Tuesday, 11 May 2010

Evdeki Bahçe


Nohut ya da bezelye :)
Mısır, nohut ve bezelyeyi muffin kabına üç sıra halinde dikmiştim. Sıralarını hatırlamıyorum :)


Lavanta :)

Acı Biberler..

Mısır ve domates.. aldı başını gidiyor :) Maşallahları görelim hanımlar beyler :)

Mısır dedim de.. Karadenizli arkadaşlar, organik mısır tanesi/tohumu bulamıyorum. Soyları tükenmeden, sizlerden bir avuç isteyeyim :)) Bu yılın mahsulünden, yastık altı tohumu istiyorum :) Elinde olan varsa lütfen beni haberdar etsin..

Çiçek açan domates.
Haziran ayına kadar don tehlikesi devam ettiği için henüz toprağa geçiremiyorum. Mayısın ortasındayız ve geceleri sıcaklık hala 0 -sıfır- derece!

İri yapraklı (basil) ve orta yapraklı fesleğenler. Türkiye'dekiler gibi minik yapraklı zannetmiştim bu nisbeten küçük yapraklılıları ama başka bir cinsi daha varmış, bunlar onlardan çıktı. Anneme söyleyeyim de bana minik yapraklıların tohumlarından ayırsın önümüzdeki sene için..

Fesleğen ve domates kadar suya düşkün bitki görmedim şu ana kadar. Hepsini aynı anda suluyorum, hatta fesleğenlere ve domateslere, diğerlerine göre 3 kat fazla su veriyorum.. Ertesi sabah bir bakıyorum, diğer bitkilerin toprağı hala ıslak, fesleğenlerle domateslerinkisi sanki günlerdir su vermemişsin gibi kupkuru..


Bezelye ya da nohut ekibi :)

Tabi ben bu fotoğrafları 2-3 hafta önce çektim ve fırsat bulup ekleyemedim..
Geçen hafta itibariyle şu hale dönüştüler:

Ve dün itibariyle de şu hale:

Fotoğraftan da anlaşılacağı gibi, mısır güneş seviyor :)

Ayçekirdeği. Geçen haftalardaki hali :) Oldukça kalın yaprakları var. Hele ilk boy verdiğinde nasıl kalın kalındı yaprakları..

Dün itibariyle...


Kaktüs çiçek açıyorsa, iyi bakılıyor demekmiş :) Bütün kış su vermeyi unuttuğum oluyor bu hayvancağıza :)) Annem bitkilerine hayvancıklarım der de :)) Geçtiğimiz yıllarda, bilimsel olarak bir tür hayvan formatı olduklarını okumuştum da, kardeşimle birlikte, kadıncağızla onca sene dalga geçtiğimiz için utanmıştım :)

Kaktüsün toprağını ve saksını, binbir güçlükle, geçen yıl değiştirdim. Kaktüsün saksısını değiştirmenin kolay bir yolu var mı?

Yine, not almadığım için, ne olduğunu bilmediğim bir bitki :)

Nazlı biberiye/rosemary. En azından tohumdan yetiştirmek, benim için, zor oldu..




Okulda kendi yaptığı şapkasıyla :)


Attırmayın kafanıza :P

2012 Londra Olimpiyatları Stadyumu..

16 comments:

Pratik Anne said...

Maasallah, maasallah,
Allah bereketini artirsin. Cam da guzel gunes aliyor. Iyi iyi!
Benim domates fidelerim malesef buyuk saksiya gecirirken sizlere omur. Hem de hepsi. Icim acidi resmen. Bu haftasonu organic plant sale e gidecegim. Gelecek sene de senin yaptigin gibi buyuk saksilara ekecegim tohumleri direk.
Misirlarimi direk bahceye diktim.
Salatalik ve patlicanlar evde. Hava da bir soguk bir sicak. Bekliyorum bakalim.

Nihan SARI, Illustrations. said...

