Sunday, 9 August 2009

Hasat ve Zayiat

2 gün önce gittiğimde sapasağlam domateslerimden ikisini bugün, sümüklüböcekler tarafından yenmiş buldum hrrrrr!!

Domatesin ilkini gördüğümde telefondaydım ve arkadaşa avaz avaz: Oh nooo! Domateslerimi yemişler, domateslerimi yemiişleeer! diye panikle bağırdım :)))

Bundan sonra her gün kontrol edip olanları hemen toplamalı.

Bunlar, bahçe komşum olan Kıbrıslı teyzenin verdiği Afrika domatesleri. Bir tanıdıkları, Afrika'da yetişen bu domateslerin tohumlarını hediye getirmiş onlara. Teyze ve eşi de yıllardır çekirdekten yeniden ve yeniden büyütüyorlarmış. Sağolsunlar bana 6-7 fide vermişlerdi, ilk önce onların domatesler oldu.

Ben tam tohumları çimlendirme zamanı Türkiye'ye gidip, dönüşte-nisan sonunda çimlendirmeye başladığım için benimkilerin daha zamanı var.

Türkiye'de bu cins domates var mı bilmiyorum. Tohumları kurutmaya başladım. İsteyen arkadaşlara gönderebilirim. Uygun şartlarda patlıcan kadar olabiliyorlarmış, yine uygun şartlarda fidelerin boyu 2 metreyi aşıyor. Teyzelerin seradaki fideleri 2 metrenin üzerinde, dışarıya dikilenler o kadar uzamıyor, hava sıcaklığının çok yüksek olmamasından sanırım. Yine dışarıdaki fidelerin domatesleri de çok büyümüyor. Ancak Türkiye sıcaklığında; 2 metre boyundaki fidelerden, patlıcan büyüklüğünde domates elde etmek mümkün muhtemelen. Hem de %100 organik olarak :))


Patatesler sararmaya başladılar. Artık onların tamamını sökmem lazım, toprakta ziyan olmamaları için. Lakin o kadar patates bu nemli havada evde de ziyan olur. Büyük çoğunluğunu konu-komşuya dağıtacağım artık.

Taze soğanların tamamını söktüm. Sarımsak ve soğan ektiğim alan temizlendi. Buralarda bir yerlerde sarımsaklar olmalıydı?! diye aranmıştım geçen sefer. Saplarını göremeyince çürüyüp gittiler herhalde diye düşünmüştüm. Bugün taze soğanları söktükten sonra ot bürümeye başlamış toprağı şöyle bir alt üst edeyim dedim. Hastalık gibi bir şey, halımdaki meyve suyu, MK'nın pastel şaheserlerini takmam ama bütün toprağı teeerrtemiizz yapmak, bütün yabani otları söküp atmak, ayıklamak istiyorum :D

Veee bu işlem sırasında ne buldum? :)))) Toprağın altına saklanmış ve her biri birer koca baş olmuş sarımsakları :)) Ganimet bulmuş gibi sevindim :)))


Domatesleri sularken gördüğüm manzara karşısında gözlerim faltaşı gibi açıldı! Kocaman, kocaman, kocaman bir domates dalım kırılmıştı :(((((((

Üzeri henüz olgunlaşmamış kiraz domatesler (cherry) ile dolu bir dal kırılmış yerde yatıyordu. Önce, acaba dolaşırken ben mi kırdım? diye düşündüm ama koptuğu yer kabuk bile bağlamıştı, ya domatesler ağır geldi ya da tilkiler falan dolaşırken kırıldı.

Suya koydum, güneşte bırakacağım yarın. Bir umut, belki kızarırlar :(

Bu yıldan, gelecek yıl için aldığım dersler:

1- Bu kadar çok alanı patatese ayırmaya gerek yokmuş :)
2- Her bir domates fidesinin etrafında, en az 1.5 metre çapında boş alan bırakmak gerekiyormuş.

