Sunday, 29 June 2008

Cuma:

Londra Ağası :)

Türkiye'de hava 40 derece imiş, burada yağmur var hala :)
Biz burada hiç kışlıkları kaldırdım, yazlıkları indirdim muhabbeti yapmıyoruz. Temmuzun ortasında hava birden 8 dereceye inip, ertesi gün 22 dereceye çıkabiliyor çünkü.


Cumartesi:


Bu fotoğrafın odak noktası MK değil:) Fotoğrafı eşim çekmiş, ben az önce fotoğrafları gözden geçirirken farketttim, arka plandaki tv alt yazısı çok anlamlı geldi :))

Right, now we are in trouble...
And it's only just beginning.

Ah-ha! Şimdi başımız belada...
Üstelik bu sadece başlangıç.

:))

Aaaa uyusuna artık baba yaa! Ne bu canım, her gün salla salla uyusun diye :P Bıktım artık valla! :)))

Pazar:

Uzun yıllardır süren yorgunluğumdan bahsetmiştim. Yıllardır multivitamin kullanırım, herhangi bir vitamin eksikliği yok; tiroitlerime baktırdım, çalışıyor görünüyorlar. Yani fiziksel bir şey bulunamadı ama dinlenmekle falan gitmeyen aşırı bir yorgunluk, bitkinlik, kas ve eklem ağrısı vs. vs. Zaman zaman aklıma kronik yorgunluk sendromu'ndan muzdarip olabileceğim geliyordu.. Bu cumartesi, uzun zamandır aklımda olan bir şeyi yaptım, binbir derde deva, bitkisel tedaviler uygulayan Çin eczanelerinden birisine gittim. Daha önce de sivilceler ve cildim için gitmiştim, yıllar önce. Metabolizmamın yavaş çalıştığını söyleyip çay hazırlamışlardı bana. Ancak bir kaç günden sonra çayın tadına daha fazla dayanamayıp bırakmıştım.

Bu cumartesi yine gittim, artık o kadar yorgunum ki:) bu yorgunluktan, iğrenç çayları bardak bardak içmeye razıyım :)

Teşhis yine aynı, yavaş çalışan metabolizma, düzeni bozuk bir bağışıklık sistemi ve bağışıklık sistemini ayakta tutmak için deli gibi çalışan bir hormonal düzen/vücut. Tüm bunlara bağlı olarak da kronik yorgunluk.

Gördüğünüz çalı-çırpı, ağaç kabuğu ve odun parçalarını uygun gördüler :))

Tadını tarif etmeme imkan yok :) İnsanların iğrenç bulduğu şeyleri hapur hupur yiyip yutan bir insan olarak bu tadın anlatılmaz yaşanır olduğunda iddialıyım. Ancak dediğim gibi, artık bir çare aramam lazım bu yorgunluğa, kas ve eklem ağrısına, uyusam da bir türlü uykuya doyamamalara...

6 hafta sabah akşam birer bardak.

Battaniye Motifleri/Granny Squares



Çocukluk; yolda bulduğun kırık bir kürekle bile mutlu olmaktır...

aa-aa! Bak ne buldum anne burda :)

Minik Bahçıvan :) Sanki çim biçiyor :)
İşini nasıl da ciddiyetle yapıyor :)

Küçük bilimadamı iş başında :)



Bisiklet delisi :)

Neredeyse tüm çocukların ya bisikleti ya da scooter'ı var. MK hangisini ortada görse atlıyor, kurcalamaya başlıyor. Aslında yukarıdaki fotoda, arka planda, gölgede kalan 2 bisiklet bizim. Uzun zamandır kullanamadığımız için tekerlerleri inmiş durumda. En azından birisini çıkarıp MK'nın önüne koysam, milletin bisikletlerini rahat bırakır mı acaba? Yoksa pek çok şeyde olduğu gibi, kendisininki değil de ille de diğerlerininki mi cazip gelir yine? :))

Bu blog MK'nın uyku günlüğü olma yolunda:) Cuma akşamı önce 2, sonra 4, sonra yine 2 saat kesintisiz uyuyarak beni şoka sokmuştur kendileri. 4 kocaaaaa saat kesintisiz uyudu! Ama dün akşam, cumartesi gecesi acısını çıkardı.

Önce hep birlikte çalışma odasında, yerde uyuyorduk. Uyanıp uzun uzun ağladı, ne uyumak istiyordu ne uyumamak! Beyaz'ın psikopat tiplemesine güleriz ya, döner istiyorum ama içinde et olmasın istiyorum anlıyor musun beni diyen, gülmeyin! Gerçek o :))

Salonda uzun süre uğraştım uyutmak için. Bir ara kendime geldiğimde ikimiz de yerde yatıyorduk. Ara ara uyanıp, uzun uzun ağlamaları, uyumamaları, Calpol'a rağmen devam etti.

