Thursday, 29 April 2010

lost in underground!

2 saat once ciktim evden ve tam tamina 1 saat 45 dakikadir londra'nin altindaki oyuklarda dolanip duruyorum. Neyse ki ise cok yaklastim, yarim saatlik yolum kaldi :p

Gecen gun, metrodaki gecikmeler sebebiyle ise gec gelince bir arkadas, konu central line uzerindeki mile end istasyonuna geldi. Ozellikle central line hattinda hep ayni anons duyulur, mile end'de tren altinda kalan bir yolcu sebebiyle... gecikme yasanmaktadir vs. Bazen yarim saatlik gecikmeye sebep olur bu olay..

Cok dikkatimi cekmisti, neden surekli mile end istasyonunda tren carpiyor insanlara ya da tren altinda kaliyorlar...?

Durumu arkadas acikladi. Yillar once mile end'de, metro istasyonu yakinlarinda bir akil hastanesi varmis. Hastanede tedavi goren hastalarin bazilari hastaneden kacar ve maalesef mile end istasyonunda, kendilerini hizla yaklasan trenin onune atarak intihar ederlermis. Hastane daha sonra kapatilmis ancak mile end metro istasyonu, intihar etmek isteyenlerin tercih ettigi bir istasyon olmaya devam etmis. Maalesef bu acidan populer! Bir istasyon ve metro yolculari cok sIk, mile end'de tren altinda kalan bir yolcu sebebiyle.. diye baslayan anonslari duyuyorlar. Maalesef...

Wednesday, 28 April 2010

Güvercin Uçuverdi..

İşe gelirken her gün önünden geçtiğim belediye binasının önünün biberiye ile kaplı olduğunu farkettim bu sabah :) Bir parça koparıp işe getirdim, şimdi hazıraldığım domatesli, salatalıklı, acı biberli salatamın içindeler :D

Bu arkadaş 5 dakika boyunca aynasını düzeltmeye çalıştı. Kolu öyle havada çünkü yarı açık camın üzerinden uğraşıyor, camı biraz daha indirmeyi akıl edemedi :P

Buradaki güvercinler, vay bee zengin ülkenin güvercini de böyle besili oluyormuş dedirtmişti bize ilk zamanlar :P Londra'nın güvercinleri hem besili, hem şehirli :D İnsandan hiç korkmadıkları gibi, metronun içine girip salına salına dolaşıyorlar :))


hmm yemek :P

Tuesday, 27 April 2010

Çiçek&Böcek





Nohut.



Bu ağacı tanıyan, bilen?




Yelken kulak keloğlan :D


Kavun seçiyor :)

Pat.. pat.. pat..

Kavun bu, koklayarak alınır :P

Pazar günü yapılan Londra Maratonu'nun başlangıç noktası.
Bu yıl ilk kez, Kraliyet ailesinin bir üyesi, Prenses Beatrice, Londra Maratonu'na katılmış.

Bunlar da seyyar tuvaletler :)

Mummy :))) Belleme işini halletin mi? :))

Ayşecim, ıhlamurlar henüz açmadılar. Açar açmaz toplarım ;) MK su kurbağası. Bizim bahçenin dibinde su kuyusu var, bahçeye gidince su kuyusunun başından ayrılmıyor, onu çalıştırmak şimdilik biraz zor :)

sirar, sağolasın :P Ayıklamayı beceremezsem zehirlenmeyiz di mi? :P

betül, MK için, bkz: su kuyusu :)) sürekli temizlemek gerekiyor o otları. Aslında keşke imece usulü yapabilsek bu işler. Bir arada çay, kahve, muhabbet ve ayrık otları :P Çok güzel olurdu :)

Önce küçük saksılarda, yoğurt kaplarında falan çimlendirmeni tavsiye ederim. Çünkü bazıları için zaman geçiyor. Nisanın sonu son ekim tarihi :)

