Sunday, 25 January 2009

Cumartesi Aksami:

Pazar Sabahi:

Ben zeytin memleketinden olmama ragmen, zeytinyagini cok sevsem de, zeytin yemem. 1 tane bile yemeden 1 sene gecirebilirim :) Esim de eh iste, hafta sonundan hafta sonuna 3-5 tane yer. Ama MK masallah cekirdeksiz zeytinleri cekirdek gibi lupletiyor:) Simdi sirf onun icin eve zeytin almaya basladik :))

Istahi biraz acildi. Gorulecegi uzere :)))

Recel sanati :))

Ustune damlayan recelin fotosunu cekmek icin, kolunu kaldir oglum deyince :))

Mama sandalyesini kaldirdik. Uzun zamandir onda oturmuyor. Buyuk sandalyesinde artik :) Boyunun erismesi icin minder destegine basvuruyoruz :D

Poti (petit) kareli kumas deniyor di mi buna? Ingilizcede gingham diyorlar. Cok sirin gorunuyorlar bence :) Kavanozlara kapak yapmak icin internetten aldim bunu. Bir de kenarlarini girintili cikintili kessin diye ozel bir makas. Ama maalesef kagidi guzel kesse de kumasi kesmiyor :(( Hayalimdeki kenarlari tirtikli kapak ortusuydu ama napalim :))) Yine de guzel oldu bence. Boyle 3-5 kavanoz hazirlayip dekoratif amacli siralayacagim tezgahin ustune :) Mutfaga bir raf almistim, takabilirsek onun uzerine dizerim artik :D

Bu kumastan bir kac sey dikmek istedim ama dikis makinasinin alt bobininde bir sorun sorun var. Ipler birbirine dolaniyor. Cuma aksamimi o bobini+makarayi takmaya harcadim ama halledemedim :(( Yesim gelince ellerinden oper artik :D Dikis makinasi uzmani o ne de olsa :D

***************************

Dun aksam Meral, Burcu, MK ve ben once alisveris merkezine, sonra da yemege gittik. Masallah, gezimizin gec bir saate sarkmasina ve uykusu gelmis olmasina ragmen uslu uslu durdu, bize ayak uydurdu :)

Cocuklari bebekliklerinden itibaren gidilen her yere goturunce bence zamanla alisiyor ve anne-babaya ayak uydurmaya basliyorlar. Ilk baslarda zor oluyor evet. O zahmete katlanmak icin gezmeyi cok seviyor ve bol bol pratik yapiyor olmaniz lazim :) Ama bence o ilk zamanlari atlatinca her sey kolaylasiyor. Surekli anne baba ile gezen cocuk gezinin ne anlama geldigini, ne zaman eve doneceklerini vs ogrenmis oluyor. Hani yabancilarin kucucuk cocuklarinin anne babalarinin yaninda buyuk insan gibi gezmesine, sorun cikarmadan, aglayip mizlamadan durmasina sasilir ya. Iste bunun sebebi o cocuklarin bebeklikten itibaren anne baba ile surekli geziyor olmalari. Bence :))

***************************

Çünkü bizim zamanımızda bizler mutlu çocuklardık, neden, çocuk bu; sorumluluk istemez, bünyesi kabul etmez, bize herhangi bir şey için seçimimizi soran olmadı. Ne verdilerse onunla mutluyduk.
Ne güzelmiş eskiden entellik yokken yahu. Şimdiki çocuklar hem bizim sorumluluğumuzu çekiyor, hem de kendi sorumluluklarını. İşleri zor.

diyor Ayca'nin gonderdigi linkteki Ayca Sen su yazisinda:)

Continuum Concept kitabinin yazari Jean Liedloff da $u yazisinda bu konudan bahsediyor, Who's in Control?/Kontrol kimde? diye sorarak.

Modern zamanlarin, cocuk merkezli modern ailelerde cocuklarin sinirli davranislar sergilediginden, sendromlar gecirdiginden bahsediyor. Bunun nedeni olarak da ailenin cocugu merkeze almis olmasini gosteriyor.

Cocuk, kendi isiyle ugrasan buyuklerini izleyip, takip edip, ogrenip taklit etmek ister, ancak buyukler kendi islerini birakip cocuk ne yapmak istiyor diye ogrenmeye kalkisir, cocuga sorarsa bu dogal akis bozulur diyor.

Ozellikle 2-3 yasindaki cocuklar buyuklerinin kendilerinde emin, ne yaptigini bilen insanlar olmasini isterler ic dunyalarinda. Ancak buyukler cocuklara, onlarin ne istedigini, ne yapmak istedigini sordukca cocugun gozunde buyuk ne istedigini bilmeyen bir insan olur, bu durum da aslinda guven ve disiplin isteyen cocugu panige, korkuya sevk eder.