Sabaha doğru, Yeter artık! İkinizin de sesini duymak istemiyorum, uyumak istiyoruuum! diyerek baba oğulu çalışma odasında bırakıp kendimi yatak odasına attığımı hatırlıyorum :P

Sonra nasıl olduysa, yine cebren ve hile ile yanıma bırakılan:P oğlumla yatak odasından çalışma odasına transfer olmuşuz.

Toplamda uyanma sayımız 10'u geçmiştir kesin. Artık uyanmasını da dert etmeyeceğim, keşke geri uyusa:(

Bu gece, nisbeten daha iyi. 6 saatte 3 kere uyandı henüz :P Gece emzirmelerini kesmemin bir faydasını görmüş değilim. 2 hafta olmasına rağmen. Dişleri çıkana kadar da bir değişiklik olacağını sanmıyorum bu konuda.

Geçen gün gördüğüm köpek dişi artık yok:P Yerini sevdiği için çıkmamaya karar vermiş olmalı :P



13 comments:

tomurcuk said...

Merhaba, Çin çayları başarılı olmazsa bi de şu FRS (www.frs.com) denen vitamin konsantresini deneyin. Benim yorgunluğuma iyi geldi.

Ayse said...

Esra,
Ingiltere'ye gitmeden de var miydi bu yorgunluk? Bak ben de cok kuzeyde ve pek de gunes gormeyen bir yerde yasiyorum, benzer seylerden muzdariptim, doktor d vitamini eksikligi var dedi, simdi onu aliyorum. Bir de seker "crave" ediyordum bir ara, o da Tryptophan eksikliginden olabilir. Gecen gun yine kan testi yaptirdim ama gelmedi daha sonuclari. Bu tryptophan da seratonin sentezine yariyor. tabi bunlari doktor onaysiz alma- hele MK'yi hala emzirirken.. Ben d vitamininin faydasini gordugumu hissediyorum. Doktoruna sor bir istersen. Gecmis olsun.

Güldem said...

MK 'yı takip etmeye bayılıyorum:)Oğlumun arkadaşı gibi görüyorum valla:)gelişimlerini beraber izliyor gibiyim.
Buarada izmir 45 derece falan,yani öyle hissediliyor,klimada yaşamaktan yada sıcaktan çok bunaldık oğlumla,sanırım burdaki herkes böyle:(Taam geceleri düzene giriyor derken,poyraz artık geceleri sıcaktan uyuyamaz oldu:( gelll eylül gelll....

sühendan said...

Bende artık bu uykusuzlukları dişlere bağlıyorum.Bana da illallah dedirttiriyor bazen geceleri Emin.Bu kadar mı uykusuzluk olur.Hadi gece uyumadın.Bari gündüz uyu.O da yok.Uyumadıkça ağlama,yemek yeme istememe vs. vs.
Yani anlayacağın al benden de o kadar.

Bitkisel ilacın inş. iyi gelir. Yorgunluk gibi diğer şikayetlerinden de kurtulursun.

Resimler herzamanki gibi çok güzel ve canlı.

((Y*A*S*E*M*i*N)) said...

Evet yaaa evet gece uyumuyorlar bari gündüz uyusalar.
Uykusuzuk feci bişey.
Allahtan evdeyim şimdi tatil.
Bazen ben de babasına bırakıp lütfen biraz tenefüse çıkayım diyorum ama bani isteyip ağlamayı arttırıyor,sinirlerim çok geriliyor böyle olunca.
Çaylar inşallah yorgunluğuna iyi gelir.
İçeriğinde neler var acaba?

AYSUN said...

İnşallah işe yarar bu çay Esra... Yorgunluk daha doğrusu her an kendini yorgun hissetmek berbat bir durum... ben pazartesileri böyle hissediyorum, hafta sonuna doğru düzeliyorum:) İlginç...

OZY said...

Yürümeye başlayınca tam "küçük erkek" olmuş bu maaşallah:)
Seni sobeliyorum, konu:
Çocuklarınızı hangi sevgi sözcükleriyle seversiniz?

sumuklubocek said...

bu kronik yorgunluk durumu bende de basladi son zamanlarda... ilk once doktora gitmeliyim sanirim :(

evet canim, bunun henuz sadece bir baslangic oldugu tecrubeyle sabittir ;)

Kremali'nin annesi said...

Demek ayni iklimin insanlariyiz Esracim;) Netekim Atlantigin bu tarafinda da biz ayni iklimsel gelgitleri yasiyoruz. Allah o col sicaklarinda bunalan insanimizin yardimcisi olsun...