Berceste, evde saksılara birer diş batırsan, yaz sonunda mis gibi bir koca baş sarımsak olur :D Ihlamura gelince, ben de önce kokusundan tanıdım ağacı :) Sonra çiçeklerini inceledim :) Yine de bir bilene göstermeliyim, zehirlenmeyelim bir de :P

Damla, :)) Teşekkürler :)


**************************

Mısır'ın maşallahı var :) Ne kadar hızlı büyüyen bir bitkiymiş :)

Sonunda kekik (thyme) tohumu buldum :) 2 saksı kekik, 2 saksı rosemary (biberiye), 2 saksı da maydanoz ektim bu akşam. 1 saksı evde tutmak için. Lazım olduğunda elimin altında olsun istiyorum. Ancak toprağa ekildiğinde daha bereketli oluyorlar. O yüzden birer saksı da bahçeye götürüp ekmek için.. 8 tane de domates. Nisan sonu domates tohumlarını çimlendirmek için son tarih. Artık şu 3 günde ne olursa :))

Taze Kekik (thyme), taze biberiyi (rosemary) ve taze sage (adaçayı) fırında tavuk yaparken kullandığım, tavuğa lezzet veren bitkiler. Limon ve biraz tuzla tavuğun içine dolduruyorum ve fırına veriyorum. Denemenizi tavsiye ederim :)

Süpermarkette küçük bir tutamına bir sürü para veriyorum, şimdi aynı paraya bir tarla yetiştirebilirim :P


**************************

MK artık tuvaletini söylemeye başladı :) Tabi tam olarak bezi çıkarmadık ama eskiye göre daha gönüllü tuvalete gitmeye. Küçük büyük demiyor, geldiği zaman söylüyor :P Yine de şimdilik bir süre daha beze devam tabi. Kısa sürede hallolur inşallah.

**************************

Burcu'nun bebişi ile yeniden bebek kokusu duymaya başladık :) MK Duru bebeği çok seviyor :) Görür görmez hemen kucağına almak istiyor. Veriyoruz da, tutuyor, öpüyor, kokluyor :) Başından bir an ayrılmıyor :) Duru uyurken yanında oturup onu yavaş yavaş okşuyor :))

Saturday, 24 April 2010

Happy 23 Nisan :-)



Topumu da çek annee.. Topunun da fotoğrafını çekeriz.. Bakiiim! Ekrana bakar, onaylar :D



Sage/Adaçayı diye düşünüp, Kekik yazmışım arkadaşlar :) Teşekkürler uyarı için. Kekik tohumu almayı hep unuttuğum için günlerdir aklımda kekik, kekik diye dolaşıyorum :)

Yine alamadım, yine ekemedim. Ekim zamanı geçiyor. Gerçi kekik için 1 ay daha var sanırım.

Bahçedeki nohut ve bezelyeler bir türlü çıkmıyorlar. Amma inatçı çıktılar :P Evde saksılardakileri bekliyorum :)

Ayçekirdeği ektim. Bildiğimiz çekirdek :P

Lavanta ektim :) Kurutup havlu, nevresim arasına koyarım ;)

Saksıya taze soğan. Taze soğan dedim de.. Tijen hanımın son yazısını okudunuz mu? Çin Sarımsağı. Taze soğanı ve sarımsağı saksılarda yetiştirmek o kadar kolay ki. Bir diş sarımsaktan bir koca baş yetiştiğini de geçen sene öğrendim :)) Cahillik zor :P Alınız ekiniz, ekiniz yiyiniz. Tarıma can veriniz :P

Bahçede otlar aldı başını yürüdü. Bu gidişle birilerini tutmam gerekecek temizletmek için :P Toprak ağası olmak da zor caaağğnııım :P Marabayla uğraş dur :P

Sitenin bahçesinde ıhlamur ağacı var. Yani öyle olduğunu sanıyorum :P Zavallılar her sene yere dökülüp çürüyor. Bu sene toplamak istiyorum. Ihlamur ne zaman toplanır bilen var mı? İlk açtığında mı, kuruyup dökülmeye yakın mı? Bir bilen, kestane kebap, acele cevap :P

Wednesday, 21 April 2010

Ot

Bunun ne olduğunu bilen var mı? Bezelye, nohut ve mısırı karışık ekmiştim, bu vatandaş hızla boy attı :) Sanırım mısır, yapraklarından bu sonuca vardım :P

Kekik.

