Sunday, 27 July 2008

  • Bir kısmı patlamış bir kısmı kabarmış ama henüz patlamamış dişler gecelerimizi yorgun ve uykusuz kılıyor.
  • Dikiş makinamda ikinci üretimimi yaptım ve 2. yastığımı diktim. Eski bir çarşaf ve eski bir yastığın içini kullanarak küçük bir yastık 'daha' yaptım.
  • Buralar yanıyor. 30 dereceyi görmedik henüz :) ama nem sebebiyle hissedilen sıcaklık ve yapış yapışlık had safhada. Bir de bir kaç senedir yaz yaşanmıyordu burada, biz iyice soğuğa alışmışız o yüzden. MK da etkileniyor doğal olarak. Yemek yemek istemiyor, bol bol su içiyor ve sanki az uyanıyormuş gibi:P sık sık uyanıyor.
  • Cuma günü işe gidecek halim olmadığı için, MK'yı babasıyla bakıcısına yollayıp evden çalıştım. Hep böyle olsa, yani günde git gel 3 saat yol çekmesem ve evden çalışsam ne güzel olurdu:)) Ama bardağa dolu tarafından bakarsak, kitap okuyabildiğim tek zaman da perşembe+cuma yaptığım toplamda 6 saatlik yolculuk.
  • Geçen pazardan bu yana, tam bir haftadır hastayım. Tam dinlenemediğim için bir türlü iyileşemiyorum. Ayaktayım ama bir fırsatını bulsam 2-3 gün yataktan hiç çıkmadan yatarım. Çok yorgunum ben günlük :)
  • Gelelim Foto-Romanımıza :))

Bu test kartını hayatım boyunca bir daha görebileceğimi sanmıyordum :) Yok yok TRT ekranı değil, sene: 2008, kanal: BBC, TV bağlantı firması: SKY :)) Ve çocukluğumun görüntüsü :) Teknik bir görüntü insanın nasıl da tüm çocukluğunu gözleri önüne serer.. Ne garip..

Oğlumun da arabası var artık :) Almamak için çok direndim ama artık konu-komşu evinden getirip kendi çocuklarının oyuncaklarını vermeye başlayınca, 'eh alayım bari' dedim :)) Her gördüğünü, her istediğini elde edebileceğini sanmasını istemiyorum.

Dondurma arabası gelince O da sıraya giriyor artık :)

Montessori aktivitelerini gözümle takip ediyorum bugünlerde :) Sokakta oynamaktan vaktimiz olmuyor napayım :)) Ama Çin ürünleri satan bir standda, bu minik müzik aletine rastlayınca aldım hemen. Çünkü bu da bana çocukluğumu hatırlatan nesnelerden birisi. Benim de vardı böyle minik bir davulcuğum. Döndürünce, ipin ucundaki minik topların derisine çarpıp tap tap diye sesler çıkaran..

Müzik aktivitemiz bununla sınırlı kalmayacak sanırım. Güzel bir müzik grubu buldum. Yani müzik, minik kuklalar, şarkılarla anne-çocuk grubu hizmeti veren bir aktivite topluluğu. Info paketini bekliyorum.

Akşam araba fuarına gittik. Bu sene fuara damgasını elektrikli arabalar vurmuş bence. Yukardaki araba onlardan birisi. Genelde küçük arabalar. Daha çok gençlere, bekarlara-yeni evlilere, bir de çocuklarını okula getirip götürecek, alışverişini yapacak, arkadaşlarına gidip gelecek annelere hitap ediyor. Şimdilik tabi. 5-10 yıla bu konuda önemli aşamalar kat edeceklerine eminim.

100 mili yani 160.9344 kilometreyi sadece ve sadece £1 (yani 2.5 milyon falan?) elektrikle gidiyor. Ama fazla hız yapamıyor tabi :) Saatte en fazla 50 mile.

Bu kadar küçük arabalar için biraz fazla fiyatları (£10.000 civarı) ancak benzin parasından yapılacak kar düşünülürse çok ama çok ucuza geldiği kesin.

