Saturday, 15 March 2008

Perşembe:



Perşembe günü kütüphaneye uğradık ve MK'nın, tüm çocuklara ücretsiz olarak verilen kitaplarını aldık.

Üst dişler kaşınıyor...

Cuma:

İşte ev yapımı bozam karşınızda :)) O kadar güzel olmuş ki, koca bir leğenin dibini bulmak üzereyim :) Evet, koca bir leğen çıktı tariften :P

Pasaklı MK!

Cumartesi:

Sabah kahvaltısına gelecek misafirler için iş başına geçen baba-oğul :)



Kahvaltıdan sonra misafirlerimiz evlerine dönerken, biz de onlara eşlik ettik. Evleri yakın olduğu için hem hava almış, hem de keyifli bir yürüyüş yapmış olduk. MK uyumak üzere olduğu için oldukça asık suratlı çıkmış :)

Biz arkadaşları evlerine bırakıp geri döndük, MK da yol boyunca uyudu. Dönüşte baba-oğul eve girmediler, ben eve çıkıp almam gereken bir kaç parça eşyayı aldım (aşağıya indiğimde eşim MK'yı ön koltuğa bağlamıştı:P) ve arkadaşımız Nihat'ın ortakları ile açmak üzere olduğu yeni iş yerini ziyarete gittik.

Gittik ki, Yeşim the pregnant el örgüsünü almış, yerleşmiş bile :))

Çok güzel, iki katlı bir iş yerleri var. Bir önceki sahipleri kuaför salonu olarak kullanıyorlarmış, o yüzden pembe renkli duvarları beyaza boyamak epey zahmetli olmuş :)

Yukardaki resimde, alt katta bulunan dökme demir soba görülüyor. İngiltere'de eviniz ne kadar eski ise o kadar değerli oluyor :) 17. yüzyıldan kalma bir evde oturmak çok doğal bir şey. Ve zaten insanlar mümkün olduğunca eski, karakteri olan evlerde oturmak istiyorlar. Evler, binalar kanunlarla korunuyor. Kimse kafasına göre inşaat yapamıyor. 2 katlı evinize en fazla, ebatları kanunla belirlenmiş çatı katı yapabiliyorsunuz. Tabii komşulardan resmi olarak izin almak kaydıyla. Tarihi eser kapsamına alınmış evlerde onaysız, izinsiz çivi bile çakamıyorsunuz. Kafanıza göre yapamayacağınız işlerden bir tanesi de evdeki bazı özellikleri değiştirmek. Mesela bu sobayı muhtemelen söküp atmaları yasak. Aynı şekilde alttaki resimde bulunan pencereleri, beğenmedim, eski bunlar diye pimapen'e çevirmek de yasak olabilir.

Londra eski bir şehir. Şehir en çok 19. yüzyılda, Kraliçe Viktorya döneminde gelişmiş. Evlerin pek çoğu da bu zamandan kalma. Buraya ilk geldiğinizde bu eski evler sebebiyle pek sevemeyebilirsiniz. Ancak zamanla insan evlerin güzelliğini, daha da önemlisi tarihi ve kültürel önemini anlıyor ve başta burun kıvırdığı güzelliklere bağlanıyor.

Ne yazık ki biz tarihini, eserlerini yakıp yıkan bir toplumdan geliyoruz. Beton ve karaktersiz bir bina dikmek için el işçiliği ile oya gibi işlenmiş ahşap evlerin yıkılmasının nasıl bir cinayet ve acımasızlık olduğunu buraya gelince daha iyi anladım.

1 yıl öncesine kadar, buranın eski evlerini beğenmezdim. Oysa şu son 1 yılda bu konudaki fikrim çok değişti. Emlak-ev programlarını izleye izleye bu tür evlerin ne kadar hoş olduğunu anladım. Sanırım artık ben de, karakteri olan ev istiyorum diye dolaşmaya başlayacağım :)


MK, Nihat amcasının iş yerini teftişte...

Uykusunu almış, karnı tok MK'yı babası ve Nihat amcası ile bırakıp, Yeşimle alışverişe çıktık. MK doğduğundan beri sadece 1 kere, 6. hafta doktor kontrolüm için ayrı kalmıştım ondan. Anneme ya da kayınvalideme bırakıp, arkadaşları 10 dakika metroya bırakma ya da yarım saatlik alışverişleri saymıyorum. Bugün ilk kez, keyfi olarak bu kadar uzun ayrı kaldım oğlumdan.


Akşamüzeri Yeşimlerdeydik. Bu çiçekler de MK'nın gazabına uğramamaları için Nihat tarafından tv tepesine yerleştirildiler:)

Bir ara Yeşim'in, 2.5 haftalık bebişi olan Türk komşusuna uğradık. Bizim oğlan gözümüze kocaman göründü:)





Engel tanımayan MK :)

Yarın yağmurlu bir pazar günü.
Eşim çalışıyor.
Evde yalnızız :(

6 comments:

Calimero Mutfakta said...

MK ya masallah yine.. bir gunde hem misafir agirlamis hem kac kapi gezmek yapmis.. yine de gucu yerinde daglari asmis :)
ingiltere evler cok hos gercekten de. yani iclerini bilemiyorum ama distan cok hos gorunmuslerdi bana.. Milton Keynes de bizim Europe Head office miz var 2 kere gelmistim gecen sene.. yolda gordugum 2-3 katli evler cok guzeldi.. kır evi gibi hep..

Bir Hoş Seda imiş... said...

Bende boza yapmak istiyooruummmm.Cesaret aldım senden tarifi alabilirmiyiim.Mk ya maşallah sübhanallah.Keşke bizlerde tarih eserlerimizin değerini kıymetini bilsek:(

уαѕємiη... said...

OĞLUŞA KOCAMAN Bİ MAAŞALLAH BOZADA SÜPER GÖRÜNÜYOR ELLERİNE SAĞLIK CANIM .

MERT said...
This comment has been removed by the author.
MERT said...

Ma�allah �ok tatl� bir bebecik mehmet kaan.Sitenizi tesad�f eseri buldum �ok be�endim benimde haz�rlamaya �al�t�m ama �ok yo�un �al�t�m i�in bir t�rl� son haline getiremedi�im bir sitem var yani o�lumun sitesi.ananal� babal� b�y�t�n in�allah MK y�da �p�yorum g�zlerinden

Newyork'tan said...

Esra'cim masallah ne kadar buyumusunuz, kocaman abi olmusunuz :)) kitap okumaya baslamissiniz :))

x