Friday, 12 June 2009

Limonlu Muffin ve Domates Fideleri


İçine 'poppy seed' (haşhaş tohumu) eklediğim limonlu muffin/mini kekler. Ya kalıplar büyük geldi, ya malzeme az :)

Bir dahaki sefere iki kat malzeme ile yapmak istiyorum. Tarif: Silver Spoon

Tabii yanında naneli limonata tavsiye ediyorum ;)

30 santimlik cetvel ve evde uzadıkça uzayan domates fideleri.

Salı akşam 6'dan perşembe akşam 6'ya kadar metro çalışanlarının grevi vardı. Metro demek hayat demek burada. Metrolar durunca hayat da duruyor. Aynı duraktan aynı metro hattını kullandığımız bir arkadaş, metro ile yarım saatlik yolu çarşamba günü otobüsle (trafik sebebiyle) 5 saate (BEŞ!) saatte ancak gidebilmiş maalesef.

Ben de bu durumda 10 saatte ancak iş yerine ulaşırdım sanırım :P O yüzden evden çalıştım perşembe günü. Mesai saati bitince de, son 1 haftadır neredeyse her gün yağmur yağdığı için gitmediğim bahçeye gideyim, evdeki domates fidelerinin bir kısmını ekeyim, biriktirdiğim meyve&sebze çöpünü bırakayım dedim.


1 haftalık yağmurla coşan patatesler.

Oğlanın boyuna erişmişler :)

Kıbrıslı bahçe komşularımız, yıllardır sürekli çekirdekten yeniden ve yeniden yetiştirdikleri değişik bir cins domates vermişlerdi. Geçen hafta bahçede arkadaşlarla mangal yaptığımız bir akşam. En sonunda bu perşembe onları köklerinden ayırıp ekmek kısmet oldu.


Evde mutfak çöplerini ayrıştırıyorum bir süredir. Armudun sapından üzümün çöpüne :) tüm meyve-sebze çöplerini, yumurta kabuklarını, tuvalet kağıdı rulolarını ve yumurta kartonlarını bahçeye getirip torbalara aktarıyorum. Bu çöpleri toprağa dönüştürmek için bir zamazingo var. Ismarladım ama gelmesi 28 günü buluyormuş, bekliyorum. Tabanı yok, doğrudan toprağa oturtuluyor. Üzerine deüzenli olarak yukarıda saydığım çöpler atılıyor. Alttan da solucanlar bu çöpleri doprağa dönüştürüyor. Yıl sonunda ise bol vitaminli bir toprağınız oluyor :))

Bahçeden Manzaralar:


Çiçek açan Çilek

Dereotları. Bunlar da sağolsun Kıbrıslı teyze ile amcanın hediyesi :)

Komşu teyzelerin domatesleri+evden götürdüklerim bir araya gelince epey domates fidesi oldu maşallah. Ve uzun zamandır ot temizlemediğim için yer yetmedi. Ben de uzun zamandır sesleri solukları çıkmayan, daha önce ektiğim ıspanak ve marulları feda ettim. Onların yerine domates fidelerini ektim. Rokalar ve havuçlar duruyor. Rokalar tamam da, havuçlardan da ses yok. Yakın zamanda kafalarını çıkarmazlarsa orayı da domates tarlası yapacağım :P

Bahçenin yarısından fazlasını kaplayan böğürtlenlerin çiçekleri. O böğürtlenler nasıl temizlenecek bilmiyorum. Kökünden sapına kadar her yeri diken içinde. Kendim halledemezsem birilerini tutmayı düşünüyorum. Yalnız tüm böğürtlenleri temizlemeyeceğim. Yarısını bırakmak istiyorum. Bu ülke tam bir 'berry' cenneti olmasına rağmen bir avuç böğürtlen vs şeyler acayip pahalı. Toplaması zahmetli de o yüzden mi bilemiyorum. Ama halihazırdaki 'berry'leri elde tutmakta fayda var :)

Mis kokulu yasemenler.

Eşimin gözüyle..

Önümüzdeki haftanın yağışlı olmayan bir günü MK'yı Aysel teyzesine bırakıp yine bir günü bahçede geçirmek istiyorum. Bu nazlı otlar yolunacak maalesef :) Evde hala domates fidesi var. Ayrıca nanelere, maydanozlara yer hazırlamak istiyorum.



MK'nın alnındaki iz.. Sabahları 5-6 gibi uyanıp sütlü mama seansı yapıyor, sonra da babasıyla uyumak istiyor. Ben onun odasındaki yer yatağına geçtiğim, O yatak odasına, babasının yanına yattığı bir sabah yataktan düştü maalesef. O esnada da alnı da yandaki komidine çarpıp çizilmiş.

4 comments:

Sevi said...

Geçmiş olsun canımcım. Çocuklar düşe kalka ne yazık ki, insanın içi gitse de.
Şunu eklemek istiyorum;
WOOOHOOO patatalara bak!! :)

nilly said...

O dediğin 'zamazingo' dan benim Porlnad'daki ilk evimin bahçesinde vardı. Geniş ağızlı ve birkaç hava deliği olan çöp kutusu görünümlü birşeyin ters durmuş hali gibi birşeydi. Ev sahbibi bize herhngi bir bilgi vermediği için biz kullanmadık ama sanırım seninkide onun gibi birşey olacak.

Berry'lerin her çeşidini çok severim ama özellikle böğürtleni..meyvesi kadar çiçekleride güzel bunların!

Betül said...

merhaba, sizi keşfettiğimden beri hayranlıkla takip ediyorum, özellikle sebzeleriniz, ekip biçme faaliyetlerinizi anlattığınız yazıları büyük ilgi ile okuyorum, ben de merak uyandırdınız, sizin yazılarınızdan sonra balkonumda domates yetiştirmeye niyetlendim ancak çok rüzgarlı, yetişmez diye cesaret edemedim, özellikle sarımsağınız ile ilgili yazınızı eşime bile anlattım, öyle hoşuma gitti. miniğinize çok geçmiş olsun, takibinizdeyim, sevgiler.

tomurcuk said...

Geçmiş olsun. Bence muffin çok güzel görünüyor, hiçbi problemi yok. Yalnız o boy atan domatesler de farklı bi cins olan mı? Hiç o kadar boy atan ve az yapraklı domates görmemiştim. Ben bu aralar sulamayı azalattım, çok sulayınca çiçeğe değil yaprağa gidiyorlar sanırım. Ben de evde solucanlı kompost yapmak istiyorum ama Türkiyedekiler bana deli muamelesi yapıyorlar. Aslında çok basit: kapaklı plastik bi kabın üst tarafına hava delikleri açılıyor, altına gazete kağıtları yırtılıp döşeniyor, üstüne satılan kompost solucanları ekleniyor, biraz da sulanıyor. Sonra bahsettiğiniz gibi meyve-sebze artıkları eklenip ağzı kapatılıyor. Arada açılıp karıştırılıyor. Solucanlar çöpü yiyip toprak yapıyorlar, çok verimli oluyor.

x