Saturday, 22 May 2010

para.. para.. para..


Çiçek açan basil/fesleğen. Dalından koparıp, makarnayla yemek çok güzel oluyor :)

Basil pesto yapımını araştırmam lazım bir ara. Kalanları dondurup sonra kullanmak lazım :))

How To Live a Simple Life programının üçüncü ve son bölümü yayınlandı bu akşam.

Neredeyse 1 yıl boyunca para harcamadan, bir şekilde idare eden Peter, süreyi tamamlamasına bir kaç hafta kala, süresi geçen araba sigortası için harcama yapmak zorunda kaldı.

Programa, saçıp savurmakla, hiç para harcamamak arasında bir üçüncü yol yok mu? sorusuna cevap arayarak devam ettiler :)

Bu konuda bir önceki postta bazılarınızın da dediği gibi, hiç para kullanmadan yaşanmaz. Para hep vardı, hep var olacak. Tabi parayı Likya'lılar buldu o ayrı ama sonuçta para yerine geçecek mal, mülk, servet, zenginlik, altın... vs hep vardı. Muhtemelen bundan sonra da olacak. Parayı reddederek yaşayamayız ancak dikkat etmezsek çok kısa sürede, kolayca, sistemin ve tüketimin kölesi olabiliriz.

Harcama yaparken, gerçekten 'ihtiyacımız olan' şeyleri mi alıyoruz, yoksa almak 'istediğimiz' şeyleri mi? İhtiyaç nedir? Ne kadardır? Ne kadardan sonrası lükstür? Bunlar hep kişinin kendi karar vereceği şeyler. Ve zaman zaman, karar verirken de hile yapabileceği şeyler :)

Ben bugünlerde, yeniden ve yeniden bu konuda düşünmeye başladım. İhtiyaçlarım nerede başlıyor, nerede bitiyor? Nereden sonrası gereksiz tüketime giriyor?

Bir zamanlar alacakaranlık kuşağında izlediğim bir mini dizi vardı. Alkolik olan bir adam, bir barda gizemli bir adamla tanışır. Ve bu gizemli adam, alkolik adamın içkiyi bırakabilmesi için ona bir teklifte bulunur. Alkolik adam, içkiden kurtulmak için teklifi kabul eder.

Gizemli adam, alkolik olana bir ilaç içirir. Kesinlikle ve de kesinlikle içki içmemesi gerekmektedir. Yoksa ilaç çok şiddetli yane tkiler gösterecektir.

Alkolik ilacı içer.

Sonra da kendisini tutamaz ve içki içer..

Ancak artık içinde, içki içtikçe büyüyen, büyüdükçe daha çok içki isteyen bir yaratık vardır ve ondan kurtulmasına imkan yoktur. Acılara dayanamaz ve daha çok içer.. İçtikçe içindeki yaratık daha da büyür ve daha çok acıya sebep olur...

Tüketimi de ben böyle bir canava benzetiyorum işte. Tükettikçe daha çok tüketme isteği doğuyor insanda. Aldıkça almak istiyor. Tıpkı yemek ve mide ikilisi gibi. Yedikçe mide büyür, genişler.. yeme kapasitesi artar. Arttıkça daha çok yer insan. Oysa yemeyi kestikçe mide küçülür. Küçüldükçe daha azla yetinir..

Daha az harcadıkça, tüketim canavarından daha az zarar görürüz... bence :))

Tabi dediğim gibi, herkesin sınırı, önceliği, lüksü-ihtiyacı farklı farklı. Bana ihtiyaç gelen bir başkasına lüks gelebilir. Yine de hep bir orta yolu bulmaya çalışmakta, 3 alacakken 2 almaya ve zamanla 1 almaya çalışmakta fayda var bence.

Neyse, kendi adıma aldığım kararlara gelince... İlk olarak 2 kredi kartımı da iptal ediyorum. Kredi kartını gayet akıllıca kullanan insanlardan birisiyim. Limiti içinde harcama yapıp, hesap ekstresi geldiği gibi öderim :) Sadece bir kere, üst üste almam gereken şeyler sebebiyle borçlanmıştım ve bir kaç ay için bile fenalık getirmişti gereksiz faiz ödemek :) Anne ve babamın hiç kredi kartı yoktur, hiç bir zaman da almadılar :)) Onları örnek almalıyım bu konuda :P

Evet, bu ilk adım :P

İkinci adımsa, parayı gözümle görüp, elimle tutmak :) Kartla yapılan harcamalar, sanki başkasını parasını harcıyormuşcasına o kadar kolay oluyor ki. (Burda kredi kartı dışında banka kartı ile de, sanki kredi kartıyla alışveriş yaparmışcasına ödeme yapabiliyorsunuz. Hatta overdraft denilen, size ekstradan verilen krediyle de, hesabınızda 100 lira varken, 200 liralık krediniz varsa toplamda 300 liralık harcama yapabiliyor, sonra da bankaya 200 lira borçlanmış olarak bir de faiz ödüyorsunuz. Yani ha ali veli, ha veli ali :P Kredi kartından bir farkı yok.)

