Wednesday, 9 April 2008

Salı:







Kuşlar da abur cubur sever :))


Dün güneşli ancak soğuk bir gündü.. Akşam eşimin çıkış saatine yakın MK ile çıktık evden. Eşimin iş yerine yakın bir parka yürüdük, babası bizi ordan alana kadar orada vakit geçirdik. 8 aylık bir kız bebiş gördük, sevdik. MK abi oluyor artık diye düşündüm :)

Bugünse.. Bol güneşli ve ılık bir gün. Kahvaltıdan sonra pılımızı pırtımızı toplayıp bahçeye indik.

Çarşamba:

Şapkasını giydi, yazı getirdi :)

Yeni arkadaşlar edindi :)











Sezen Aksu'nun yanında hep bir küçük kayıt makinası taşıdığını, aklına melodiler geldiğinde hemen makinaya mırıldanarak kayıt ettiğini okumuştum bir zamanlar. Ben de keşke aklımdakileri kaydeden bir sistem olsa, düşüncelerim kayda geçse diye düşünüyorum bugünlerde. Çünkü bloga yazmak istediğim çok şeyi yolda yürürken aklımdan uzun uzun yazıyorum mesela. Ya da arkadaşlarıma yazmak istediğim ama bir türlü yazamadığım mailleri yine uzun uzun döktürüyorum, ama hep başka bir şeyler yaparken, bilgisayardan uzakken. Bilgisayarın başına oturunca fotoğraf yükle, bir kaç blog dolaş, derken MK uyansın yeniden uyut vs. vs. vs.

Oysa uzun uzun yazacaktım, Stanstead yakınlarından yorum bırakan İrem'e. Bu ülkede hamile kalmaktan ve doğurmaktan neden hiç korkmaması gerektiği konusunda :)

Ya da doktor Hilal Mocan'a soğuğa dayanıklılığın genetik olması konusunda neden katılmadığımı anlatacaktım :)

Ve tabii bir türlü teşekkür edemediğim, cevaplayamadığım yorumlar...

8 comments:

ayshe said...

Merhaba Ben Ayşe,
Oğluşunuzun doğumundan bugüne kadar gelişmeleri sitenizi sürekli takip ederek öğreniyorum ve oğlunuzu sanki yakındaymış gibi seviyor ve çok sevimli buluyorum:)
Allah bağışlasın çok çok çok sevimli ve şirin bir oğlunuz var..... :)
Sevgiler
Ayşe

Anonymous said...

sitenizi bir kac aydir takip ediyorum. oglunuz gercekten cok, cok tatli! ALLAH bagislasin, ALLAH nazarlardan saklasin. ilk kez yorum birakiyorum. ben hâla dügün icin aldiginiz hint-kiyafetini merakla bekliyorum. hint-filmlerine, kiyafetlerine senelerdir asiri bir merakim var. oyüzden elbisenizide cok merak ediyorum. lütfen bu merakimi giderin :-). isvicreden sevgilerle.... sevim
not: nekadar merakli bir yorum olmus... :-))

minik talhanın annesi said...

yazı getirmiş mk :D çok yakışmış annesi şapkası... ne güzel yeni yeni arkadaşlar da ediniyor. çok şanslı çocuk maşaallah...
türkiyeye gelişiniz yaklaşıyor ne güzel :D sanki ben hasret giderecekmişim gibi seviniyorum... hayırla gelin inşaallah.

Anonymous said...

yesim the pregnant bildiriyor :)

esranin bir onceki postunda bahsettigi kalabalik ve her yas grubundan misafirlerimi iceren oturmamiz aslinda cok cok komik gecti ama esra niye ayrintilari anlatmamis ki :) arkadaslarimizin yuzune gulucukler kondursak fena mi olur :)
kres ogretmeni olan komsumun 3 cocugu var :P duzeltme yapayim :) bebek yeni geldi diye mi saymadin esra :))8 lerden dolayi kafan mi karisti :D

su genc ve guzel mevzusunu not dusmek istedim , unutacagimizi hic sanmiyorum ama :)

Komsum,Esra ya tavsiyelerde bulunuyordu : yeni bir anne olarak ev islerinden falan nasil zaman ayirip kendine ve MK ya stress free bir ortam kurmasi gerektigiyle ilgili, cok pratik cozumlerden bahsetti. Ama ikna edici olmak icin oyle sirin bir tavirla soyledi ki: Listen to me Esra ,YOU ARE SO YOUNG YOU ARE SO BEAUTIFUL :))yarin hemen gidip kagit tabaklar aliyorsun :)

insanin etrafinda boyle guzel arkadaslari olmasi cok guzel :)

AycA said...

Esra bende hep dışarıdayken bloga kafamda yazı yazıyorum gelince hepsi uçup gidiyor :P tek ben değilmişim sevindim :D heheBen onun o şapkasına bayıldım amaaaa

SENABERA said...

Esracığım araba işini ne yaptınız? Evde internet yine bozuk, kardeşime geldim, ama hep aklımdasınız...!!

Bu arada mail adresin yok mu blogda, ben mi göremiyorum? Mail yollayacaktım, ama.....

SENABERA said...

Esracığım araba işini ne yaptınız? Evde internet yine bozuk, kardeşime geldim, ama hep aklımdasınız...!!

Bu arada mail adresin yok mu blogda, ben mi göremiyorum? Mail yollayacaktım, ama.....

nilly said...

Al bende de o kadar. Bilgisayarin basinda olmadigim zaman aklimdan gecenler o kadar cok ki, basina oturdugumda ya unutuyorum, ya aklima daha da cok geliyor ve kafami karistiriyorum, sonra baiyorum ki isin icinden cikamayacagim vazgeciyorum yazmaktan..

x