MK'nın araba koltuğunu sığdırabileceğim bir modelini bulursam (kimisi bu fotoğraftaki kadar küçük değil tabi:)) almayı düşünebilirim. Zaten burada hız sınırı da saatte 40 mile, 50'yi geçemem yani :))

Fuar alanını keşfe çıkmış MK :)

Bu da elektrikli ama spor model bir araba :) O kadar minik ki, 'MK'nın arabası' diye isim taktık :)

Pazar günü, mangal keyfi. Elinde çomakla köy çocukları gibi dolaşan MK :)

Meral ve iş arkadaşı Burcu'nun açtıkları, evofisi isimli bir blogları var. İngiltere'de yaşayan, İngilizce bilmeyen ama ev almaya çalışan Türk vatandaşlarımızla yaşadıkları diyalogları yazmak için açtılar. Uzun zaman önce :) Ancak bugüne kadar yazmaya fırsatları olmadı. Geçen gün Meral aşağıdaki diyalogları göndermiş bana. O bana sıcağı sıcağına yazsın ben de hem evofisi bloğunda hem burada yayınlayayım diye anlaştık :) İnanılmaz komik hikayeler, ilginç insanlar var :)

Yurdum asilli Ingiltere insanlarindan akillara ziyan diyaloglar:

1)Musteri: Ya bu ev alma isi hic karli diil.
Burcu: Niye?
Musteri: Cunku sattiktan sonra hala mortgage odemeye devam ediyon.
Burcu: Hikk!!!*!*!

2) Meral: Müşteri Bey bankaniz hangisi?
Müşteri Bey: Halifax. Meral hanim simdi biz bu mortgage baska bankadan aliyoruz ya
Meral: eeee?
Müşteri Bey: Halifax sonra sorun cikarmasin bana.
Meral: Hik !!!!!***

3) Müşteri Bey: Meral Hanim avukat dedi ki ona £19,000 luk bir cek vermem gerekiyormus.Ama benim cek defterim yok.
Meral: Sorun diil Müşteri Bey.Hesabinizdan transfer yaparsiniz ya da banker's draft alirsiniz.
Müşteri Bey: hmhm ama ben nasil yapicam ki onu? Hem O. Bey bana herseyle sizin ilgileneceginizi soyledi.
Meral: ?!*? Iyi ama bizim de yapabileceklerimizin sinirlari var Müşteri Bey.Biz nasil sizin hesabinizdan sizin icin odeme cikaralim.Hayir yapariz ama izin vermezler.. (muhavuhahaha)

4) Musteri su anda Turkiye'de tatilde olan arkadasi icin mortgage ile ilgili bilgiler sormaktadir.

Meral:
X Bey, ben kendisine mortgage alip alamayacagimizi belirlemek icin bazi bilgiler almam gerekiyor arkadasinizdan. isterse bu bir mortgage search formu emailliyeyim kendisine.Doldurup yollasin.

X Bey: Tamam oyle yapalim o zaman.
Meral:Email adresini alabilir miyim lutfen?
X Bey: Turkiye'deki mi burdaki mi?
Meral: ?-*!?*! hik. Yok yani email adresi
X Bey:Tamam da Turkiye'deki mi burdaki mi?
Meral: X Bey onlar zaten bi tanedir.Heryerde ayri almaniza gerek yok.
X Bey: Haaaa.Tamam ben bir sorup geri ariyim seni o zaman...

12 comments:

Ayse said...

bakalim Kremali'nin annesi 2. olacak mi? :))

Esracigim, inan dort gozle bekliyorum blog update'ini... bu cocuklarin boyle buyudugunu gormek cok hosuma gidiyor. Bazen bir tane de bende olsa da haberlerini yazsam diye ozeniyorum, ama daha su doktorayi bitirmek lazim...

Demek cok sicak orasi. Burasi da cok sinir bugunlerde, bir cok sicak oluyor, bir yagmur yagiyor. Insanin kafasi karisiyor...

Bu arada cok gecmis olsun, flu gibi birsey mi oldun? Hala emziriyor musun bilmiyorum, ama GNC'nin 2 tane urunu var. Birisi toz C vitamini. Hafif kirik hissedince kendini 1/2 bardak suya 1/2 cay kasigi (ama Turk cay kasigi) karistir, ic, biraz eksi ama cok ise yariyor. Ikincisi ise echinecea (dogru mu yazdim acaba?). Onu da biraz hasta hissedince aliyorsun 1-2 gun iyi geliyor. Hatta doktorlar mevsim degisimleri sirasinda 1-2 hafta almak iyidir diyorlar. Ama sen bir arastir eger emziriyorsan, minik yakisikliya zarari olmasin...

Son olarak; MK'nin arabanin kapisindaki resmi cok sirin, sanki cekiyor cekiyor da gelmiyor, ufaklik da kiziyor gibi...

Cok sevgiler.

Anne ve Bebisi said...

Aysecim, amman doktorani bitirmeden kalkisma bu ise:)) Gerci Irem masallah hem doktora hem cocuk yapmis, o benden daha iyi fikir verir bu konuda ama yine de hayati bir sure rolantiye almak gerekebiliyor cocukla. Kafanin rahat olmasi acisindan doktoranin bitmis olmasi cok iyi olur senin icin:)

Tavsiyeler icin tesekkurler canim. Yok flu olmadim, sadece nezle+kiriklik ancak dinlenemedigi icin gecmiyor, surekli nuksediyor:) Iyice dinlenmeye ihtiyacim var ama o da onumuzdeki yillar icinde pek mumkun gorunmuyor:)

Evet Ayse Sule hanim, sizi bekliyoruz:)))))

Kremali'nin annesi said...

