Tuesday, 21 July 2009

Görme Biçimleri


Yıllar önce fotoğrafçılık dersi almıştım, henüz dijital makinaların Türkiye'ye girmediği zamanlardı. Teknik bilgi öğrenimi dışında, işin felsefesi üzerine de okumalar yapıyorduk. Bu okumalardan bir tanesi de John Berger'in The Way of Seeing kitabı idi. Görme Biçimleri ismiyle türkçeleştirilen kitabı, özellikle hemcinslerime okumalarını tavsiye ederim. Muhtemelen tüm kitapevlerinde bulunur.

İlk olarak 1972'de yayınlanan kitabın temeli, JB'nin BBC televizyonunda yayınlanan bir dizi belgesel programına dayanıyor.

'Men act, Women appear' diyor Berger. Yani erkekler eylemde bulunur, kadınlar (ortada) görünür.

'Erkek kadına bakar; kadın, erkeğin kendisine bakışını izler.

Kadınlar için hazırlanmış bir reklamda kullanılan kadına erkekler bakar ve orada bir kadın görürler. Kadınlar ise o reklama baktıklarında, erkeklerin kendilerine bakışını, erkekler tarafından nasıl görüldüklerini görürler' der.

O yüzden sözde kadınlar için hazırlanan reklamlar bile aslında kadının erkek karşısında kendisine sürekli çeki düzen veriş sisteminin hareket noktasıdır.

Berger, en az 17. yüzyıldan bu yana, kadının çıplak olarak resmedilişi; kadınların "kadının ve resmin sahibi olan" (ya da daha doğrusu bu anlayışa sahip olan) erkek karşısındaki aşağı/ ezik konumunu ortaya koymakta, vurgulamaktadır der.

'Rönesans sonrası Avrupa'sında cinsel imajların, kadın çıplaklığının bu kadar öne çıkmasının nedeni, cinsel yaşamın baş kahramının o imajın sahibi ve izleyici olmasıdır.

Bugün kadının erkeğe 'değişik şekilde' gösterilmeye devam edilmesinin nedeni de, ideal izleyicinin hala daha 'erkek' olduğuna, kadın imajının da erkeğin gururunu okşaması, onu övüp göklere çıkarması gerektiğine inanılmaya devam edilmesidir... diyor.

Bu 'erkek' kavramının; "heteroseksüel, ergenlik yaşını geçmiş, beyaz erkeğe" tekabül ettiğini belirtmekte fayda var.

Bugün kadınların, kendi özgür seçimleri olduğuna inandıkları kimi eylemlerin kökeninin, 17. yüzyıl sömürgeci beyaz erkek zihniyetinin günümüze uzanan izdüşümleri olduğunu kavramaları belki de gerçek özgürlüğü; öğrenme, bilme, düşünme, idrak etme, karşılaştırma, eleştirme, bilinçaltına işlenmiş yönlendirmelerden kurtulma ve asıl o zaman kendi özgür iradesi ile karar verme özgürlüğünü kazandıracaktır, kim bilir?

6 comments:

Ozgur said...

Politik Kamera diye bir kitap okumuştum. Hollywood sinemasının politik incelemesi üzereydi. Orada da benzer şekilde kadın bedeninin erkek izleyicinin gözlerine gerekli gereksiz "sunulduğunu", bakış ve bakılan dışında kadına fazla bir alan açılmadığını, özellikle "Baba", "Javs" gibi popüler filmlerde arka fonun kadının edilgenliğini inşa edecek şekilde yapılandırıldığını anlatıyor. Bahsettiğin kitabı okumak istedim.
Teşekkürler paylaşım için...

Anne ve Bebisi said...

Hollywood filmlerini izlerken sanirim herkes bir kere; gerizekali kadin! diye soylenmistir. En onemli anda en sacma hareketi ya da sakarligi yaptigi icin.

Farkederseniz Hollywood filmlerinde seyircinin kadin kahramanlardan en azindan birisine sinir olmasi icin sahneler koyuyorlar. Kadinlarin aptal, sakar, surekli hamilige ihtiyaci oldugunu vurgulamak adina.

Ozgur said...

Aynen. Bir de bunlar farkettiklerimiz. Bunun dışında kompozisyon olarak da kurgular bu yöndeymiş. Kıyafetlerini çıkarıp baba ocağını temsil eden beyaz çitleri aşarak denize koşan kızcağızın yenmesi gibi. Ya da kadın karakterli kompozisyonun hep dış odada tuvalete yakın bir yerde oluşturulması gibi...

Kremali'nin annesi said...

Esracim, resim de alintilar da bir harika. Tesekkur ediyorum kendi adima:)

Kuaybe said...

Hey dostum, bu çoooook derin bir konu, yorum yazmadan edemedim..

Kadının sadece tüketime araçlık eden bir "meta" haline getirildiği şu günlerde, bana en çok acı veren, meta haline geldiklerinin farkına varmadan buna alkış tutanın yine kadınlar olması.. Erkek egemen bir toplumun ardı ardına tüketip bir kenara attığı koca bir güruhun içinden sadece çok az bir kısım sıyrılıp da bedeni yerine beyniyle ayakta durmaya çalışıyor..

"Öz" herşeyidir bir insanın.. Onu bulmadan kim olduğunu bulmak da çok zor, hangi oyuna alet olduğunu bulmak da..

Bu yazı için de ayrıca teşekkürler.. Bana yeniden hatırlattı bazı temel kavramları..

turcosuisse said...

İnsanları zehirleyip durma! :)

x