koç çok güzelmiş bu arada yaratıcılığına bayıldım yakışıklının demek yumurtadan çıkıyormuş:)))

beste said...

cok guzel yazmissin:) oglumla ilgili hirsim yok dedigimde bazi annelerin gozu faltasi gibi aciliyor! daha yazilacak cok sey varda neyse halim yok! cocuk cocuk gibi olmali ve hayatin keyfini cikarmali...

clklircl said...

mükemmelliyetlik duygusu mükemmel ev,es gurur sembolü cocuklar. maalesef dünyanin her yerinde bu böyle para esittir basari.anneligimin ilk dönemlerinde bu tarz bir dönem atlatmistim ki cogu annede oluyor sanirim. cabuk konusmali,yürümeli... sonra asla sahip olamiyacagi bir basari istedigimi fark ettim. kendi yasitlarindan bir kacindan bazi seylerde iyi olabilir ama bazi seylerdede kötü olabilmeli ve bunu kabullenmis olabilmeli. 3üniversite 7dil bilen cocuk degilde dönüp arkasina baktiginda mutlu bir hayatim oldu diyen kendince basarilari olan bir cocuk hedefliyorum suanda.bu arada blog adresim degisti www.cileklizurafacizgilimaymun.blogspot.com dayiz artik:)

mk.nin gözünden kareleri görmek ayri keyif sevgiler

Berceste said...

Bak sana karsit gorus :P Ne yaparsan yap, oze donus :) Turk usulu boyle imis demek :)
http://zaytung.com/haberdetay.asp?newsid=79607

Ben o kuzuya bittim, acep ne bicim bir cozelti onu da kimya muhendisineyin olarak pek bir merak ettim!

Anne ve Bebisi said...

zaytung'daki haberi biliyorum :P cok komik cidden :D

boyle kristaller vardi, seffaf.. hakkatten cok degisik bisi :P

ela selin said...

Tüylerim diken diken oldu bu makaleyi okurken. Çocuklarımı istediğim şeylere zorladığımı farkettiğim anlar yok mu? Çok. Ama bu zorlamanın onları mutsuz ettiğini farketmeye de zorluyorum kendimi.
Herkesin derdi kendiyle olmalı. Khalil Gibran'ın şiirini dönüp dönüp okumalı hırslandıkça.
http://www.katsandogz.com/onchildren.html

x