Thursday, 10 July 2008



Aslında bir Kıbrıs türküsü olan, Kıraç'ın biraz şarkılaştırdığı bu parçayı bugün yolda 3 kere dinledim arka arkaya. Bir keresinde başka bir parçayı tekrara alıp, yüzlerce kere üst üste dinlemiştim. Böyle bir potensiyelim var. Hayatım, yap hep-ya hiç üzerine kurulu :) Acaba aynı parçayı bin kere sıkılmadan dinleyebilir miyim aralıksız diye düşündüm :) Guiness'te bununla ilgili bir rekor var mıdır ki?

Bu parçanın bende çok özel bir yeri var. Yıllar önce, çok sıkıntılı bir zamanımda sürekli dinlediğim bir şarkıydı. Başka hiç bir müziğin hissettirmediği şeyleri hissettirir bana. Çok hüzünlü olan o zamanlarımı şimdi gülümseyerek ansam da, bu parça hala hüzünlendirir beni.

Video biraz komik :) Hanımlar gününden ama gözünüzü kapatıp dinleyin siz :))


Birikmiş çok foto var ama hafta sonu aktarıp düzenleyebilirim sanırım. Bugün sabah kamerayı almak istedim yanıma, rahat duramam, fotoğraf çekerken geç kalırım diye düşünüp almadım :) Ama yarın sabah alacağım:))

MK'yı iş yerine getirmem için çok baskı var :) Pazartesi ya da salı götürsem diyorum. Bu hafta sonu bir karar vereyim.

Günlerdir hava kapalı ve yağışlı. İki yazdır buralar böyle. Oysa ki yazlar ne güzeldir burda. 25-35 derece arasında ve güneşlidir. Günler çok uzun olduğu için yazlar çok güzel geçer. Sabah 3 gibi aydınlanmaya başlar ortalık. Şu an güneşin doğuşu 4.50 falan. Akşam 9.30 gibi batar güneş ama saat 10'da bile hafif alacakaranlıktır. O yüzden uzuuun uzuuun vakit geçirir insan dışarda. Hele bir de bahçe varsa, dostlarla gece yarılarına kadar bahçede keyif yapılır :)

Bir zamanlar, öğrenci iken, arkadaşlarla bahçeli, iki katlı bir evde yaşıyorduk. Bazı haftasonları, kahvaltı için bahçeye çıkıyor, gece yarısı eve giriyorduk :)) Bütün günü bahçede geçiriyorduk. Evlerin mutfakları doğrudan bahçeye açıldığından bir mutfak, bir bahçe yapıp takılıyorduk :) Bir de müzik sistemini kurmuştuk ki.. off :))

Şimdi bahçe yok, apartmandan dolayı ama zaten yazlar da yağışlı geçiyor artık. Geçen sene sel basmıştı ortalığı, bu sene öyle olmaz umarım.

İşe döneli sadece kendimden bahseer oldum :P MK'dan haberlere gelince. Bugün biraz ağlamış, bir ara elektrikli süpürgeyi çalıştırmış abla, onun sesinen korkuyor. Biraz da akşamüzeri mızlamış. O evde de öyle dedim :))

Bitirmeden ekleyeyim, gece yine sık sık uyansam da sabah 7'de kalkıp yarım saat yürümeme, 1.5 saat metro ile yolculuk yapmama, beş buçuk saat aralıksız çalışmama, yine 1.5 saatlik otobüs+metro yolculuğu yapmama, akşam 5.30'da eve girmeme, biraz atıştırıp hazır hava bugün güneşliyken değerlendirelim diye MK ile sitenin bahçesine çıkmama rağmen; bütün günü MK'ya bakarak geçirdiğim günlere nazaran çok çok daha az yoruldum. Bütün gün çocuk bakmak dünyanın en yorucu işlerinden bir tanesi. Test ettim, onayladım :))

Güzel dilekleriniz için, bir alttaki yorumlar için teşekkürler :)

11 comments:

Kremali'nin annesi said...

