Wednesday, 17 June 2009

Domates, domates ve daha cok domates

Sevimli, sakin ve yumuşak :) Patates yapraklarının arasında, iş üzerinde :)

Ta-ta-ta-taaaam :) Tanıştırayım, ilk mahsül adayı :) Domatescik.

Patateslerin açmaya hazır ve nazır çiçekleri.

Dün MK Aysel teyzesindeydi, bende sabah 10'dan akşam 4'e kadar bahçede. Yanımda azığımı da götürdüm. Şans eseri bir önceki günden kalan sebzeli bulgur pilavı vardı, tam ırgat yemeği oldu :))

İnsanlık için küçük ama benim için büyük bir alanı ellerimle temizledim :)

Öncesi:



Sonrası:


Otları tek tek elimle yoldum, sonra da toprağı alt üst edip kökleri temizlemeye çalıştım. Tamamen kökten arınmadı maalesef. Daha uzun zaman ve daha çok çaba lazım. Yine de bu yıl için idare eder.

Temizlenen yere evden getirdiğim 2. posta domatesleri ektim. En son 2 tane domates fidesi kaldı evde. Bir ara onları da ektim mi, bu yıl için işlem tamamdır ;) diyorum ama ellerim kaşınıyor :) Bağımlılık yaptı sanırım :D



4 farklı cins domates var.
1- Yamuk yumuk ve pembe ama çok lezzetli domates üretenler.
2- Kiraz domates denilen -cherry tomato-, ince uzun fidelerde üreyenler.
3- Kıbrıslı teyze ve amcanın verdiği, kimselerde olmadığını söyledikleri orjinal domatesler ve..
4- Olur da elimdekiler tutmaz diyerek fide halinde satın aldığım, büyük domates üreten 1 fide.

Marullarım :) Dün akşam ilk kez mahsülü topladım. Salyangozlar sağolsunlar, baktım yaprakları kemire kemire yarıya indirmeye başlamışlar; onlara kemirecek yaprak çok, bari marullardan biz nasiplenelim dedim ve epey topladım. Toplarken bir salyangoz kabilesi ile karşılaştım. Tam anlamı ile kabile! Öldürmeye içim elvermiyor. Sonuçta onların mekanına gelip yerleşen biziz :) Hepsini tek tek toplayıp küçük bir kürekle, benim mahsüllerden uzak:P başka yerlere attım. 4-5 sefer yapmak zorunda kaldım, o kadar çoktular!

Marulların yarısından çoğu hala duruyor, arkadaşlara açık davet ;) Gelin buyrun efendim, koca bir salatalık mahsül var. Körpec1k, ç1tırr çıt1rrlar :)) Ayşe Şulecim, sana özel davetiye ;))

Seneye sadece domates ve marul eksem olur yani, o kadar şahaneler :)))


Komşuda açar, bize de sarkar :)



7 mart 2009


9 Mayıs 2009

16 Haziran 2009


Marullarla birlikte 3 tane de nurtopu gibi salyangoz gelmiş! Yaprakları tek tek yıkadım, sonra bir de baktım kasenin dibindeler :) Tek tek pencereden asağıya, çalılıkların üzerine sallandırdım. Birinin camına yapışacaklar diye de korkmadım değil :P

Tabi eve salyangozları da taşıdığımı eşime söylemedim, yoksa hayatta ağzına koymazdı marulları :)


Bahçeden dekorasyon için de malzeme çıkıyor :D
Arkada, üvey evlat muamelesi gören fide halinde satın aldığım domates.

Bu domates fidesinin ise ilginç bir hikayesi var. Bir sürü çekirdeği minik saksılara, ayrı ayrı ekmiştim. Bir çoğu tutmuştu ama bir kısmında ne ses, ne görüntü vardı :) Uzun bir süre bekledikten sonra tutmayan saksıları bir köşede unutmuştum. Ölmek üzere olan bir çiçeğimi iyice budayıp, ya tutarsa diye büyükçe saksıya ekmeye karar verdim. Domates fidesinin dibinde görülen 3 adet sapçık :)) Toprak olarak da, tutmayan çekirdekleri ektiğim, kurumuş kalmış toprakları kullandım. Bir kaç gün sonra bir baktım ki, tohumlardan birisi can bulmuş, kafasını topraktan çıkarmış. Gel zaman git zaman yukarıdaki hale ulaştı :) Yakında toprağa ekeceğim onu da.

Betül, içerde de deneyebilirsin domatesi. Güneş gören bir pencere kenarı yeterli olur sanırım.

Sevgili tomurcuk, ben hep boşveririm milleti :) Bence hemen başla :) Çok verimli, bol vitaminli bir toprak oluyormuş :) Yalnız, çimlendirme aşamasında, tohumlar için kullanmayın diyorlar, aklında olsun. Çimlenme aşamasından sonrası için çok idealmiş.

