Thursday, 1 May 2008

24 Nisan Perşembe:


Perşembe günü Biga'daydık ama maalesef dişi sebebiyle MK'nın sürekli ağlaması sonucu fazla gezemeden geri döndük.

Biga-Çan Yolu

Kaptan Şoför :))
25 Nisan Cuma:

Bir önceki gün başlayan huzursuluğu cuma günü ateşe dönüşünce, kardeşim de biraz rahatsızlanınca; MK, annem, kardeşim ve ben bütün günü evde geçirdik. Eşimle babam da Çanakkale Savaşı'nın yapıldığı bölgeleri gezmek için tüm günlerini Çanakkale'de geçirdiler. Ben daha önce gitmiş olmama rağmen yine ziyaret etmek istiyordum ama olmadı. Umarım gelecek yıl hep birlikte gidebiliriz.

Fotoğraflar eşim ve babamdan.








26 Nisan Cumartesi:

Anneannemin evinde..

27 Nisan Pazar:

Çan-Biga yolu.

Pazar günü, Bandırma'daki arkadaşlarımızda kalmak üzere yola çıktık. Biga yolu üzerinde, tepede bulunan bir köye sapsak mı, sapmasak mı diye düşündük. Eşimle birbirimize gaz verdikten sonra da köy yoluna döndük.

Köye çıkmakla yetinmedik bir de köyün daha yukarısındaki çamlığa devam ettik. Yalnız yollar araba için pek elverişli olmadığından epey maceralı oldu :) Şimdi güldüğüme bakmayın, dönecek yer bulamadığımız ve sürekli kıvrıla kıvrıla tepeye tırmanan yolda gülemiyordum :))

Aksaray'daki son günlerde anne ya da babası dışında kimseye gitmemeye başlayan oğlumuz, Çanakkale'de anneanne ve dede dahil herkesten kaçar olmuştu. Pazar günü ise fotoğrafta görüldüğü üzere arkadaşımızın kucağına keyifli keyifli kuruldu. Bu çocukları anlamak zor :)

28 Nisan Pazartesi:

Pazartesi yine sabah erken, Ankara-Polatlı'ya doğru yola çıktık.

Bursa'dan az sonra, dumanlı tepelerden geçerken.

Eskişehir, Porsuk Çayı.

Eskişehir yolunda uyumuştum. Normalde şehirlerin içine girmeden, otobandan yolculuk etsek de, gözümü açtığımda kendimi Eskişehir'in içinde buldum :) Eşim para bozdurmak için şehre girmeye karar vermiş. Eskişehir'e girmek gibi bir planımız olmadığı için Sevgili Ceren'e haber veremedim maalesef. Eskişehir sokaklarında dolaşırken acaba göerebilir miyim, görsem tanıyabilir miyim diye diye etrafıma bakındım. Görmek isteyip de göremediğim çok arkadaşım oldu ama bu gezi gelecek gezilerin bir provasıydı diye umalım ve görüşemediğimiz dostlarımızla sonrakilerde buluşalım :))

Eskişehir-Polatlı arası. Sivrihisar yakınları.

Arabadan çekilmiş bir görüntü.

Sivrihisar'a ismini veren tepe. Yani ben öyle olduğunu tahmin ediyorum :))

Polatlı'ya yaklaştığımız sıralarda, (25-30 km.) Ballı Gözleme yazan bir tabela aklımızı, tamam itiraf ediyorum, sadece benim aklımı:) çeldi :)) Muhteşem Tesisleri isimli yere girdik. Yolu düşen herkese ama herkese tavsiye ediyorum. Ismarladıklarımızın kat be katı ikram olarak geldi bu bir. Harika ballı-kaymaklı gözlemeleri ve güveçte mayalanmış yoğurtları var bu iki. Güleryüzlü ve hızlı servis yapıyorlar üç. Mızmızlanan MK'yı oyalayan bir garsonları vardı, minettarım dört. 2 gözleme ve 4 büyük bardak çaya 15 milyon ödedik bu da beş :))) Muhteşem Tesisleri, gene gelecek ben :)))

