Wednesday, 27 May 2009

(Hot) Supper Chilli F1

Çiçek açan süper acı süs biberi.

Her gün uğruyorum bahçeye, sulamak için. Hatta eve iş getirme pahasına işten erken çıkıyorum, bahçeyi sulamak için :) Yağmur yağsın diye dört gözle bekler oldum. Ama gece yağsa, sabah her yer günlük güneşlik olsa daha güzel olur tabi :D


Ne görürse hemen taklit ediyor :)

Patatesleri, çiçekleri açana kadar topraklamak gerekiyor.

Rokalar :)

Frisbee-Frizbi? öğrencisi :)


Anneannesiyle konuşurken :)

Yolların fatihi :) Şimdilik evi koridoru ile idare ediyor ama olsun :P




Elmalı tart yapmak istiyorum. Elinde güzel bir tarifi olan var mı?






Adam kendi kendisiyle dalga geçiyor :D

Bir süre önce, Türkiye'de iken nasıl babasını istediğini, nasıl ağladığını anlatıyordum bir arkadaşa, bizimkisi birden bire yüzünü buruşturup, "baba vağduuğğ" diyerek kendisini taklit etmeye başladı :)) Ben de koptum tabi gülmekten :D

Wednesday, 20 May 2009

Domates&Ispanak&Marul&Roka&Havuç


Her yerim ağrıyor.

Bugün MK'yı Aysel teyzesine bıraktım, onunla bahçede iş yapmam imkansız olduğu için.

Sonra da vurdum kendimi bahçeye :D

9.30'dan 2.30'a kadar, 5 saat aralıksız çalıştım. Sadece 2 kere su içmek, 1 kere enerji versin diye muz yemek, 1 kere de yanıma gelen, komşu bahçedeki amca ile sohbet için kısa molalar verdim.

Fidelediğim domatesleri ektim. Onların yakın plan fotosunu çekmeyi unutmuşum yalnız! Aslında biraz erken domatesleri dışarı ekmek için. Çiçek açmalarını beklemem lazımdı ama yine de şansımı denemek istedim :) Evde daha var nasıl olsa. Onları iyice büyütüp ekerim.


Bu 5 saatte domatesler dışında, yukarıdaki fotoğrafta görülen kısmı temizledim ve tohum ektim. Küçücük bir alanı temizlemek saatler alıyor.

Sol baştaki ilk iki yere ıspanak, ondan sonraki sıraya marul, 4. sıraya roka ve son sıraya da havuç ektim.

Bu yıl için temizlenmesi gereken çok küçük bir alan kaldı. Oraya da nane, maydanoz, kekik, biberiye falan ekmek istiyorum.

Ağustos gibi böğürtlenleri toplayıp birazını kesme ve yer açma planım var. Çünkü gelecek yıl şu anda ekim yaptığım yeri nadasa bırakmayı düşünüyorum. Ya da belki, toprağın minerallerini zenginleştirme özelliği olan lahanagillerden ekerim. Bakalım..

"Amaan olurlarsa olurlar, olmazlarsa napiim" diyerek tohumlarını savurduğum marulcuklar :)



Yine aynı mantıkla, "amaaan tutarsa ne ala!" diyerek tohumdan ektiğim taze soğanlar :) Haftalarca yerlerinde bir şey çıkmayınca olmadıklarını sanmıştım ama hepsi kafalarını topraktan çıkararak beni şaşırttılar maşallah :)


Bu nasıl bir güçtür ki, minicik bir tohumdan çıkan incecik saplar taşı, toprağı delip gökyüzüne uzanıyor..

Patatesler :)

Bazı yapraklar yenmiş! Tırtılların falan işidir sanırım. Bu akşam araştıracağım :)

Sohbet ettiğim komşu bahçenin Kıbrıslı sahibi olan amca, patatesleri ekim şekline bakılırsa bu işlerden biraz anlıyorsun dedi :)) İnternetten araştırıp, okuyup öğrenmeye çalışıyorum dedim :)))


4 kere tohumdan yetiştirmeye çalışıp başarısız olunca, dün akşam markette sebze bölümünde, küçük saksılarda satılan taze kekikten aldım. Saksısını değiştirdim. Bakalım yaşayacak mı?

