Monday, 25 August 2008

High Need Child yani İlgi Manyağı Çocuk!

Uzun zamandır MK'yı anlatırken sık sık kullandığım bir cümle var; Gördüğüm, tanıdığım hiç bir çocuğa benzemiyor!

MK'dan önce bebek ve çocuklar hakkında hiç bir bilgim yoktu. MK ile yeni bir dünyanın içine girdim. MK'yı ve yaşıtlarını karşılaştırabildiğim bir dünya bu. Çoğu zaman umutsuzluğa kapılmama sebep olan farklılıkları gözlemleyebildiğim bir dünya. MK çevremizdeki çocukların hiç birisine benzemiyor. Sanki başka bir gezegenden gelmiş gibi, bambaşka bir çocuk.

Bu akşam çalışmam gerekiyordu. Ancak MK ile ne mümkün. Uyanmalar, uyanmalar.. Gece emzirmelerine geri döndüm. Çünkü kesmiş olmam bir şeyi değiştirmedi.

Saat 23.53, az öncesine kadar bazen gülerek, bazen ağlayarak araştırma yapıyordum internette. Son okuduğum makaleyi çevirip buraya yazmaya karar verdim.

Benim oğlum High Need Child. Yani kesintisiz ilgi isteyen bir çocuk. High Need Baby idi, aylar aylar önce de yine kah gülerek, kah ağlayarak okumuştum makaleleri. Şimdi high need toddler oldu. Bilgi tazelemeye ihtiyaç duydum.

Kesintisiz İlgi, (hatta bence insanüstü ilgi:) İsteyen Çocuk nasıl bir çocuktur?

1. Supersensitive: Çevresindeki değişikliklere, özellikle de ani olanlara karşı çok duyarlıdır. Sürekli rutin yaşantılarını sürdürmek isterler, bunu engelleyecek değişiklikler kendilerini deli eder :) Bunun yanısıra, kıyafetlerindeki etiketler, sentetik kumaşlar vs. dahi onları rahatsız edebilir.

2. Intense: Yaptıkları her şeyi büyük bir enerji ile yaparlar. Yüksek sesle ağlar, yüksek sesle güler, diğer çocuklara göre daha tutkulu ve uzun oyun oynarlar. Hayattaki her şey onlar için önemlidir ve yaşamdan zevk alırlar. Yine bu sebepten, diğer çocukların eh işte diyebileceği komikliklere kahkahalarla gülebilir, diğerinin çok dert etmeyeceği olumsuz şeylere dünyanın sonu gelmiş gibi tepki gösterebilirler. Yani yaşadı mı, tam yaşarlar :P

3. In demand of constant attention: Sürekli ama sürekli ilgi, alaka isterler. Bu tür bir çocuğu kesinlikle kendi haline bırakıp sakinleşmesini bekleyemezsiniz. Asla yatağında ağlatarak kendi kendine uyumasını sağlayamazsınız. (Annevebebişi: Bazı forumlarda bu tür çocuklarını, yatağında kendi kendine uyumayı öğrenmesi için, haftalarca sabaha kadar ağlattıkları halde uyutmayı başaramadıklarından ve vazgeçtiklerinden bahseden anne-babaların yazıları var.)

Eğer onu kucağınıza almanızı istiyorsa, hiç bir şeyle, oyuncakla, kitapla ya da başka bir insanla dikkatini dağıtamaz, isteğinden vazgeçiremezsiniz. Dünya yıkılsa da onu kucağınıza almak zorundasınız. Kucağınıza alana kadar bağırmaya devam edecektir.

4. In need of physical contact very often: Sürekli fiziksel yakınlık isterler. Kucağınızdan indirdiğinizde dünyayı başınıza yıkarlar :) Diğer bebek/çocuklara göre daha uzun ve daha sık emmek isterler, uyumayı reddederler. Genellikle anne-baba ile aynı yatağı paylaştıklarında, fiziksel yakınlık sağlayabildikleri için daha iyi uyuyabilirler.

