Friday, 17 April 2009


Bir kaç gün önce dedesiyle berbere gittik, saçlarını kestirmek için. Montunu çıkartmak istedik, ağladı çıkarttırmadı. Eve geldik yine çıkartmamıza izin vermedi. Akşam bir şekilde pijamalarını giydi yattı, gece 3'te uyandı. Bir ağlama krizi. Dış kapının önüne topladı milleti, bir şey diyor ama anlamıyoruz. Meğer askılıktaki montunu istiyormuş! Giydi, çıkarmadı. Sabahın 3'ü, 5'î artık hangisinde uyanırsa, uyanır uyanmaz montunu geçiriyor sırtına, bazen öğle uykusunda, uyurken bile çıkarttırmıyor.
Bugün biraz çarşıya çıktık halasıyla gezmeye. Ağlaya ağlaya eve döndük, eve sokamadık. Bu sefer sadece paltoyu değil, ayakkabıları da çıkarttırmıyor! Bir de eline bir anahtar almış, dış kapının önünde 'eve gidelim' diye deli gibi ağlıyor. Cinnet geçirmek üzereyim.
Yaprak Dökümü'ndeki, pempe paltoyu sırtından çıkarmayan Leyla'ya döndü.
Sabır küpü kayınvalidemin bile sinirleri bozuldu. Sözde ona moral olsun, ameliyat sonrası neşelensin diye gelmiştik. Kadıncağıza ekstra üzüntü oldu, başka bir şey değil.
Anlamıyorum, herkes her yaştan çocuğuyla sürekli geziyor, tatil yapıyor. Elbette çocuklar babalarını özlüyor, biraz mızmızlık yapıyor ama anneler yanlarında olduğu için, bir de tabi 'normal' insan evladı oldukları için öyle ya da böyle alışıyorlar. 'High Need Child' ayrılıklara, değişikliklere çok duyarlı evet ama bu kadar mı ya?
Bugün artık hat safhaya ulaşınca doktordan sakinleştirici aldık. Bildiğiniz sakinleştirici. Sinir bozuklukları için. Bu akşam kullanacağız bakalım. İşe yararsa, dönene kadar dayayacağım sakinleştiriciyi!

Dedesi ev içi ayakkabıları giymesi için ikna etmeye çalışıyor. Az önce çektim. Ayakkabıları çıkarmaya razı oldu ama mont kalmış. Şu an onunla dolaşıyor.

Bu arada, bu ne hava ya! Kazak ve montla dolaşıyoruz! Bizim memleket daha sıcak:) Havasını sevdiğiminin İngilteresi :D

Güldüğüme bakmayın, sinirlerim çok bozuk. MK delirmeden, ben cinnet geçirmeden döneriz inşallah. Şu sakinleştiriciden ben de mi alsam n'apsam?

Thursday, 2 April 2009

Salı ve Çarşamba Raporu

Anneanne ve dedenin seçim bayrağı :)

Dualar için teşekkürler arkadaşlar, işe yaramaya başladılar :) Salı günü uyandı,normal bir şekilde benimle ve arabalarıyla oynamaya başladı. Annem odaya gelene kadar her şey normaldi. Annem gelince birden elindekileri bıraktı, geldi kucağıma oturdu. Sonra babam da geldi. İkisine de uzaktan uzaktan, mahsun mahsun bakmaya başladı.

Türkiye'ye gelmeden önce alışsın diye sık sık, uçağa bineceğiz, anneanneye, babaanneye, dedelere gideceğiz, gezeceğiz.. diyordum. Ancak tersini İngiltere için burada yapmayı unuttum. Sanırım MK artık hep burada kalacağımızı düşündüğü için o kadar korktu. Bu sefer,oğlum buraya tatile geldik, gezeceğiz, evimize, babana geri döneceğiz. Seninle yine parka gideceğiz, Meral gelecek oynayacaksınız, seni yine Aysel teyzene götüreceğiz... diye uzun uzun anlattım. Ancak ondan sonra çocukcağız durumu anladı.Şimdi anneanne ve dede kucağında şımarıyor :) Gerci bu sabah uyanınca önce bir babasını arayıp göremedi ve eve dideelliiimm:) diye ağladı ama geçti :) Gün geçtikçe daha iyi olur umarım.


Bu bebeği bana,oğlumun ilk ismini aldığı rahmetli dedem benim doğduğum yıl -1978'te- gittiği Hac'dan benim için almış, getirmiş. Üretim tarihi itibariyle benden yaşlı yani :))

Bu hale gelmesinin sorumlusu ben değilim, benden sonra bebeği tepe tepe kullanan kardeşim :) MK bebeğe bayıldı. Arkasında anahtarı var, çevirince müzik kutusu çalışıyor, normalde kucağında bir de minik bebeği vardı, o kollarında sağa sola dönüyordu.




x