Overdraft*kredi limitlerimi de iptal ettireceğim. Sonra da yatan maaşımdan, sağa sola faturalara, ödemelere gidenler yetecek kadarını bırakıp, gerisini artık elime almak istiyorum! Evet, tüketim, savurganlık, bankalara borçlanmalara son garik :P

Elbette bu duruma da kesin bir son vermek çok zor. Ev almaya kalkışsan bankada yeter miktar para göstermek gerekiyor, mortgage ödemeleri vs.. vs.. ama açıkcası o zaman gelsin düşünürüz. İnsanın, parayı ve harcamayı, bu şekilde daha iyi kontrol altına alabileceğine dair bir teorim var :P Deneyelim ve görelim :))

16 comments:

Berceste said...

Benim basil actiginda aaa karta kacmis bu dediydi arkadaslar :P Ben de acep tohumu neyin olur mu arastirmasina girmistim :) Ustelik acan su saksida marketlerde yemelik satilanlardandi. Bahceye ektimdi, tutmaz diyenlere inat tuttuydu :D

Ben ilk Ingiltere'de kart kullandigimda kasada any cash back dediklerinde sok olmustum. Bana durduk yerde niye para veriyor bu adamlar, ne diyo bunlar yaaaa diye esime donmustum, o da tam bu esnada kis kis gulup benle kafa buluyordu! Meger ilk seferinde o da ayni hale gelmismis... Sonra bankmatiklerden para cekecegime kasiyerden para ceker olmustum :P
Ben kredi kartini fazla parayi yanimda tasimamak icin tasirim. Pek nakit kullanmam ama ne harcadigimin da cetelesini tutarim. O sebeple kredi karti ekstresi gelince de bu ne ya sorusunu sormam. Gene de iptal ettirmeli miyim sence?
Bir de tam karsiligi olmasa da, Isbankasi'nin o aninda para yerine gecen kartlarindan var, aklinda olsun :)
Bak MK'nin dogumgununu kacirdigimdan beri her gece buraya ugramadan uyumuyorum ona gore :D

escet said...

Sabah sabah okuyunca boyle oluyor herhalde. Ustteki yorumda ilk cumleyi okuyunca "a evet, yaziya basil ile baslamis kart ile bitirmis" diye anladim. :)))

Ben tek kredi karti kullaniyorum. Uzerimde para tasimayi sevmedigimden bana kullanisli geliyor. Ama hep para gibi kullanmisimdir, limit dahilinde harca, borcu gununde kapat. Zaten limite kadar harcama yapma pek soz konusu olmuyor.

tomurcuk said...

Risk almayan/alamayan memur çocuklarıyız. Ondan da ne uzar ne kısalırız. Peki benim hayallerimdeki okulları, kütüphaneleri kim yaptıracak haaa kim? Keşke daha paradan anlayan biri olsaydım diyorum bazen.

Pestoya gelince göz kararı feslağen böyle bir avuç, yine bir avuç çam fıstığı, has zeytinyağı, biraz tuz ile rondada çekilir. Sulu olduysa fesleğen, çok katı olduysa yağ eklenir. Ellerine sağlık.

Bi de sanırım çiçek kısmını koparman lazım, çiçeğe çalışırsa yaprak vermez.

tomurcuk said...

Risk almayan/alamayan memur çocuklarıyız. Ondan da ne uzar ne kısalırız. Peki benim hayallerimdeki okulları, kütüphaneleri kim yaptıracak haaa kim? Keşke daha paradan anlayan biri olsaydım diyorum bazen.

Pestoya gelince göz kararı feslağen böyle bir avuç, yine bir avuç çam fıstığı, has zeytinyağı, biraz tuz ile rondada çekilir. Sulu olduysa fesleğen, çok katı olduysa yağ eklenir. Ellerine sağlık.

Bi de sanırım çiçek kısmını koparman lazım, çiçeğe çalışırsa yaprak vermez.

pelince said...

Fesleğen harika,miss gibi kokuyordur ne güzel..tomurcuk söylemiş,bende aynen o şekilde yapıyorum..

para konusunda ise hiç bir fikrim ve çabam yok:)) kelin ilacı olsa durumundayım çünkü..

Sevgiler.

