Wednesday, 27 January 2010

Entelin Dantelle Barışı


Benim gençliğimde çevremdeki kızlar ikiye ayrılırlardı: Kitap okuyanlar ve dantel örenler.

İki kesimin de yolu, daha baştan ayrılmıştı. Dantel örenler; ev işlerinde uzmanlaşır, çeyiz hazırlar ve uygun koca adayını beklerlerdi. Kitap okuyanlar; sürekli değişik sınavlara hazırlanır, elinden kitap düşmez ve meslek sahibi, güçlü bir kadın olmanın hayalini kurarlardı.

Bir zamanlar, dantel örmeyi bilmemekle övünenlerdendim. Hiç anlamam öyle şeylerden derken, kibirlice burnumu kıvırırdım. Dantel örmeyi bilmiyorsan eğer bizim oralarda, tüm zamanın dersle, kitapla yoğrulmuş demektir çünkü.

Benim gibilerin çeyizine dantellerini, ya anneleri örerdi, ya ücret karşılığı başkaları. Dantelden ve onun simgelediklerinden arkama bakmadan kaçardım. Okuyacaktım ben, hem iyi okullarda okuyacak, hem çok kitap okuyacaktım. Çalışacaktım, özgür olacaktım. Hem evime de dantel gibi modası geçmiş şeyler sokmayacaktım. Duvardan duvara kitaplarım ve sade döşenmiş bir evim olacaktı.

Dantele verilen emeğe ve zamana acırdım. Hiç bir getirisi, kişiye hiç bir kazancı olmadığına inanırdım. Aslında, hemcinslerimin tek kalıba sokulmaya, etkisizleştirilmeye çalışılmasına bir tepkiydi benimkisi. Bunu dantel üzerinden yapardım. 'Otursun evde çeyizini hazırlasın' diye bir kavram vardı, kızların önündeki eğitim kapılarını tek hamlede kapatan. Kitapların dünyasını bir kıvılcımla yakıp yok eden. Bu yüzdendi dantele öfkem. Öyle öfkeliydim ki ona, evime bile sokmamaya yeminliydim. 'Boşuna yapıyorsun bunları, ben evime böyle şeyler koymayacağım' diyordum anneme. 'aaa ama ne kadar güzeller' dediklerinde, anlayamıyordum onları. Ben dantele baktığımda, onu ören hemcinslerimin, hiç okuyamayacakları kitapları; attıkları her ilmekte, kendilerini bir kez daha düğümlediklerini görüyordum.

Zamanla danteli ve simgelediklerini birbirinden ayırmayı öğrendim. Dantelin zerafetini keşfettim, onu ilmek ilmek işlemenin sabrını, ona verilen emeği takdir etmeyi öğrendim.

Dantele ödenen bedel, benim jenerasyonum için çok ağırdı. Kimisi evinin her yerini onunla donattı, kendisini donatabilme yetisinden mahrum kalarak; kimisi kendisini donattı baştan aşağıya, dantelin zerafetinden mahrum kalarak.

Uç uca eklenmiş zincirler, göründüklerinden çok daha fazlasını simgeler...



özgüranne, çok teşekkürler :))
x