Tuesday, 29 June 2010

Pazar




Pazar günü, benim domateslerin bir kısmını Meral'in bahçeye ektik ilk önce. Bereketli olurlar inşallah.

Sonra da bahçede halı yıkama aktivitesi yaptık :P

Fırçala kızım fırçala :P


Kardeşim ondan sonra da bık bık bık şikayet edersiniz, yok Türkiye'nin hali şöyle de, böyle de.. Hanginiz manikürlü tırnaklarla halı yıkıyorsunuz ayol? :P

Zaten haftasonu annemin bir akrabası evlendi, biraz dedikodu yaptık :P Lise mezunu, işssiz, orta halli insanların bile evindeki lambalar uzaktan kumandalı olmuş, en son buzdolapları mutfağa yerleşmiş. Dönecem bu gidişle ben Türkiye'ye kardeşim, zaten KDV'yi de %17.5'tan %20'ye çıkarıyorlar burda.. Bütün sosyal yardımları belirsiz bir süre için donduruyorlar.. Emeklilik yaşını da kadın*erkek 70'e çıkarmaya çalışıyorlar. Yok anam, ben de Türkiye'ye dönüp, çocuğa dadı :P evime temizlikçi tutup, her yaz da 5 yıldızlı otelde tatilimi yapıp, evime de uzaktan kumandalı lamba taktırıp, nolacak bu Türkiye'nin hali diye yakınacağım garik :P

Neyse, hayat hep çocuklara bayram zaten :)

Fıstık abi&MK

Sol serbest :))

Dağ gibi bulaşık yıkanmayı bekler :)

Kekik çok cılız ve çok nazlı.

Sol baştan say: Nane&Sage (Adaçayı): Adaçayı iki ayrı saksıdaydı, ya yerlerini çok sevdiler ya da büyütmesi çok kolay bir bitki. Maşallah, serpilip büyüdü.

Küçük yapraklı fesleğen ağacı :P Vatandaş aldı başını gidiyor, bari biraz etrafını kokutsa..

Kekik&Rosemary (Biberiye): Dediğim gibi, kekik pek nazlı. Şöyle dalından koparıp da yemeklere atacağım zamanları da görebilecek miyiz bilmem...

Eşim evi seraya çevirmemden şikayetçiydi, şimdi peyzajlı bahçeye dönüşmeye başladı :P

13 comments:

sümeyye said...

tr dekılerın sıkayetlerınde haklısın.. hep sıkayet.. :) halbu kı burada sartlar bayagı degıstı.. durumu olmayanı dıle getırenlere de seslenıyorum.. daha rahat yasama cabasında olmayıp hepımızı ıkı el atsak fakır kalır mı acaba?
burada artık yenı trend şu


"aaa tek maaşlı" vah tüh
eskıden herkes tek maaslıydı ve akıllı memur kıt kanaat bıle olsa evını alıyordu emeklı olunca..
sımdı ınsanlar evlenıp 4. yıl ev kredısıne yuklenıp sonra acındırıyor kendıne..:)
kredı kartı maduru olanlara da acımıyorum..
sızın ordakılere ımrenenelere kapak olsun sen bır post daha yaz bence :)
sukredebılsınler :)

yarama bastın naapayım

Berceste said...

Aaa lutfen, onlarin bir de cok borcu oluyor, borc odemekten parasiz kaliyorlar lutfen! Sonra herkes onlara aciyip yardim ediyor. Ev aliyorlar borclari var, araba aliyorlar borclari var, evlerini yenilediler borclari var, cocuk okutuyorlar borclari var. Ciksin senin cebinden paralar, niye sen bunlari yapmayip, ayagini yorganina gore uzatip, o yorganin uyacagi yatagi alma amaciyla para biriktiriyorsun diye!