Cocuk anne babasinin ne kadar kendinden emin, kararli oldugunu gormek icin onları zorlar. Mesela, duvara resimler cizen cocuga annesi, dinlemeyecegini bile bile neredeyse ozur diler bir ses tonunda duvarlara cizmemesini rica ederse, cocuk duvarlari karalamaya devam edecektir. Oysa anne cocugun elinden kalemleri alip kaldirdiginda aslinda cocugun gormek istedigi davranisi sergileyecektir.

Kisaca, bir cocuk buyugunun bir davranisini kontrol etmeye kalkistigi zaman bu, cocuk gercekten anne-babasini kontrol etmek istiyor demek degil, tam tersine, anne-babasinin ne yaptiklarini bildiklerinden emin olmak istiyor anlamina geliyor.

Cocuk kontrol ele gecirdigi zaman kafasi karisir, korkar ve anne babasinin kontrolu ele aldigini gorene kadar da limitleri zorlar.

Bunlar linkteki yazidan kabaca ceviriler. Bir de sanirim kitapta okumustum, cocuklara secenek sunmayacaksiniz diyordu. Hani anne babalar cocuklara soz hakki, secim hakki verdiklerini dusunurler, onlari birey yerine koyduklarini dusunurler ve cocuklarin fikirlerini sorarlar, tercihlerini, isteklerini vs. Bu cocuklari korkutan, panikleten bir davranistir diyor. Cocuklar kendilerine ne yapmalari gerektiginin soylenmesini ister. Hayatlarinda bir disiplin ve sInIr isterler. Bunu bulana kadar da her turlu uç davranisi denerler.

Verdigi bir ornek kahvalti uzerineydi. Mesela cocuga kahvaltida ne yemek istersin diye sormayin. En fazla iki secenek sunun diyordu.

Eger soz geciremediginizi dusundugunuz bir cocugunuz varsa, iliskinizde sorunlar yasiyorsaniz bir de bu otoriter anne-babaligi deneyin. JL'e gore cocugun anne babadan asil istedigi otorite, disiplin, kararlilik.. Birakin bir sure onun istekleri degil, sizin kararlariniz iliskinizin merkezinde olsun.

Tabi bunlar ozellikle 2-3 yas civari cocuklar icin tavsiyeler ama dozu ayarlanarak her yasa uyarlanabilir. Her seyin bir karari olmali bence. Elbette totaliter bir rejimden bahsetmiyorum:) ama demokrasi cocuklara uygun bir sey degil:) Onlarin asil istedikleri, ne istedigini bilen, kararli, cocuguna ne yapmasi gerektigini kesin bir dille soyleyen guclu anne babalar.

Daha once de yazmistim, biz dikkatini baska yere cekme politikasini uyguluyoruz. Elindeki oyuncagi istemedigim bir yere vuruyorsa baska bir seyle oyaliyor ve oyuncagi ortadan kaldiriyorum mesela. Pastelleri ile masayi boyamaya kalkti, bitti dedim hepsini toplayip kaldirdim. Istemedigim hangi davranisi gosteriyorsa kesin bir sekilde duruma el koyuyorum:) Yani en azindan oyle yaptigimi dusunuyorum.

Bugunlerde yeni bir huy gelistirdi, eline su dolu bardak veremiyoruz icmesi icin. Aninda ya da iki yudum sonra bardagi ters ceviriyor:) Yapacak bir sey yok. Eline bardak vermiyoruz. Susadiginda bardagi biz elimizde tutup iciriyoruz. Unutup vazgecene kadar boyle.

***************************

Uyku tulumu tavsiyeleri icin cok tesekkurler. Bir arkadas link gondermisti, su ayakli olanlar. Tam bize gore. Bir kac yere bakayim, olmadi internetten ismarlayayim. Tekrar tesekkurler.

Kitaplik tavsiyeleri icin de tesekkurler arkadaslar. Ilk aklima gelen IKEA olmustu :) Baktim ama internetteki katalogtan istedigim gibi bir sey bulamadim. Cok uzunlar. Bana daha kisa bir sey lazim. Yine de elinde link olan gonderirse sevinirim.

Bir kac cocuk magazasinin internet kataloglarina baktim ama ben rengarenk, cicili bicili seyleri sevmiyorum. Benim gozumu yoruyorlar :) Beyaz ya da en fazla beach dedikleri acik kum rengi gibi bir renk tercihim.

Bu aradaaa son olarak, Burcu'nun sagindakini soran anonim kim yahu? :))

Sorunuzun Cevabi: Gul ablamiz:)

13 comments:

Ayse said...

ben zeytin gibi yiycem senin bu oglunu... sen koy ucaga gonder bana... zeytini cok severim burada. ben cekirdegini cikarip yemeyi de ogretirim MK'ya...

bu arada eger Expedit varsa IKEA'da, onu dikine degil de enine koyabilirsin aslinda...

bobinde ne sorun var ya? o kisim biraz mesakkatli ama oluyor yaa..

