Wednesday, 30 June 2010

Gönül Kahraman-Üzülme




Bu türküyü dinlerken, üniversiteden Hakkarili bir arkadaşın memleket fotolarına rastgeldim facebook'ta. Gecenin 00:19'unda hüzünlenerek baktım Hakkarili çocukların kavruk yüzlerine.

Annemi dinlemeliydim. Annemi dinlemeli ve öğretmen olmalıydım. Ben babamın kızıyım çünkü. Memleket, millet sevdasına en uzak dağ köylerine koşa koşa giderdim. Kavruk köy çocuklarının can-ı gönülden hizmetçisi olurdum. Yine de niyetim kötü değildi, öğretmenliği tercihlerimin arasına bile sokmazken. 'Daha büyük' işler yapmak istiyordum. Maddi açıdan değil elbette, o hiç bir zaman amaçlarım arasında olmadı. Hizmet açısından daha büyük işler yapmak istiyordum. Hem.. dünyayı da gezip görmek istiyordum. Dar geliyordu her yer bana. Kendi ülkemin çocuklarını bırakıp en nihayetinde Filistinli çocuklara koşacaktım. Çok mu istemedim acaba? Kaderime Londra çıktı. Dünyanın finans merkezi. En pahalı 2. şehri. Dünyanın en zengin ülkelerinden bir tanesinin başkenti. İnsan sanır ki, Hakkarili ya da Filistinli çocukların kaderi tekerrür etmez bu şehirde. Oysa tam da şu an kim bilir kaç çocuk anne babasının/üvey anne babasının elinde eziyete uğruyor. Kaçının canı yanıyor. Kaçı aç, susuz.. Tam şu anda kaç tanesinin yüreciği pıt pıt korkuyla atıyor, odasına süzülen çirkin insanın nefesi ensesinde.

Yapamadıklarımızın pişmanlıklarını yaşamak yerine, yapabileceklerimize enerjimizi harcamamız gerektiğini öğreniyorum, yaşayıp.. yaşlandıkça.

Tuesday, 29 June 2010

Pazar




Pazar günü, benim domateslerin bir kısmını Meral'in bahçeye ektik ilk önce. Bereketli olurlar inşallah.

Sonra da bahçede halı yıkama aktivitesi yaptık :P

Fırçala kızım fırçala :P


Kardeşim ondan sonra da bık bık bık şikayet edersiniz, yok Türkiye'nin hali şöyle de, böyle de.. Hanginiz manikürlü tırnaklarla halı yıkıyorsunuz ayol? :P

Zaten haftasonu annemin bir akrabası evlendi, biraz dedikodu yaptık :P Lise mezunu, işssiz, orta halli insanların bile evindeki lambalar uzaktan kumandalı olmuş, en son buzdolapları mutfağa yerleşmiş. Dönecem bu gidişle ben Türkiye'ye kardeşim, zaten KDV'yi de %17.5'tan %20'ye çıkarıyorlar burda.. Bütün sosyal yardımları belirsiz bir süre için donduruyorlar.. Emeklilik yaşını da kadın*erkek 70'e çıkarmaya çalışıyorlar. Yok anam, ben de Türkiye'ye dönüp, çocuğa dadı :P evime temizlikçi tutup, her yaz da 5 yıldızlı otelde tatilimi yapıp, evime de uzaktan kumandalı lamba taktırıp, nolacak bu Türkiye'nin hali diye yakınacağım garik :P

Neyse, hayat hep çocuklara bayram zaten :)

Fıstık abi&MK

Sol serbest :))

Dağ gibi bulaşık yıkanmayı bekler :)

Kekik çok cılız ve çok nazlı.

Sol baştan say: Nane&Sage (Adaçayı): Adaçayı iki ayrı saksıdaydı, ya yerlerini çok sevdiler ya da büyütmesi çok kolay bir bitki. Maşallah, serpilip büyüdü.

Küçük yapraklı fesleğen ağacı :P Vatandaş aldı başını gidiyor, bari biraz etrafını kokutsa..