Kıbrıslı amca fideleri çok yakın aralıklı diktiğim için uyarmıştı beni ancak, dar alanda kısa paslaşmalar istediğim için mecbur kalmıştım :)) Gelecek yıl daha çok alanı domatese ayırmalıyım.

3- Marul tohumlarını inci gibi arka arkaya dizmemeli:)) Sümüklüböcek sülaleleri o sık aralıkların içine iyi saklanıyorlar! Ayrıca marul yaprakları serpilip büyüyecek yer bulamıyor. Gerçi bu geniş alan meselesi tüm sebzeler için geçerli. Her bir fidenin arası ne kadar açık olursa sebzeler o kadar çok büyüyor.

4- Tüm tohumları aynı anda ekmemeli! Yoksa hepsi aynı anda meyve vermeye başlıyor, o zaman da bu kadar patatesle ne yapacağım diye düşünmeye başlıyor insan :))) Her hafta bir grup çimlendirmeli. Böylece bir anda değil de, düzenli aralıklarla ürün alınır. Elindekiler tükenince yenisi gelir :)) Şimdi tüm domatesler aynı anda olunca ne yapacağım bakalım? Hadi patates domatesten daha dayanıklı ama domatesler fazla beklemeye gelmez. Gerçi ben sabah akşam ekmek arası peynir domates yapar yerim onları :)) Zaten sırf bu yüzden, Türkiye'de, çocukluğumdaki domateslerin kokusunu, tadını alabileyim diye ektim o kadar domatesi. Hatta ve hatta bir bahçe kiralama peşine düşmem de özünde domates sevdama dayanır :)) İmkan olsa gece başlarında yatıp bütün sineği böceği tek tek elimle kovalayabilirim, o derece :D

5- Bizim bahçe bölgesinde yeni topraklar kiraya verilecekmiş. Acaba kocamın adına başvursam, aynı evden iki kişiye verirler mi? Bu akşam eşime bu fikrimden bahsettiğimde gülerek, daha tarlanın 1/3'ünü kullanmadın, gözün doysun dedi :D

Toplanmayı ve temizlenmeyi bekleyen böğürtlenler var ki.. Ayrı bir hikaye :))

Organik pazarda tezgah açıcam bu gidişle :D

PS1: Patatesli ekmekler yumuşacık oluyorlar :))
PS2: Vancouver'da yaşayan var mı? diye sormuş bir arkadaş, varsa acele ses piliizz dütfen :P

19 comments:

Şule-Bilgebebek said...

ne kadar güzel ya.çok imrendim.
cherry lere yazık olmuş :(
çizme çok şık bu arada :d

Kremali'nin annesi said...

Bunca isinin arasinda cevap vermeye de vakit ayiriyorsun ya, cok nezih bir dostsun sen Esracim cok.

Hazir bulmusken seni, bir de soyle 10 kilo patates siparisi versem, bakalim onlar da ayni hizla gelecekler mi:D Gerci sendeki hasilat fazlasini bilmeden daha dun almistim 5 kilo ama olsun. Insan dostu icin hergun cig patates bilem yermis degil mi:))

Anne ve Bebisi said...

Sevgili Sule, balkonun varsa, bahcem yok diye dert etme :))) Saksilarda, kasalarda da yapabilirsin :))

Cizmeler yakiyor, sorma :P

Sevgili Sule 2 :)) Askolsun sekerim, hemen pazartesi postaya vereyim, sen iste yeter ki :)) Bol bol patatesli ekmek yaparsin :D

Şule-Bilgebebek said...

kremalının annesine burdan seslenebilir miyim izninle.
blogunuz 2008 de kalmış,farklı bir adresten mi devam ediyorsunuz?

ya evet aslında balkon olabilir.ama gec kaldım sanırım domatese filan.
orada sulama işi nasıl , ücret bakımından :d

Anne ve Bebisi said...

