Monday, 10 March 2008

Cuma:


Cuma günü ilk kez oğlumla birlikte otobüse bindik! Neredeyse 10 aylık olan oğlumla bugüne kadar her yere ya yürüyerek ya da eşimle araba ile gitmiştik. Ancak artık yürüme mesafesinde olmayan yerlere de gitmek istiyorum ve cuma günü bir ilkti :)

Otobüslerde bebek arabaları için 2 yer var. Otobüste halihazırda bebekli/bebek arabalı 2 kişi varsa maalesef otobüs sizi almıyor ve bir sonrakini beklemek zorunda kalıyorsunuz. Cuma günü şanslıydık, ilk seferde otobüse binebildik :)

Bizden bir süre sonra torunu ile bir anneanne geldi. Anneanne dediğime bakmayın, ben bebeğin annesi sanmıştım :) Sohbet etmeye başlayınca anneanne olduğu ortaya çıktı:) Burada 13-14 yaşındaki kızların anne olması şaşılacak bir şey olmadığı için anne olacak yaşta anneanne çok etrafta.

Anneanne ile epey sohbet ettik. Bir ara MK mızıldayınca emziği olup olmadığını sordu, emzik emmediğini söyleyince şaşırdı. Biberonu yok mu diye sordu, biberon hiç vermediğimi söyleyince daha çok şaşırdı :) Peki suyu nasıl içiyor dedi, bardaktan deyince inanamadı :) (Tepkisi; No Way'di :))) Bardaktan içmeye babaannesinin alıştırdığını, eskiden biberon diye bir şey olmadığını, insanların doğrudan bardak kullandıklarını, çocukların da nasıl alışırsa öyle devam ettiklerini söyleyince hak verdi.

Emzik ve biberon anne açısından hayatı kolaylaştırıyor ama ben başından beri taraftar değildim. Bir kaç kere denedik, baktık olmuyor, hiç zorlamadık. Eğer parmağını falan emmeye kalkışsaydı emzik verecektim ama öyle bir şey yapmadı, emziğe de gerek kalmadı :))

Şimdi mızlandığında -o gün bir ara otobüste olduğu gibi- oyanamak, oyalamak gerekiyor ama ne demişler, nasıl alışırsa öyle gider :)) Ben de oyalamaya alıştım :))

Yolculuk sırasında bir ara otobüsü öğrenciler bastı. Bağrış, çağrış, kıyamet koptu içerde. Oğlumun şansına :)) Tabii bizimki de klasik tepkisini verdi, başladı ağlamaya. Neyse ki kısa sürdü.

O gün bir alışveriş merkezine gittik, aradığım şeyi bulamadım. MK'ya çok ucuza, 1/1.5 yaş, yazlık kıyafet aldım bir kaç tane. Şort, pantolon, t-shirt... Çok güzel yazlık ayakkabılar var ama önce ayağının ölçüsünü aldırmak gerekiyor, bir de ayakları hızlı büyüyebileceği için yazlık ayakkabıları şimdiden almak anlamsız olabilir.

Dönüşü otobüsle yapmadık, eşim iş çıkışı bizi aldı. Ancak MK gün boyu etrafı inceleyeceğim diye arabasında uyumayınca, eşim de gecikince mızlamayı geçip ağlayan MK'yı oyalamak için otoparktaki gelen geçen tüm arabalara el salladık :P

Mehmed Kaan nerede?

Mehmed Kaan buradaaaa :))

Cumartesi:


Cumartesi günü inanılmaz gezenti bir günümüzdeydik, tam 3 misafirlik yaptık :))

Sabahtan evimizin yakınındaki arkadaşlarda kahvaltıdaydık. Arkasından eşim beni, 6 aylık kızı olan arkadaşımın evine bıraktı. Tüm öğleden sonrayı orada, Yeşim ve Meral'le birlikte geçirdik. Dünya Kadınlar Gününü kadın kadına, kalabalık bir grup olarak kutladık :))

