Tuesday, 9 September 2008


Güzel şeyler konuşalım artık :)

Çok daha iyi artık. Bugün daha bir "kendi" gibiydi :) Geçmiş günlere göre daha güzel yemiş, canlandı, hareketlendi. Çok şükür. Gün içinde uyumak istememiş, kadıncağız yemeğin soğanını MK'yı ayağında sallarken soyup doğramak zorunda kalmış! Bunu duyunca, hah düzelmiş dedim :) Şu an uyuyor. Her geçen gün daha iyi olur inşallah.

Eşim yarın akşam uçağa binecek, kısmetse perşembe sabahı inecek. Gelir gelmez gitsin oğlunu görsün :) Aslında onlar buluşurken yanlarında olmak istiyorum, MK'nın sevincine şahit olmak istiyorum :)

*******************************

Yeni bir dizi keşfettim. Yol Arkadaşım. 2 gündür çalışırken arka planda radyo tiyatrosu olarak dinliyor, ara sıra da sahnelerine göz atıyorum. Süper bir dizi değil, 5 üzerinden.. eh işte ikibuçuktan üç veririm :)

Ama bazı yönlerden tam notu hak ediyor. Aldatma, kadının kendi ayakları üzerinde durabilmesi, çölleşen Türkiye ve hatta zeytinyağı üretimi gibi çok çeşitli konularda güzel mesajlar veriyorlar.

Ayrıca yöresel dili çok güzel taklit etmişler. Sadece ağız denilen konuşma stili değil, küçük kasaba halkının kafa yapısını, olaylara yaklaşımını birebir yansıtmışlar. Gözlemle falan olacak şey değil, senarist oralarda doğup büyümüş sanırım :)

Bazen öyle diyaloglar oluyor ki, kafamın içinden karakterin vereceği cevap otomatikman geçiyor ve hemen arkasından, kelimesi kelimesine aynı cevap dizi karakterinden geliyor :)) Sanki komşularla 'toplaşmışız' da onlar konuşurken ben dinliyormuşum gibi hissediyorum.

Bazen gülerek, bazen hüzünlenerek dinliyorum diziyi.

Beni çocukluğuma ve gençliğime götürüyor. Aynı sofralar, aynı telaşlar, aynı heyecanlar, aynı dedikodular... Bir zamanlar içinde olduğum bir yaşam. Karakterlerinin yavaş yavaş eksildiği sahneler. Bir daha asla aynı sahnelerin olamayacağını, sahneler benzese de karakterlerin farklı olacağını biliyorum. Ama biliyorum ki artık bizler için, başkalarının hayatlarının dolu dolu karakterleri olma zamanı geldi. Artık bizler teyze, yenge, anneanne olacağız o sahnenin içine.. Bizden öncekiler rollerini bize devredip çekilirken, başkalarının neşe kaynağı, çocukluk yadigarı biz olacağız. Olmalıyız. Arkadan gülümsenerek, rahmetle yad edilemek için...

Geçen aylarda SKY denilen şirkete üye olduk. İnternet bağlantısı, telefon, süpper tv kanalları falan. Buraya kadar güzel. Hatta üstüne fazladan para ödedim, sevdiğim diziler CSI'ları, Without a Trace'i, House'u, Law and Order'ları istediğim kadar, istediğim zaman seyredebileyim diye.

Buraya kadar güzel.

Sorun ne?

Rüzgar esiyor bağlantı kopuyor, yağmur yağıyor bağlantı kopuyor! Burası İngiltere! Bütün yıl yağmur yağar, eylülden mayısa kadar da rüzgar eser! Ne anladım ben bu işten?

Yukardaki fotoyu çektim geçen gün. Casino Royal'in en heyecanlı sahnesinde cart diye gitti bağlantı! Bir başka gün de bir filmin tam en son sanesinde koptu! Öyle bir sahne ki biri ak, biri kara iki seçenek var karakterin başına gelecek, ve evet, göremedim en önemli son sahneyi!!!!

Bugün hava çiseliyordu, saatlerdir bağlantı yok.

Bu fotoyu SKY'a ve bulduğum tüm site ve forumlara yollayayım da biraz dalga geçeyim :))

Şimdi aklıma geldi, işin daha daha komiği..

Freeview diye bir sistem var. O da dijital. Küçük bir kutu alıyorsunuz, 10 pound/sterling falan bir şey ödüyorsunuz bir seferlik. Öyle sky ya da diğer şirketler gibi aylık ödeme falan yok. Takıyorsunuz o kutuyu tv'nize, izliyorsunuz. Tabi diğerleri gibi çok kanal yok ama o kutu olmaksızın ülke çapında yayın yapan 5 kanalı izleyebilirsiniz sadece. O cüzi ücretle aldığınız ve bir daha hiç bir ödeme yapmadığınız kutu ile işe yarar 30-40 kanal izleyebiliyorsunuz.

Ve evet, sky zırt pırt kopup saç baş yoldururken bu beleş kutu tıkır tıkır çalışıyor! O kadar para ödedik sky'a, yağmur yağıp rüzgar esince gene paşa paşa freeview'i izliyoruz :)




DİKKAT!

ORUÇLU İSENİZ LÜTFEN GERİSİNİ İFTARDAN SONRA OKUYUNUZ!

