Wednesday, 3 December 2008

Cumartesi:

Teyzeyi beklerken..


Teyze&Yeğen

Pazar:

Pazar günü sabah, önce Türk kahvaltısı için Türk mahallesindeydik. Blog aracılığıyla tanıştığımız yeni arkadaşlarımız Banu ve eşi de bize katıldılar :)

Sonrasında da Greenwich parkında.


Sevgili Banu, plan dahilinde değildi ama sonrada Meral de araba işini halletti ve Greenwich için bize katıldı. Sizinle birlikte gidemediğimiz için hepimiz çok üzüldük :(( Ama ilk fırsatta birlikte bir Londra turu yapmak dileğiyle :))


Küçük Prens :D

Pazartesi:

British Museum

British Museum'ın iç girişi

Calvin :)
I love him :)

Oxford Street yollarında..

Yorulunca bankın yanına gidip oturmak istedi :))

Vitrin süsleme sanatı :)




Bezgin gezginler..

Salı:

Salı günü MK'nın müzik grubu vardı. Teyzesini de götürdük yanımızda, oturup bizi izledi :) MK'nın ingilizce öğrenmeye başlaması için ilk adım bu müzik grubu. Yaklaşık 1 aydır gidiyoruz. İngilizce olarak sorulduğunda başını ve omuzlarını göstermeye başladı bu hafta. Şarkılardan birisinde sürekli geçiyor da.

Grupta çok hareketli, hiperkatif olduğunu düşündüğüm bir çocuk var. Tabii hiperkatif olup olmadığı böyle kolay, dışardan belli olmaz o ayrı. 1 aydır hiç oturup katılım gösterdiğini görmedim. Sürekli, biraz yüksekçe platformda kendi başına koşuyor :) 45 dakika boyunca o platformda ordan praya koşuyor. Annesi tek başına katılım gösteriyor :) Kadıncağız bir de 7-8 aylık hamile.

İşin önemli kısmı, kadın oğlunun aktiviteye katılım gösterip göstermemesini sorun etmiyor. Oğlunun peşinde koşmuyor, onu katılım göstermesi için zorlamıyor. Grubun öğretmeni diyebileceğim tatlı bayan da duruma hiç karışmıyor. Ana oğul her hafta geliyorlar, kadıncağız yerde oturup kendi kendine olaya katılıyor :) Oğlu kürsüde ordan oraya koşturuyor, sonra da gidiyorlar :))

Kadının, oğlum zaten ilgilenmiyor, gelmemizin bir anlamı yok diye düşünmemesi ve oğlunu her hafta getirmesi çok hoşuma gitti.

Çarşamba:

National Gallery



Gayda



Bu var ya bu.. Tam bir eşkıya :)) Banklarda oturup bir şeyler yiyenlerden nasiplenmeye gelen güvercin ve diğer martılar öyle bir kovalayışı var ki, görülmeye değer.

Gün batımında London Eye..

Dali&Picasso sergisine girdik. MK çok güzel dolaşıyor, bazen aaa diye şaşırıyor, heykeller hakkında kendi kendine yorum yapıyordu. Sonra IKEA'dan Meral'in aldığı tıkır tıkırını gördü. Yanımızda taşıyoruz da :)) Onu sürmek istedi. Çok ses çıkardığı için izin vermedim. Sen misin hayır diyen! Bitmeyen bir ağlama! Kardeşimi sergide bırakıp dışarı çıktım. Kapıdaki görevli yaşlı amca yarımcı olmaya çalıştı. Dondurma bile almaya gitti sağolsun:) Ama ne tıkır tıkırını vermek, ne oyalayıp konuşmak işe yaradı. Sağolsun görevli amca, 1 yıl içinde herhangi bir zaman yeniden gelip biletimi kullanmam, sergiyi tam olarak ücretsiz gezebilmem için işlem yaptırdı.