Cherry Domates. Sanırım diğer tohumlar hep çürüdü, sadece 2 tohum fideye dönüştü. Elimde kalan tohumları, nisan bitmeden çimlendirmem lazım.

Fesleğen. Beni çocukluğuma götüren kokulardan birisi. Rahmetli anneannemin ve dedemin bahçe balkonunda koca bir saksı fesleğen vardı. Biraz sulayıp, yapraklarını ellerimizle şöyle hızlıca okşayınca mis gibi bir koku sarardı ortalığı. Buralarda büyük yapraklısı var, basil denen ve makarnaya katılan. O da aynı kokuyor ama yine de bu küçük yapraklının hatırası var :)

Bugün saat aldım oğluma :)
İşten gelince çıkarıp verdim.

Çok sevindi maşallah :) Çok sevindim ben anne! diyerek de sevincini dile getirdi :) Çocuğa nerdeyse hiç oyuncak vs. almadığım için, epey kıymete bindi bu saat :P

Anne Sütü Tedavisi

Açalya'nın en son yazılarından birisi, emzirme*anne sütü üzerine olunca, konu bir kez daha gündeme geldi. Tabi hemen akabinde, şu yaşa kadar emzirmek doğru, bu yaşta bıraktırmak gereke.. Doktorların, çocukların 2 yaşından sonra emmeye devam etmeleri sağlıklı değildir açıklamaları... 2 yaşından sonra annesinin memesini emen erkek çocuklarda sapkınlık ihtimali artarmış, hiç sağlıklı! değilmiş.. Meme'yi, bilinçaltında bir sex objesi olarak görmeye devam etmenin sonuçları bunlar.

Zaten, 1950'lerden beri biberonla beslenen Amerika ve Avrupa'dan da hiç sapık çıkmıyor. Hele fedofil, hiç çıkmıyor!!

Batı ülkelerinde, emzirme kavramına çok yabancılaşmış kadınlar ve erkekler, bir bebeğin ya da çocuğun annesinin memesini emmesini çok çirkin, mide bulandırıcı bir şey olarak gördüklerini söylüyorlar. Düşüncesi bile midemi kaldırıyor diyenler var! Şimdilik Türkiye'de durum bu kadar vahim değil, uzmanlar! tenezzül edip 6 aya ya da 1 yıla kadar emzirmeye izin! veriyorlar ama 10 yıl sonra bizde de, insanların 3 günlük bebeklerin annelerinin memelerinden süt içmelerini iğrenç bulacak insanların çıkmayacağı ne malum!

Gazetelerin 3. sayfa hatunlarının üstsüz pozlarından hiç rahatsız olmayan ancak 3 günlük bebeklerin annelerini emmesini mide bulandırıcı bulanların bilinçaltında, meme sadece bir sex objesi olarak yer almaktadır.

New York'ta memenizi çıkarıp bebeğinizi emziremezsiniz (çünkü açıkta emzirmek yasaktır, üstünüzü başınız düzeltip emzirseniz bile garip bakışlara maruz kalabilirsiniz. Avrupa bu konuda daha iyidir. ancak yine yerine göre ters bakışlara ve tepkilere maruz kalabilirsiniz)

Batıda, toplum içinde emzirmek yasak değilse de (teşekürler FB ve NY:)) tabudur.