BENDEN GÜNAH GİTTİ :))







Sevgili Meltem'in blogunda resmini gördüğüm ve daha resimden ne kadar lezzetli oldukları belli olan poğaçalarının tarifini istemiştim. Sağolsun o da yazıp göndermişti, aylaar önce. Ancak bugün yapma fırsatım oldu. MK bakıcısında, ben de çalışmaya biraz ara vermişken :)

Hayatımda yediğim en güzel poğaçalar içinde ilk üçte :))

21 comments:

Sevgili Sayfa said...

Yaşasın gülen zıpır MK :-)

annecik said...

çok şükür düzelöişsiniz ve ayaktasınız ve gülüyorsunuz v güzel pozitif bir yazı bunu tuttum ben

Kremali'nin annesi said...

Esracim cok sevindim, eski saglik ve nesenize geri donmenize:)

Uyariyi dikkate almadim ve agzimdan sular akita akita pogacalari seyrettim:) Simdi de tariflerini istiyorum, hemen simdi mailime bekliyorum:)

zeynep said...

oğluşunun iyileşmesine çok sevindim..

mummy said...

Şİmdi okudum önceki yazıyı da çok geçmiş olsun MK'ya..Allah daha beterlerinden korusun..Poğaçalarda enfes gözüküyo bu arada..Elerinize sağlık:)

Ayse said...

aman cok sukur Allah'a... MK'yi yine guluyor gordum...

pogacalar super gozukuyor. malum artik yalniz yasiyorum most of the time, boyle cici mamalar yapmak icin haftasonunu beklemem gerekecek...

hadi cok cok gecmis olsun size.. .Sen iyisindir insallah Esracigim... babasi geliyor neyseki, az da olsa dinlenirsin...

уαѕємiη said...

Maaşalalh oğluşa her daim böyle gülsün inşallah

sahur vakti tamda ezan okunurken poğçaları görmek kötü oldu ya :) bizde isteriz tarifibi

sevgiler

TUANA BERRA' nin annecigi said...

iyi olmaniza cok sevindim,masaallah mk ciga.

Pogacalarda harika gorunuyor,ama sansliyim su gece:-))

Rahsan Collyer said...

Çok geçmiş olsun Esra. MK'nın iyileştiğine sevindim, Allah bir daha göstermesin, kuzularımız hiç hastalanmasın...

Nihal said...

MK nın iyileşmesine sevindik. Yeni maceralarınızı bekliyoruz.Babası da gelsince keyfine diyecek olmayacaktır sanırım.
Poğaçalar da enfes gözüküyor. Tarifini de isteriz....canımız çekti oruç oruçç)))

aysarayı said...

mk iyileşmiş,babası dönüyor,poğaçalar harika...daha ne olsun...

Kuaybe said...

Oh oh, iyi haberler sıralanmış çok şükür.. Sondaki poğaçalar da finali müthiş kılmış :))

Afacan MK bir daha hiç hasta olma tamam mı..

New York'tan said...

Cok gecmis olsun Esra, masallah MK'ya rahat uc ay oldu ben blogunu ziyaret edemedim ama kocaman olmus.iftara daha 9 saat var :))

inciK said...

Cok gecmis olsun canim, sevindim normale dondugunuzu gordugume.
sevgiler,

Ben Ona Resmen Asigim said...

O afacan surat yine gülüyor, işlem tamam MK yaramazlığa devam. hadi kaldığın yerden devam edebilirsin.

uçan talhanın annesi said...

atlatmasına çok sevindim... rabbim hastalıkları uzak tutsun çocuklarımızdan...

pinarbk said...

İyileşmesine sevindim. Diğer yazının sonundaki cümle beni bitirmişti.Şimdi kaldığı yerden afacanlığa devam:))

Yol arkadaşım izlediğim tek dizi. İnsan ilişkileri içimi ısıtıyor. O kadar bizden, içimizden hikayeler var ki içinde...Entrikalar, aldatmalar ıvırlar zıvırlardan sonra ilaç gibi. Çağan Irmak ne çekse izlerim ben...

((Y*A*S*E*M*i*N)) said...

Çok sevindim ve rahatladım iyi haberlerinizi alınca.
Yol arkaadşımda aynı duyguya bende kapılmıştım.
Yaşanan sahnelerin gerçekçiliğine.
Bence de bilen biri, öyle yazmayla değil yaşamayla örtüşen haller var içinde. Ve dediğin gibi şimdi sıra bizde!

Crebro said...

Canım geçmiş olsun. Çok sevindim MK'nın biran önce düzeldiğine. Bu poğaçalar çok nefis :)

Mısır Patlağı :) said...

:)İyilşmesine çok sevindim sevgili mehmet kağanın Veee babasının gelişinede Kim bilir nasıl sevinip Çoşacak bende Görmek isterdim : ))

Ahh hamur İşleri bu Kilolarımdan sen sorumlusun ...

Burcu Demirel said...

kocaman kirmizi bi de not yazmissin ama esra, yani ne mumkun? biseyi yapma dersen insanin yapasi geliyor..oruc oruc bitirdin walla beni, naptin esraaa !? ;) bu arada gecmis olsun..

x