Kekik&Rosemary (Biberiye): Dediğim gibi, kekik pek nazlı. Şöyle dalından koparıp da yemeklere atacağım zamanları da görebilecek miyiz bilmem...

Eşim evi seraya çevirmemden şikayetçiydi, şimdi peyzajlı bahçeye dönüşmeye başladı :P
Gunlerdir kavruluyoruz. Cok sicak. Ayni Turkiye sicaklari su son 1 haftadir. Geceleri sicaktan uyuyamiyoruz.. cok sicak dedigim de 30 derece :)

Domateslerimin bir kismini pazar gunu Meral'in bahceye diktik. O gun bahcede hali bile yikadik :) fotograflari yukledim ama firsat bulup da yayinlayamadim.

Bugun de diger partiyi bir baska arkadasima verdim. Bu sene onlarin kismetiymis :)

Gunler nasil bir hizla geciyor hic anlamiyorum. Aslinda bir gun, sabahtan aksama her animi, dakikasiyla not almak istiyorum :) rutin gunlerden birisi olmali. Bugunku gibi 8 turk evhanimini agirladigim bir gun sayilmaz :P

Ingiltere'de, en azindan Londra'da bu yil okullarin yaz tatiline 24 temmuzda girdigini biliyor muydunuz? Ben de bugun ogrendim. Yaz tatili sadece 6 hafta. Gerci kis doneminde, her 5 hafta sonunda 1 hafta tatil var. Ayrica noel zamani 2 hafta, easter-paskalya donemi 2 hafta vs. Ama 6 hafta yaz tatili cok az yaw. Ustelik, cogu yabanci kokenli kendi ulkesine ucacagi icin 1-2 gun erken almak istiyorlar cocuklari okuldan ancak okullar izin vermiyor. Gecen yil bir arkadas, gun basin 50 sterling odemek zorunda kalmis, ceza olarak. Cogu kisi maalesef, cocugun hasta oldugu yalanini soylemek zorunda kaliyor.

Mk'yi tek bir okula yazdirmistim, yogunluk sebebiyle kabul etmediler. Kabul etseler onumuzdeki sonbahar 3 saatligine baslayacakti. Bu gidisle cocuk okulsuz kalacak. Bizim bolgedeki okullar cok dolu oldugu icin cocuklari okula kayit ettirmek bir dert. Yakinlarda yer bulmak zor. Gerci burda da herkes yurume mesafesinde tum imkanlara cok alistigi icin, yarim saat uzakliktaki okul uzak geliyor. Hos, karsi kaldirimdaki okula gonderemeyip de yarim saat uzaga yurumek zorunda kalsam bana da zor gelir kesin :)

Friday, 25 June 2010

bahce

Dun bahceye ugradim sulamak icin. O kadar sicakta ektiklerim burusuyor da, su yabani otlara hic bir sey olmuyor!? Sapasaglamlar. Foto cekecektim blog icin ama hic icimden gelmedi. O kadar ot burumus durumda. Maalesef bu sene cok verimsiz oldu bahce. Tam capa zamani full time calismamin cok etkisi oldu bunda.

Elimde 20 kadar domates fidesi var. Bahcesi olan arkadaslarima dagitmaya karar verdim. Ilk partiyi simdi Meral'e goturuyorum.

2 uzun ve derin saksi aldim bugun. Kekigi, naneyi falan ona ekip, balkon kapisinin disina koymak icin. Balkon yok ama balkon kapisi var bizim evde :) Disinda da iki karis bosluk, trabzanlarla kapi arasinda. Saksilar sigmadi o bosluga. Mecburen pencere pervazina, iceriye koyacagim.

Aslinda hep oturdugumuz sitenin, hem is yerinin genis bahce-toprak alanlari var ama ektirmezler ki :( Health and safety derler, yolup atarlar.

Thursday, 24 June 2010

ninni 2

Carsamba gunu yonetmenle bulusuyoruz. MK da belgeselin bir parcasi olacak kismetse.. MK ile cekim nasil olur dusunmek bile istemiyorum :) Onu da artik yonetmen dusunsun :P

3-4 tane ninni istiyor.