5. Constantly active: Hiç durmadan ama hiç durmadan hareket ederler! Bir dalı tutmadan diğerini bırakmayan maymunlar gibi bir işten diğerine koşarlar. Bir an için oturup, herhangi bir şeyle uzun bir süre ilgilendikleri pek görülmez. (Bu durum hiperaktiflik ile karıştırılmamalı, daha çok fazla enerjinin kendini dışa vurumu olarak görülmeli diyorlar.)

Daha bebekken ve kendi kendilerine hareket edemezlerken bile, yürütülmeyi, kucakta taşınmayı, sallanmayı isterler. İlk bir kaç yıl oturup kitap okuma ya da küçük oyunlar oynama gibi aktivite yapma şansınız pek yoktur.

6. Draining on your energy: Kendilerine bakan kişinin, anne-babanın kanını, iliğini emerler :) Tüm enerjilerini silip süpürürler. Sürekli fiziksel yakınlık istemeleri, kucak istemeleri, kendilerine ait 10 dakikacık olsun bir zamana ihtiyacı olan anne babalarını canından bezdirir:)) Yetişkin bir insanın fiziksel olarak beşte biri ebatında olan bir çocuğun onların 5 katı enerjiye sahip olmasının ne demek olduğunu; bir Allah bir de zavallı annesi bilir :)))

7. Uncuddly: Bu cinslerin bazısı sıkıştırılmaktan hoşlanmaz. Bunlar bebekken kundaklanmaktan hoşlanmaz, kesinlikle bebek arabasından nefret eder, sıkı sıkı sarılınıp kucaklanmaktan hazzetmezler. Bazısı kucaklanmayı sevebilir ancak sadece keyfi istediği zaman!

8. Unpredictable: Bu çocuklarla hayat acayip renklidir. Bugününüz yarına benzemez :) Çünkü bugün hoşlarına giden şey yarın onları sinir edebilir. Uyku düzenleri haftadan haftaya değişebilir. Hayat bu çocuklarla tıpkı poker oyunu gibidir, bugün şansınıza ne çıkacağını hiç bilemezsiniz.

9. Constantly feeding, especially nursing: Non-stop, durmaksızın emmek isterler :)))) Diğer bebekler gibi 2.5-3 saatlik emme rutinleri bunlara uymaz. Bazısı sonsuza kadar emmek istiyormuş gibi davranabilir. Tabi bunun asıl sebebi, fiziksel yakınlık ihtiyacıdır. Emzik almayanlar annelerini emzik yerine kullanırlar :)))

10. Frequently waking up at night: Gece boyu durmaksızın uyanılar!

Bu cinsleri ne uyutması kolaydır, ne de gece boyu uyumalarını sağlamak. Sürekli, sürekli uyanırlar. Gece boyunca uyanmaksızın uyumalarını 3 aydan, özellikle de 6 aydan önce beklemeyin. (Annevebebişi: Bunu okuyunca 'saçmalamayın, ne 3 ayı, ne 6 ayı' dedim, ama sonra arkasından şunu okuyunca hah! Şimdi oldu dedim:)))

Uyanma aralıklarını kısaltsanız da, gece boyu, uyanmaksızın uyumaları 2-3 yaşını bulabilir.


While a high need child is certainly different, he/she is also a wonderful, challenging child who will help you to become a better parent.


Bu çocuklar kesinlikle diğer çocuklardan farklı olmakla birlikte; sizin kendi çapınızda daha iyi bir anne-baba olmanıza yardım edecek harika, zorlayıcı çocuklardır.

Kaynak: High Need Children

Eğer aklımı kaçırmazsam bu süreçte daha iyi bir anne olabilirim belki! Bugün Yeşim bana, inşallah ikinci çocuğun uslu, sakin, kolay bir kız olur diye dua ediyordu :) İnsanlar halime acıyor artık :P

Yarın Dr. Sears'ın şu kitabını bulabilirsem alacağım: The Fussy Baby Book : Parenting Your High-Need Child From Birth to Age Five

Linkteki kitap kapağına çok güldüm. Normal bir çocukla MK'nın karşılaştırması diyebiliriz o resme :)

Bu arada çevrede MK'ya benzeyen çocuk yoksa da bloglarda bir tane var:) Minik Melek Yusufcuk da anladığım kadarıyla bu kategoride. Kuaybecim, şu kitaptan bir tane de sana alıp göndereyim :)






23 comments:

sühendan said...