11 comments:

Ayse said...

aayyy, valla londra'yi gezesim geldi bu fotolardan sonra... cok istedim yaw. belki yazin gelicez H'nin konferansi var...
ben bu MK'nin yesil sapkasina bayiliyorum....

ayrica calvin'i ben de cok seviyorum- boyle bacaksiz, hayta bir adam olabilir mi...

o eskiyanin fotosuna benzer bisiyi ben de prag'da cekmistim... var sanirim blogda.

Ozlemisim Esra senin resimli, uzun postlarini...

iyi ki yazdin.

Anne ve Bebisi said...

Aysecim, hepimiz o yesil sapkaya bayiliyoruz ve o yesil sapka pazartesi kayboldu:(( Nazar degdi uuhuuu :((

Babaannesi benim isamralamam uzerine ormustu onu ve cok ama cok uzuldum. Bir sokagi alt ust ettik ama bulamadik :(( Neredeyse aglayacaktim:( Bloga yazamasim kadincagiz ordan ogrenip uzulmesin diye:( Telde ya da msn'de soy;eyecegim:((((

Buraya bekleriz:)) Misafir edelim sizi:)))

Banu said...

Esracim,
pazar gunu icin tekrar tesekkurler, cok iyi vakit gecirdik biz..
Birlikte daha cook gezeriz :)
Gezi planiniza bayildim, dolu dolu geciyor gunler ne guzel :)
Yalniz birkac gun sonra yorgunluk birikmesin, dikkat edin.. iyi beslenin :)
MK da enerji hic bitmiyor gerci, masallah!
Hepinizi opuyorum,

Ayse said...

ay valla ne guzel olur gelsek... su MK'yi soyle sıkıştıra sıkıştıra bir severim (tabi izin verirse pasa) :)
cok uzuldum sapkaya ya... valla nazar degdirdik...

Kirpikteki Gözyaşı said...

Gözün aydın Esracım:) Biz de sayenizde bir Londra turu attık:) Devamını bekliyorum ben! Bu arada müzik grubu çok iyi fikir. Sanırım müzikle yabancı dil öğrenmek daha kolay oluyormuş. İyi gezmeler size:) Öptüm kcoaman:)

gunesligunler said...

Esracım gözün aydın, çok keyifli zamanlar geçiriyorsunuz belli. Benim de gelip gezesim geldi valla. MK teyzesini çok sevmiş maşallah.

Kaan-Sevil said...

Bizimde teyzemiz geldi ve gitti. Gelişler çok güzelde dönüşler çoook zor oluyor. Hayret ettiğim bir konu var MK'da benim oğlum gibi teyzesini hiç yadırgamamış. Gerçekten kan çekiyor dedikleri şey bu olmalı. Sevgiler...

YAVRU KUŞUN ANNESİ ((Y*A*S*E*M*i*N)) said...

Gerçekten güzel bir tur oldu bizim için, teşekkür ederiz.

Teyzeniz de pek güzel pek alımlıymış:)

O müzik kursundaki hanıma da bravo doğrusu azimliymiş valla.
Benim bazen Burak arkadaşlarda çok koşuşturunca bile bir daha gitmemeye karar verdiğim oluyor.

New York'tan said...

Fotograflar harika, Mk'da oyle, teyzeniz kucukmus:)
dolu dolu gecirin gunleri,bol bol gezin :))

Crebro said...

Ne güzel gezmişsiniz. Bu fotoğraflarda MKyı yine büyümüş gördüm. Özlemişim vitrin süslerini iyiki yayınlamışsın fotoğrafları.

sukran said...

esracım,ne güzel,dolu dolu geçiriyorsunuz günlerinizi kardeşinle maşaAllah.yaw çok sevimli bu küçük adam bea,o benim çizgi film kahramanım;))demek müzede birde yorum yapıyor hee:)))müzik gurubu olayına bayıldım,ne güzel,hem eğleniyor,hem öğreniyor.ay canım yaaa,m.k. nın o halini bizde zaman zaman tunayla yaşıyoruz:(hani şu zıkkım 2 yaş sendromu.çok zor oluyor ama tek tesellimiz,geçici oluşu;))kardeşinle dolu dolu geçireceğiniz çok güzel bir bayram diliyor,şimdiden bayramınızı kutluyorum canım..

x