Thursday, 15 May 2008

Yağmur altında..

Buranın havasına hiç güven olmayacağı malum. 22 derece ve üzerinde seyreden ancak nem sebebiyle 30 derece ve üzerindeymiş gibi hissedilen sıcaklardan sonra 14 derecelere ve yağmura merhaba dedik :)

Yine de bu durum günlük yürüyüşümüze engel olamadı :)

Merdiven Komandosu :)

Minik Fare :)

Bu akşam, e-bay'den, Hindistan'dan sling için kumaş; ıvır zıvır dikmek için de Hong Kong'dan mini bir dikiş makinası sipariş verdim. Türkiye'deki fiyatlardan bile ucuza hem de! Küreselleşme denen meret bu işte :)

Bir kaç gün önce -sanırım- BBC haberlerinde; yıkanabilir bezler, 'reusable nappies' üzerine bir haber vardı. Ana haberlere çıkacak kadar gündemde olan bir konu buralarda:))

Bambu bezleri aldığımdan bu yana -gündüzleri olmak kaydıyla- sürekli kullanıyorum ve çok memnunum. O kadar alıştım ki, hazır bezi kullanmakla onları kullanmak arasında hiç fark yok. MK'nın çamaşırları ile birlikte yıkamaya atıyorum, asıyorum. Hazır beze oranla tek fazlalığı çamaşır makinasına atıp çıkarmak.

Geceleri kullanmıyorum çünkü zaten uykusu hafif olan ve az da olsa gözünü açınca kolay kolay uyumayan MK'nın bir de ıslak bez sebebiyle uyanmasını ve geceMİN kabusa dönmesini istemiyorum :)

Yeşim telefonda, kızının özellikle altını açtığında çişini yaptığını söyledi. Bütün bebekler öyledir. Henüz beze tuvaletlerini yapmayı öğrenmedikleri için altları açılında çişlerini yaparlar :) Bu dönem onları bezsiz yetiştirmek için de en uygun zamandır. Ama yeni doğum yapmış ve kafasında bir sürü şey olan, yorgun bir annenin yapmak isteyeceği son şeylerin arasında bebeği bu tuvalete alıştırma işi vardır sanırım :))

Ancak maşallah kayınvalidem 3 çocuğunu da daha bebekken tuvalete alıştırmış. Eşim 2 yaşındayken gece yolculuğuna çıkmışlar. Altını bezlemiş ve tuvaleti gelirse bezine yapmasını tembihlemiş. Ancak beze değil de tuvalete yapmaya eğitilmiş olan eşim, tuvaleti gelmiş olmasına rağmen 'beze yapmam da yapmam' diye tutturunca otobüsü durdurup güzel ülkemin yol kenarını kullanmışlar bu iş için :) Bunu okuyan ve çocuğunu bezden çıkarıp tuvalete alıştırmaya çalışan pek çok annenin gıpta ile iç geçirdiğini tahmin edebiliyorum :)

Sanırım ikinciyi yaparsam bu işi ilk günden kayınvalideme devredeceğim :) Eh, konu üzerine bir kitap da biz yazarız o zaman :)))

Ben başlamıştım bu arada tuvalete alıştırmaya. Araya diş çıkarma dönemi girdi, benim yalnız olmam sebebiyle yorgunluğum da eklenince MK unuttu maalesef :( Oysa altını açıp çiş deyince tuttuğum beze ya da tuvalete yapıyordu.

*************************

Az önce Meltem'in bloguna bakınca 'bebeklerin kişilikleri ve cinsiyetleri ile doğduklarından' bahseden yazısını gördüm. Günlerdir yazacağım unutuyorum, ona bıraktığımı yorumu buraya da alıyorum:

Ay-lar-dir, ama aylardir, sehpanin uzerinde duran bilgisayar ekranini inatla cekiyor. Herrrrr guunnnnn onlarca, onlarca, onlarca kere gidiyorum yanina, egilip gozlerine bakip israrla hayir diyorum, bazen tutuyorum onu ordan aliyorum, baska yere birakiyorum, bazen sadece baska seyle dikkatini cekiyorum, kararlilikla hayir diyorum vidi vidi tiri tiri…. Bugune kadar abartmiyorum binlerce kere hayir Kaan buna dokunamazsin demisimdir. Binlerce kere. Hayiri cok iyi biliyor, ellememesi gerektigini cok iyi anliyor.

Durum?

Her gun itina ile o bilgisayar ekrani ileriii geriii cekiliyor.

Bir gun dusurup kiracak, o da rahat edecek biz de:))


İşte durum budur:) O kırmazsa zaten ben delirip balkondan aşağıya falan fırlatacağım o ekranı herhalde :)

Bunun bir de televizyon ekranı versiyonu var. Ancak önceliği bilgisayar ekranı. Bazen hayıırrr Kaa-an! diyorum uzaktan, kıkırdaya kıkırdaya, hızlı hızlı ve de sehpalara tutunarak yan yan, televizyon ekranına doğru kaçıyor yengeç :) Bu gidişle zaten bilgisayar başına geçme yaşına gelir, ben de o zamana kadar milyar kez hayır deyip O'nu ekranın önünden toplarım.

İnatçı doğmuş bir çocuğun hiç bir disiplin yöntemi ile inadından vazgeçeceğini sanmıyorum. Sanırım yapılabilecek tek şey doğru yönlendirme olacak. Bende sabır kalırsa tabii :)

1 comment:

Burcu Demirel said...

inat konusunda cook haklisin..Sanki kurulmus gibi gidip ayni seye sarilmalarini anlayamiyorum.Hadi benimki daha anlamiyo belki hayir ne demek, ama senin ki? ;))ben hayir dememeye, dikkatini baska biseye cekmeye calisiyorum.Sanki hayir deyince yapmaya devam edicek gibi geliyor ne bilim..Ama ne kadar dayanirim bilmiyorum ;)

x