Sunday, 8 August 2010

Annelik Atolye Calismasi

Anne Cafe'den:

Annelik bir film turu olsaydi
; icinde, kocaman bahceleri, asmalar altinda upuzun sofralari, anac kadinlari, coluk combalak bir kalabaligi, ortalikta kosturan cocuklari, bagris cagris gurultuyu, telaseyi, neseyi, kahkahayi, bir kenarda fisir fisir konusmalari, firindan yeni cikmis ekmekleri, mis gibi zeytinyagini, sapsari bir gunesi, aksam uzerlerinin ic ferahlatan serinligini barindaran, neseli, keyifli, bir o kadar da icinde kucuk sirlar, zaman zaman entrikalar barindiran, bir Italyan ailesini anlatan komedi&drama filmi olurdum :)

Annelik bir sarki olsaydi, kesinlikle bu olurdum:



:))

Annelik bir agac turu olsaydi, kocaman, koklu bir cinar agaci olurdum. Varligini her an hissettiren, ancak dallari biraz yukarilarda, kendi aleminde yasayip mudahale etmeden izleyen, ancak ihtiyac duyuldugunda golgesini ve serinligini her daim comertce sunan bir cinar agaci..

Annelik bir baharat olsaydi, aci pul biber olurdum :) Herkese hitap etmeyen, keskin, dozunda olursa muthis lezzet katan, meraklisi icin yoklugu hissedilen, aranan..

Annelik bir koku olsaydi, vanilya olurdum. Parfume de girebilen, keke de eklenen, cok fonksiyonel :) Her seyle giden ancak fazlasi bayabilen :)

Annelik bir araba olsaydi, dere tepeyi duz eden, pratik, guclu, tozun, topragin, camurun cok yakistigi, belki zerafetten uzak ama emniyeti, suspansiyonu tam :)) haticeye degil neticeye bakan bir 4X4 olurdum.

Annelik bir giysi olsaydi; pamuklu, yumusak, hafif bir esofman, alt-tshirt takim olurdum :) Rahat zamanlarin ve rahat ortamlarin vazgecilmezi :) Evde ayaklarini uzatip cay da icebilirsin, piknikte butun gun kosturup oynayadabilirsin. Kasmak gerekmeyecek tum ortamlarin favori kiyafeti :P

Anneligin kolajini yapacak olsaydim, benim tablom su olurdu: oyuncak arabalar, top, bisiklet, kuruyemis, findik-fistik, meyve, dondurma, kucuk bir su sisesi, parmak arasi terlikler.

Anneliğimde en sevmediğim şeyler; cabuk sinirlenmem, cabuk sinirlenmem, cabuk sinirlenmem. Bazen farkina varmadan, bazen zor geldigi icin, kimi davranislarini otomatik olarak kabullenmis olmam, cok onemli olmadiklarini dusundugum konularda, degistirmek, daha dogrusu yonlendirmek icin caba sarfetmeye usenmem.

Anneliğimde sevdigim şeyler; cabuk sakinlesmem :) Evi, isi, her seyi oldugu gibi birakip saatlerce kosup oynayabilmemiz icin kapiyi cekip cikabilmem. Kendi ayaklarinin uzerinde durmayi ogrenmesi icin, icim ciz etse de, cesitli zamanlarda ve konularda mudahale etmemeyi basarabilmem.

Bana hic bir faydasi dokunmadigi halde tekrarladigim davranis; acelem oldugunda, bir yandan kendi telasemle ugrasirken, yanina gidip dogru duzgun aciklama yapmak ve onu yonlendirmek yerine ayni seyleri arka planda bozuk plak gibi bir bir bir tekrarlamak:

Oglum ayakkabilarini giy, disari cikiyoruz... Kaan ayakkabilar.. Hala giymedin mi ayakkabilarini? Kime diyorum alooo.. Oglum ayakkabilarini giy hadi... KAAAANNN! Halbuki kalk git yanina, guzelce kapiya dogru yonlendir, o ayakkabilarini giyiyorken sen isini bitir... di mi ama? :)) Dur hatirlarsam, bir dahaya oyle yapayim :))

Annelige dair en guclu inancim; anneler hep affeder, gerekirse daglari deler.

3 comments:

Kremali'nin annesi said...

Cok alemsin Esra :))

Anne Café said...

ha haa çok sevdim, çok eğlenceli olmuş. çabuk sinirlenen birinin en hoşgörülecek tarafı çabuk sakinleşebilmesi değil mi? çok içten olmuş hepsi:)

nehirineylemleri said...

Ne güzeeel çok beğendim

x