Friday, 30 January 2009

Honey

Bal mı tatlı, baldan tatlı oğlum mu tatlı? :))

Yeni başucu kitaplarım. The Name of the Rose perşembe-cuma iş yolunda metro kitabım :) Diğer ikisi akşamları azar azar, sindirile sindirile okunan başucu kitaplarım.

Uğraştı, didindi, deliği buldu ve taktı. Bilgisayarı açıp başına geçmesi yakındır :D
Akşamları babaane ve dede ile kamera bağlantısı kuruyoruz. Bilgisayar açılır açılmaz dedeee diye bilgisayarın başına koşuyor. Görüşme bitince 'hoşçakal de' diyoruz, ekranı (ekrandaki babaanne-dede-halayı) öpüyor :)

Bilgisayar çağı çocuklarının algısı bizimkilerden çok farklı olacak.


Yemek yapıyordum, ocağın başından ayrılamayacaktım. Ama çamaşırlar da makinadan çıkmazsa nem kokmaya başlayacaklardı. Kuvvet destek ünitesini:P yardıma çağırdım :))

İşlem tamam mı emin olalım :)
Görev Adamı :))

Yeni yayınlanan, hijyen hipotezi başlıklı araştırmaya göre, bakteriler, virüsler, özellikle de minik kurtçuklar bağışıklık sistemini güçlendiriyormuş.

Son yıllarda ABD ve diğer gelişmiş ülkelerde MS (Multiple Sclerosis), Tip 1 Diabet, İdrar Yolları İltihaplarının artma sebepleri olarak da aşırı hijyen gösteriliyor.

“Why Dirt Is Good” -“Kir Neden İyidir?”- isimli kitabın yazarı olan mikrobiyoloji ve immunology -bağışıklık sistemi- hocası olan Mary Ruebush, bebeklerin ellerine geçen her şeyi ağızlarına götürmek süretiyle, bağışıklık sistemlerinin çevrelerini tanımalarını sağladığını söylüyor.

Araştırmayı yönetenlerden birisi olan Dr. Joel V. Weinstock, yeni doğan bir bebeğin bağışıklık sisteminin henüz sistemi kurulmamış bir bilgisayar gibi olduğunu, yönlendirmelere ihtiyacı olduğunu söylüyor.

..

Mary Ruebush, antibakteriyel temizlik ürünlerinin antibiyotiğe dayanıklı, salgın hastalıklara sebep olabilecek bakterilerin üremesine sebep olabileceğini, temizlik için sade bir kalıp sabun ve suyun yeterli olduğunu yazıyor.

Dr. Weinstock ise, çocukların kesinlikle çıplak ayakla kirin içinde dolaştırılmasını, kirle-pis şeylerle oynanmasına izin verilmelerini, eve geldiklerinde de bir şey yemeden önce ellerinin yıkamamalarını öneriyor.

Çiftiliklerde yaşayan ve kurtçuklarla, hayvanlarda bulunan diğer organizmalarla içiçe olan çocuklarda allerji ve bağışıklık sistemine yönelik hastalıkların daha az bulunduğunu belirtiyor.

Çocuklarınıza 2 köpek ve 1 kedi alın, bunlar onlara gerekli bakterileri sağlayacaktır diye ekliyor :)))

*************************

MK dahil, buradaki çocuklar parklarda demirleri, otobüslerde benim bile (bu konularda çok genişimdir) dokununca elimi yıkama isteği oluşturan tutunma yerlerini, demirleri, koltukları y@lıyor, ısırıyorl@r.

Salı günleri Müzik Grubu var. Çocuklar 45 dakika boyunca değişik bir çok müzik aletini kullanıyorlar. O aletlerin alındıkları günden beri herhangi bir dezenfekte işleminden geçirildiğini sanmıyorum :) Öğretmen her gün 2 ayrı gruba ders veriyor. Haftanın 5 günü, 10 dersten kimbilir kaç çocuk onlarla oynuyor, yere düşürüyor vs. vs.

Oyun grubunda yerlere yatıyorlar, yuvarlanıyorlar. Şarkı eşliğinde zıplattıkları topları ağızlarına sokuyorlar.

45 dakika bitince eve dönüyoruz. Dönüş yolunda karnı acıkmış oluyor, eline atıştırmalık şeyler veriyorum. Islak mendil yok, elleri yıkamak yok, dezenfekte edici sıvı madde yok. Bunları kullanmaktan pis olduğum için değil, kirin pasın, yerlere sürdüğü ellerini ağzına götürmesinin ona faydası olacağına inandığım için, fazla hijyenin yarar değil zarar getirdiğine inandığım için kullanmıyorum.