Begüm Baltacı said...

eşim ve ben 1 sene önce sizin şu anda verdiğiniz kararı verip kartlarımızı iptal ettirdik. Borçlarımızı da kapattık ( tabi zamanla)Şimdi ise ay başı olur maaş gelir zorunlu ödemeler yapılır. Harcanacak tutar ayrılır ve bunun dışına çıkılmaz. Aslında sandığınız kadar zor değil anlayacağınız. Hatta bu şekilde daha zevki. Kartlar yüzünden görmediğimiz bir parayı harcıyoruz, şimdi ise paraya dokuna dokuna harcıyoruz. Enteresan brşey para insanın elinde olunca, öyle gereksiz harcamalar yapası gelmiyor zaten :)

evren said...

8 yıldır kredi kartı kullanmıyorum. Mümkün :) Bilmem kaç yıldır eline para değmemiş bir Alman psikolog kadın hakkında bir yazı okumuştum. Tamamen paradan uzak değildi ama, sadece takasla yaşıyordu. O birinin çimlerini biçiyor, o kişi de onun telefonuna kontör yüklüyordu örneğin. Para üzerine oturan bir sistemin içinde parasız yaşam bu kadar oluyordur belki de...

Kremali'nin annesi said...

Allah biliyor ya, sirf ucak mili biriktirelim diye kullaniyoruz kredi kartlarini. Yoksa biz de, butcesine gore harcayan, borcunu zamaninda faizsiz odeyen halim selim tuketicileriz:)

Bu arada, bizim adamlar, insaallah 7-8 saat icinde sizin oralarin havasahasina girmis olacaklar Esracim. Birara, BA greviydi, volkanik kuldu derken paniklemis ve ya Londra'da mahsur kalirlarsa diye endiselenmistim. Hatta her ihtimale karsi sizden cep telefonu falan isteyecektim yolda kalirlarsa sizi arayabilirler mi diye. Ama cok sukur ki gerek kalmayacaga benziyor.

kahvegibi said...

Harika bir karar. Sanırım baharla birlikte herkes yeni kararlar almaya başladı.

Gerçekten paraya dokunmak başka bir şey. Bazen sadece sanal olarak yaşıyormuşuz gibi hissediyorum. Hesapta görünen rakamlar, sonra başka hesaplara transfer edilen başka rakamlar.

İktisat kitapları hep aynı tanımla başlıyor, insanların sınırsız ihtiyaçlarının doğanın sınırlı kaynakları ile karşılanması. Kusura bakmayın, çok özür dilerim ama bu tanıma hastiriniz demek isterim. Zira, insanlarının sınırsız ihtiyaçları kavramını başımıza kakan zaten sistemin kendisi. Oysa insanların sınırsız ihtiyaçları yoktur.

Tomurcuk'a da katılmıyorum. Kütüphane yaptırmak için de paraya gerek yok. Ben iki senedir bir dernekte çalışıyorum. Bir sürü okul onardık. Hep barter/takas usulü ile. Gittik, başka şirketlere eğitimler verdik. Borcumuz ne kadar dediklerinde, dedik ki, 10 kutu boya, 2 kilo alçı. İşte o zaman adamlar istediklerimizin iki katını verdiler. Oysa biz bilmemne eğitimi bedeli 10.000 TL deseydik, pazarlığa girişeceklerdi...

Korsan post yazmış gibi oldum ama doluymuşum.Yazının başında da dediğim gibi, ben de bir karar aldım. Artık fazla eşyalarımı satıyorum. Daha başka bir hayata başlayacağım umarım...

Esra Solomon said...

Esra'cigim,
Burada nasil eski konulari ariyorsun? Baby carrier la ilgili postlarini bulmak istiyordum.

hayal said...

Esracım okuyunca bu yazını aklıma ne geldi, yazmadan duramadım (belki sen de yazmışsındır bir ara).. Bir balıkcının hikayesi idi bu. Adam küçük kayığıyla balık tutuyor, akşam satıp eve yiyecek alıyor, sonra çocuklarıyla gitar çalıp şarkı söylüyorlar ateşin başında.. Bir gün bir işadamı geliyor bu balıkçı köyüne. Adama diyor ki, sen bu sattığın balıkların hepsiyle yemek alma, birazını ayır, biriktir biraz da kredi al daha büyük bir kayık al. Eeee diyor adam. Sonra büyütüp bir tekne alırsın. Eeee.. sonra birkaç adam tutarsın balıkçı. Eeee... Sonra daha çok balık tutabilir onları satıp daha daha paralar kazanırsın.. Eeee.. Kendine bahçeli bir ev alırsın, paralarının artanını da bankaya koyarsın.. Eeee... Sonra kafan rahat bir şekilde çocuklarınla ateş yakıp gitar çalıp şarkı söylersin bahçende.. Adam diyor ki: Eeee... ben zaten öyle yapıyorum
Bu hikayeyi de her hatırlayışımda nereye koşuyoruz derim ya kendime!

derya öz said...