Sirf blog sahibemiz iki Ayse arasinda kalsin ve dilek tutsun diye paldir kuldur yaziyorum;)

Detayli yorum az sonra ...

Kremali'nin annesi said...

Esracim cok haklisin, bugunku aklim olsa ne yapar eder once doktorayi bitirirdim. O yuzden, aman Ayse the Junior aman! Ben yandim sen yanma bari...

Sevgiler,
Ayse Sule

Ayse said...

Esracim, unuttum sormayi... Which Irem is this? I think I don't know her. Email de atabilirsin web adresini istersen. zahmet olacak, sevgiler.

süpürgesizcadi said...

Buralarda yaniyor hayret artik bitti demistik oysa :)))

O arabalardan bende almak istiyordum ama vazcaydim sonra, bizimki tabureleri itiklemeyi daha cok seviyo :)

Dondurma arabasi gelince kuyruga giriyo ha yerim onu ya, nasilda biliyor agzinin tadini :)))

meralsaatli said...

Esracim uzun zamandir yapmak istedigim seyi en sonunda hayata gecirdim.Cok tesekkur ederim.Bundan sonra ben sana emaillerim sen de bizim bloga yazarsin.Sana bir is daha cikti hadi hayirlisi.Gerci senin sikayetin olacagini sanmiyorum ama:)

nilly said...

MK'nin yeni arabsi cokhos. Ehliyetde aldi mi bari :))

Musteri Bey muhabbetlerinde email adresli olan benim favorim.

AycA said...

Esra bende her oyuncağı almama taraftarıyım.. Erine kalsa akülü arabamız bile olabilir evin içinde :))) ancak yeni arabanız hayırlı olsun:) pek yakışmış eline .. en çok dondurma sırasına girmesini sevdim..düşünsene belkide arabanın gelmesini heyecanla bekliyor tüm gün.. Erinde bir dondurma canavarı canı istedimi gelip yanıma dilini dışarı sokup çıkartıyor :)) dondurma demeyi beceremiyor.. ne istediğini sorunca israrla nononu diyor :)) bayılıyorum dondurma yiyen çocuğu seyretmeye..
Sana da çok geçmiş olsun..
sıcak havayı gel bir de bize sor.. acaba gözüm mü kaldı oraların serinliğinde :))

Açalya said...

Kafasindan buyuk dondurma yemiyor mu bu velet, cok guluyorum.

Anonymous said...

hello girls :)
ben bayadir okuyamadim ne guzel resimler koymusunuz , ee oglan guzel olunca :)

meralcim ve burcucum blogunuz hayirli olsun :)maceralarinizi takip ederiz :) Turkce konusan toplumla maceralarinizi yazin da isten bebeklerden yorulmus anneler okusun gulsun :) ama mutlaka Giprislilari da yazin :)))

esracim mnagal yaptik demissin ama bahcemizin pardon ormanimizin hic resmini koymamissin :) yine bekleriz guzel arkadaslarim, kendinizi yormayin kagit tabak kullanin You are so young , you are so beautiful :))))

"yesim the mum " mi oldum ben artik :P

zeynep said...

bi saniye bu doktorada en berbat zamanlar yaşayan benim. yaramaz bi oğluş + tıklım tıklım bir otobüste en az günde 3 saatlik bir yolculuk + hamilelik + müthiş nemli ve sıcak istanbul havası + gıcık ötesi hocalar vs. vs. vs. ve ben yine de pes etmedim hala direniyorum. free olarak doktora yapmak süpeerrr ama insan doktorayı bitirirken 30 lu yaşları aştığını farkediyor ki bence bu çocuk yapmak için biraz geç kalınmış bir durum. artı çocuğun kişiliğe kattığı bilinç apayrı.

esracım ben de dikiş makinesi alıcam galiba. gerçi annemin var onunkini kullansam da olur. ben kıyafet değil de dekorasyon ürünleri dikmek istiyorum. stres atmak için. şu soulemamaya öyle özeniyorum ki. artık eskisi kadar okulu önemsemiyorum. önemsedikçe karşıma binbir zorluklar çıkıyo. zevkli uğraşlar edinmek istiyorum. ahmedin yükü günden güne azalıyor. aslında hamilelik olmasa bana hiçbir zorluğu kalmadı gibi.oyun ve yemek dışında bi şey istemiyor çocuğum. ama bakalım meryem doğunca neler olacak?

seni çok çok öpüyorum.. ve tabiki mehmedi de:))))

x