Çok güzel bir gün geçirdik. MK ilk başlarda evin küçük hanımı dahil kimselere pas vermedi. Yeni bir ev keşfetmenin derdine düştü :) Evin sandalyeleri ile oynadı, kablo buldu, inceledi, kapalı kapıları açma derdine düştü, evin mutfağını kolaçan etti, hatta alt katı bitirince, evin merdivenlerinden tırmanmaya kalkıp üst katları keşfetmeye yeltendi :)) Ben evsahibesi küçük hanımı kucağıma alıp severken bile o evi keşfetme derdindeydi :))

Gitmemize yakın R. ile yan yana koyunca kızcağızın farkına vardı :) Birbirlerini uzun uzun incelediler :) R. ''aaaa'' diye sesler çıkararak MK'ya ilgi gösteriyordu ki bizimkisi bastı yaygarayı :)

Akşam da Yeşimlerdeydik :)) Yeşim the pregnant'ın hastane çantasını inceledik, bebişin cicilerini kokladık :)) Çok heyecanlıyım, zaman hızla akıyor, bebişin gelişi yaklaşıyor :)




Meraklı Kaşif iş başında :)))

Pazar:

Pazar günü eşim çalışıyordu ama dostlarımız sağolsun yalnız bırakmadılar MK ile beni :) Sabahtan Meral ve Murat, akşam da Yeşim ve Nihat geldiler, güzel bir gün geçirdik.

Bu sandayede dönmeyi çok seviyor, biz de emniyet kemeri yapıp döndürdük :))

Meral teyzesinin muzurluğu :))

Fotolardan da anlaşılacağı üzere, sıkıcı bir pazar gününün ilacı; şekilden şekile sokabileceğiniz bir çocuğun varlığı :))) MK'ya artık bebiş diyemiyorum, bebeklikten çocukluğa doğru adım adım gidiyor, inanamıyorum :))

Babanın iş yerine ziyaret :)


Pazartesi:


Atlas okyanusundan büyük bir fırtına geldi vurdu İngiltere'yi. Ara sıra güneş yüzünü gösterse de, rüzgar ve yağmur vardı bugün bol bol. Bu haftayı hep yağmurlu gösteriyor hava tahminleri. Muhtemelen evdeyiz madem, bol bol misafir ağırlayalım bu hafta;)))

Hastayım bu ifadesine :)) Burnu kaşındığı zamanlarda yapıyor :))



Kendisi yemek istiyor artık. Kaşığa uzanıyor ben yediriyorken, kendisi yemediği sürece de kabul etmiyor yemeyi. Bazen birlikte tutuyoruz kaşığı, yiyor. Bazen bir kaşık ona veriyorum, bir kaşık kendim alıyorum, öyle yiyor :)) Yakında Eren Derin'e ek gıdaya başlayacak olan annesi bir ara MK'nın yemekleri ile ilgili bir soru sormuştu, aklımda, en kısa zamanda bu konudaki tecrübemi yazacağım -umarım- :))

PS: Siz sabahnur'un el emeği, göz nuru oyuncaklarını gördünüz mü? Harikalar ve satıştalar!! :))))

12 comments:

yaban eriği said...

hakikaten büyüdü ya..bu arada rica etsem sevgili yeşimciğime selamlarımı iletirmisin canım?..maillere bilem bakmıyo hatun..sende olmasan merakta kalıcaz walla..

Kuzunun bacaklarıda tam ısırmalık olmuş he :)

Köşenin Delisi said...

Esra ben inamıyorum bunların bu kadar büyüdüğüne!! Demin de Ayça'nın yazısını okudum...ne kadar hızlı büyüyorlar ya... Geçen sene bu zamanlar hepimiz karnımız burnumuzda hamilelik yazıları yazıyorduk, şimdiyse aşık şaık anne yazıları yazıyoruz. Hayat çok tuhaf :)

sühendan said...

Bende bayıldım burnu kaşınıncaki yüz ifadesine:)

Şu ana kadar iki çocukla tek başıma çok otobüse bindim.Neyse ki ikiside arabayı seviyor da sesleri çıkmıyor.Yoksa gezmeğe gitmek benim için hayal olurdu.Çünkü akrabalar hep uzak mesafelerde.

Meral ve Yeşim teyzelerle ne güzel vakit geçirmişsiniz.Yeşim teyzenin bebişi ne zaman doğacak?