Bütün özelliklerin Mk. da olduğuna inanmıyorum ya da inanmak istemiyorum.
Eğer öyleyse Allah kolaylık versin Esra.İşin çok zor.
Ben iki çocukla halime şükrettim bu yazdıklarını okuyunca.Belki senin kadar yorulmuyordurum ne dersin?

Ben Ona Resmen Asigim said...

Esracığım okudum ve 5. ve 7. madde hariç biziz bu, bildiğin gibi Bora 3 yaşında oldu her sabah hala arkamdan ağlıyor mendil satan çocuklar gibi bacaklarıma yapışıp beni yollamamaya çalışıyor, gece misafirlerimiz gittiği için kusana kadar ağlıyor ya da dalga kumları yerinden oynattı diye morali bozuluyor, daha eve girdiğinde annem nerde niye sorguluyor tuvaletin kapısında çığlık çığlığa ağlıyor. Mutlu olduğu zaman da etrafımda donuyor kahkahalar patlatıyor.

Borayı ilgi manyağı ben yaptım sanıyordum ama değilmiş. Bu iyi mi kötü mü bilmiyorum. Ama baksana iyi bir anne baba olacakmışız yaşasınnn.

HUYSUZ said...

evet, bir adet high need baby annesi olarak, sadece çeken bilir diyorum :) Allah kolaylık ve sabır versin bizlere...

Açalya said...

Amanın Esra! benim oğlan süt dökmüş kedi o zaman...bir daha "akşam uyuduktan sonra sabaha kadar 3-4 kere uyanıyor" (memeyi bulur bulmaz saniyesinde uyuyor) diye şikayet etmeyeceğim :) başka da bir zorluğu yok zaten.
Yazını okuyunca "Dante çok kolay bir çocuk o zaman" diye düşünmeden edemedim...Ancak şu da var ki, MK da her çocuk gibi şahsına münhasır bir çocuk, sonunda gerçekten de tecrübeli bir anne olacaksın, olaya böyle bak.
Sana kolaylıklar ve sabır diliyorum arkadaşım.

uçan talhanın annesi said...

allah sabır ve kolaylık versin.
okuyunca birkaç maddede talhayı gördüm. ama birkaç madde allahtan :D
süper anne olcaksın olayın bu kısmını gör :D
tekrar kolaylıklar dilerim canım...

Güldem said...

ah güzelim benimkide seninkinden:( evet çok zeki ve akıllılar ama bence bu yaş için fazla:) ve ilgi alaka tüm gün şart ve uyumamak!!! dün gece resmen eşim benden almak zorunda kaldı oğlumu çünkü ağlama krizine girdim:( 16 ay dile kolay ya...ve artık gündüzde sadece2 saat tek sefer uyuyor,inanabiliyormusun???1 haftadır geceleri 1 kere kalkmıştı,"hah" dedik "şeytanın bacağını kırdık"ama nerdeeee...hemen özüne döndü.ve artık geceleri sinirlerim boşalıyor,ne yapıcam bilmiyorum....

Güldem said...

senin sayende bende Poyraz'ın ne olduğunu öğrendim,hiçbir çocuğa benzemediğini biliyordum(en azından MK var artık)bilimsel ismini koymuş olduk:)ne diyim,sana bana bizimkiler gibi bebeleri olan anne babalara sabır,sağlık diliyorum:)

Nihan said...