Titiz anne, anneanne-babaanne tarafından el üstünde büyütülen, aman aman diye üstüne düşülen, eline aldığı bir şeyi ağzına götürmeye kalkıştığı anda engellenen, sürekli elleri temizlenen, dokunduğu, bastığı, yanından geçtiği her şey kontrol altında olan çocuklar rüzgardan nem kapıp sürekli hastalanırken, apartman çocuklarında allerji artışı yaşanırken, kimisi çoraplı, kimisi çorapsız sokakta koşturan, sümükleri burnundan aka aka, onları yiye yiye :) gezen, elindeki ekmeğe toprağı katık eden bebeler hep taş gibi maşallah :)))

Çocukken bazen günde nerdeyse 12 saati dışarıda geçirirdik. Bir alay çocuk. Gün boyu koştura koştura oynar, mahallemizdeki ilkokulun bahçesinde kaydıraktan kayar, jimnastik demirlerinin tepesinde cirit atar, ağaç dallarına evler kurar, susayınca okul çeşmesinin musluğuna ağzımızı dayayıp su içerdik. Daha titizlerimiz:P ağzını dayayıp su içmez, sabahtan beri çöp tenekesi dahil değmemiş yer kalmayan avuçlarıyla içerdi suyu :))

Acıkınca sokaktan geçen, simiiitççiii diye bağıran simitçinin üstü açık, toz toprakla arkadaş simitlerinden alır yerdik.

Eve dönünce annem, önce ellerini yıka diye arkamdan seslenir ama ben ilk önce ille de tuvalet çeşmesinden, ellerimi yıkamadan kana kana su içerdim.

Hiçbirimiz pislikten hastalanmadık.

Şimdi de MK otobüs demirlerini yalayan, sokakta pis elleriyle yemek yiyen bir çocuğa dönüştü :)

Eve girince ilk iş gidip tuvalete eller yıkanıyor, telaştan unutmazsam her yemekten önce ve mutlaka her yemekten sonra elleri yıkanıyor. Alt değiştirme sonrası mutlaka ellerimi yıkıyorum.
Dışarda giydiğim kıyafetimi ve MK'nınkini, annemden kalan alışkanlıkla daha neredeyse giriş kapısının ağzında çıkarıyorum. O kıyafetlerle değil yatağa, koltuğa bile oturmuyorum. Bunlar başka şeyler. Ama hasta olmasın diye çocuğu cam fanusta yetiştirmeye çalışmak başka bir şey. Yetişmiyor zaten. Vücut isyan ediyor.

12 comments:

firdevs said...

yemekten once ve sonra cocuklara ellerini yikamalarini aliskanlik haline getirmeye calisiyorum . diger konularda gayet genisim :p ve gercekten ablam cocuklarina cok titiz davranmasina ragmen cocuklar genelde hastalar .

mesela ablam kesinlikle uykudan uyanmis cocuguna isik hiziyla yelek giydirir . benim cocuklarimin 1 tane bile yelekleri yoktur :p ve masallah minnoslarim en fazla senede 2 defa grip olurlar :)

yani bence bu gibi konulari cok fazla abartmaya gerek yok , insan vucudu her ortama alisiyor vesselam :p

yeni nesil annelerin vitaminlere ve hijyene cok fena taktiklari icin sanki hep stres icinde yasiyorlar gibime geliyor ... hep bir arastirma icindeyizz ..

Ozgur said...

Camasir makinasi fotosu muthis:) Sabah sabah cok gulesim geldi.

Hijyen konusuna da katiliyorum. Fazla takilmamak lazim. Bence cocuklar onun olcusunu biliyorlar. Anneler cok delirmedikce yeter miktarda bakteri geliyordur vucuda.

Sevgiler, fotolara bayildim:)

süpürgesizcadi said...

