Tuesday, 17 March 2009

Bahçede bir pazar günü

Tepede tırnağa hazırlık :)

Küçük, büyük demedik; hep birlikte çalıştık :)



Toprak banyosu :)





Komşu bahçelerden birisinin sahibi güney Rum kesiminden bir komşi çıktı :) Sağolsun sarımsak getirmiş bize kendi bahçesinden. Tutar inşallah :)


Toprak Ağası,
Keyfinin Kahyası :)

Çalışın ülen ırgatlar :P

Ağzının kenarından bir solucan falan sarkacağını düşünmüştüm ama yok solucan yememiş. Henüz :P




Amerika'da, özellikle New York'ta oturan arkadaşlar, 1 haftalığına orada olan bir arkadaş için uygun-hesaplı alışveriş yapılacak yerlerin bilgilerini alabilir miyim? :) Teşekkürler!

Monday, 16 March 2009



Aslan Hayiryaaaniiiim :))
Su dizi basladi baslayali ilk kez Hayriyaanimi sevdim :) Yurru be Hayriyaaanim, kim tutar seni :))

Bi de su Ali Riza bey dellense de gorsek :)) Yalniz sessiz atin ciftesi pek olurmus, Ali Riza bey dellenirse taramaliyla dalabilir sahneye :D

Friday, 13 March 2009

Maydanoz

Hangi sebze hangi ayda ekilir tablosu.


Çarşamba bahçemize gittik MK ile. Oyalandık biraz. Oraya götürüp bırakacaklarım vardı, onları bıraktım. Pazar günü hava güneşli görünüyor şimdilik. Bakalım, kızlarla ne kotaracağız? :))

Yeşil Çizmeli Memed Ağa :))

Kırılmış, kaldırıma düşmüş..


Bugün evden çalışıyordum, MK da benimle. Geçen seferlere göre çok sakin bir gündü :) Kendi kendine oynadı, tv izledi. Sırf ses etmesin diye ben de hiç bir şeye sesimi çıkarmadım. Akşam 5 olduğunda ikimiz de ekran zehirlenmesi geçirecektik, kendimizi çimenlerin üzerine zor attık :)

Geçen hafta sonu Gül burdaydı, sağolsun bana çok yardımı oluyor. Pazar günü oynadı MK ile, ben de çalışabildim biraz. Başkasıyla oyalandığını görünce bloga yazmış, burada yaşayan başka arkadaşlara da haber vermiştim, müsait olan var mı diye. Sağolsun Banucum, yoğun ödev ve projelerine rağmen zaman ayırdı bize. Bütün gün MK ile koşturdu durdu evin içinde :) Çok yorduk onu. Çok ama çok teşekkür ederim, bir kez de burdan :)) Fotolar gelecek, çok yakında :))

İşte maydanozlar. Sizce kafalarını koparma zamanı gelmiş mi? :P Hepsini en baştan ekip, bu sefer başka bir ortamda bekleteceğim. Nane -yine- olmadı bu arada! Ne zormuş onu tohumdan çimlendirmek! Artık bahçesinde bulunan birilerinden kök olarak alıp ekmeyi düşünüyorum. Halbuki ne kadar kolay yetişen, hatta biraz dokunduğu yeri hemen istila edip orda bitiveren bir bitki...

Tuesday, 10 March 2009

Bahar Mantısı

Pazartesi:

Artık futbol oynayabileceğim bir arkadaşım var :)

Sitenin Bahçesinden Kareler:




Pazartesi öğleden sonra hayatımda ilk kez mantı yaptım! ee evet kareli harita metod defteri gibi bir hamur açmış olabilirim, hem de merdane ile ama Hatice'ye değil neticeye bakalım :D

Şu hamurun oklavaya yapışmaması için ne yapmak lazım? Unluyorum ama bu sefer de acayip unlu oluyor :) Başka fikri olan?

Tarif Defteri'ni keşfettiğimden beri elimden her iş gelir oldu :D Aynı anda pek çok kişinin tariflerini karşılaştırma şansım oluyor. Ortaya karışık bir şeyler yapıyorum böylece :)) Kızlarla yaptığımız su böreği, kendi başıma 2 kere yaptığım aşure ve şimdi de mantıdan sonra sıra geldi baklavaya :D

Şekil bile yaptım heheeytt :D


Tamamen kendi eseri.

Bunun dışında +1 tepsi daha çıktı.

Yemesi iyi güzel de tek başına yapması sıkıcı biraz :)
Kalabalıkla, sohbet ede ede daha zevkli olur eminim.


Fırında, 50 derecede biraz kurutayım dedim. Gerçi benim yavaşlığımdan ilk yaptıklarım kurumuştu bile :)) Fırında biraz fazla kalınca, önce yağlamayı unuttuğumu fark edip sonra da mantıları tekrar dizmeye üşendiğimden vazgeçtiğim ilk tepsinin mantılarının altta kalan hamurları erimişti. Yine de haşlarken bir sorun çıkmadı, dağılmadılar.

Salı:

Arkadaşıma giderken.. Fotoğraf çekmek için elli kere durunca geç kaldım. Yarın hususi fotoğraf çekmek için çıkmak istiyorum. Tabi hava güneşli olursa.