Fotograflar gorunmuyor :( O yuzden onlara satasamiyorum uhuuu :(

firdevs said...

bizim halilarida gecen gun esim yikadi :p ben de hep " Turkiye'de olsaydik ne guzel gelip alirlar , sonrada yikayip tekrar eve getirirler " diyorduk :)))


burda saat basina 35 euro verirsen evini temizletebilirsin . Turkiye'de olsam ben cam mi silerdim peehhh !!! verirdim bir kadina gunluk 100 lira evim tertemiz olurdu :) ayda bir gelse bilene evime epey katkisi olurdu :)))

avrupa dedikleri aslinda " her isini kendin yap " bolgesi :p tupunu bi zahmet kendin al , benzinini arabana kendin doldur vs. yok oyle " ay ben market alis verisimi yapayim , diger alis verisleri yaparken market servisi paketlerimi eve goturler " her bi seyini kendin yapiciksin :p

esracim vallahi yarama tuz bastin sekerim :)

bu yaz evde buyuk capli tadilat yaptik . tadilat sonrasi temizlik yaparken onca isin arasinda 2 ogun yemek pisirirkene " uleyn memleketimde olsam gonderirim pide firinina kiyma ya da peynir , ohh al sana mis gibi pide " deyip durdum :)))

ben de tr de yasayip 2 maasla gecinemeyom dimek i stiyom ! coh sey mi istiyom :p

Berceste said...

En eglenceli blogum, datlim kiymatlim, Pacoz Nurim ve saz arkadaslari... Su cumleye dikkat yazida:

"Lise mezunu, işssiz, orta halli insanların bile evindeki lambalar uzaktan kumandalı olmuş, en son buzdolapları mutfağa yerleşmiş."

Bu noktada kopuyor insan. Calis calis niye ve nereye kadar dedirtiyor. Bir de Ingiltere'yi oyle gulluk gulistanlik zannedenler cooook yanilir. Her isini kendin yapmak zorundasin. Yok orada oyle anne luksu, akraba luksu falan. Arkadas bile buyuk luks. Sosyal hizmetler, yardimlar oyle diger ulkeler gibi bol bulamac olmadigi gibi, su siralar belirsiz sure dondurulmus durumda. Ha bir su var, kurallar ve onlara uyan insanlar. Anlatilacak da coooook sey var. O yazdiklarinin hepsi Ingiltere icin de gecerli. Ustelik is bulamazsan anne baba yanina siginma luksu de yok, aynen cascavlak ortada kalirsin. Devletin verecegi ama dondurdugu sosyal yardim karninin degil, disini bile doyurmaz. Aaa yok mu yolunu bulanlar orada, var elbet kitabina uydurup calan cirpan, bir aile hatirliyorum mesela TV'da cikmisti 9 cocuklu, devletin cocuk yardimi adi altinda verdigi para ile bol bol bira alip sigara tutturen, issiz, devletin verdigi evde oturan. Ama bizim gibiler o evlerde biraz zor oturur ya ulkeni satan olacaksin ya da onlardan...

Berceste said...

Alem hatunsun vesselam Pacozum :) Seni oku oku ici acilsin insanin :)
Ben dedigin gibi guzel bir yerde yasadim ve o guzel yerin muhtesem doktorlarinin sayesinde beli sakatlayip Turkiye'de anamin yanina konuslandim :) Bel fitigindan sakata ciktim! Sayin memleketin sayin doktorlarinin yoktur diye yirtinip, bana agri kesicileri yutturup eve yolladiklarilarinin acisi cocuk dogduktan sonra cikti. Meger fitik otesi kocaman birsey varmis, cok istedigim hatta cekin diye yalvardigim MR'i zamaninda cekselermis gozlerine girermis ama nerdeee... Sonunda olan bana oldu, ameliyata ragmen hala sol bacakta belli bir bolum hissetmiyor. Cocugumun en guzel, anneye en muhtac donemlerinde kucagima bile alamadim. Niye NSH'in kesesi zarar gormesin bir MR cekilmesin diye. Donup dava acmam lazim aslina onlara. Zamaninda teshis konulup da fizik tedavi olsaydim, daha dikkatli hareket etseydim belki de bu raddeye gelmeyecektim!

