Monday, 9 March 2009

Patates


Cumartesi gecesi heyecandan doğru düzgün uyuyamadım :) Pazar sabahı MK tarafından sabahın 7'sinde uyandırıldım. 9.30'da Allotment Society'ye üyelik ve bahçe kirası ödemesi vardı. Erkenden gittim, ödemeleri yaptım, anahtarları teslim aldım :) Bir de patates aldım, önce evde çimlendirip sonra ekmek üzere.

Cumartesi çizmelerimizi aldık, bahçede çalışırken giymek üzere..


Anahtar teslimi sırasında bir de dosya verdiler, içinde makaleler, broşürler olan. Büyük boy bir tohum ekim*biçim takvimimiz var artık. Buzdolabının üzerine astım, dersimi iyi ezber etmek için :D

Patates kökü. Hayatımda ilk kez patates kökü bana bir anlam ifade ediyor :)

Patatesleri toprağa ekmeden önce çimlendirmek gerekiyormuş. Kökü altta, tohumlarının çıkacağı kısmı da üstte olacak şekilde yumurta kutusu gibi bir şeylerin içine yerleştirmek gerekiyor.


Bazıları çimlenmeye başlamıştı bile. Hani bazen evde biraz beklemiş patates bile çimlenir ya. Ama önemli olan beyaz değil, yeşil çimlenmesi imiş. Beyazları koparıp yeniden çimlenmesini bekleyebilirmişiz.


Ben bazen evde çimlenmiş patatesleri kullanmaya kalktığımda, eşim onların hastalıklı olduğunu, kullanmamız gerektiğini söylerdi. Ancak bugünlerde internette okurken öğrendim ki, yapılan araştırmalara göre patates, hiç bir hastalık geliştirmeden beş kereye kadar üst üste çimlenebilirmiş.

Küçük bahçıvan da iş başında :)

Kitaplığın üzerinde yerlerini aldılar :))

Ne kadar güzeller değil mi? :) sirar demiş ya yorumlarda, "toprak çiftçilerin çocuğu gibidir" diye. Öyleymiş :)) İşte benim minik çocuklarım :)) Her halleriyle en güzel çiçekler kadar güzeller :)




Pazar sabahı klasik kahvaltımızı yine arabada ama bu sefer farklı bir manzarada yaptık; Go-Kart yarış sahası önünde :)

Saçı uzun aklı kısa :))


Meral'le yaptığımız truffle'lar.

4 paket çikolata kullandık. Benim en sevdiğim portakallı&bitter, bitter, sütlü ve beyaz. Portakallı haricindekilerden biraz ayırdık, 4-5 kare kadar. Geri kalanların hepsini ayrı ayrı mikrodalgada, yavaş ısıda erittik. Daha sonra 268 ml kadarlık 1 kutu kremayı (double cream) göz kararı hepsine paylaştırıp karıştırdık. Buzdolabında bir süre soğutup hafif donmalarını sağladıktan sonra her birinden küçük toplar yapıp, daha önceden ayırdığımız ve süsleme için erittiğimiz çikolatalara, fındığa ve toz kakaoya kafamıza göre buladık :)

Portakallı bitter'i önce beyaza sonra fındığa buladık mesela.
Ya da beyaz çikolatalı topu bittere ve kakoya gibi...

Akşam yaptığımı için ışık yeterli değildi, bir kere daha gündüz yapıp her aşamasını fotoğraflama istiyorum :)

100 gr.lık 4 paketten, toplamda 400 gr, yukarıdaki iki tepsi çıktı. El emeği, göz nuru :) Bence vaktiniz varsa bir yere giderken götürülecek çok özel ve anlamlı bir hediye :))

********************************

Bahçe konusundaki tüm güzel dilekler, temenniler, bilgiler için tekrar tekrar teşekkürler :) Ben cam kenarında saksılar ile başlamıştım, buraya kadar geldim:) Darısı sizlerin başına.

13 comments:

Püstüklü Mama said...

Çok özendim ben bu bahçe işine :)

Seyhan said...

çizmelerine bayıldı çok tatlı. saçıda öyle pek havalı, bahçeniz meyvalarnı vermeye başlayınca deymeyin keyfinize taze taze yersiniz

Isil Simsek said...

hayirli olsun bahce isiniz,ben de cok heves ediyorum ama burda aylarca beklemek gerekiyor.Bir de bi yerde okumustum haftada en az 5-6 saat ayirmak gerekiyormus,cocuklar buyuyunce artik :p
Observerin web sitesinde bu konuyla ilgili oldukca faydali bir blog var.Kolay gelsin size,darisi basimiza.

