Wednesday, 24 September 2008

Bu hafta bir şey giydirmek istediğimde ya da bir şeyi çıkarmak istediğimde itirazlara başladı.
Üstteki gömlekler Gana'dan. Maviyi daha önce getirmişti babası, yeşilli sarılıyı bu gittiğinde getirdi. İkisini de büyük dikmişler :) Dün sabah ben uyurken, mavi gömleğini getirmiş gözüme sokuyordu, giydirmem için :) Bir şekilde savuşturdum :P Öğleden sonra ısrarla alttaki gömleği tutuşturdu elime, giydirdim. Sonra da yine inatla mavi olanı giymek istedi. Tabi sonuçta ortaya böyle bir görüntü çıktı :)

Kardeşimi hatırlıyorum, yaz günü çizme ya da palto giymek için tepinirdi :)

İnatlaşmamaya şimdiden karar verdim, ne istiyorsa giysin, hem nasıl olsa burası Londra, ne giyerse giysin garip kaçmaz :P

Bu sabah evin içinde tepinmeye başlayınca hemen bahçeye attık kendimizi. Madem enerji bol, sokakta harca da komşunun kafası şişmesin dedim :) Bu fotoğrafta, arkadaki plakada Ersin yazdığını, az önce bilgisayara yüklerken fark ettim. Sitede başka bir Türk ailenin daha olduğunu biliyorum ama nerede oturduklarını bilmiyordum. Araba park yerinin numarasından oturdukları daireyi bulabilirim. Bulabilirim de, bulmak istiyor muyum ondan pek emin değilim :))

Sportmen MK :)

Artık sonbahar kendisini iyiden iyiye hissettirmeye başladı. Bu ülkenin sonbahar ve kışı çok kasvetli olur. Kışın güneş 8'de doğar, öğleden sonra 3.5'ta batar. Hele bir de o gün hava kapalıysa, gün boyu karanlıkta oturur insan.

Yarım yamalak bir öğle uykusundan sonra attık kendimizi kütüphaneye. Gerçi hala kitaplarla ilgilenmiyor. Orgla ilgilenmediği gibi :) Evet, sandığımızın aksine orgla pek ilgilenmedi. Belki biraz daha büyüdüğünde ilgisini çeker. Tabi arabalardan sıra gelirse :P En kısa zamanda go kart'a falan yazırıp Formula için yetiştirelim bari :P Çocuğun ilgi alanı şimdiden belli oldu :))

Kütüphanede de iki dakika oturup kitaplara bakamadık.. Etraftaki sandalyelere çeki düzen verdikten sonra pusetini ittirmeye niyetlenmek suretiyle tek ilgi alanına yöneldi :))

Kütüphanenin çocuklar için güzel bir etkinliği var; hikaye okuma+şarkı söyleme vs. Ancak maalesef perşembe sabahları. Perşembeleri işe gittiğim için kaçırıyoruz :(

Oyun grubu araştırmaya başladım. Her güne bir oyun grubu var gidebileceğimiz ama ben yüzmeye de gittiğim için ikisini çakıştırmamak gerekiyor. Spor salonunun yakınlarında bir oyun grubu buldum, pazartesi sabahları. Önce oraya, hemen ardından da ben yüzmeye, MK kreşe :)

Gerçi kreşe bırakılmaktan hala hoşlanmıyor :( Umarım alışır da ben de vicdan azabı çekmeden 1 saat olsun yüzebilirim.

Hoodie Boy :)
Yo Yo Man!
Bu fotoğrafı Mine halası için özel çektim :)

Bizim apartmanlarda sigara içmek yasak. Apartman binasının içinde, dairelerde.. Evinizde sigara içemiyorsunuz yani :) İnsanlar genelde balkonumsu yerde dikilip öyle içiyorlar ki aslında o da yasak :) Ya da apartman binasının önüne çıkıp orada içiyorlar. Tabi tek tük de olsa sigara izmaritleri sağa sola atılıyor. O yüzden dış kapıların yanına, duvarlara izmaritlik yerleştirmişler.

*********************************

Aradığım gözlüğü Boots'ta buldum :) Pardon, gözlükleri :)))

Bir designer gözlük alana Boots marka bir diğeri bedava kampanyaları var. Hem, diğer gözlükçülerde daha pahalı olan, çerçevesiz-cam, designer gözlükleri daha ucuza aldım; hem de onlarla birlikte ücretsiz, hep istediğim ama kendime tam yakıştıramadığım kırmızı kemik çerçeveli gözlükleri aldım :)) 1 hafta sonraya hazır olacaklarını umut ediyorum.

9 comments:

Ayse said...

birinci fotodaki yuz ifadesi cok komik: "anne beni rezil etme butun blog alemine" der gibi. :)

burda da soguyor hava git gide... sinirim bozulmaya basladi... yine d vitamini deficiency'si olucam ben bu gidisle...

bu yabanci memleketlerin mahalle kutuphanelerine cok ozeniyorum... bizim goztepe istasyon caddesi kadar buyuklugundeki kasabalarin bile ufak tefek bir kutuphaneleri var... ben istanbul'da bilmem (bir univ.lerinkini biliyorum, that's it.)

hadi dikkat edin kendinize.

zerrin said...

2. fotograf harika..ic boneyle harleyci olmus MK:))..
benim kiz 2 yasini doldurduda hala oturmak nedir bilmiyor..bu sebeple kutuphane saatleri hayal oluyor..dilerim MK kitaplari nemrinden daha cok sever

hayal said...

Damla hanim da bir gun gecek kistan kalan muntunu bulup giymis, uc saat cikaramamislar 30 derece sicakta.. Ben isteydim. O sekilde bahceye cikmislar bir de hahaha

Rana Eslem GULMEZ said...

iki ve uc numarali resimler super))gozluklerini gule gule kullan..

uçan talhanın annesi said...

iki numaralı resme bayıldım. maşaallah barekallah...
gözlüklerin hayırlı olsun. çerçevesiz gözlükler beni hep korkutmuştur. bir sene içinde dört gözlük değiştirdiğimden olsa gerek :D talha sağolsun.
araba meselesine gelince ben artık saldım çayıra :D heryer araba herşey araba... baktım çok düşkün arabalı kitaplar aldım. bu sayede kitapların yüzüne bakar oldu :D sen de dene belki işe yarar.

meltem said...

mıne halası ıcın ozel cekılen fotoraf gercketen cok cool:)))

Pıtırcık said...

ikinci fotoğrafa bayıldım ya yine çok artis bu çocuk...

Salincakta Iki Kisi said...

dikkat ettim MK fotolarda artik tam bir karakter olmaya basladi. Onceden kameraya sadece oylesine bakiyordu, simdi pozlar vermeler, bakis atmalar filan basladi! Bayildim!

Rahsan Collyer said...

Yukardan aşağı 2. foto çok hoş... MK çok yakışıklı çıkmış. İngiltere'deki kütüphanelerin ne kadar düzenli ve kullanışlı olduklarını untmuşum, çocuklar için vakit geçirilebilecek mekanlardan biri. Malesef bizim burada öyle bir şansımız yok:(

x