Bizde de var halis muhlis Ingiliz eniste ve benim ilk UK tecrubem de onun annesinin evine misafirlige gidis idi. O zamanki toz pembe UK ile yasadigim da birbirinden cok farkli idi. Iyi bir Ingiliz ailesinden geliyorsan sirtin yere gelmez. Ama 30'undan sonra oralara gitmissen ayni sartlarda da yasayamazsin. Daha cok tirmalaman gerek. Inan bana. Ne kadar yakin tanisan da yasamak cok baska. Bak cok komik seylerden biri sana. Benzini Turkiye'de dolduruverirler senin icin. Hile yapar, hurda yapar orasi yapanin gunahi. Ama UK'de istesen de kimse sana benzin doldurmaz, kendin alacaksin. Arabani mutlaka kendin yikayacaksin. Yok oyle otomatik makinalar bile. Basincli su var, gidersin, cekersin oraya, parasini odersin, kullanir arabani yikarsin. He bunlari diyorum ama bizim bir arabamiz bile yoktu orada o ayri :)
Senin su anda en begenmedigin sartlar bile oradakilerden cok daha guzel inan. Burada paran olsun, orada git gez, burayi da daha duzenli, daha yasanir yapmaya calisalim bence en guzel hayat sevdiklerinin yaninda. Zorunlu kalmasaydim bile eninde sonunda donerdim ben... Sevgiyle...

Anne ve Bebisi said...

Pacoz kardesim :) Buradaki performansini tamamen cahil cesaretine veriyorum :)

Benim burada ya da baska bir yerde yazdigim ya da soyledigim her kelimeyi, her cumleyi; aldigim egitimle, okuduklarimla, bilgimle, arastirmalarimla, hayat tecrubelerimle, birinci elden tanik oldugum ya da ikinci agizdan dinledigim insan oykuleri ile birbir ispatlayacak ya da bana isnat edilenleri curutebilecek birikimim var arkadasim :) Bir sey yazarken on kere dusundugumden, sonra da donup en azindan 2-3 kere okdugumdan emin olabilirsin.

Bugunlerde gece gunduz yogunum, is arasinda yalapsap yaziyorum. Ama insallah onumuzdeki gunlerde senin icin detayli bir Turkiye-Ingiltere karsilastirmali yazi dizisi hazirlarim. O zaman kadar da sana kucuk bir odev, Gul Ozyegin'in; "Baskalarinin Kiri" isimli arastirma kitabini okumani tavsiye ediyorum. Boylece, aksam olup da, isim var diye sukrederek "haniminin" kapisini cekip cikanlarin gercek hayatlari hakkinda bir fikrin olur.

http://www.iletisim.com.tr/kitap/ba%C5%9Fkalar%C4%B1n%C4%B1n-kiri-1137.aspx

Berceste said...