KEO said...

Esra'cığım en büyük şansın minik bahçıvan...Bence sana çok faydası dokunacak adım gibi eminim:) kolaylıklarrr.

Ayça said...

Toprak hem rahatlatır hem de yorar MK yı :) yani umarım :))

çok yakışmış annesi çizmeleri maşallah

haydeeee çapaya :))

banu said...

Minik bahçıvan göreve hazır gözüküyor. Harikasınız...

Annemin dev saksılarında pembe ince kabuklu patates yetiştirdik geçen sene... Ama bahçeye ekmeye nedense cesaret edemedik. Tarladan o patatesleri toplamanın keyfini düşünemiyorum bile. Bu sene bahçedeki ekip biçtiğimiz alanı daha büyütsek diye heveslenmeye başladım :)

Bu arada bir mail attım size ama ulaştı mı emin olamadım?

Güldem said...

haydi hayırlısı:)

New York'tan said...

Patates en sevdigim sebze diyebilirim, her seyini yerim :))
Trufflarda harika gorunuyor, afiyet olsun :)

Naile said...

Bahceçilik konusunda başarılar diliyorum ben de. Çok güzel bir iş olmalı, yazları annemlerin bağında dalından meyve yemek çok hoşuma gider, ona binaen söylüyorum..

Mahmut S said...

'' Öğretmenim, tuvalete gidebilir miyim?''

Yukarıdaki cümle, öğrenim hayatımız boyunca sıkça sorduğumuz sorunların başında geliyor, değil mi? Yıllar sonra, Adıyaman'ın Gerger İlçesi, Kaşyazı Köyündeki Karük İlköğretim Okulu'ndaki manzarayı "Haberturk İnternet Haber Sitesi'nde" görünce; ' Meğer şanslı azınlıktanmışız ' dedim kendi kendime.

Evet, yanlış duymadınız. Ben ve bu yazıyı okuyan sen, şanslı azınlıktanız. Anadolu'da bir çok okulun türlü fiziki sorunlarını, öğretmen eksikliğini duyardıkta, insanın en temel ihtiyaçlarından birisi olan tuvalet ihtiyacını gidermenin başlı başına bir sorun olduğunu aklımıza getirmezdik. Onca yetersizliklere rağmen Karük İlköğretim Okulu'ndaki bu çağdışı manzarayı eğitim neferimiz Ahmet Elmacı sayesinde öğrendik.

Haberturk İnternet Haber Sitesi'nde yayınlanan ' Tuvaletsiz Okul ' haberi bizi harekete geçirdi. Hem gelecek nesillere kalıcı bir temizlik alışkanlığı kazandırmak hem de okullarımızın olmazsa olmaz bu fiziki zorunluluğunu hayata geçirmek adına; www.okulumuzatuvalet.org sitesi altında '' Okulumuza Tuvalet '' adlı projeyi hazırladık.

Karük İlköğretim Okulu'ndaki bu geri kalmış manzara ne ilk ne de son...Fakat bu olumsuz manzarayı düzeltmek bizlerin elinde. Karük İlköğretim Okulu'nda olduğu gibi Anadolu'nun birçok köyünde çocuklar sizlerin desteklerini bekliyor... '' Okulumuza Tuvalet '' projesi ile sizde bu harekete ortak olun...

www.okulumuzatuvalet.org
destek@okulumuzatuvalet.org

Kirpikteki Gözyaşı said...

Esracım bahçen hayırlı olsun! İlk ürünleri merakla bekliyorum:) Ne güzel bir uğraş. Ciddi emek gerektiiriyor ama emeğinin karşılığını almak kim bilir ne güzel olacak! Memo'yu kocaman öpüyorum:) Memo'nun doğumgünü bizim vuslattan 4 gün önce:)) Sizin şafak bizimkinden önce gidiyor:))

Sabahnur said...

Esra,ben patatesler bıcakla kesilip oylece topraga gömülüyor sanıyordum. Walla fotolar ve anlatımın super ,ben de balkona atsam bir saksı eheheh.

kolay gelsin sana,demeden gemeyeyim botlarını yiycem o MKninnnnnn

aysarayı said...

annemler köyde patatesi bölüp öyle ekiyorlar.yani çimlenmesini beklemiyorlar..bi de öyle denesene patateslerin bir kısmıyla

x