Ayse Sule izinde :P 2008'den bu yana :) Sahsen heyecanla geri donusunu bekliyorum :))

Evet bu yil icin ekim zamani bitti, mart ayi gibi basliyor tohum ekim zamani.

Sulama isi bedava :P Her Allah'in gunu yagmur yagiyor :)) Onun disinda, olmuyor ama hani olur ya:) yagmur yagmazsa su kuyulari var belirli araliklarla, oradan faydalaniyoruz. Ucretsiz. Ama dedim ya, gerek kalmiyor, masallah her gun ya da en gec 2 gunde bir yagmur.. O haldeyken 6 aylik bir su parasi geldi gecen gun, hala $oktayim! :)) Bu kadar yagmur yagan bir memlekette, bu kadar su zammi!! Ohhaaa dedirtti :))

Ayşe said...

domatesleri tursu yapsan? hani yesil domatesten yapilir ya... hatta tursu suyunun iyisi neden yapilir diye bir tartisma da acabiliriz. :P

o kocaman domatesler burada heirloom tomato diye nikah cuzdani degerinde satiliyor! hic almadim. turkiye de pembe domates vardir hani hormonsuz falan onlar bunlarla ayni gibi mi? onlar daha yuvarlak oluyor bunlar erik domates gibi sekilli..

bogurtlenleri de turta falan yap, cok guzel oluyor...

bu arada okuyan arkadaslar icin, patatesli ekmekler acayip guzeller, dun gece saat 10'da oturdum yaptim... mis gibi ekmek koktu ev.

opuyorum esracim.

Anne ve Bebisi said...

ah-ha! Tursu hic aklima gelmemisti :)) Hay aklinla bin yasa Aysecim :D

Tursu nasil yapilir bilmiyorum? Bilenler dutfen piliiz yardimci olsun :D

Turkiye'deki domateslerden de ektim, onlar yuvarlak ve yamru yumru buyuyorlar. Cinsleri oyle, yamuk olmalarinin sebebi yani :) Onlar henuz yesil.. Ancak ben hic patlican gibisini gormemistim, Kibrisli komsularin greenhouse'dan cikanlarin resmini cekip yayinlarim.

Petunya said...

nasıl keyifle okudum, çok imreniyorum, hele çiftçilik aşkına bayılıyorum, seni keşfettiğimden beri toprağa, ekip biçmeye acayip ilgi duymaya başladım, bakış açım değişti. bir de pembe domatesler var duydun mu, pembe domates ağı diye bir grup bile oluşturmuşlar, senden sonra onları da takip etmeye başladım :) sevgilerimle.

Püstüklü Mama said...

Karışmak gibi olmasın :) babam tüm domates fidanlarının yanına boylarına uygun tahta parçalarıyla destek yapıp bağladı tıpkı taze fasulyeye yaptığımız gibi. Bahçeye gittiğim bir gün fotoğrafını çekerim senin için. Yoksa domatesler ağır geliyor, dallar taşıyamıyor.

Türkiye'den istediğin tohum olursa haberimiz olsun :)

ruhdagı said...

Domateslerin güneş alan bir yerde kızarma ihtimali yüksek. Fakat tat olarak doğal haliyle bahçede kızarmışlara benzemiyor. Geçen sene köyden gelen gök yeşili domatesleri balkonda kızarttım ama tadını beğenmedim :)

Patatesler taze taze ne güzeldir şimdi. O çıkan sarımsaklarla harmanlayıp fırına atıcaksın gurk! ağzım sulandı valla :)

Amaaaaaaa o böğürtlenleri topladığın gün ben burda yemiş kadar olucam. Bayılırım ölürüm biterim. Ben orda olsam bütün çalıları siler süpürürdüm :)

Sevgiler.

alpiharikalardiyarinda said...