Lavantalar,harika.bahçeli ev düşüm gerçekleşince danışırım bol bol.:)

olmadık işler peşinde said...

Nohut ya da bezelye değil, balerin!! :))

kirazzade said...

Vaaayy harikalar maşallah. Benim bloga da bi baksana. Ben de biber fidesi aldım güya ama hiçbirşey olmuyor :( Salatalıklarım hala serçe parmağımdan küçük. Bi çileklerim oldu gibi.

Mehtap said...

Fotoğrafları çook beğendim.
Ellerine sağlık.

Meyvelitepe said...

Ne güzel olmuş fideler, maşallah. Biberiyeyi tohumdan yetiştirmek nasıldır bilmiyorum, ama taze dallarını bir süre suda bekletince hemen kök salıyorlar, ekince de nazlanmadan büyüyorlar.

Berceste said...

Domatesler bu kadar uzadi mi boya gitmis der esim :) Sizin hemseridir, o yuzden domatesi iyi bilir! Galiba fazla sulamaktan oluyormus. Tikkat :P

Digerlerine de Masallah!
Biberiye arsiz diye duymustum. Dalindan tutarmis hemen. Yolda biryerlerde denk gelmistin, gene yakalarsan tut kulagindan kopart bir tane :)

Kremali'nin annesi said...

Esracim, masaallah hepinize. Ama en cok da o cam kenarindaki nebaata yasam hakki veren MK'ya masaallah. Ben uc bes cicegi zor muhafaza ederken sen onca saksiyi korumayi ve kollamayi nasil basariyorsun bravo valla!

Son resim cok hos bu arada. Nargilenin n'sinden anlamam ama olsa da icsek dedirtecek kadar guzel cekmissin :)

Ayşe said...

anaaaam, nargileee... olsa da icsek, Kremali'nin kacak annesi, ben ogretirim sana... cok ciddi kafa potansiyeli var yalniz...


esracim, bugun zor bi gun gecirdim, uzun hikaye simdi bosver de, oglanin sapkali ve kitapli resimleri butun sinirimi stresimi aldi...

ayriyeten, saniyorum ki o lavanta degil, cok emin misin? Lavanta baya cali gibi bisi oluyo benim bildigim, bi wiki'ye bak istersen... ama eminsen my bad...

opuyorum.

ruhdagı said...

Bu azmin takdire şayan. 40 bin kere maşallahlar bolca söylense bile az. Ben bizim evdeki menekşeye 3 senedir çiçek açtıramadım :P kaktüse açtırmam bir hayal olurdu sanırım :)

Sevgiler.

Calanon said...

Evin icine bahar gelmis, ne guzel olmus. Ben de yapsam mi acaba diye dusundum bir an ama evin icinde bolca gunes alan yerimiz pek yok, disarida bos saksilara denemeli.
Yesil, turuncu ellere bayildim :)

ElfAna said...

Esra, ne ara kacirdim? MK ne zaman okula basladi? Haziran basi gibi koye gidecegiz. Alpi' nin babaannesinin harika yastik alti misirlarindan duruyorsa yollarim. Simdiye kadar yedigim en muhtesem koz misir onlarinki.

Naile said...

harika harika! çok güzeller. 41 kere maşallah. Ama ben en çok lavantada takıldım kaldım. Çok seviyorum lavantayı. Ben de yetiştirebilir miyim? Napmam gerek, geç mi kaldım? Bana bunla ilgili detaylı bilgi verebilir misin?

betül said...

aman yarabbi o nasil ev nasil yesillikli bol...ömre ömür katarlar...

nalan said...

berceste doğru demiş. domatese suyu fazla vermemek lazım. hatta 3 çapa bir su. susuz kalması gerekir ki meyveye dönsün. boyu uzamasın da fidenin gövdesi kökleri güçlü olsun istenir. ama çiçeğe durmuş. bakalım domates verecek mi?
:)
bu arada bahçe evini de kıskandım, çokkk.

evren said...

Geniş pencere pervazlarına çok imrendim :)

x