Cezacı amca :)
Bu görevlilerin tek görevi:) yanlış yere park etmiş arabaları bir akbaba keskinliğindeki gözlerle tespit edip, fotoğraflarını çekip, ışık hızıyla araba camlarına ceza yapıştırıp koşar adım ortamdan uzaklaşmak :)) Sanırım ceza başına %5 komisyon alıyorlar, o yüzden onların elinden kurtulmak mümkün değil. 2 dakika arabayı şuraya bırakayım, birine bakıp çıkayım diyene kadar en az £50 *sterling'lik* ceza araba camınıza itina ile yapıştırılıyor :)

Kış Uykusu.




Patatesin ikiye bölünerek gömülebileceğini hiç bilmiyordum. Alaylı değil mektepli olduğumdan daha o konuya gelmemiştim :)) Ama patatesi toprağa gömmek için illa çimlenmesini beklemek gerekmiyormuş. Jamie Oliver'ın organik bahçesinde hazırladığı, organik bahçecilik üzerine de bilgiler verdiği Jamie at Home programını izliyorum internetten :) Domates ve patatesten sonra bu akşam sıra soğana geldi :))

Orada gösterilen patates yetiştirme çeşitlerinden birisi, oldukça büyük, tabii ki içi gübre dolu gübre torbasına 2 tane patates yerleştirip duvara dayayıp bıraktılar. Bol su ve güneşin sağladığı sıcaklıkla torba içinde patates yetiştirmek bile mümkün.

Monday, 9 March 2009

Patates


Cumartesi gecesi heyecandan doğru düzgün uyuyamadım :) Pazar sabahı MK tarafından sabahın 7'sinde uyandırıldım. 9.30'da Allotment Society'ye üyelik ve bahçe kirası ödemesi vardı. Erkenden gittim, ödemeleri yaptım, anahtarları teslim aldım :) Bir de patates aldım, önce evde çimlendirip sonra ekmek üzere.

Cumartesi çizmelerimizi aldık, bahçede çalışırken giymek üzere..


Anahtar teslimi sırasında bir de dosya verdiler, içinde makaleler, broşürler olan. Büyük boy bir tohum ekim*biçim takvimimiz var artık. Buzdolabının üzerine astım, dersimi iyi ezber etmek için :D

Patates kökü. Hayatımda ilk kez patates kökü bana bir anlam ifade ediyor :)

Patatesleri toprağa ekmeden önce çimlendirmek gerekiyormuş. Kökü altta, tohumlarının çıkacağı kısmı da üstte olacak şekilde yumurta kutusu gibi bir şeylerin içine yerleştirmek gerekiyor.


Bazıları çimlenmeye başlamıştı bile. Hani bazen evde biraz beklemiş patates bile çimlenir ya. Ama önemli olan beyaz değil, yeşil çimlenmesi imiş. Beyazları koparıp yeniden çimlenmesini bekleyebilirmişiz.


Ben bazen evde çimlenmiş patatesleri kullanmaya kalktığımda, eşim onların hastalıklı olduğunu, kullanmamız gerektiğini söylerdi. Ancak bugünlerde internette okurken öğrendim ki, yapılan araştırmalara göre patates, hiç bir hastalık geliştirmeden beş kereye kadar üst üste çimlenebilirmiş.

Küçük bahçıvan da iş başında :)

Kitaplığın üzerinde yerlerini aldılar :))

Ne kadar güzeller değil mi? :) sirar demiş ya yorumlarda, "toprak çiftçilerin çocuğu gibidir" diye. Öyleymiş :)) İşte benim minik çocuklarım :)) Her halleriyle en güzel çiçekler kadar güzeller :)




Pazar sabahı klasik kahvaltımızı yine arabada ama bu sefer farklı bir manzarada yaptık; Go-Kart yarış sahası önünde :)

Saçı uzun aklı kısa :))


Meral'le yaptığımız truffle'lar.

4 paket çikolata kullandık. Benim en sevdiğim portakallı&bitter, bitter, sütlü ve beyaz. Portakallı haricindekilerden biraz ayırdık, 4-5 kare kadar. Geri kalanların hepsini ayrı ayrı mikrodalgada, yavaş ısıda erittik. Daha sonra 268 ml kadarlık 1 kutu kremayı (double cream) göz kararı hepsine paylaştırıp karıştırdık. Buzdolabında bir süre soğutup hafif donmalarını sağladıktan sonra her birinden küçük toplar yapıp, daha önceden ayırdığımız ve süsleme için erittiğimiz çikolatalara, fındığa ve toz kakaoya kafamıza göre buladık :)

Portakallı bitter'i önce beyaza sonra fındığa buladık mesela.
Ya da beyaz çikolatalı topu bittere ve kakoya gibi...

Akşam yaptığımı için ışık yeterli değildi, bir kere daha gündüz yapıp her aşamasını fotoğraflama istiyorum :)

100 gr.lık 4 paketten, toplamda 400 gr, yukarıdaki iki tepsi çıktı. El emeği, göz nuru :) Bence vaktiniz varsa bir yere giderken götürülecek çok özel ve anlamlı bir hediye :))

********************************

Bahçe konusundaki tüm güzel dilekler, temenniler, bilgiler için tekrar tekrar teşekkürler :) Ben cam kenarında saksılar ile başlamıştım, buraya kadar geldim:) Darısı sizlerin başına.
x