Tuesday, 8 September 2009

Kışlık Domates Konservesi: Bölüm 2

Kurutulmuş Domates Kabuğu Sızma Zeytinyağı ile Buluşunca :))

Meralcim, kabukları zeytinyağı ile şişeledim. Salatalara çok yakışıyor diyorlar, bakalım, birlikte deneyip tadalım :))

Sevgili tomurcuk, peynir yapılışını 4 sene önce bir blogta görünce, bir gün denemek üzere beynimin arşivine kaldırmıştım :) Yalnız biz burada, özellikle Almanya'dan gelen, tadı Türkiye'dekiler gibi olmasa da gayet güzel olan beyaz peynirlerden bol bol bulduğumuz için 4 senedir tembellik ediyorum peynir yapımı konusunda :) Bildiğin bir tarif varsa, paylaşırsan sevinirim :) Benim tarif 10 kiloluk süt içeriyor da :P

Bu tür planları çoğalttıkça eşim ve arkadaşlarım, sana aslında çiftlik lazım diye dalga geçiyorlar :)

Kahvaltılık sos tarifi soran Şule hanım, İffet hanım tarifi yayınlamış efendim, buyrunuz bakınız :) İşin sırrı güneşte bence.

**********************************

Gelelim konservelerin durumuna.

Dün sabah düdüklüyü açtım, biberli domates kavanozu tamamdı. Kilidini açtım, kapağı sıkı sıkı kapalı idi ve açılmıyordu. Bu, olduğu anlamına geliyor. Ancaaak diğer kavanozun içine su girmişti ve kapağı açar açmaz sular foldur haşır taştı. Sabahın köründe üşenmedim yeniden kaynattım, kavanozu temizleyip baştan doldurdum, düdüklüde kaynattım. Akşam baktım, yine olmamış. Buzdolabına koydum, bugün kendileri domates çorbası olarak kaderine teslim olacak :D

Diğer 2 cam kavanozu düz çevirip kontol ettim. İlginç bir şekilde yarım doldurduğum kavanozun kapağına vurunca tok tok ses geldi. Olduğunun kanıtı. Diğer, dolu olan kavanozdan o kadar tok bir ses gelmedi :P Ancak o kapağın üzerinde emniyet butonu denilen bir durum mevcut, üzerine basınca içeri göçüyorsa, kavanozun içindeki bozuk anlamına geliyor; dümdüz duruyorsa tamamdır demek oluyor :) Buton düzdü, sesi tok olmasa da:P Umarım o da tamamdır.

Bu akşam ya da yarın bahçeye uğramam lazım, domatesleri toplamak için. Yeni hasatla bu sefer salça mı yapsam acaba? Tarifi olan? :)))

Postu postaladiktan sonra:) aklıma geldi, neden tarhana yapmıyorum ben? Acil domatesli tarhana tarifi ve tecrübeleri aranmaktadır :))


**********************************

Sonunda birileri durumun vehametini ve saçmalığını yazıya dökmüş. Bir Şarkısın Sen.

Aylar önce bir akşam, Türk kanalları olan bir arkadaşın evinde denk gelmiştik bu yarışmaya. Küçücük çocuklar gecenin 11'inde, üzerlerinde nişan kıyafetleri, yüzlerinde tonla makyaj, yırtmacı beline kadar gelen bir hatunun yanında, havamda değilsem zaman zaman bana bile ağır gelen şarkıları acıklı bir yüz ifadesi ile 'icraa' ediyorlardı. Kodaman kodaman tipler de koltuklara yayılmış yorum yapıyorlardı. O kadar itici gelmişti ki bana. Gecenin o saatinde yatağında olması gereken çocuklar, 3. sınıf gazino uvertürleri gibi ellerinde mikrofon sahnede dolaşıyorlardı.

Ondan sonra da artan çocuk istismarından, t@cizlerden bahsederler. Eğer oturup o programı izliyorsanız, çocuk istismarından bahsetmeye hakkınız yok.

9 comments:

firdevs said...

Allah'im bu ne hamaratlik :)) vallahi gozlerim yasardi :) salca , konserve , peynir :) korkarim sen yakinda kadayif , eriste , makarna da kesersin :))

bizim burada da kasar beyaz peynir ve hatta tulum peyniri bile satiliyor ama , yine de peynir yapmak cok guzel bir sey :) denemeni siddetle tavsiye ederim :) ayrica 10 lt sutten cok az peynir cikiyor :p

zeynep said...

esra,
mutfakta zen bölüm bölüm tarhana yapımını anlatmıştı, hatta pek çok da tarif geldi oraya. yorumlara bak istersen.

annem, minik acı biberler ve domates rendesiyle çok güzel bir sos yapıyor. turşu gibi ama değil:-) domates rendesini kaynatıp, az haşlanmış minik biberleri içine atıyor. maydanoz, sarımsak, tuz ve az sirke ilavesiyle kaynatıp, kavanozlara dolduruyor. nefis bir şey. tavsiye ederim.