Esracim, senle ben acaba ruh ikizi olabilir miyiz diye dusunmeye basladim ciddi ciddi:) Kirac'in bu sarkisinin benim hatiralarimda da cok ozel bir yeri var. Ve ben de eger bir sarkiyi cok sevmissem usenmeden ustuste dineleyebilirim. Su Guiness isine bir el atalim kizanim ne dersin? Bari bu rekor bir Turk'e kalsin be yav:))

Sevgiler,
Ayse Sule

Açalya said...

Ben kaçırmışım haberleri. İşe döndün demek! tebrikler, kolay gelsin.

TONTİSADA said...

ben de çocuk bakmanın dünyanın en zor ve güzel işi olduğunu düşünüyorum.Sabah kitap okumaktan boğazlarım ağrıyordu.Sustuğum anda yani Ada bey uyuyunca farkettim.Yazın günler uzun insan daha çok yoruluyo.Ama ben hem dışarıda iş hem evde iş yapabileceğimi sanmıyorum.Kafayı sıyırırım galiba.Ada beni yeterince zoluyor zaten...

Eren Derin said...

Demek ise baslayinca daha az yoruluyor insan!! :)) Benim de ise baslamam cok az kaldi. 2,5 ay gibi. Oglusumu nasil birakacagim, nasil yapacagim hic bilmiyorum :(( Aklima geldikce basim agriyor..

fatma aslinur said...

Hayırlı olsun:) çok sevindin kendinizi iyi hissetmenize. Ben de hamileyken çalışmayı bırakmıştım. Şu an inanılmaz yoruluyorum evde ve zaman zaman aynı şeyi düşünmüyor değilim: çalıştığım zaman daha az yorulma ihtimalimi.. Çünkü full time bebeğe bakmak kadar yorucu başka ne var bilmiyorum:) bir şeyi merak ettim, MK'yı bakıcı ablası gündüzleri nasıl uyutuyor? Beni kızım emmeden uyuyamıyor.Bu sebeple geri işe başlamaya cesaret edemiyorum. Yanlış hatırlamıyorsam sizin de böyle bir endişeniz vardı işe geri başlama konusunda.

sumuklubocek said...

Cocuk bakmakla ilgili hafif serzenislerimi son yazilarimda bulabilirsin Esracigim, katiliyorum sana ;)
***
ya bir de o alacakaranlik ingiltere geceleri geldi gozumun onune... ne guzeldir simdi gercekten.

Rahsan Collyer said...

Şu İngiltere'nin havası yok mu ah insanı nasıl da deli eder. Yazlar dediğin gibi hava güzelse eğer, park bolluğundan çok güzel geçer. Her köşede bir park var ne de olsa. İstanbul'da nerdeee!!! Enerjine de hayran olmamak mümkün diil, iş çıkışı üstelik o kadar yol teptikten sonra hala MK'yi dışarı çıkarmayı ihmal etmemen çok güzel. Dışarda çalışmak, evde çalışmaktan daha kolay yorumunu bir kez daha duymak beni ürküttü vallahi. Başıma gelecekleri bekliyorum kuzu kuzu artık napalım:)

bernard n. shull said...

hi mate, this is the canadin pharmacy you asked me about: the link

Ayse said...

dun aksam ben de kendi blogumda son iki gundur repeat'te dinledigim bir sarkidan bahsettim. Oluyor oyle, ben bir kere 200 defa dinledim Pinhani grubunun Haftanin Sonu sarkisini, sonunda uykumda bile soyluyordum gibi geldi! ;)

OZY said...

İşe dönüş fikri bana da çok zor geliyor,ama başladıktan sonra da sanki hiç bırakmamışım gibi gelecektir biliyorum, yani aynı senin yaşadığın gibi.
Hayırlı olsun tekrar, öpücükler:)

SENABERA said...

Hayırlı olsun bu yeni dönem hepiniz için! Sevgiler...:)

x