Esracim, Butun domateslerin olunca yiyecegin kadarini ayirip kalanını kis icin saklayabilirsin. Hepsini yika, robottan gecir. Dev bir tencerede kaynat-icine azicik tuz- hala fokurduyorken cam kavanozlara koy. Koydugunun kapagini kapatip ters cevir. Bir gece boyle bekleyecek. Ertesi gun duz cevirip istifle dolaplara. Kis boyunca yemeklik biiir suru domatesin hazir:))
tursu tarifi:
1/2 cay brd z.yagi
2cay brd sirke
10 dis sarmisak
1 silme tatli kas. kaya tuzu
5 TANE limon tuzu
4 domates rendesi
dereotu-maydanoz
tursuluk malzemelerini tik bi mesrubat sisesine-koymadan once bicakla cizmeyi unutma- her gun bi bas asagi bi duz younu degistir. 10 gune falan hazir. Ama agzini fazla doldurma bazen tasabiliyor. Ben de koyden nevaleleri toplamak icin gun sayiyorum. OHH miss gibi afiyet olsun!

Şule-Bilgebebek said...

o kavanoz domateslerden ben de yaptım gecen sene süper oldu.Bir de buz kalıbında dondurup buzdolabı poşetlerine koydum,çok kullanışlı oldu,Bilge o zaman bebekti çorbalarına.(şimdi çok büyüdü ya :D )
o tursu da süper oluyor,süs biberiyle yapmıştım ben.

Ayşe said...

anacim al tursu tarifi:
http://www.portakalagaci.com/oburcuk/2003/10/kark_turu_ver2.html

kalan domateslerden de domates sosu falan yapsan soulemama usulu...

Tomurcuk said...

Salça da yapılabilir mi acaba? Biber ve patlıcanlar ipe dizilip balkonda kurutulur, sonra da enfes kuru patlıcan dolması yapılır. Off ya obez olmak istiyorum bazen...

Daha önce yazmıştım ama gene yazıcam. Bi kese kağıdına olmuş, kararmış bi muz konur, yeşil domateslerle, buzdolabına atılır, o muz o domatesleri kızartıyor ve tat da fena değil. Bir de kızarmış yeşil domates yapılır. Bol sarımsaklı. Ohhh!

Kremali'nin annesi said...

Esracim, yillar once Vancouver'da yasamis birini taniyorum ama su anki yasam kosullari falan hakkinda bilgi veremeyebilir diye ses cikarmadimdi. Umarim bilgi isteyen o arkadas yardimci olacak birilerini coktan bulabilmistir.

Sevgiler.

PS: Gerci sen her zamanki genclik enerjin ve cevikliginle cevap yazmissin ama blogumu 2008'den beri neden guncellemedigimi soran adasima bu vesileyle ben de cevap vereyim :) Doktora tezimi bitirmek ve tez vakitte geri donmek icin 2008 sonunda izne ayrilmistim. Hala da bu iznimdeyim. Ama arada kacamak yapip sevdigim bloglari okumaya devam etmekteyim:)

Yazmak iyidir... said...

Salyangozlar ne yer ne içer diye geçen yağmurda bahçede bayaa bi düşünmüştüm. Cevabını burada buldum :P Senin leziz tomatalarına da çok üzüldüm.

Güneşligünler said...

Esracım bahçene ve verdiğin emeğe hayranım. Tabi meyvelerini de bol bol topluyorsun o ayrı. :) Hele o bahçede böğürtlenlere bayılan Minik'i yiyesim var benim. Ben de köye gidince annemin bahçesini hayranlıkla izleyeerek idare ediyorum şimdilik.

burcu demirel said...

masallah domatesler cok guzel..bu yil biz de bahcemizde ufak capta bi deneme yaptik, ama esim cherry lerle normal domates fidelerini karistirinca milyonlarca cherry domatesimiz oldu :) normal domatesler seneye kaldi artik..

beste bonnard said...

blogunuzu cok begendim mizah duygunuzuda, cok eglendim okurken sevgiler Cherbourg'dan

x