Friday, 7 August 2009

Bahçede mini piknik :)

Fotolar Ayşe abla için gelsin :)

Pelin'in Patatesli Ekmeklerini keşfettim geçen gün. Tek kelimeyle harikalar! İçine ve üzerine mavi haşhaş tohumu/poppy seeds de ekliyorum, çok yakışıyor.

Termosta çayımızı da aldık yanımıza...

İndik bahçeye :))

Tanzanyalı komşumu da davet ettim, paylaşılan yemek her zaman daha lezzetli oluyor çünkü :) Sitede yaşayan bir Türk hanımın nasıl sürekli elinde bez evini silip süpürdüğünden bahsetti şaşkınlıkla, kahkahalarla güldüm :) Ne zaman görsem elinde bir bez, sağı solu ovuyor, siliyor dedi. Tipik bir Türk kadını dedim ben de :))

Evindeki tüm koltuklar, halılar, perdeler, yastıklar krem renkmiş, korku ve hayranlıkla bahsetti :))) 6-7 yaşındaki kızı, bir şey yerken sürekli peçeteyle ağzını siler, yere hiç kırık dökmezmiş. 'Tam bir leydi' diye yorum yaptı :)) Öyledir dedim içimden :)) Tahmin edebiliyorum.

Bu Türk aile bir kaç kere davet etti bizi ama bir türlü davete icabet edemedik. Krem rengi koltuklar, halılar.. güzel de.. iade-i ziyarette kadıncağız bizim evin nargileden düşen kömürle yanmış, meyve suyu döküldüğü için lekelenmiş uyduruk halıfleksini görünce... fenalık geçirmesin? :D

6 comments:

Ayşe said...

Esroscugum, cok tesekkur ederim. MK'ya kocaman bir masallah diyorum, patatesli ekmekleri pek sevmis sanirim...

ya dur ben de bakayim su ekmeklere, yaparim belki... :)
titiz teyzeye yorum yok.
opuyorum.

Pratik Anne said...

Oh, ellerine saglik ve afiyet olsun. Bahce patatesleri mi?
Valla o evlerde birak bizim cocuklarimin yasayip yasayamacagini, ben yasayamazdim biliyorum. Bir hafta annemin evine gidiyorum, annem kalktigim yerden arkami topluyor. Anne diyorum, 51 hafta burasi mum gibi, birak bir hafta daginik kalsin da geldigim, evde oldugum belli olsun.
Netekim, gecen hafta ben unutmusum, cat kapi kablo tv ci geldi. Evin ici kalkmis gidiyor derler ya. Bizimkisi gitmis, araniyor ilani asacagiz. Adam bir taraftan kablo obegi ile ugrasiyor. Ben bir taraftan cocuklari ogle uykusuna yatirmaya calisip, patlama mahalline azicik ceki duzen vermeye ugrasiyorum.
En en komigi de adama iceri girerken ayakkabilarini cikarttirdim. Benden ustune galos istese yeriydi.

Kuaybe said...

Benim halıda da Yusufcuğun döktüğü tutkal var uzun bir çizgi halinde.. Basınca sert sert geliyor insanın ayağına :P Görmese bile -şeffaf çünkü leke- kesin hissedecek o teyze, napicam şimdiiii!!!!!!

Son fotoğraftaki ağzı dolu tatlış MK'ya bittim.. Bi de kuşa "tibitiii" deyişine :)) Canım benim..

Petunya said...

çok güldüm, titiz hatuna ve komşunun yorumuna :)

maşallah,afiyet şeker olsun mk ya.

Magissa said...

Amaaan allahaşkına, o yüzden sana burun kıvıracak değil ya, boşver!
Başkaları için değil, kendim için benim evim. Sen ne güzel önceliğini oğlun olarak belirlemişsin, çocuğa asker disiplini verip müze gibi evde oturacağına bırak dökülsün, bırak saçılsın! En nihayetinde nasıl olsa o halılar değişmiyor mu... Şekil için değil, fonksiyonu için var olmalı evler ve eşyaları. Hem içinde yaşanmış olduğu belli olan ev daha samimi, daha sıcaktır bi kere. O nargileyi içtiğiniz günün keyfini bir "kırıntı dökmesene kızım" anına değişmem şahsen ;)

Kremali'nin annesi said...

Esracim, MK o kadar istahla yiyor ki masaallah, patatesli ekmekler icin bundan daha guzel reklam olamazdi herhalde. Ben ki hamur isi ozurluyumdur, ciddi ciddi niyetlendim yarin sabah kahvaltisi icin bunlardan yapmaya:) Ama once sana bir adet hayati, ivedi, uzman sorum olacak; bu ekmekler yumusak mi oluyor yoksa kiyir kiyir mi?

Bir de, bence o titiz hanimin evindeki esyalar camasir suyundan beje/beyaza donmustur. Halbuki bir bilseler temizlik ugruna hem kendilerine de hem de ailelerine ne cok zarar verdiklerini:(

PS: Nargileden dusen komur mu?!

x