Anne ve Bebisi said...

heheheh :P Biz de gelsek MK ile olmaz mi:P O sizdek kalir biz takiliriz :D

Expedit'e baktim ama 1.80-1.90 oluyor enine koyunca :S Dur bir daha bakayim, hazir aksam ictigim cay uykumu kacirmisken:)

Ya bilmiyorum bobinde ne var :( Dikmiyor ve tum ipler birbirine giriyor, koca bir tomar oluyor orda :(( Yesim'i bekliyorum yoksa sinirden camdan asag aticam diye korkuyorum :D

Ayse said...

aaa askolsuun, tabi gelin. ben bakarim ona... muzelere gotururum. :)

o bobin isin en sinir tarafi. nasil yapiyorsun?? benimkinde once o minik makaraya ipi sardiriyor yukarida, sonra bobini cikariyor, icine koyuyorsun. kapatiyorsun. sonra yukaridaki ipi geciriyorsun igneye. sonra sagdaki kolu counter-clockwise cevirerek igneyi bobine dogru goturuyorsun ve birkac cevirmeden sonra asagidaki bobinin ipini yakaliyor igne ve iki ip de yukariya cikiyor.sen onu ayagin arkasina alip dikmeye basliyorsun... seninki de boyle mi tarif ediyor?

Sebnem'den said...

Zeytin yiyen akıllı olur derler..Yesin bol bol..
Zeytinli ekmekte yap..Eminim onuda çoook sever..
Kavanoz kapakların için kestiğin kumaşı yuvarlak kes bence..sonra kenarlarını sürfile makasınla kes..Daha etek gibi duruyor..
Bir ara mesajlı lastik bilezikler vardı..O tarz lastiklerlede kavanoz kapağına takarsın...
İyi haftalar

Anne ve Bebisi said...

Aysecim, ben en iyisi fotosunu cekip koyayim :D

Sebnem, cok tesekkurer ya fikir icin. Ay ben ne ozgun fikir yoksunu insanim ya:P Yuvarlak kesmek hic aklima gelmedi iyi mi:D Iste bu halimle ugrasip duruyorum boyle islerle :))) Dur bundan sonrakileri yuvarlak keseyim de surfile makasi ne ya:P Bende yok o:))

paçoznuri ve saz ekibi said...

maşallah bişeyler yemeğe başlamış! darısı benim piremin başına adağım var valla yediği gün koç kesecem (o kadar yani).

Ayse said...

surfile makasi tirtikli bir makas diye biliyorum ama ben de cok bilgili degilim. Half pint pixie bahsediyordu.

bugun IKEA'da expeditin tam yari boyutlusunu gordum. Dort gozlu yani...

Anonymous said...

ben sormustum esracım :)
yesım

KEO said...

Ceren de zeytine bayılıyor hatta ertesi gün için ıslattıklarımı görürse onları da yiyor yatmadan:)ama bu iştahının iyi olmasından değil zeytine olan özel sevdasından:)

sukran said...

ay canım yaaa,onlar yeyince kendi yediğimizden daha mutlu oluyoruz değilmi?maşaAllah esracım,çok sevindim,dahada artsın iştahı sevimli çizgi film kahramanı suratlı m.k.cığımın;)bizdede,tam tersi ben ve babası çok seviyoruz,tuna zeytin yemiyor maalesef.bu arada,sürfile makasıda,senin alıpta,kağıdı kesip,kumaşı kesmeyen makasının adı:))canım,yahoo adresine,tulumla ilgili foto attım,bir ara vaktin olursa bakarsın,çok öptüm.haaa,bloğunu çok beğendiğimi bir kez daha tekrarlamadan edemiycem;)

New York'tan said...

Masallah MK'ya bizde babamiz disinda zeytin tuketen yok,benimde 1 yil yemesem aklima gelmez, Mirza zaten Turk kahvaltisi yapmiyor,Ahrar bakalim ne olacak :)
Yazdiklarina katiliyorum, ben her ikisinide bebekken basladim gezdirmeye benimle her yere geldiler,soguk kis demedim,ikiside subat dogumlu, Ahrar yedi gunlukken ciktik biz disari, bunun ilk uc gunu hastanede gecmisti :)) ben rahatim o konuda bana kizarlar bazen rahatsin diye ama nasil alistirirsan oyle gidiyor :))

Crebro said...

Ay ay nasıl yiyor zeytinleri:)
Arel de çok seviyor zeytini.Ama yanında salatalık ve domateste istiyor:)

Hülya'nın Tuna'sı said...

aynen ben de modern çocuk-erkil aile anlayışına deli oluyorum. aman sinirlenmesin aman depresyona girmesin diye diye disiplinsiz, şişik egolu çocuklarla doldurdular her yeri. işin kötüsü her biri kendi evinde tanrıça gibi yaşayan bu şişko egolar, asıl okula başlayınca facia oluyor. bir yuva dolusu kral ve kraliçe, çarpışan egolar, öfkeden deliye dönen asabi nevrotik çocuk sürüsü.

x