Oysa Afrika'nın, Güney Amerika'nın, Asya'nın, Anadolu'nun köylerinde rahat rahat orta yerde emzirebilirsiniz :) Üstelik kimse de size, 2 yaşından sonra emzirirsen çocuğun sapık olur diye saçmalamaz.

Sizce de bu işte bir terslik yok mu?

UNESCO'ya göre dünya emzirme ortalaması 4 yaş. Ve UNESCO bunu çok sağlıklı buluyor!

Gelelim bu konudaki en son gelişmeye, İsveç'teki Lund ve Gothenburg üniversitelerinde yapılan bir araştırma sonucu, anne sütü+bebeğin midesindeki asitten oluşan bir bileşimin, kanserli hücreleri yok ettiği ispatlanmış.

Mesane kanseri olan 9 erkek üzerinde test edilen, HAMLET adı verilen bileşim sonucunda, 9 erkeğin 8'inde kanserli tümörde küçülme tespit edilmiş.

Bu yöntemle 40 değişik kanser türünün tedavi edilmesi umud ediliyor.

Breast milk and baby acid mix kills cancers

2 yaşından sonra emzirmek sapıklığa yol açarmış. Sivri zekalılar sizi!

PS: Sözüm, doktorundan, psikoloğundan duyarak bunu savunan annelere, babalara değil, anne-babalara bu saçma sapan fikirleri, uzman kimliği altında empoze etmeye kalkışanlara.

Zaman Ötesi :P FB ve NY :) Hatırlatma için teşekkürler. Yazdığımdan, ABD'de açıkta emzirmek yasak diye bir sonuç çıkıyor ama biliyorum yasak değil. Ancak meme ucunu göstermenin yasak olduğunu biliyorum. En azından en son öyleydi. Memenin geri kalanını gösterme konusundan emin değilim :P Resmi olarak bir yasak yok evet ama zaman zaman basına da yansıyan kişisel ya da bazen toplumsal cık cıklamalar mevcut.

İngiltere'de bir programda, alışveriş merkezi önünde emziren kadınlar için, ne bunlar burda böyle, gitsinler emzirme odasında emzirsinler, ben onları emzirirken görmek zorunda değilim, iğrenç diyen erkekler olmuştu. Burda da yasak değil ama bu, insanların tepki göstermesini engellemiyor maalesef. Temiz havada oturup emzirmek yerine, penceresiz, havasız dört duvar arasında tıkış tıkış emzirmeyi tavsiye ediyorlar annelere.

İsteyen örtülü, isteyen açık, herkesin dilediği yerde, dilediği şekilde çocuğunu emzirme hakkı olmalı.

Tuesday, 20 April 2010

Bahar Yorgunu

Hava güneşli iken yanımda makina olmuyor, makina varken de güneş olmuyor :)

Güneşli havada çok daha neşeli çıkacaklarken, bulutlu havada biraz hüzünlü çıktılar..

Artık bu çiçekler yok tabi. 8 nisanda çekmiştim bunları, ancak ekleyebiliyorum. Bu süreçte tüm çiçekler döküldü :P

Kendi kendine biten, zahmetsiz bir çiçek daffodil. Kokmuyor ama çok güzel görünüyor :)


Poz ver deyince :P Üşenmesem fotoğraflarını mankenlik ajanslarına göndereceğim ama resmen üşengeçlikten 1.5 senedir 3 tane foto bastıramadım.

Daffodillerle poz vere vere, yolumuzun üstündeki her bahçe çitinin, sınırının üstüne çıkıp atlaya atlaya, 15 dakikalık yolu tam 60 dakikada geldik. Öğle uykusu da uyumamıştı. Eve gelince devrilen ralli arabası istedi. Karnı toktu. O izlerken, biz arkasındaki masada yemek yiyorduk. Çok değil 1 dakika önce mırıl mırıl konuştu. Sonra derin derin nefes alışlarını duydum. Pek ihtimal vermedim ama genelde uyurken ya da tam uykuya dalarken öyle derin derin nefes alıyor. Baksana şuna, uyudu mu acaba dedim eşime ve bingo!

