Tuesday, 15 September 2009

Tomato Blight -Son Gelişmeler-

Sabah saat 11 gibi, içim içimi yediği için daha fazla duramadım. Ve yağan yağmura rağmen, attım MK'yı arabasına, koştur koştur gittim bahçeye.

Bir torbaya, kızarmış-kızarmamış dinlemeden, pembeleşmiş domatesleri doldurdum, hastalık kapmalarından iyidir diyerek; diğer torbaya da dün bir kenara attıklarımı, fideler içinden ayıklayabildiğim, bulabildiğim bütün hastalıklı domatesleri... 1 koca torba çıktılar maalesef. Bazı fidelerde bütün dal hastalanmış, daldan domateslere yayılıyor yavaş yavaş, bütün dalı kopardım.

Bahçeden uzaklaştırın diyorlardı, eve kadar getirip sitenin çöpüne attım :) Abartmakta üstüme yoktur :D

Bu arada yağmur aralıksız yağdı, ben de sucuk oldum. Normal şartlarda hiç bir kuvvet beni o yağmurda evden çıkaramazdı.

Her gün gidip kontrol etmeli, pembeleşenleri toplamalı. Bu saatten sonra (eylülün ortası oldu, havalar soğudu) daha ne kadar hasat alınır bilmem. Takvime baktım, ekim sonuna kadar vaktimiz varmış :)

Şanslıyım aslında, hasatın sonuna doğru çıktı bu hastalık. Ya başında olsaydı?

Tomato Blight, Potato Blight'ın da sebebi olan, Phytophthora infestans denilen bir tür mantarın domatesleri sarmasıyla oluşuyor. Sıcak ve yağışlı-nemli- havalar bu mantarın üremesi için en ideal ortamı hazırlıyor. Yani klasik İngiltere havası :))

Potato Blight, 1845-1852 yılları arasında, bir milyondan fazla insanın ölümüne sebep olan, İrlanda'da başlayıp kıta Avrupası'na sıçrayan Büyük İrlanda Açlık Krizi'nin sebebi. İnanılmaz değil mi?

Ana besin maddesi patates olan İrlanda halkı, tüm ülkedeki patateslere yayılan hastalık sebebiyle yiyeceksiz kalıyor, 7 yıl içinde nüfusun %20-25'i yok oluyor. Bu açlık krizi büyük İrlanda göçüne, İrlanda'nın siyasi-politik-ekonomik yapısında köklü değişikliklere kapı açıyor.

Ve.. sadece 1 hafta önce, bilimadamlarının, 1845'teki açlık krizine sebep olan Potato Blight genini keşfettikleri açıklanıyor. 164 yıl sonra. Hastalığın genini keşfetmeleri, patatesin genleriyle oynayacakları, etkisiz hale getirecekleri ve böylece hastalığa dayanıklı ancak 'genleriyle oynanmış' patateslerin piyasaya sürüleceği anlamına geliyor maalesef.

Halihazırda zaten patates dahil pek çok ürünün genleriyle oynuyorlar, bir yandan hastalıklara dayanıklı hale gelmelerini sağlarken, diğer yandan çekirdeğinden ikinci kez üretim yapamayacağınız, doğal akışına müdahale edilmiş ürünleri yememize sebep oluyorlar.

O yüzden organik tohumları korumak-saklamak ve üretmeye devam etmek önemli. Pembe Domates Ağı'ndan önümüzdeki yaz için tohum talep etmeyi unutmamalı :)

11 comments:

Meral Saatli said...

Allah aklini korusun arkadasim:P

Yazmak iyidir... said...

İlaç kullanmıyosun di mi.. E nolcak bunun organik çözümü olsa İrland'lar perişan olmazdı bu kadar?!

KeLeBeK said...

domateslerine geçmiş olsun esracım :) vay be gerçekten hastalık gibi bi günde yayılı vermiş hee allahtan sen kışlık konservelerini yaptın dediğin gibi baştan olsa kötü olurdu

Kremali'nin annesi said...

Varlikla oldugu gibi yoklukla da imtihandayiz her dem. Allah beterinden korusun Esracim.

aslı said...

Tühh be. Ne çok uğraştın, ben de ne çok özendim. ay nazarımız mı değdi acaba. Sen bu hevesle tomato blightin üstesinden gelirsin gibi geliyor bana.Sevgiler

Fevkalade said...

Bizim de salataliklar gitti. Kocam kafayi yedi yiyecek. Bahceye gidip gelip, soyleniyor.
Sarimsakli marimsakli bsieyler yapti spreyledi ama, olmedi salataliklarin uzerindekiler.
Ne diyim! Sizin de basiniz saolsun kardescegizim:(

banu said...

sizin bahçe için ayırıp bir türlü gönderemediğim tohumlar arasında pembe domatesler de vardı :) unutmadım - hatta hala masamda bekliyorlar - ama o kadar karmaşık bir dönemdi ki fırsat bulamadım bu vesile ile söyleyeyim.

Ankara'da bir bahçede bir grup arkadaş kardeş bitkiler yöntemi ile ekim yapıyor. Yani bitkilerin birbirine yarayan özelliklerini kullanmayı ve birbirine zarar vermelerini önlemeyi amaçlıyorlar. Bu sene domateslerin yanlarına aynısefa bitkileri dikmişler. Hatta ben de topladıkları aynısefalar ile yapılan merhemden deneme fırsatı buldum :) Tomato Blight'a çare olur mu bilmem ama belki gelecek seneye bahçede böyle bir ekim yöntemi deneyebilirsin.
daha fazla bilgi icin :)))
http://kardesbitkiler.blogspot.com/2008/10/karde-bitkiler-bahesi-proje-zeti.html

Berceste said...

Himmm tohumlar ulke degistirirken dikkat etmeli derim ben. Ne de olsa Turkiye domatesi tohumu yad ellere gidiyor. Senin ellerinde guvende ama oradan alan olursa neler yapar bilemeyiz degil mi? Bizler simdiye dek hem tohum konusunda comert olduk, bu yapimizda var. Biz bahce marketlerinden cicek almayiz, begendiklerimizi komsularimiz, akrabalarimizla paylasiriz, hediye ederiz. Ama bunu yapan bir Ingiliz'e denk geldik mi?(Haksizlik etmeyeyim. Yan komsum kendisininkinden vermedi ama bahce marketten kupe cicegi ve sardunya hediye etti bana, citinin altinda kalan lalelerimin yerine!) Pembe domateslerin olursa kendinde kalsin dilerim :)
Irlanda da Osmanli'nin o kitliktaki yardimini hala unutmaz hatirladigim kadariyla bir de!
Sevgiler...

Berceste said...

Bir sey daha, ne cok konusuyorum :( Yesil domateslerden tursu denedin mi?

ruhdagı said...

Domates aşkına, iyiki hastalık ilk ürünlerde başlamadı çok büyük hayal kırıklığı olurdu.
Benzer bir sıkıntı geçen sene annemin İstanbul'da ki bahçesindede yaşandı. Onun domatesleride dibinden bozulmaya başlamıştı. Üstelik ilk çıkan domateslerde :(

Mert Yaşar said...

Bu hastalık, etkili bir genetik silah olabilir :)

x