Tesisten ayrılıp, mızlayan oğlumuzla sessiz sakin:)) Polatlı'ya devam ederken, Çanakkale'ye gidiş yolumuzda da gördüğümüz ama vaktimiz yok diye uğrayamadığımız (Frigya'nın başkenti) Yassıhöyük-Gordion tabelası aklımızı çelen ikinci tabela oldu :)) Girelim, girmeyelim derken, Polatlı'ya kalmış 20 km, saat de daha 15.30 deyip, yine eşimle birbirimize gaz verip, yağmur yüklü kocaman kocaman bulutlara, yerinde durmayan MK'ya, yer-yön bilmiyor oluşumuza rağmen Yassıhöyük 12 km yazan yoldan saptık içeriye.

Bozuk yollarda tangır tungur ilerleyerek Yassıhöyük müzesinin ve kral Midas'ın mezarının bulunduğu yere geldik. Yukarıdaki fotoğraf, kral Midas'ın mezarının girişinde çekildi. Buradan yetkililere sesleniyorum:)) turistik bir yerin yollarını öyle bırakmayın, yaptırıverin bir zahmet. Altıüstü 12 km'lik yol. 4 tane turist karavanı gördük Yassıhöyük yolunda, o mevsime ve havaya rağmen.

Mezarın bu tepeciğin altında olduğunu öğrenince ciavradaki tüm tepelere arkeolojik kalıntı gözüyle, heyecanla baktık :))

Mezar, kapıdan itibaren 80 metre içeride. Tepenin tam ortasına gelen kısımda.

Yağmurdan dolayı elektrikler kesilmiş :) Sağolsun müze görevlisi yine de gezdirdi bizi. El feneri ile :)

Müzede de elektrikler kesikti, karanlıkta ne görebildiysek :)) Neyse ki biraz flaşlı çekim yaptım da sonradan fotoğraflara bakıp hmmm dedik :))

Polatlı Öğretmenevi. Koskoca bir günün, upuzun bir yolculuğun ardından yorgun MK :)

29 Nisan Salı:

Veee dönüş günü. Sabah kahvaltımızı edip yola çıktık. Yolda bizi 2 kere sıkıştıran bir araba yüzünden sinirlendik. 155'i aradık. Aracın plakasını ve bulunduğumuz yeri bildirdik. Az sonra otobandaki bir polis ihbar ettiğimiz aracı durdurmaya çalıştı ama araç durmadı. Polisi dikkate almadığı için bir yerlerde durdurlmuş olacağını tahmin ediyorum. Bir işe yaradı mı ihbarımız bilmiyorum ama o adamın kısa bir süre için bile olsa rahatsız olması da bir şeydir. Türkiye'de sanırım en çok zorlandığımız konu trafik oldu. İnsanlar araba kullanmayı biliyor. Ancak o arabayı trafikte kullanmayı kesinlikle bilmiyorlar. Trafik nedir, kural nedir kaç kişinin haberi var bilemiyorum. Çok sıkı bir denetim ve ağır cezalar olmadan bu iş çözülmez bence. Çünkü insanlar bırakın diğer insanları, kendi canlarını bile düşünmüyorlar. İşin içine bir de, komşusuyla, iş arkadaşıyla, önüne gelenle yarışan kompleksli tiplerin trafikte kendilerini sollayanları ego tatmini için sıkıştırmaları girince her yıl binlerce can alan trafik kazaları ortaya çıkıyor.

Ankara'ya vardığımızda, havaalanı öncesi, eşimin GATA'da eczacı olarak askerlik yapan arkadaşının yanına uğradık.