Esra sen nilüferin şekerlerini okuyabiliyor musun?Ben ne zaman girsem şifreli:(

Eren Derin said...

Ah yerim ben bu minigi :)) Annesi bak M.K. yemek yemeyi cok seviyor. Elinde yemek kitaplari :)) En cok da emniyet kemerli döner koltugu begendim. Valla iyi fikirmis ;) M.K. nin da bi mucit olmasina sasmamak lazim ;)

Ek gidalar hakkindaki yazini bekliyorum. Cok tesekkürler ;)

Anne ve Bebisi said...

Erikcigim, selamini tabii ki iletirim Yesim hanima:)) Gecen hafta cok gezentiydiler kendileri, o yuzden bakmaya firsati olmamistir:))

Elifcim sorma:)) Ben de ayni tepkiyi verdim Ayca'nin yazisini okuyunca:) Hersey daha dun gibi! Her an'in kiymetini bilmeliyiz, yoksa zaman ucup gidiyor:)

Masallah diyelim o zaman suhendancim:) Hele de iki cocukla bu is daha zor gorunuyor gozume:))Yesim'in bebisi icin verilen tarih 27 nisan. Biraz erken ama muhtemelen biraz gec, o civarda dogacak insallah:))

Nilufer blogunu sifreledi, sadece ailelerine acikmis. Ancak bizler icin de, sekerlerden haberlerin oldugu ayri bir blog acacagini yazmisti:)

Eren Derin'in sevgili annesi:) Ufurukten teyyare mucitlerini takdir ettiginiz icin cok tesekkur ederiz:)))

Sevgiler:)

minik talhanın annesi said...

emniyet kemerli dönen koltuk :D süper fikir. bu bebekler aileleri mucit yapıyor yahu :D
ben de talha ile arkadaşa gitmiştim. ah ah bel ağrılarım nüksettiydi o vakit :D otobüste inmeme yakın yer vermişlerdi talha omzumda uyumuştu :( ve mesafe 40 dakkalık bir yerdi :( artık yürüyor ama yinede cesaret edemiyorum tek başıma otobüse... size hayırlı olsun otobüs yolculuğunuz.
yeşim teyzeye de hayırlı rahat bir doğum diliyorum :D
son olarak burnu kaşınınca ki surat ifadesine bittim. rabbim nazarlardan korusun maşaallah.

ela selin said...

Biz biraz ücra bir yerde oturduğumuzdan başından beri ya otobüs ya da tek başına araba arasında seçim yapmak durumundayız. Otobüs daha çok işime geliyor çünkü ağlarsa teselli edebiliyorum en azından. Arabaya bile alıştı artık ağlamıyor. Yani senin dediğin gibi nasıl alışırsa öyle. Bir de şartlar zorlayınca daha cesur oluyor insan.
Dönen koltuk fikri süper. Biz de deneyelim.
İş meselesini ne yaptın?
Sevgiyle...

KEO said...

kova içindeki hali yumurtadan yeni çıkmış civcive benziyor çok şekerr..maşallah MK ya.

Calimero Mutfakta said...

Mehmed ilk otobus macerasini basariyla atlattigina gore bundan sonra sık sık uzak gezmelere gidecektir :) masallah MK ya.. Gittikce daha bir sirin oluyor ya.. Her hali birbirinden seker.

Calimero Mutfakta said...

sekercim, mutfagim cok da compact degil aslinda :) L biciminde, resimdeki kisim L nin bacagi :) ilk postumda mutfagimin diger yarisinin da resmi var ama biraz daginik oldugu icin onu tekrar koymadim :)
Daha guzel, daha basarili seyler yapmam lazim bu mutfakta ama calisiyorum :) ilk gunlerden bu gunlere gelisme var bende de dimi ama :) operim MK yi ve seni..

Kuaybe said...

Number one: Burnu kaşınmış foto

Number two: Kapının önünde ayaklarını açmış, kırmızı donuyla :) oturduğu foto

Number three: "Kovada balık" foto

:))

MK bebişim sana bayılıyorummmmmm..

DURU'NUN SAYFASI said...

Çok tatlı Maşallah annesi...
Annesi de super pozlar yakalamış tabii.. Harikaaa... Benim için öpermisin kuzucugu.

x