Sevgili Esra,
çok uzun zamandır takip ediyorum bloğunu, çok beğenerek üstelik:) para maalesef hayatmızda olmazsa olmazlardan, keşke olmasa ama maalesef var, hele kredi kartları, ay şunu da aliim ay bunu da aliim, nasılsa taksitli, amaaan canım taksit taksit öderim... derkeennn bir bakmışız ipin ucu çoktaan kaçmış:)) para harcamak veya harcamamak tamamen irade ve bilinçle alakalı birşey. gerçekten ihtiyaç duyuyormuyum, gerçekten gerekiyor mu, buna değer mi gibi sorulara "gerçekten" dürüst cevaplar verebiliyorsak ne mutlu:)) ama birçok kişi bunu yapamıyor bundan çok eminim (biri de benim tabi:)) bu arada parayı Lİdyalılar bulmamış mıydı yaw?:))) sevgiler....

sümeyye said...

gezgınlıkle alakalı bır postun vardı evvelden.. sımple lıfe olmasada dırekt..oldukca sade bır duzenım var gercekten de.. ancak gezgın ruhum cok durtuyr benı.. yurt ıcı yurt dısı..
ancak ucu malesef paraya dayanıyor..:(
tr de atla bısıkletıne motorsıkletıne gez dıyebılecegın yol da yok guvende.. aracın yoksa kuytu koselere ulasamıyorsun.. zaten yıllık hepı topu max 3 hafta ızınını nereye bularsan artık .. yurt dısı turları var cazıp..ancak pasaportun yoksa o da hayal bıraz..en ucuz turla 3-4 gece ıkı kısı pasaport vıze derken 4000 den asagı patlamıyor..
velhasıl bu para tuhaf sey cıdden..:S

ancak sunu burda demeden gecemeyecegım:

-eskıden tek maaşla ınsanlar emeklılıgınde bır ev bıle alabılıyordu...şimdi evliliğinin 5. yılında ev kredısı ıle ev sahıbı oluyor.
-eskıden ıstısnalar dısında cocuga annesı bakardı. cocuk krese gıtmezdı.bakıcısı olmazdı. şimdi bakıcılar en taşrada bıle aylık 500tl den başlıyor.. kreşler desenız taşrada 250tl den başlıyor...
-eskıden kadınlar evlerını kendı temızlerdı.. kucuk ve sade evlerı vardı..şimdi evler oldukca buyuk.. 4+1 ler orta hallı oluverdı.. bayanlar calıstıgından temızlıkcı bayanlarını tutmak zorundalar.. haftada bır gun cagırsa taşrada 4X75tl ödemek zorunda..
-eskıden evde ıkıncı bır arac yoktu..şimdi oldukça yaygın.bayanlar işlerine kolay gıdıp gelmek ıcın araç sahıbı oldular (çorumda 2 kısıye bır arac dusmekteymıs :S) yakıt-vergı-kasko vs vs.
böyle bır mıllet oldu ısek..sımple lıfe tr de oldukca zordur..
ben cabalıyorum..peşin almayı teklıf ettıgım her tukanda peşine ındırım yapmıyoruz abla, ıstersen 4 taksıt ...karta dese de cogu zaman elden almayı tercıh edıyorum..

sirâr said...

bizim de hic kredi kartımız olmadı. ben cogu seyi ihtiyac olarak gormedim. odaklandıgım baska noktalar vardı hep. ama oglum olduktan sonra degisti. kendim ıcın luks dıyebileceğim seyler, onun standartı olsun ıstemeye basladım. gecen hafta ıse kredı kartına basvurdum, sırf ucak bıleti alabilmek ıcın netten :) ne demıstı pırellı, kontrolsuz guc, guc degildir.

Güneşligünler said...

Esracım fesleğenli makarna nefis, daha dün akşam yaptım baykonumdaki fesleğenle yazmadan edemedim. Harcama konusunda sana tamamen katılıyorum, bende uzun süredir takığım bu konuya çokm radikal kararlar alamasam da dikkat etmeye çalışıyorum. Örneğin iki kredi kartımın birisini iptal ettim geçen yıl diğerinin de limitini çok düşük bir miktar yaptım. Bu arada burada da banka kartları kredi kartı gibi iş görür oldu. Yeterki harca mantığı yani. Ve evet büyüklerimizin sahip olduğu kanaat duygusunu yeniden geri kazanmamız gerek, çok çalışmamız lazım çok kısacası...

e. t. said...

Benim hiç kredi kartım olmadı, çok şükür hiçde problem yaşamadım, hiç bir zaman borcum aklımda kalmadı ve beni huzursuz etmedi.
Gerekirse ihtiyacını 1-2 ay tehir eder yeterli paran olunca gidip tek ödemeyle yine alırsın ;)
hiç zor olmuyor, emin olabilirsin :)

x