Pacozum, gel biz muhabbetimize datli datli devam eyleyelim, ben sevdim bu datli muhabbeti :P
Hani dogum demissin ya, ben arkadaslarimin hikayelerinden tirstim valla, yapmadim oralarda. Zira birisinin kuyruk sokumu kemigini kirdilar.Oglanin boynu sanmis gariban Allah'tan benim kemigimdi, cok sukur cocugun basini kurtardik ama egri boyun hastasi olarak dediydi dogum hikayesini anlatirken! Forseps ile cekerken sorun yaratmislar bebekte de. Ellerine eldiven takip en bulasici hastaliga sahipmis gibi cocuga bakan ama teshis koyamayan doktorun ardindan Ankara'da cocugu sakat kalmaktan kurtardilar!!! Bir baskasi 36 saat kivrim kivrim kivrandiktan, yedigi igne ile sancisi kesilip, dogum durdugundan acil sezaryene alindi. Hem annenin hem oglanin hayati tehlikeye girecekti yoksa! Bir baskasi kivrana kivrana dogurmayi basardi. Dikis sayisi belli degil! Daha boyle pek cok hikaye. Bilmem Cambridge'in dogum ekibi mi bu kadar basarili, yoksa her yerinde de ayni midir bu is bu cok moderen(!!!!) ulkenin. Ben de benzin doldurmaya razi gelirdim de, her isini yapinca insanin of diyecek vakti kalmiyor ki! Kres ucretlerini saymayayim. Orta derecede bir ucretin 1000-1500 pound oldugunu varsayarsak, kres fiyatlarinin da 850 pound oldugunu soylersek, anne neden calisiyor ki, hele cocuk sayisi artinca 850xcocuk sayisi oluyorsa baba da niye calisiyor ki deriz elbet. Sonra temizlikcinin saat basi ucretinin en ucuncu besinci dunya ulkelisi bile olsa 9-10 pound arasinda degistigini soylersek ayda 850'den kresten geriye temizlikciye ne ucret verecegimizi hesaplamamiz gerekir. Sonra hani o somurulen aupairler var ya, disli cikiyorlar be bacim, bi kerem onlarla ilgili kanunlar super duper iyi calisiyor. Aileden sikayetci olurlarsa aninda degisiyor, yok olmadi ulkelerine donuyorlar. Ev isi yapmak istemiyorlarsa aynen acentalarina sikayet ediyorlar. Yapmakla yukumlu olduklari tek is cocuk bakimi. Onda da is yukleri artar ya da saatleri degisirse ekstadan ucretlendiriliyorlar. Sonra ellerine gecen bu dedigin ucret. Bunun disinda aileye maliyetine bakmak lazim. Kurs icin gitse sadece, haftalik 100 pound kalacak yer icin odeyecek. Yedigi ictigine odeyecek, yol icin odeyecek. Yani en az aileye haftalik maliyeti 250-300 pound + 50 pound. Bazi aileler kurs ucretini de karsiliyorlar ve genelde o aupairleri kole zannedenler de saf kan Ingiliz aileleri olmuyor, tam tersi olmadik bir ulkeden gelip oralara yerlesmislerinden cikiyor. Sen soyle, ben gorduklerimi yazayim :) Heeee bir de ben olsam asla Turkiye'den gelen bir aupair almazdim. Zira gercekten dil kursuna gelme ve kendilerini gelistirme amaci olanlar hasa, digerleri genelde Ingiliz bir koca nasil bulunur ve orada kalinir uzerinde calismaktan pek aileye uyum saglayamiyor. Turkiye'deki aile disiplininden birden kendilerini fazla ozgur sularda buluyor ve ayarlari kaciyor. Tirnaklar nerede yaptirilir, saclari en iyi kim boyar sorularinin cevaplarini da benden iyi biliyorlardi ve ben 40 pounda sac kestirmemek icin Turkiye'ye gelisi beklerken onlar kuaforlerden cikamiyorlardi(eh niyet malum guzel de olmak lazim!) Ama isini duzgun yapan, resim ogretmenligi, muzik ogretmenligi gibi ek isler yapan takdire sayan arkadaslar da mevcut elbet de yuzdeleri o kadar az ki!
Gocumenleri benim yerime mincirir misiiiiin? Anne elinde yetismekten guzeli var mi?

Anne ve Bebisi said...

Bugune kadar bana hic yorum biraktigini hatirlamiyorum ancak yazdiklarina bakilirsa uzun zamandir okuyorsun ya da pek cok yaziyi oturup okumussun ve yine uzun zamandir kisisel bir kizginligin var bana karsi.

Zaman zaman sivri dilli oluyorum evet ancak kimseye parmagimi uzatip da kisisel olarak kizginligimi kusmuyorum. Insanlari seviyorum ancak onlarin hal, tavir ve davranislarini sevmeme hakkini kendimde sakli tutuyorum. Kisisel olarak insanlara degil, olaylara, dusuncelere, sisteme takiyorum.

Ve evet, her turlu imkani oldugu halde hala Turkiye'de sikinti cektigini iddia eden kadinlarla dalga geciyorum. Bu kadinlari Ingiltere'ye getirsen, baglasan 3 ay burda durmayacaklarini da iddia ediyorum.