Camasir makinasinin icine girmis hali cok hos :) Asya'da bayiliyor Camasir makinasini bosaltmaya, Bulasik makinasini bosaltirken de cok yardimci sagolsun :)

Titizlik ve Hiyjen konusunda son derece haklisin, yakindan tanidigim bir arkadasin kizinin bademcikleri sorunluyd ve alinmasi gerekiyordu ama bagisiklik sistemi hic gelismemis o yüzden ameliyati yapmadilar, cocuk öyle bir yetistirildi ki, parkda devamli biri pesinde elini yüzünü silip duruyordu, zaten 10 dakika sonra eve dönerlerdi :(

Benim Asya pis resmen, hatta daha dün onu cöp karistirken yakaladim, ondan önce benim bi parca eski cikolatayi cöpe attigimi görmüstü onu ariyor, bulsa yerdi kesin :))

Hülya'nın Tuna'sı said...

ben de titiz eşimden gizli gizli "pis"liği öğretiyorum oğlana. babasına kalsa tv kumandasını bile sokmayacak ağzına. elimizi ağzına sokmadan önce bile antibakteriyel sabunla yıkamalıymışız. ben de "hıı evet aşkım haklısın" diyip kendi bildiğimi yapıyorum. ona kalsa çocuk kesin alerjik olur

Sabahnur said...

senin oğlan ne hamarat Esra:)

ze de bilgisayar karsısına gecip konusuyordu,ne oluyor diyorduk,farkettik ki bizim kamerada akrabalarla konumamızı taklit ediyor:)

Onur`un Annesi said...

Dun Onur parkta kumla oynarken avucuyla kumu agzina tikti. baya panik olmustum. Yazdiklarin icimi rahatlatti.Okuyunca cok mantikli geldi.

PUMPKIN said...

yazdıkların çok doğru. Son yıllarda astım konusunda deniliyorki; bebekler ne kadar erken dönemde allerjenlerle temasa geçerse bağışıklık sistemi o kadar çabuk güçlenir. Pislik yidir :)
bizim köpeğimiz var birde evde... gül gibi geçinip gidiyoruz... Takıntılı olmamak gerek...

duygu said...

en iyisini yapıyırsun. çocuk mikroba alışarak bağışıklık kazanır. bir arkadaşımın kızı benim kızımdan 1 ay küçük ve gelişim olarak yarısı gibi duruyor. çünkü arkadaşım çocuğu nerdeyse fanusta yetiştirecek. ve çocuk sürekli hasta olduğu için yemek yiyemiyor, hareketsiz yani halsiz... doktordanda sürekli fırça yiyiyorlar. ama nafile...

bu arada çamaşır makineli foto müthiş...
sevgilerimle...

arzu said...

esracim ya valla kim ne derse desin ben bahsettigin doktorlarin dedigi gibi bu kadar rahat olamam! yani rahat olunmamasi gerektiginede inaniyorum. Tabi ki cocuklar fanus benzeri bir korumaya alinamali, fakat ornegin park gibi binbir cesit insanin vede hayvanin gecis alani bir yerden donusdede ellerini yikamadan hatta kendisini yikamadan eline yemek icin birsey vermek hususunda derin derin dusuncelere dalabilirim. Bana yalnis geliyor. Aslihan'la ne zaman toplu tasima araclarini kullanalim hemen her zaman hand sterilizer kullanmisimdir. Hatta halada kullanirim, islak mendildir o dur budur sudur, kullanilmalida, agac yasken egiliyor:) Belki hassas davranilmadiginda olabilirki en olmadik ortamda en olmadik bir bakteri olabilir ve en olmadik hastalik ortaya cikabilir, tedbiri elden birakmamali, temizlik kurallarina her daim dikkat edilmeli diyorum.

Buarada fotograflar cok seker, kesinlikle MK baldan tatli:)camasirlara yardim etmeside ayrica seker:))opuyorum cok cok!

KeLeBeK said...

çocukların kesinlikle bağışıklık kazanmaları için gerekli olduğunu düşündüğüm bi şey : mikrop
tıpkı soğuk havaya ve dış ortam havasına alıştırılmasının gerektiği gibi. tabii temizlik konusunda herkesin hassasiyetleri farklı farklı. ortak nokta aşırı titizlenmemek diyorum ve mk yı burdan öpüyorum :))

banu said...

Biraz geç bir yorum olacak ama... Kesinlikle sana katılıyorum :) Biraz kir çocuklar için zarardan çok yarar getirir... Eşim böylesi işime geldiği için herkesi buna ikna ettiğimi söylüyor :)

Geçenlerde NYTimes'da "Babies Know: A Little Dirt Is Good for You" diye bir makale çıkmıştı. Bahsettiğin “Why Dirt Is Good” -“Kir Neden İyidir?” kitabından küçük bir derleme idi...

banu said...

Ay çok komiğim bugun farkettim zaten bu makaleye link vermişsin... orayı asıl okuduysam artık :P

x