Hiç bir şey tohumdan yetiştirmek gibi olmuyor :) Fideden almayı ya da bu şekilde hazır almayı sevmiyorum. Tohumdan kendim dikerek, her gün kontrol edip sulayarak büyüttüğüm otları&sebzeleri bir başka seviyorum :))

O kadar yorulmuşum ki, bahçeden eve 10 dakika süren yolu tam yarım saatte yürüdüm! Bir duş, üstüne bir tost ve mis gibi çay :))

MK ile babası gelmeden biraz yatıp dinleneyim :)))

Tuesday, 12 May 2009

Before/After

7 Mart 2009



9 Mayıs 2009

Eh fena iş çıkarmamışız di mi? :)
Başta eşim olmak üzere Meral&Burcu&Gül'e katkılarından dolayı teşekkürü borç bilirim :))

Keşke ektiğim ürünler de yabani otlar gibi bereketli olsa :D

Kulübenin etrafındaki böğürtlenlerin çıkmasını sabırsızlıkla bekliyorum. Bir yandan böğürtlenleri toplayıp bir yandan kesip temizlemek istiyorum yaz sonunda oraları.

"Acaba bu mu, yoksa şu mu?"derken dün patatesleri ektiğim yerde 4-5 tane yeşillik gördüm ki patateslerin yaprakları olduğu belli. Internetten resimlerini arayıp baktım, yanılmamışım :) Komik bi durum tabi :)))) Acaba bu patatesin sapı mı değil mi diye internete bakıyorum. Şu internet olmasa napacakmışım bilmem :D

Yalnız şu kekikleri bi tutturamadım ya. Dördüncüye ekeceğim, bakalım.

Sunday, 10 May 2009

Lazy Day

Gül ve Meral bu hafta sonu bizi yalnız bırakmadılar sağolsunlar. Bugünün *Pazar* güneşli olmasını fırsat bilip kapağı en yakın parka attık.






Uzunca bir süre bizim yanımızda takıldı ama canının sıkıldığı da belli. Zorla tek tek bizi kaldırıp oyun oynatıyor, top attırıp koşturtuyor vs. Bir süre sonra ilerde kalabalık bir grup belirdi, top oynayan. Yavaş yavaş onlara yaklaştı. Bir süre sonra da ekibe takılıp top çevirmeye, kaçan tenis toplarının peşinden koşmaya başladı. Ben de uzaktan uzaktan izliyorum. Bizi arayıp sormak yok, şurda bi anne vardı, Gül-Meral vardı, gidip bir kontrol edeyim hala ordalar mı demek yok :)) Gidip almasam milletle kalkıp gidecek nerdeyse :)) Bir ara baktım milletin kucağında geziyor, ağacın altındaki hatunlarla muhabbet ediyor, gidip toplayayım dedim. Pek memnun olmadı ama n'apalım :))

Saturday, 9 May 2009



Gecen pazar bahcede cekilen videosu :)

Fener kac atar?
Beesssss!

Normalde bir de elin kaldiriyor bes yaparak :))

Bu sabah 10"da esimi Gana'ya yolcu ettik. Insallah cabucak gidip gelir, islerini halleder, biz de MK ile sorunsuz vakit geciririz burada.

MK babasinin bavulunu hazirlamasina yardim etti :) Babasini havaalanina goturen taksinin arkasindan el salladi. Baba ucaga binecek, ise gidecek, 1 hafta sonra gelecek diye anlattik surekli.

Babasi gidince sitenin bahcesinde oynadi, zipladi, kostu. Eve geldigimizde birden aklina geldi, baba-baba diye panik oldu, biraz agladi ama sonra gecti :) Simdilik kabullenmis gorunuyor, bakalim.

Bugun Meral ve Gul gelecek, aksam bizde kalacaklar. Yarin bahcemizde kahvalti etmek istiyoruz, yagmur yagmazsa :))

Yagmur yagmasin, keyif yapalim istiyorum; ama ayni zamanda yagsin, patateslere, sarimsaklara, marullara yarasin istiyorum. Anliyor musunuz beni? :D

Saturday, 2 May 2009

Geçmiş Zaman Olur ki..

Çanakkale/Çan:

Mezarlığa, anneannemi ve dedemi ziyarete gittiğimizde..