Cunku burada hamile kaldiginda ozel doktora avucla para sayip, canin istedigi icin ya da doktorunun oyle kolayina geldigi icin klasik muzik esliginde sezaryen olamiyorsun. Ebelerin elinde catir catir doguruyorsun. Cunku bilmem kac sene okuyup da kadin dogum uzmani olmus doktorlar, gercekten acil sezaryene ihtiyaci olan kadinlarla ugrasiyor oluyorlar o sirada. O yuzden Londra'da ya da Turkiye'nin Kars'i sayilabilecek Aberdeen'de hemen hemen esit sartlarda saglik hizmeti aliyor insanlar. Bugun Anadolu'nun koylerinde, sezaryene, kadin dogum uzmanina, doktora, hastaneye ihtiyaci varken, o doktorlar Istanbul'da parasi olan kadinlari muzik esliginde kessin diye ölüyorlar. Bu sistemi elestirdigimde, ama ne yani ben simdi ozel doktora gittim de sezaryen oldum da sen bana ne demek istiyorsun viy viy dersen benim sana verecek ne cevabim olabilir? Sistem seni ona zorladigi icin gidiyorsun ozel doktora, kalkip da elbette sigorta hastanesine gidip doguracak halin yok, eger paran varsa tabi! Ama bu, bu olayi icsellestirmeni, dogal kabul etmeni ve ben bunu elestirdigimde bana kisisel bir kizginlik beslemeni gerektirmez.

Ingiltere'de cocugun doguyor, mahalledeki saglik ocagina goturuyor, ebelere tarttiriyorsun cocugunu. Bebek bakimiyla ilgili bir sorun ya da sorunun varsa yine gidiyorsun saglik ocagina, soruyorsun ebene, saglik gorevlisine. Ayni saglik ocagina avukat da gidiyor, muhendis de, temizlik isi yapan kadin da. Aristokrat Ingilizler'den bahsetmiyorum, onlar azinlik. Ben cogunluktan bahsediyorum. Devletten yardim alan fakir kadin da ayni saglik ocaginda, o kadin o yardimi alabilsin diye maasinin 1/3'unu veren muhendis kadin da ayn saglik ocaginda esit hizmet aliyor.

Turkiye'de ise, aliyorsun 3 gunlukten itibaren bebeyi, saati yuz milyonlardan baslayan ozel cocuk doktoruna (kimisi de ustelik profesor doktor) goturuyorsun ki bebeginin kilosunu tartsin!! Onca yil o egitimi, senin kici boklu bebegini tartsin da, senden saat ucreti 300 milyon alsin diye okudu cunku?! Ve yine, Istanbul'un, Ankara'nin gobeginde parasi olanin cocugu o doktorlar tarafindan tartilsin, ee annesi bu ay simdi elma puresi veriyorsun, yogurt veriyorsun, bak aynen soyle mayaliyorsun bik bik bik desin diye o doktorlar, Anadolu'da cocuklar ölüyorlar. Doktor olmadigi icin, hastane olmadigi icin. Hasta olan cocuklar o doktora muhtacken, o doktor piriltili muayenehanesinde parasi olana "hizmet" verdigi icin.

Sen cocugunu ozel doktora goruyorsan, sirf kilosunu tartsin diye, ben de bunu ve bu sistemi elestiririm kardesim. Cunku dunya bir avuc parali, her imkani olan ama yine de doyumsuz, yine de her firsatta halinden sikayet edenlerin etrafinda donmuyor. Bu sistemden daha guzeli var, mumkun. Ama bunun icin, hizmetlerin kaymagini yiyenlerin tahtlari sarsilacak, buna hazir misiniz?

Anne ve Bebisi said...

Ingiltere soyle moderen, boyle moderen. Ingiltere dedigin nedir, 3. dunya ulkelerini somuren bir emperyalist. AMa yine de Avrupa kendi icinde, kendi vatandasina sosyal devlet mantigi geregince, nisbeten, hele hele Turkiye'ye gore fersah fersah "esit" hizmet sunuyor.

