Wednesday, 9 September 2009

09.09.09

Gülerek poz ver oğlum deyince :)


Sağ gözünün kenarındaki kabuklu yara.. 2 akşam önce gözümüzün önünde, yemek yemek için sandalyeye çıkmaya çalışırken oldu :( Düşerken sandalyenin kenarı sıyırdı sanırım.



Dün yine olan domatesleri topladım. Salça yapımını araştırdım biraz, anladığım kadarıyla suyu gidecek, kalan posa bizimdir :) Ancak çok domates lazım, dallardaki yeşiller kızarana kadar evdekiler bozulablir. Evdekilerden 1 kavanoz ya çıkar, ya çıkmaz.

Tarhana için biraz geç kaldığımızı düşündük Meral'le. Havalar çoktan soğudu burda. Bahçeli ev olsaydı ya da en azından balkon, belki rüzgarda kurutabilirdim ama şu an zaten nemli olan Londra havasında, evin içinde biraz zor kurur. Tek korkum ziyan olması. Gerçi yaş olanı, domatezsiz olan, her mevsim yapılabiliyor ve hatta buzdolabına konuyormuş ama ben anneannem usulü, çocukluğumun tarhanasını istiyorum :)

Tarif almak için dün annemi aradım, hiç yapmadım ki kızım bilmiyorum, hep anneannen yapardı dedi. Anneannelerin, babaannelerin tarifleri kaybolmasın :(

Kabak&Kabak
:)

Kıbrıslı bahçe komşularım, sevimli teyze ve amcanın hediyesi olan kabak. Bu kabak çeşidini bilmiyorlardı, bu nedir, biliyor musun? diyerek bana sordular bir kaç hafta önce :) Çekirdeğini Kıbrıs'taki bir tanıdıkları, hep yedikleri bir kabağın çekirdeği diye vermiş, ortaya bunlardan 3 tane çıkmış :) Tatlısını yapabileceklerini söyledim ama ikisinin de şekeri var, çocukları tatlı yemiyor vs. Ben yapıp, tadımlık bir tabak götüreyim :))

Bir de, yemeğini, böreğini yaptıkları bir kabak gösterdiler bana, ağzım açık kaldı. Hayatımda bu kadar büyük kabak görmemiştim :)) Sanırım ben küçükken anneannemin evindeki, banyoda hamam tası olarak kllanılan 'susak' o kabaktan yapılıyor :) Yerde yatıyordu ve uzunluğu rahat 1 metreydi! En kısa zamanda gidip o kabağın fotosunu çekmek istiyorum. Çekirdeklerinden bana da verecekler, önümüzdeki sene ben de deneyeceğim. Beni tek düşündüren, 7-8 domates fidelik yer kaplıyor oluşu :)




Vatandaş artık mahalle takımında :)))

Fotoğraf makinalarına gelince. Almak isteyen arkadaş, bütçeniz bu işte önemli bir ayrıntı :) Fotoğraf çekmeyi ne kadar sevdiğiniz de. Herkesin bildiği Canon ve Nikon bu işin en iyileri. Her ikisi de birbirinin dengi. Savaş fotoğrafçıları Nikon'u tercih edermiş, daha sağlam diye :) Stüdyo fotoğrafçıları da Canon'u :)

6 senedir Fujifilm FinePix S5000 kullanıyorum. İşimi bugüne kadar gayet güzel gördü. Ancak artık daha kaliteli bir şeyler istiyorum. Uzun araştırmalar sonucu Canon EOS 500 DSLR'a karar (gönül) verdim. Ancak daha önce de dediğim gibi, yılbaşı dönemi fiyat kırmalarını bekliyorum :)

Canon'un yeni çıkan EOS 1000'i var. Hem -nisbeten- uygun fiyatlı, hem de sıfırdan başlayanlar için bile kullanımı kolay.

Neden Canon? Tek bir sebep Nikon yerine Canon'u tercih etmeme sebep oldu. Nikon'un lenslerini Canon'da kullanabiliyorsunuz ama Canon lenslerini Nikon makinalarda kullanamıyorsunuz. Farklı farklı lensler almak istediğimde Nikon'a bağlı kalmak istemedim, seçeneğim olsun istedim. Ama lens takıntım yok, az olsun öz olsun diyorsanız Nikon'u da araştırabilirsiniz.

Bir de küçük dijital makinalar var, kullanımı kolay, küçük vs. Belki de öyle bir şey istersiniz. Tam olarak bilemediğim için kesin bir şey söyleyemiyorum.