YAVRU KUŞUN ANNESİ ANNEKUŞ(*YASEMİN*) said...

Geçen sene hamarat ben yapmıştım.

http://kuzucumkuzucum.blogspot.com/2008/09/yavru-kutan-zare.html

Ancak O tariftekinden daha fazla biber koymanı öneririm çünkü rengi pek kırmızı olmamıştı benim.

Hatta rengini kırmızı yapmak için toz kırmızı biber kullananlar olduğunu duymuştum.

Kolaylıklar diliyorum

Mert'im said...

Maşallah yemek sitesi falan açsan olacak yani artık:) Valla ben anneme sığınmış durumdayım sağolsunlar kayınvalidem ve annem kışlık-yazlık tümmmm ihtiyaçlarımızı karşıladıkları için ben çokk tembelim bu konuda.

Ayşe said...

Allahim o programa biz de rastgeldik misafirlikte bu sefer Turkiye'ye gittigimizde... Herkes "yok iste, cocuklari degil sarkilari yaristiriyoruz biz" soylemine oyle tav olmus ki, seyrediyorlardi. Misafirlikte oldugumuz icin kapatin da diyemiyorum. Hele bi tanesine kiz sahnedeyken annesini getirdiler, nasil agliyorlar ana kiz, biz de bakiyoruz. Ben ifrit oldum tabii.
neyse, simdi sabah sabah actirma agzimi... :)

bu arada iyiyim ben. merak etme.

iffetin günlüğü said...

Domates kabuklarını merak etmiştim,demek salata sosu olacak bu arada konserve yapmak büyük cesaret ben korkuyorum doğrusu bir arkadaşım (belkide eski kapak yüzünden)25- 30 kavanoz konserveyi çöpe atmıştı da..
o program ve benzerlerini seyretmiyoruz.kazananlarında kazanamayanlarında sonu pek hayır olmuyor.Allah akıl fikir versin..

ruhdagı said...

Gerçektende okuduğum tüm bu bahçe ve hasat postlarından ve şu son günlerdeki konserve maceralarından anladığım kadarıyla kafana koyunca yapayacağın şey yok. Korkulur senden azizim ne diyeyim :)

Not: O acılı olan domates kavanozuna hasetle baktım. Nazarım değmez, pek kem gözlü değilim ama çatlar filan, arada kontrol et :)

aslı said...

Salça yapmak konserve yapmaktan daha zahmetsiz biliyor musun? Biz domatesleri dörde bölüp bahçedeki fıçıların içine basar, üzerlerine tuz dökeriz, ama tabii öyle tuz göz kararı falan olur. Sonra bu domates fıçıları yaklaşık 10 gün kadar ağızları kapalı vaziyette orda bekler. Kapakları açar, şu iri delikli süzgeçlerden geçirir, iyice ezer, sıkar ve naylon çuvallara koyarız, suları aksın diye, benim içim gider sulara ama bizde bahçeye karışıyorlar aslında pek te üzülecek bişi yok yani, sen de bahçede yaparsan toprağa gübre bile olur, kabuk ve posalar yine yaptığın yöntemle değerlendirilebilir ya da kompos olarak kullanılabilir,bir-iki saatlik süzülmeden sonra biz peçka diyoruz, kuzine fırın ona koyar kuruturuz. Trakyada pek dışarıda kurutacak kadar güneş olmaz zaten. Sen miktarı bizimkinden az yaparsın muhtemelen, bu yüzden evdeki fırınlarda da çok sık karıştırarak, düşük ısıda suyunu iyice çekmesini sağlamak mümkün. Ben ters rüzgardan geri tepen kuzine yüzünden, alıp İstanbulda bu şekilde kurutmuştum payıma düşen salçayı yılın birinde. Bence içinden kolayca çıkarsın çok pratik, kolaydır salça yapımı. Kolay gelsin.

pelince said...

İnanmıyorum ya,gözlerim yuvalarından çıktı denebilir :) süpersin,bu kadar uğraş gerçek bir emek işi... bayıldım ve çok özendim... gerçekten nefis olmuş.. domateslerin o doğal hallerine bayıldım... benim aldığım domatesler hep aynı boyutta ve aynı şekilde,nedendir bilinmez ;)

kış boyu afiyet olsun... ellerine sağlık..

x