MK, annesinin 15 yıllık ilk bisikletiyle :)


Çocukluğumun geçtiği bahçeler o zamanlar bana uçsuz bucaksız ormanlar gibi gelirdi. Oysa iki karışıklık, küçücük alanlarmış. Çocukken hayalgücümüz mü çok genişti, büyüdük de dünyamız küçüldü..

Sevmedi. Pamuk helvayı sevmedi.

Ama çukulatalara bir itirazı yoktu :)


Anneanne evinden gün batımı..

Aksaray:

Babaanne evinden gün batımı.

Arımaya :)

Babaanne-dedenin evinden Hasan Dağı manzarası.

Yolda:

Arkada Bolu Dağları..

Duygu ve Meltem'le havaalanında..
Artık aklından ne cinlik geçiyorsa :D


**********************************


Tohumdan çimlendirmeye çalıştığım domateslerin bir kısmı boy verdi, bir kısmından ses seda ve de görüntü yok maalesef. Galiba yukarıdan suladığım için heba oldular. Meğer derin bir kaba su koyup, saksıları içine oturtmak gerekiyormuş.

Boy verenleri daha büyük saksılara aktardım. Haziran ortası gibi de bahçeye yerleştirmek istiyorum. Ama önce bahçeyi güzelce temizlemem gerek. Bu pazar evden çalışacağını söyleyen eşime ultimatomu verdim :P MK bahçede durmuyor, seninle evde otursun ben de gidip toprağı temizleyeyim :)))

Bu akşam iş dönüşü MK'yı aldım ve bahçeye gittik. Her zaman babasıyla alıyorduk, babayı görmeyince kıyameti kopardı. O bahçede, arabasında ağlarken ben hiç bir şey yokmuş gibi patatesleri suladım :) Henüz görünürde bir şey yok ama ektiğim yerleri şöyle bir suladım :)

Daha önceden diktiğim ve ben Türkiye'de iken boy vermiş taze sarımsaklardan bir tanesini dayanamayıp topraktan çıkardım. Mis gibi taze sarımsak koktu :)

Eve gelince ince bir dal taze sarımsakla ne yapacağımı şaşırdım :) Birazını makarnanın sosuna doğradım. Birazını taze taze yedim :D Bir kısmını da tabağımdaki makarnanın üzerine doğradım. Elimde kala kala 2 ince yeşil dal kaldı. Dükkandan alıp gelmiş olsaydım onları kesin çöpe atmıştım ama kendi elimle diktiğim nimetin ziyan olmasına içim elvermedi :) O iki dalı da buzdolabına kaldırdım, yarın ekmek arası yapar yerim :D

Taze sarımsak seviyorsanız eğer, (herkesin favorisi değildir biliyorum:)) 1 diş sarımsağı toprağa gömüyorsunuz. Hepsi bu :) Balkondaki saksılarda deneyebilirsiniz. Yalnız gömerken neresi alta gelecek, neresi üste gelecek bilmek lazım. Şu resimdeki görünen yer alta geliyor: Sarımsak.

Eminim bu açıklamama gülenler vardır :) Azıcık toprakla ve bitkilerle haşır neşir olanlar yani :) Ama taze sarımsağın, bir diş kuru sarımsaktan, taze soğanın da bildiğimiz kuru soğandan olduğunu daha yeni öğrendim bendeniz! 3 yaşımda anaokul ile başladığım, 25 yaşında üniversite ile bitirdiğim 22 yıllık eğitim ve öğretim! hayatımda taze soğanın ne şekilde yetiştiğini öğrenememişim meğersem. Canım bu eğitim sisteminin görevi mi diye soracak olursanız.. evet derim. Evet. Pamuk içinde kuru fasülye çimlendirmekten öte hiç bir şey olmadı okul hayatımızda doğa-toprak-emek-üretim adına. 30 yaşımdan sonra cahillimin farkına varıyorum. Bir insan hayatında 10 dakika toprak eşelememişse, soğanın sapı, sarımsağın tepesi neresi bilmiyorsa, isterse bir kütüphane kitap devirsin, gene cahildir.. gene cahildir.

Topraktan kopmayalım, çocuklarımızı koparmayalım.
x