Bir numara elbette dandini dastana :)
Iki numara, kayinvalidemin MK'ya soyledigi ve duydugumda benim cok hosuma giden, bebegin besi camdan.. (cengelli c ; ))
3 ve 4 icin gonderdiginiz linklere bakacagim, cok tesekkurler :)

Yine kayinvalidemin soyledigi, kizlar gider pazara, oglum gider ormana diye bir ninni vardi, onu da ogreneyim :))

Monday, 21 June 2010

ninni

Pazar gunu, arkadasimin minik kizi Lara uyusun diye arabasinda dolastiriyordum ki, japon bir yonetmenden belgeselinde yer almam icin teklif geldi :)

Gelecek yil Berlin film festivalinde gosterilecek belgesel, farkli kulturlerden annelerin, kendi ana dillerinde soyleyecekleri ninnilerden olusuyor.

Bu bana gelen ikinci belgesel teklifi :P Israrla beni kesfetmeye calisiyorlar :) Gecen yil yine bu zamanlar, bir Brezilya televizyonu icin cekilen belgesel&programda ailecek yer almami istemislerdi ama esim o siralar Afrika'da oldugu icin kabul etmemistim.

Cekimler agustosta yapilacak. Bildigim, ogluma da soyledigim bir kac ninni var ama yine de repertuari zengin tutmakta fayda var :P Akliniza gelen ninnileri bekliyorum..

Klima konusundaki fikirler icin tesekkurler. Haziranin sonunda hala kasim ayi gibi bir hava oldugu icin klimalar konusundaki bilgimiz sifir. Tavsiye ettiginiz gibi inverter tarzi bir sey alacak.

Friday, 18 June 2010

Klima

Buradaki bir arkadaşım, Türkiye'de yaşayan annesine hediye olarak klima alacak ancak ikimizin de klimalar konusunda en ufak bir fikri yok.

Biraz araştırmış netten, kimisi çok pahalı, kimisi uygun ancak elektrik faturasını kabarttıracak nitelikte.. Velhasılıkelam, bilgisi olanlar, kullananlar.. Biraz fikir verebilir misiniz? Hangi markayı, modeli tavsiye edersiniz?

Thursday, 17 June 2010

Satıyorum.. Sattım..

Her şey satılık günümüzde :)

Oysa kadife gibi yumuşacık şu yaprağın verdiği hissiyatı ne satın alabilir ki?

Bir kaç aydır görmediğim Lara bebeği görmeye giderken, yolda karşılaşmıştım bu manzarayla :)




Bu fotoğrafları babası çekmiş geçtiğimiz haftalarda..

Öğleden sonra, okuldan dönen sitenin çocukları bahçeye doluşunca, seslerini duyuyor, heyecanla pencereye koşuyor, "hiii.. arkadaşlarım gelmiş anne baak" diyor :)

Bizim apartmanda Fransız bir aile var, MK'dan 1-2 yaş büyük oğulları var. Yıllardır burada oturuyorlar. Bütün çocuklar, güneşi her gördüklerinde bahçeye koşarlar bizim sitede. Kimisinin annesi, babası da iner bahçeye, ancak çoğunluk tek başınadır. Anne babalar balkondan arada kontrol ederler o kadar.

Bu ailenin oğlu, hiç bir zaman, ne tek başına, ne anne babasıyla inmedi bahçeye. Güzelim sıcak havalarda bile içerde olurlardı. Hem de evleri, tam da çocukların toplandığı ana bahçeye bakarken. Annesiyle bir yerlere giderken rastlardım (anne evde) ya da haftasonları babasıyla bir başlarına kıyıda köşede top oynarken.

Aileyi az biraz tanıyorum, ayaküstü konuşmuşluğumuz var. Gayet kibar insanlar. Özellikle kadın çok sıcakkanlı. O yüzden negatif düşünceler taşımak istemedim onlara karşı. Ama yine de, acaba çocuklarını, sokak çocukları ile muhatab etmek istemiyorlar mı diye de düşünmedim değil. Bunu da yazacaktım hatta bloğa ama yine de dediğim gibi, sıcakkanlı bir aile oldukları için pek konduramadım.