Ben bununla alakali bir kitap okumustum, yani Nazli geceleri cok uyanir, kendi kendine hicbir sekilde uyanamazken... Dr. Sears ve karisinin beraber yazdiklari bir kitap How to birsey a high need child diye... O zaman ben de demistim ki hah iste Nazli... Ama simdi Nazli buyudukten sonra ve senin yazini okuyunca gordum ki alakasi yok, yani Nazli high need child falan degilmis. MK da degil. Ama su dogru sadece anne ile burun buruna, soyle anneanneli babaanneli elden ele dolastigi bir cocukluk geciremiyor o yuzden de anneye fazlaca sariyor bizim bebeler. Tabii ki her cocuk boyle degil, MK tabii ki biraz daha farkli (ben hala Nazlis icin ben boyle cocuk gormedim diyorum) ama en azindan benim kitap da gordugum high need child da degiller.

Nihan said...

Bu arada simdi fark ettim benim kast ettigim senin de yazinda bahsettigin The Fussy Baby kitabiydi.

((Y*A*S*E*M*i*N)) said...

Malesef bir çok madde bize de uyuyor. Allahtan hepsi değil diye şükrediyorum.

Anonymous said...

Mehmed Kaan in avukati araciligi ile yaptigi basin aciklamasidir :
( Esracim ben alet olmak istmezdim ama Kaancik cok israr etti , yere yatti tepinerek agladi :))

surekli sap-sup operken oyle demiyorsunuz amaa ,bebegiz napcaz ilgi istemeyip de ,bi daha size fotograf falan da vermiyceeemmm .Annecigim dedik bagrimiza bastik bizi aleme reklam ettin askolsun :) Napiyorsam seni mukemmel bir anne yapmak icin yapiyorum , eylemlerim devam edecek :))))) Nihahahaahaa

Kremali'nin annesi said...

Bu isimsiz dosta tesekkurlerimi arzediyorum. O olmasa, Esra Hanim davayi istedigi gibi yonlendirip, kamuoyunu MK aleyhine provoke edecekti:)

Ama, yangina korukle gitmemek icin, MK'ya buradan, hem de avukatsiz seslenmek istiyorum: "Bak pasam, o senin anan. Uzerinde cok hakki var. Zaten simdiden pisman oldu. Gel affet ve eylemlerinden vazgec."

MERT said...

sevgili esra;

MH yı okadar çok oğlum Mert'e benzetiyorum ki anlatamam. Tipi senin yazdığın kadarıyla hareketleri tıpa tıp. Yanlız şuna hazır ol ki; bu yaramazlık zaman geçtikçe artıyor. Benim oğlum 2,5 yaşına girdi ama hala daha uyku denen şeyden nefret ediyor. Hiç kendine uyumasına tanık olmadım denilebilir. Bazen geç saatlerde bi uyu be çocuk bi uyuyakal diye söylendiğim çok olmuştur.
Gerçi küçükken yaramaz olan çocuklar büyüyünce çok efendi oluyorlar inşallah bunlarda böyle olur.

Salincakta Iki Kisi said...

Basligin Turkce cevirisine bayildim :) Sana da kolayliklar diliyorum Esra'cim, MK umarim buyuyunce senin kiymetini bilen bir evlat olur...

nimet said...

ben anlamadım Esra o saydıklarının hepsi mi Mehmet Kaan :)

ela selin said...

amanin amanin... Durumun bu kadar trajik oldugunun farkinda degildik...Esra senin heykelini dikmek lazim, sabir sabir.... Oglun kiymetini bilir umarim büyüyünce...
Valla yine de cokk ama cokk sekr bu oglan..Öpüyoruz, bagrimiza basiyoruz uzaktan... Kizmaz insallah...

Kuaybe said...

Dikkat.. Bu yorum, gözyaşları içinde yazılmış bir yorumdur..

Bu gözyaşlarının iki sebebi vardır:

Birincisi, şimdiye kadar kendimce "zor bebek" diye tanımlamaya çalıştığım yavruşun bilimsel teşhisine şahit olmak :P

İkincisi yine yeni ve yeniden - daha önce de uykuyla ilgiliydi sanırım- Esranın bir yazısında bahsolunmak :P

Yusufcuk bu maddelerin hepsine ama hepsine birebir uyuyor.. Şimdi fazlası da var diyeceğim ama kimse inanmayacak, edebiyatla ,içli dışlıyım diye mübalağa yapıyorum sanacak..