Umarim bitki cayi ise yarar. Cok da kotu gorunmuyor abartma diye gaz vericem, ama veremiyorum; hani "there is everything except the kitchen sink" dedikleri turden bir karisim olmus:P

Su uyku meselesinde ben de ahkam keseyim ve akil vereyim diyorum ama sonra buyuk konusmaktan korktugum icin susmayi tercih ediyorum. Bir de, gercekten her cocuk farkli. Benim recetem seninkine uymaz senin receten de benimkine:)

Sevgiler,
Ayse Sule

zerrin said...

sevgili esra emin olmadigim icin daha once yazamadim..hala emin degilim cunku bunu bana anlatan doktor yengeme hala ulasamadim..
emin degilim dedigim ilacin adi ki kuvvetle muhtemel calpol olabilir..
turkiye donusu ucakta rahat etsin diye almak uzereydim yengem hemen uyardi,sebepsiz cocuk olumlerine neden oluyor diye..ilacsa cok yaramaz buldugu cocugu icin kullanan bir annenin tavsiyesiydi,sakinlestiriyor demisti..tabiki almadim
yengemse cocuk doktorlarina basvurarak bana baska bir ilac tevsiye etmisti..o ilacida sadece pasaport kontrole girerken verdim,anneme biraktim..
33 saatlik yolculuk boyunca canim cikti ama yinede riske girmeye degmezdi diye dusunuyorum..
sana zararsiz sakinlestiricinin adini bulup vermek isitorum ama annemede ulasamiyorum...
yorumu yayinlama tabiki ama bebisinede verme ilac..isiklari kapat ses cikartma belki bi kac gun cok aglayacak ama bi sekilde duzeninize alisacaktir...
ustelik bunlar gecici donemler..
bende kizimi ayakta sallayama alistirmistim..mk kadarken 60 kusur dakika sallayip 4 dakika uyudugu gunler oldu..ben surekli saate bakarimda:)
daha sonra mama sandalyesine koyup ileri geri ittirilerek uyuyordu bitek..ne zor gunlerdi
sonra hepsi gecti,16 ayliktan beri ben yanina yatiyorum uyku saatinde,uyuyuca geri kalkiyorum..gunduzleri bazen 3-4 saat uyudugu oluyorki mk kadarken gunde 2 3 kez en fazla 20 dakika uyurdu.....ve artik geceleri sadece bi kere uyaniyor sut icip devam ediyor..
gercekten gececek..

Rahsan Collyer said...

Sürekli yorgun hissediyor olmanın Londra'nın havasıyla ilgisi olabilir mi çok merak ediyorum, zira ben de Londra'da yaşadığım dönemlerde hep yorgun hissederdim, sürekli bir uyku hali olurdu. Bir gün 20 derece olan havanın ertesi gün 8'lere düşmesi biz Türkleri bozuyor sanırım biraz. Daha geçen yaz Temmuz ayında yaptığımız Londra ziyaretinde çok üşüyüp kalorifer yakmıştık. Bir de hiç unutmam yıllar önce Londra'ya ilk gittiğim senenin yazında yine bir Temmuz günü parkta sandviç yiyor, küçük çaplı bir piknik yapıyorduk ki birden bastıran dolu sandviçleri boğazımızda bırakmıştı. Dediğin gibi kışlıkları kaldırma, yazlıkları çıkartma gibi bir olay olamıyor malesef İngiltere'de...

zehra said...

regaib kandiliniz mubarek olsun dualarda buluşalım:)

Açalya said...

Yine yuzumde bir gulumsemeyle okudum yazini, bisiklet sevdasini, cali cirpi cayini, kirik kurek resmini, uyku cilginligini...deneyimler diyorum ya, benzer :) Dante biraz daha istikrarli uyku konusunda ama hala aramizda yatiyor, memeden kesmis degilim, uzun sure de ne gece ne gunduz kesmem zaten, uykuya dalmasi cok kolay (memede elbette, sanki saniyesinde uyku ilaci kanina karisiyor) ama bu aralar bir gece guzel uyuduysa, diger gece 4-5 kez miziklayarak uyaniyor, aninda meme agzina veriliyor ve saniyesinde uykuya daliyor...ben de oyle...artik uykumda emziriyormusum, Tammo oyle diyor...yani benim uyku sorunum kalmadi...MK da duzene girecek, Dante de..biraz daha sabir...bu bebekler hep bebek kalmayacak ya...ben oyle avutuyorum kendimi, ise yariyor...batti balik yan gider, hatta saldim cayira....

x