Neyse sadede geleyim :)) Aileye yeni bir üye katıldı :) Minik bir bebişleri var şimdi. Ve oğlan tüm gün, yanında anne*babası bile olmadan sokakta :))) Saatlerce tek başına takılıyor, arada annesi camdan kontrol ediyor o kadar :)

Sanırım ikinci bir çocuğun anne baba üzerinde böyle bir etkisi oluyor :) İşim başımdan aşkın, büyük olan baksın başının çaresine gibi :P İnsanın üzerine bir rahatlama mı geliyor, ister istemez büyük olan çocuğa güvenme konusunda aşama mı kaydediyor anne baba acaba? :))


***********************

28 hazirana kadar başvuru şansım olan full time bir pozisyon açıldı işyerinde. Başvursam büyük ihtimal alınacağım. Yaparken de çok severek yapacağım bir iş. Çok düşündüm. An geldi, dakikada bir karar değiştirdim geçtiğimiz haftalarda. Kafam çok karıştı, bana, yapman gereken şu, denmesini çok istedim... Ama büyümek böyle bir şey işte, ölçüp biçip, kendi kararlarımızı kendimiz vermemiz gerekiyor. Sorumluluğunu da üstlenerek. Kimse bizim yerimize karar veremiyor.

En son konuştuğumuzda başvuracağımı söylediğim bazı arkadaşlarım da şimdi buradan başvurmayacağımı öğrenecekler :P Gerçi bir an düşünüyorum, yarın kararım aksi yönde değişir mi diye? :) 28 hazirana kadar kaç kere karar değiştiririm acaba diye :))

Kısmet böyleymiş, demek ki henüz zamanı değilmiş. İçime sinmediğine göre.. İlerde başka kapılar açılır inşallah.

Sunday, 13 June 2010

Kardesim yarin nisanlaniyor ancak vize islemlerimiz sonuclanmadigi icin ben gidemiyorum :( Umarim dugune kadar sonuclanir su vize isi.

Yarin web'ten kamera acacagiz karsilikli ve isteme torenini uzaktan da olsa izleyebilecegim. Nisan torenini ise ancak cd kayitlarindan izleme sansim olacak :(

Orada olamadigim icin uzuluyor, benden 7 yas kucuk kardesimin bu kadar buyumus olduguna sasiriyor, artik kendi yuvasini kuracak olmasina ise cok seviniyorum :)

Allah tamamina erdirsin, darisi tum sevenlerin, isteyenlerin basina :)

Saturday, 12 June 2010

Su anda, icinde maket savas gemilerinin yuzduruldugu bir golun kiyisindayim. Maketleri uzaktan kumanda ile idare eden ve cocuk gibi sevinenlerin yas ortalamasi 70 :)))

Insanin icindeki cocugun hic yaslanmamasi ne guzel :)

Friday, 11 June 2010

MK 2

İstek üzerine bir kaçını bir kez daha koyuyorum, göremeyenler haber versin :))












Thursday, 10 June 2010

MK

Uzun zamandır MK'nın fotoğraflarını koymuyorum, uzaktaki sevdiklerimiz merak ediyor :)









Wednesday, 2 June 2010

Hayatin Sifresi

Bu sabah isyerinde, bilgisayarin onunde, sadece o bilgisayara ait, neredeyse her ay yenilemem gereken 4 ayri sifremden, girecegim hesabin sifresini hatirlamaya calisirken dusundum, hayatimizda ne kadar cok sifre var!

Banka kartlari, kredi kartlari, is yerinde bilgisayar-sistem sifreleri, evdeki bilgisayarin sifresi, blogun, email hesaplarinin, facebook'un, kayit oldugumuz her internet sitesinin, e-bay'in... tum sifreleri beni artik cok yoruyor!

Tuesday, 1 June 2010

1 Haziran 2010

Gri, puslu, soguk ve yagmurlu bir Londra havasi ile yaza merhaba!
x