Friday, 8 August 2008

Salı günü sırt çantamızı hazırladık..

Metroya bindik..

Trafalgar Square'e, National Gallery'e gittik :)

Çıkıştı bir performansa..

Bir yakışıklıya..

Ve Thai Chi yapan teyzeye rastladık :)

Londra trafiğiyle boğuşmak yerine gidiş dönüşü yürüdük.

Beyoğlu'nun arka sokaklarını hatırlatan, Oxford Street'in arka sokaklarına daldık..

Soğuk soğuk bir yorgunluk kahvesi içtik :)

Uzun zamandır oğlumla böyle bir gezi yapmak istiyordum. Henüz ilgisini çekmese de onun için bir ilk oldu :)

Metronun içindeki fotoğrafını çektikten hemen sonra, çıkan ses ve karanlık sebebiyle bir kaç durak ağladı. Ancak sonrasında, hele de dönüş yolunda 40 yıllık metro yolcusuymuş gibiydi :)

Arkadaşım Gül'le buluşmadan hemen önce, Piccadily Circus'ta uyudu. 1.5 saat boyunca da uyanmadı. O kalabalık ve gürültüde güzel bir uyku çekti.

Galeriyle ve resimlerle ilgilenmedi. Tek derdi deli gibi kendi başına arabasını sürmek ve ordan oraya koşturmaktı :)

*******************

Oturma odamızın ortasındaki büyük bulaşık makinasını geri verdik. Artık oturma odamızın ortasında küçük bir bulaşık makinası var :) Uzun hikaye ama kısa versiyonu; muhtemelen önümüzdeki bir hafta daha makina orada kalacak. Bir tesisatçı gelip bağlayacak. İngitere'de olanlar için: Asla ama asla Curry's'den alışveriş yapmayın. Eve gelip, aa su borunuz için küçük bir parça lazım, o olmadan yapamayız. Sadece 2.5 pound, onu alın, şu numarayı arayın, gene gelip halledeceğiz diyorlar. O numarayı aradığınızda, geldiklerinde makinayı bağlamadılarsa bir daha asla gelmeyeceklerini, kendi kendinize halletmeniz gerektiğini söylüyorlar.

Neyse, oturma odamızda şimdilik fazladan bir sehpamız var:P Biraz pahalı bir sehpa ama neyse :))

*******************

İşe gittiğim gün olan perşembe günü MK sabah 4.4o'ta uyandı! Ve bir daha da uyumadı! Bugün yani cuma günü de, işe gittiğim diğer gün oluyor, 6'ta uyandı ve yine uyumadı! Oysa ki en azından 7.30'a kadar uyuyabilirdik!

Bu sabah beni metroya, MK'yı bakıcısına bırakacak olan ama yataktan kalkmamakta direnen eşime; çabuk ol, bir an önce işe gidip kafamı dinlemek istiyorum dedim :)) Metroda da bir güzel kestirdim :))

7 comments:

Ayse said...

Esracim,
ne guzel bir gun gecirmissiniz. MK'in 2. fotodaki bakisina bayildim. Bi de soguk kahveli resmi cok seker.
Biraz daha mi buyumus bu adam, bana mi oyle geldi...
Ay bu yabanci memleketteki her turlu handyman olduruyor beni... Turkiye'de adamlar sana hizmet edeyim diye paralaniyorlar, buralarda tuzlari kuru heralde, hic tinmiyorlar...

sühendan said...

Ne güzel başbaşa gezmişsiniz oğluşla...
Trafik sorununun sadece Türkiyede olduğunu düşünüyordum ama sizin oranın da bizden aşağı kalır yanı yokmuş resimden anladığım kadarıyla.
Ben de çalışmayı düşünüyorum.Yazılarını okudukça daha da çalışma isteğim artıyor.

Magissa said...

Anneler uykusuzluğa nasıl dayanıyor anlamıyorum... Gerçekten helal olsun.

Eren Derin said...

Cok eglenceli, kültürel ve renkli bir gezi olmus :)) Londra metrosunun darligindan, karanligindan korkmustur minik MK.. Bu kadar dar bir metro sistemi hic biryerde görmedim..

Elif said...

ne güzel gezi olmuş. ben de galezi, müze gediklisiydim artık hayal oldu. ÇOk hoşuma gitti, darısı başımıza...İş nedeniyle çok gelirdim londraya son 7 yıldır, kızımdan sonra ara verdim seyahatlere ama yine yollar gözükecek gibi.. Fotolara bayıldım- ozlemişim.

annecik said...

oh oh ana oğul ne güzel gezmişsiniz biraz kültürel biraz cevresel ne güzel vakit geçirmişsiniz aferim mk ya 40 yıllık metrocu gibi yolculu etmiş ama annesi ne yapsın ilk başta irkilmiş önemli olan sonrası değilmidir başlangıç kötü olsada devamı kötü gelmedikden sonra güzeldir bence
resimlerde yine çok yakışıklı mk

metro kimi zaman okuma alanı kimi zaman şekerleme alanı olabiliyor birde yorucu bir gece geçirmişsen ne tatlı olur o şekerleme

mk yı ve seni kocaman öptüm

uçan talhanın annesi said...

ohhhh ana oğul süper bir gezi olmuş. trafiğe takılmamanız daha iyi olmuş orası kesin. :D
biran önce oturma odasındaki sehpayı işlevsel hale getirirsiniz umarım :D

x