Ama şöyle yapın, dijital ürünler satan bir mağazaya gidin, fiyatlara bakın, ürünleri elinize alın (mesela ben canon eos 50d'yi gördüğümde ağzım açık kalmıştı :) Çocuklu bir hatun için pek pratik değil kullanımı. Hatta 500 bile ağır, hele de benim şu anki küçük ve hafif fuji ile karşılaştırınca pek bir ağır duruyor elimde :)) Elime ilk aldığımda rahatsız bile etti. Zamanla alışılır, orası kesin.

Neyse, yaz yaz bitmez benim için bu konu :)) Size tavsiyem, hem internette hem dükkanlarda biraz dolaşın, bilgi toplayın. Ne istediğinize, ne kadar özellikli bir şey istediğinize karar verin. Benim açımdan bu uzun bir süreç, fotoğraf makinası benim için yoldaş, arkadaş gibi bir şey :) Uzun süre 24 saatinizi geçireceğiniz bir ev arkadaşını nasıl titizlikle seçerse bir insan, ben de makinayı o titizlikle seçmeye çalışıyorum :)))

Tüm bunların yanısıra, fotoğrafı çeken gözdür. Dünyanın en iyi kamerası da olsa elinizde, güzel fotoğraflar çekeceğinizin garantisi yoktur :) Bol pratik bu işin bence püf noktası. Sadece daha net, teknik olarak daha iyi fotoğraflar çekmek adına değil; sürekli pratik insanın kameradan dünyaya bakışını, bakış açısını da değiştiriyor diye düsünüyorum.

8 comments:

Yazmak iyidir... said...

Esraaa! Kalorifer diye bişey yok mu sizin oralardaaa! Evdeki havayı kurutan bu gıcık teknoloji, annemin de kışn tarhana kurutmasına yardımcı olmuştur. Sana tek gereken, çocuğun elinin eremeyeceği düz büyükçe bir zemin :P

tomurcuk said...

O kabağı çok merak ettim. Bir de nasıl çekirdek kurutacaksın? Bi püf noktası var mı? Sadece çekirdekleri çıkarıp güneşe falan mı koyuyorsun? DSLR konusunda elde rahat olması en önemli kriter bence de. Ben Nikon D40 seçmiştim, hala aşk yaşıyoruz. Sonradan bir 55-200lük lens aldım ama açıp takarken tırsıyorum, içine toz kaçırırım diye. En iyisi bir lensin olacak 18-300 tamamdır :)

nalan said...

hakikaten bu kadar güzel domatesler yetiştiriyorken tarhanayı es geçme :) tijen'in tarhana yapımını da görmüşsündür mutlaka.
bu kadar da güzel domates konserveleri yapmışken :)

Ayşe said...

oglusumuza gecmis olsun...

bu arada illaki DSLR mi istiyorsun? benim Canon 20x'im bayagi etkileyici... cocukla daha rahat edebilirsin.
bak bu yeni modeli...
http://www.amazon.com/Canon-PowerShot-SX20IS-Stabilized-Articulating/dp/B002LITT3I/ref=sr_ob_1?ie=UTF8&s=electronics&qid=1252507096&sr=8-1

kardesim babamin eski nikon SLR'inin manual lenslerini yeni aldigi DSLRla kullaniyor. memnun ama agirligindan sikayetci. heryere goturemiyor...
cok sevgiler.

Bezen Hindistan said...

bir arkadasimin annesi tarhanayi firinda kurutuyor. denemek istersen kac derecede yaptigini falan ogrenirim.
sevgiler

iffetin günlüğü said...

fırını bilmiyorum ama evin içinde tarhana biraz kokar balkonda kuruttuğum halde evin kokusu değişti
ayrıca kabaklara bayıldım:)

aslı said...

Ay söylemeden geçemem şimdi, salça yapmak için domateslerin hepsini aynı anda işlemek zorunda değilsin, yani, doğrayıp, tuzladıklarının üzerine ekleyebilirsin yeşiller kızardıkça. İlla yaptıracağız salça, tarhana:))

Chido's said...

Tarhana bizim de vazgeçilmezimiz bende anneme de sorduğum da bilmiyorum kızım ananen bilir dedi ve hemen ananeme gittiğimde aldım elime kağıt kalemi Tarhana tarifini yazdım :)) çok zahmetli bir iş kızım biraz büyüyünce kesin deneyeceğim.
Kabağın fotoğrafını da mutlaka ekle merak ettik :)

x