Ben onu bunu geçtim, sadece ve sadece şuna takılıyorum artık.. Birisi bana "Bu çocuğu sen bu hale getirdin, şımartmasaydın böyle olmazdı.." diyenlerin niyetini açıklayabilir mi acaba?

Kuaybe said...

Ayrıca Esracım, ben bu yazıyı copy edip kendi sayfama atabilir miyim?

Arşivde bulunsun istiyorum, link vermek beni kesmez :P

Kuaybe said...

Kitap gönderme önerisine de asla ama asla hayır demiyorum :))

Hülya Çobanoğlu Cinsçiçekçi said...

sevgili esra ve ilgi manyağı, hiperaktif, uyumayan çocuğu olan tüm anneler,yazmayayım diyorum ama duramıyorum. be hatun kişiler, siz diil misiniz "yavrum organik beslensin, sağlıklı büyüsün, vitaminini mineralini eksik etmeyelim" diyen. çocuğu o kadar sağlıklı beslersen tabii enerjik olur. ver eline kuru ekmeği bak nasıl miskin miskin mıyıl mıyıl oturuyolar:))

pinarbk said...

Yazını okuyunca, sanki birisi Duru'yu anlatıyor diye düşündüm. Bir iki madde hariç, tamamiyle uyuyor. Teşhisi koyduk. Peki çözüm nedir? Özellikle gece uyanmaları beni mahvediyor. Acilen çözmeliyim bu işi...

Anonymous said...

Merhaba,
Benim oğlum da pek çok özelliğiyle "high-need" baby. Bunu doğumundan birkaç ay sonra edindiğim "The Baby Book"tan okuyunca anlamıştım, o zamanlar hem kendi sağlık sorunlarım hem de Efe'nin durumundan dolayı sinir krizinin eşiğine geldiğim yetmiyormuş gibi bir de etraftakilerin (hala da devam ediyor) "şöyle yapsan böyle olmaz, böyle yapsan bu kadar şımarmaz" yorumları beni hasta ediyordu (hala da ediyor) Zaten "high need" olmasa da bir kere her çocuk ayrı bir kişilik, ayrı bir birey aynen bizim gibi. Neyse.. Ben şunu soracağım sevgili Esra, Efe'yle Mehmet Kaan'ın yaşları çok yakın(12 gün büyüğüz biz) Mehmet Kaan oyuncaklarla vakit geçiriyor mu hiç, ne bileyim puzzle filan, veya bloklar veya zamanında aktivite mat'ları veya hatta hatta dişlik!! YA ben buna çok fena kafayı taktım, her ne kadar okusam da bu "high need" dalgalarını, gene de arada takılmadan edemiyorum, acaba gene de bir pedagoga filan gitsem mi diyorum. Dr'umuz 3 yaşına kadar oynamaz diyor ama ben dakikalarca oynayan çocuklar hatta bebekler görüyorum ve inanamıyorum bu duruma ve tabi dr'un yorumuna.. Cevap yazarsan çok sevinirim.. Ve tabi başka böyle anneler varsa onlar da yazarlarsa biraz olsun içim rahatlayacak, çok teşekkürler.. Gülden.

oblomov said...

merhaba anne ve bebişi o kadar çok arşiv yazılarını okudum ki sen de görünce şaşırma. ve evet bu yaznla da çarpıldım. dediğin gibi nihayet oğluma biimsel bir teşhis konuldu :-)
oğlunun uyumadığı yönündeki yazıların ve bu yazın aynı dedim benim oğlum. sen bu yazını iki sene önce yazmışsın. yani benim merak ettiğim -bütün postlarını okuyamadığım için soruyorum- oğlun şimdi kocaman oldu ve ne zaman uyumaya, kendi kendine oynamaya ya da ne biliyim daha az sana ihtiyaç duymaya başladı. ama en çok merak ettiğim uyku kısmı... umarım bir cevap verirsin.

x