3 yaşına 1 ay kala, 8 nisanda 2010'da, ilk kez kendi kendine uyudu :P Genelde bebek arabasında ya da araba koltuğunda yolculuk ederken uyur, onları saymıyorum. O sallantıda ben de uyuyorum :P

Daha önce de çok yorulmuştu ama hiç bir zaman böyle sızıp kalmamıştı :D

Vay bee, tarihi bir ana tanıklık ettim, çok mutluyum :P


Lake District 2

England'ın en derin gölü, Wastwater. Derinliği sadece 79 metre.

Kara koyun, ak koyun.. Wastwater'a karşı yayılmışlar.

Ağacın hemen altındaki bu kuzucuk ise sürüden ayrılmış, göle karşı derin düşüncelere dalmıştı :)
Yolun bitiminde, gölün ucunda ve yüksek dağların eteklerinde kurulmuş olan otel ve tıklım tıklım dolu barı.

Barın arka bahçesi :)


Fotoğraf makinası titremiş ve kayık bir görüntü çıkmış gibi görünse de, uçlarından tomurcuklanmaya başlamış olan ağaçlar inanılmaz bir görüntü sergiliyorlar.

Atlas okyanusu kıyısı.



Eyjafjallajökull

Bir patladı, pir patladı.

Cumartesi Türkiye'ye gidecek bir arkadaşım kaldı. Eşi ve 2 çocuğuyla tatile giden bir arkadaşım orda kaldı. Ufak bir operasyon geçirecek bir ablanın, Türkiye'de yaşayan ve annesinin yanında olmak için gelecek olan kızı gelemedi, arkadaşımın, torununu görmeye gelen annesi de geldi, dönemedi... Bunlar sadece benim çevremdekiler.

Paskalya nedeniyle okulların tatil olmasını fırsat bilip tatile gidenler, Avustralya'da, Güney Afrika'da, Türkiye'de kaldılar. Öğrencilerin ve öğretmenlerin büyük çoğunluğu dönemediği için bazı okullar açılamadı.

İngiliz Hava Yolları, British Airways günde 20 milyon pound (£) zarar ediyormuş. Bunu acısı yine yolculardan çıkacaktır önümüzdeki zamanlarda.

Afrika ve Güney Amerika'dan yapılan sebze*meyve ihracatı durdu. Avrupa'nın çiçekçisi Kenya'da çiçek üretimi durdu. Bu uçuş yasağı devam ederse, yiyecekler ve çiçekler üreticilerin ellerinde patlayacak :(

Dünyanın geri kalanı ile posta alışverişi, sadece gemiler ve trenlerle yapılabiliyor.

Dünyanın en yoğun hava sahalarından birisine sahip olan, başınızı gökyüzüne her kaldırdığınızda ilk bakışta en az 5-6 tane uçağa denk geleceğiniz Londra'da günlerdir bir tek uçak yok havada.

Bu yanardağ ne zaman patlasa, hemen arkasından doğusundaki de patlarmış. Şimdi onu bekliyor herkes.

Modern hayata ve o hayatın kolaylıklarına ne kadar çok alışmışız. Neredeyse yiyeceksiz kalacak İngiltere.

Dün bir arkadaşla, heheh annelerimiz olsaydı şimdi makarna stoğuna başlamışlardı diye şakalaştık. Hemen ardından aramızda bir sessizlik oldu. Sanırım ikimiz de evdeki makarna stoğunu kontrol ediyorduk zihnimizden. Ve aynı anda birden, ya aslında çok da dalga geçmemek lazım, bu gidişle iş oraya varabilir diye itiraf ettik :)) Bugün baktım da, 1 paket makarna kalmış, pirincin dibi görünmüş. Neyse ki bakliyat full stok :))
x