Ya aklıma şimdi geldi bak, oturduğun siteden bahsetmiştin blogunda, acaba diyorum, çevre bilinci açısından konuyu gündeme getirsen ve bahçeye büyükçe bir plastik ya da tahta kutu konmasını teklif etsen. Herkese de içine ne atabileceklerine dair bilgi broşürü dağıtırsın. İçeriğini seve seve ben bile hazırlarım. Belki ilgilenirler? Çok mu iyimserim :P

İkinci sezon naneler :) Sevicim, seninkiler ne alemde? Bir foto koysana sen de sahi?

Eline cetveli alıp sağı solu ölçen mimarcık :))

10 comments:

Naile said...

Esra o kadar uğraştın bak semeresini görmeye başladın, ne güzel, maşallah. Biliyor musun ben de senden gaza gelip balkonum olmadığı halde mutfak camımın önünde birşeyler yetiştirmeye başladım. Önce tere, süs biberi ve nane ektim(alan küçük olduğundan tereler çok büyümeden çiçeklendi ama maalesef). Bunların yanı sıra bir gül, lilyum(soğandan diktim) ve bir de şu minyatür güllerden var. Elim alıştı ha bire dikiyorum geçen gün de bir kaktüs diktim. Camın önünde neredeyse yer kalmadı daltonlar gibi sıralandılar :)

Kirpikteki Gözyaşı said...

Maşallah! Çok güzeller! Haftasonu babamın bahçesini gördükten sonra seni daha iyi anlıyorum. Kahvaltıda bahçeden kopardığın salatalığı yemek gibisi yok:)

Sevi said...

Ben nanelerden hiç bahsetmeyeyim. İyiler hoşlar büyüdüler bi 4-5 cm kadar ancak apartmanımızın pis naletlerine karşı savaşıyorlar: Güzelim balkonumun demirinde asılı nane, bilimum izmarit, sigara külü gibi atıklara maruz kalıyor devamlı, üst katlardakiler sallıyorlar aşağı. Hep temizliyorum içini, hep yenisini buluyorum. Nasıl küfrederim şu an var ya, zaten sinirim de tepemde.

Annemse naneyi çok beğendi, ben nerden bulurum bu tohumları dedi. Sonra da bunları köklerinden koparma, uçlarından yapraklarını kopar, o hep çoğalır merak etme dedi. O kadar izmarite maruz kalmış bi naneyi nasıl koparıp yerim bilmiyorum.

meltem said...

YA ESROSCUM HERSEY IYI GUZELDE SU SALYANGOZ ISI BOZMUS:((((ONLAR ICIN ILAC FALAN VARDIR MUTLAKA...BEN OLMADI UNUTMAZSAM BABAMA SORAYIM...

BU ARADA ARKADASIM BAHCE KONUSUNDAKI AZMINE HAYRANIM....COK AMA COK TEBRIK EDIYORUM...MARULLARLA BIRLIKTE EMEGININ KARSILIGINI ALMAYA BASLAMISSIN:))))DARISI DOMATES,PATATES VE DIGERLERININ BASINA INSALLAH:)))

KAANCIGIN OLCME MERAKIDA NE ZAMAN BASLADI??

Kremali'nin annesi said...

Ay bana salyangoz deme Esra nolur! Gecen aksam bahcede buldugu minik bir salyangozu citir citir yedi bizim oglan! Baktim agzini temizlemek mumkun degil suyu dayayip direk durulamaya gectim ben de:(

Yazarken bile icim kalkiyor, yak!

Sey bi de madem sizinkilere salyangozlar dadandi, ben de Bakingham Sarayina personel olup oranin mahsulunden yiyeyim kusura bakmazsan :)

Tomurcuk said...

Maşallah, süper görünüyor hasat! O çiçeklerin domatese dönüşme hali mucizeden başka bişey değil bence. Apartmana böyle bi kompost alanı yapmak çok iyi fikir ama bilmiyorum tutar mı? İnsanımız solucan deyince biraz irkiliyor. Halbuki ne muhteşem olur. Aslında ben apartman girişine bi atık ayrım kumbarası konmasını isteyecektim. Lafa gelince pek bi kültürlü olan Çayyolu halkı çöp de atabilir o kumaralara ya. Denemekten bi zarar çıkmaz. O bilgi sitelerini bana yollayabilir misin Esra? Yöneticimize bi dosya halinde sunayım.

duygu said...

öncesi ve sonrası fotolarına bakınca nasıl emek verdiğin bariz bir şekilde görülüyor...
terapi gibi dimi bahçe işi...
babannem bu yüzden hiç yaşlanmıyor...

süper olmuşlar. afiyetle yiyin...

Mert'im said...

Afiyetle yiyin mahsüllerinizi inşallah. Gerçi insan onları yemeyede kıyamaz evlat gibi olurlar :) Marullar neden öyle kahverengimsi ingilizz marulumu yoksam :)

New York'tan said...

Masallah, hayirli olsun ilk mahsulunuz, afiyetle yiyin insallah :))

figen said...

bende önce marulların rengine ve tipine takıldım ingilizmi onlar?birşey sorucam sizin organik ürünleri burdan ithal etmemiz mümkünmü bunca emeğin ürününe paha biçilemez:)seneye işi büyütüp koca tarla alırsan şaşmam:)
mk'nın mesleği belli olmuş afferin!

x