İstanbul'a indiğimizde Meral'in ikizi sevgili Meltem hediyesi ile bizi bekliyordu :)) 2 yıl önce İngiltere'den Türkiye'ye kesin dönüş yapan Meltoşumuzu çok özlemişiz :)) Bu arada papyonlu şirin ötesi hediyesini de doğumgününde giydireceğiz MK'ya inşallah :))

Meltem teyzesine bayım bayım bayılan MK :)))

Mühim not:) 41 haftayı doldurup 42'ye giren Yeşim the pregnant hala pregnant :))

12 comments:

Duru said...

ohhh sen anlattın Türkiye hatıralarınızı bizlerde rahatladık esra :)yoksa çatlayacaktık meraktan:)
ama iyi bir zamanda gittiniz,siz döndünüz havalar bozdu,gerçi sizin için pek farketmezdi değil mi:)

mucizenin annesi said...

tatiliniz pek güzel geçmiş MaşaAllah :))
yeşimi merak ediyorudum teşekkür ederim haberin için..çookk selamımı ilet..öpüyorum huysuz prensimi ..

sühendan said...

Mk. nın huysuzluğuna rağmen ne güzel yine de gezmişsiniz.Eşinle iyi ki birbirinize gaz vermişsiniz.Ne güzel yerlermiş gittiğiniz yerler...

Elektriklerin kesik olduğu yerde yaptığın çekimler ne kadar da aydınlık çıkmış.İyiki çekmişsin.

Demek Yeşim teyzeniz hala hamile.Sizin dönmenizi beklemiş olmalı...

sumuklubocek said...

gezi fotolariniz cok guzel, yassihoyuk'u ayrica merak ettim...
yesim'in bebisi sizleri bekliyor bence ;)

uçan talhanın annesi said...

çok güzel gezmişsiniz...
iyiki birbirinizi desteklemişsiniz yoksa biz nasıl haberdar olurduk öyle yerlerden...
yeşime hayırlı bir doğum diliyorum... bebiş yerini bayaaa sevmiş :D

Ayşe said...

Gezi yazini keyifle okudum, ne guzel yerlere gitmis ve gezmissiniz...
en cokta plan dahilinde olmayanlar heyecanli oluyor degil mi ;)yassihoyuk, koy yolu ve eskisehir de bunlardan biri olmus iste...Son olarak ailenizi ve memleketinizi geride birakip yasadiginiz yere ozlemle donmek te cok guzel...insanin sevdigi ve sevildigi dostlari ne cok onemli su hayatta...

sevdiklerinizle birlikte mutlu gunler gorun hep insallah...

KeLeBeK said...

harika bir gezi olmuş ne güzel, ah yaz gelse çilek azcık büyüse de biz de gezsek...
yeşim hala hamile demek, Allah yardımcısı olsun beklemesi zor iş, kendimden biliyorum :) rahat bebeler işte gelmek bilmiyorlar umarım sağlıcakla kavuşur bebeğine...

Eren Derin said...

Hosgeldiniz evinize ;)
Tatiliniz de cok güzel gecmis fotograflardan anladigim kadariyla ;)
Dönmek hep zor geliyor degil mi?
Canakkale demisken vapur iskelesinin orda büfeler vardir. Adi bomba miydi neydi bir sandvic yaparlardi. Hmmm cok lezzetliydi. Canim cekti simdi ;)

AYSUN said...

Benim memleketimde gezmişsiniz yaaa. Ne özledim Biga'yı:( Off yaz çabuk gel...

New York'tan said...

Sayende bizde geziyoruz seninle Esra'cim:))
Yesim bol bol yuruyus yapip,su icse bende ise yaramisti :))

Kuaybe said...

Demek Yeşim hala pregnant haa.. Haber çıkmayınca ben de doğuma gitti sanmıştım..

Anlaşılan bebişin yeri rahat :P

Gezi de harika olmuş.. Tekrar gelmenizi bekleyenlerdeniz..

gökkuşağı said...

merhaba.nette gezinirken rastladım sayfanıza gezilerinizi okudum.Bende Gordionu çok merak ederim ama yolum düşmedi.Benim de Kaan adında 6 yaşında oğlum var.Mutluluklar.

x