Ama boyle bir sistemde evine "temizlikci" cagirip da 3 kurus tutusturup, ama ben de ona is imkani sagliyorum diye vicdanini rahatlatamiyorsun. Benim, bu ulkede master yapan ama yani zamanda da temizlik firmasi kuran 2 arkadasim var. Ise once kendileri basladilar, temizlik yaparak, evlere, is yerlerine temizlige giderek. Ama Turkiye'deki mantikla temizlikci degiller. Nedir aralarindaki fark? Saat ucretleri £10'dan basliyor. Cam, kapi, pencere, hali, dip kose temizlik yok. Hepsinin ayri faturasi var. Vergisini veriyor, vergisini vermek icin de bu vergiyi saat ucretine dahil ediyor. Bunun fazla mesaisi var, normal mesai saatleri disinda olan zamanlari icin ekstra ucretlendirmesi var, sigortasi var, sendikasi var. Neden? Cunku temizlik isi yapan insanin da, en az onun "hizmetini kiralayan" kisi kadar sosyal haklardan yararlanmaya hakki var cunku.

Temizlikci evine ekmek goturuyor sayenizde de, acaba onlar da sizinle ayni hastanede, ayni doktorda mi dogum yapiyor? Hasta oldugunda sizinle ayni saglik hizmetini mi aliyor? Onlarin cocuklari da sizin cocuklarinizla ayni okula mi gidebiliyor?

Onlarin cocuklari yarin obur gun sizin cocuklarinizin temizlikcisi olabilsin diye bu sistem zayifi daha da ezmeye devam ederken, vergisiz, sigortasiz, kayit disi isci calistiranlar vicdanlarini aklmaya calisiyorlar.

Turkiye de Ingiltere gibi modern olsun! Agri'daki, Nigde'deki, koydeki kadin ihtiyaci oldugunda doktora ulasabilsin diye doktorlarinizdan olacaksiniz, var misin? Cocuklariniz mahalledeki okullara gidecek var misiniz? Evinize temizlikci, gundelikci cagiramayacak, butun isinizi yaptiramayacaksiniz, cocuklarinizin bakicisi olacak elbette ama ayni bakici saat ucreti £15'tan basladigi icin, evinde ayni anda 4 cocuga baktiginda bir muhendisle esit parayi aldigi icin belki senden bile zengin olacak. Tatil gunu, hastalik izni, sigortasi, sendikasi olacak. Tabi ki cocugunun bir bakicisi olacak ama simdiki gibi evime gelsin, cocuguma da baksin, e biraz ortaligi da toplasin, sabah ben cikmadan evde olsun, aksam ben gelmeden cikmasin, ayda da 500 milyon vereyim olsun bitsin olmayacak ama.

Anne ve Bebisi said...

Daha hangisini sayayim? Ulkenin tamamina esit hizmet verilsin diye halihazirda, Ingiltere sartlarina gore Turkiye sinirlarinda luks icinde yasayanlar lukslerinden olacaklar. Daha su anda hallerinden memnun olmayip sikayet ederken, bu sartlar onlerine geldiginde ne yapacaklar?

Kendim icin istedigimi baskasi icin de istiyorum. Bu yuzden sosyal devleti savunuyorum. Kayit disi ekonomi ile, ama sayemizde "elleri ekmek tutuyor" diye temizlikciyi temizlikcilige mahkum etmeyip, herkese insanca yasama sansi verdigi icin. Karsiliginda zengin, luksten derece kaybederken, fakir sosyal guvenceye kavusabildigi icin.

Anne ve Bebisi said...

Kotu niyetli olmayan halin buysa anonymous, vay senin dostlarina.

Senin, "baska insanlara saygidan" anladigin, tanimadigin insanlara bu sekilde hakaret etmekse vay sana.

Gidin, nefretinizi baska yerde kusun.

Anne ve Bebisi said...

Tiscali Uk Limited (79.66.47.40)

e. t. said...

ya şuraya iki satır "çok haklısın ve çok tatlısın" diye yazacaktım.
nolmuş burda, kim ne diye kızdırmış bu kadar dedim.
Sıkma sen canını Esracım herşey gözle görünüyor, görmek isteyene.
yazdıklarının ispatı bu olsa gerek. demek ki bak duymaya dahi tahamül edemeyenler var .
Şükredenlerden olabilmek dileğiyle...

x