Saturday, 2 May 2009

Geçmiş Zaman Olur ki..

Çanakkale/Çan:

Mezarlığa, anneannemi ve dedemi ziyarete gittiğimizde..


MK, annesinin 15 yıllık ilk bisikletiyle :)


Çocukluğumun geçtiği bahçeler o zamanlar bana uçsuz bucaksız ormanlar gibi gelirdi. Oysa iki karışıklık, küçücük alanlarmış. Çocukken hayalgücümüz mü çok genişti, büyüdük de dünyamız küçüldü..

Sevmedi. Pamuk helvayı sevmedi.

Ama çukulatalara bir itirazı yoktu :)


Anneanne evinden gün batımı..

Aksaray:

Babaanne evinden gün batımı.

Arımaya :)

Babaanne-dedenin evinden Hasan Dağı manzarası.

Yolda:

Arkada Bolu Dağları..

Duygu ve Meltem'le havaalanında..
Artık aklından ne cinlik geçiyorsa :D


**********************************


Tohumdan çimlendirmeye çalıştığım domateslerin bir kısmı boy verdi, bir kısmından ses seda ve de görüntü yok maalesef. Galiba yukarıdan suladığım için heba oldular. Meğer derin bir kaba su koyup, saksıları içine oturtmak gerekiyormuş.

Boy verenleri daha büyük saksılara aktardım. Haziran ortası gibi de bahçeye yerleştirmek istiyorum. Ama önce bahçeyi güzelce temizlemem gerek. Bu pazar evden çalışacağını söyleyen eşime ultimatomu verdim :P MK bahçede durmuyor, seninle evde otursun ben de gidip toprağı temizleyeyim :)))

Bu akşam iş dönüşü MK'yı aldım ve bahçeye gittik. Her zaman babasıyla alıyorduk, babayı görmeyince kıyameti kopardı. O bahçede, arabasında ağlarken ben hiç bir şey yokmuş gibi patatesleri suladım :) Henüz görünürde bir şey yok ama ektiğim yerleri şöyle bir suladım :)

Daha önceden diktiğim ve ben Türkiye'de iken boy vermiş taze sarımsaklardan bir tanesini dayanamayıp topraktan çıkardım. Mis gibi taze sarımsak koktu :)

Eve gelince ince bir dal taze sarımsakla ne yapacağımı şaşırdım :) Birazını makarnanın sosuna doğradım. Birazını taze taze yedim :D Bir kısmını da tabağımdaki makarnanın üzerine doğradım. Elimde kala kala 2 ince yeşil dal kaldı. Dükkandan alıp gelmiş olsaydım onları kesin çöpe atmıştım ama kendi elimle diktiğim nimetin ziyan olmasına içim elvermedi :) O iki dalı da buzdolabına kaldırdım, yarın ekmek arası yapar yerim :D

Taze sarımsak seviyorsanız eğer, (herkesin favorisi değildir biliyorum:)) 1 diş sarımsağı toprağa gömüyorsunuz. Hepsi bu :) Balkondaki saksılarda deneyebilirsiniz. Yalnız gömerken neresi alta gelecek, neresi üste gelecek bilmek lazım. Şu resimdeki görünen yer alta geliyor: Sarımsak.

Eminim bu açıklamama gülenler vardır :) Azıcık toprakla ve bitkilerle haşır neşir olanlar yani :) Ama taze sarımsağın, bir diş kuru sarımsaktan, taze soğanın da bildiğimiz kuru soğandan olduğunu daha yeni öğrendim bendeniz! 3 yaşımda anaokul ile başladığım, 25 yaşında üniversite ile bitirdiğim 22 yıllık eğitim ve öğretim! hayatımda taze soğanın ne şekilde yetiştiğini öğrenememişim meğersem. Canım bu eğitim sisteminin görevi mi diye soracak olursanız.. evet derim. Evet. Pamuk içinde kuru fasülye çimlendirmekten öte hiç bir şey olmadı okul hayatımızda doğa-toprak-emek-üretim adına. 30 yaşımdan sonra cahillimin farkına varıyorum. Bir insan hayatında 10 dakika toprak eşelememişse, soğanın sapı, sarımsağın tepesi neresi bilmiyorsa, isterse bir kütüphane kitap devirsin, gene cahildir.. gene cahildir.

Topraktan kopmayalım, çocuklarımızı koparmayalım.

7 comments:

iffetin günlüğü said...

bende cahiller kısmına giriyorum.annemin teşvik ve ısrarıyla her zaman 3-5 çeşit çiçeğim olmuştur. ben hariç ailemdeki herkes toprakla ilgiliydi. bahçeli evlerde büyüdüm ama toprağa el sürmedim. 34 yaşında aklım başıma geldi sanırım. her hafta semt pazarından bir kaç çeşit çiçek taşıyorum geçen gün saksıda çilek ve bir sürü fesleğen aldım.birde burda belediyenin bir şeyler ekip dikmek isteyen vatandaşlara sunduğu hobi bahçesi hizmeti var küçük bir ücret karşılığı kiralayıp bahçenizde istediğinizi yetiştirebiliyorsunuz.sevgiler.

New York'tan said...

Mk'nin cinlik dusunen hali cok tatli cikmis:)
Emeginin karsiligini aliyorsun ne guzel en azindan sarimsaklardan :), severim sarimsagi ama o gun kimsyle gorusmeyeceksem yerim, benim toprakla aram cimlerin uzerine oturmak ve ciceklerle ilgilenmekten ibaret anneanne ve dede evinde oyleydi, ben kirlenmeyi sevmiyorum :)))

MERT said...

MK nın herhaline bayılıyorum belkide kendi oğluma benzettiğim içindir. Maşallah sana sevimli çocuk :)

Onur`un Annesi said...

Universite okuyup topraktan bi haber oldugum icin ben de kendimi cahil goruyorum. Resimler harika buram buram turkiye kokuyor.

Ayşe said...

o surat ne allahim. yerim ben... kimbilir neler dusunuyor kucuk canavar??
hasan dagi harika cikmis resimde... ankaranin dogusuna daha cok gitmem lazim benim ya..

ayrica o flutlu resim cok komik olmus. naapti o sesi duyunca?

edanik said...

Gelibolu'da tanışdığım Çan'lı arkadaşım tanıdığım en iyi insanlardan biri oldu benim için.Doruk hastaneye gittiğinde başımdan bir an olsun ayrılmadı sağolsun.Halen de görüşüyoruz.Memleket ayrımı yapmam ama Çanlılara bi sempatim var sanırsam:)

meltem said...

ESROSUM YAW FOTODA COK KOTU CIKMISIM.::(((

PISKOPAT BIR BAKIS ATMISIM:(((

BASKA FOTO YOKMUYDU?ASLINDA SEN BAYAGI CEKMISTIN DIYE HATIRLIYORUM AMA...

x