Saturday, 12 January 2008

Bugün, Nottingham'a giderken, mola yerinde.

MK'yı ilk günden beri ağlatmadan yıkıyorduk eşimle. Türkiye'dekiler için bizimkisi yıkama olmuyor tabii :) Yavaş yavaş suyu önce eline, ayağına döküyoruz, sonra vücuduna. En sonunda da başını sabunla yavaş yavaş yıkayıp gözlerini yakmadan duruluyor ve çıkarıyorduk. Bugüne kadar hiç ama hiç ağlamamıştı.

Babaannesi gelince bir kaç sefer onunla birlikte yıkamıştık. Ama yine bizim yöntemle, aynı sıra ile ve yavaş yavaş. Ancak geçen cumartesi babaanesi, dedesi, halası ve babası ile MK'yı yıkamaya karar verdik. Ben odaya havlusunu almaya gittiğimde babaannesi birden başından bebek şampuanı ile yıkamaya başlamış. Belki beni etrafında göremediğinden, belki başka bir sebepten çok şiddetli ağlamaya başladı. O sırada başı köpüklü olduğundan mecbur başını yıkamak zorunda kaldık. Bu akşam bir kez daha, bu sefer eşimle yıkamak istedik. Ancak daha suyu görür görmez aynı şekilde ağlamaya başladı. Önce MK'yı küvetin dışına çıkarıp kucağıma aldım, kovadaki suyla oynadım. Yavaş yavaş küvetine geri koydum. Oturmak istemedi önce. Ayakta iken elimizle eline, ayağına yavaş yavaş su döktük. Bir ara tastaki suyu içmek istedi, içirdik :) Sonra oturmaya razı oldu. Yine de korkuyordu, çok temkinli davranıyordu ama yavaş yavaş suyu dökerek ve konuşurak idareten vücudunu ve başını yıkadık. Ağlamadan atlattık ama zor oldu. Ha ağladı, ha ağlayacak durumdaydı. Bir sonraki banyoda ne olacak bilmiyorum. Yine ağlarsa büyük banyo küvetine birlikte girip su korkusunu yenmesi için uğraşacağım.

*****************************

Yorum yazan arkadaşlar, her zaman cevap yazamıyorum, kusura bakmayın:(

Tilkilere çok alıştık biz :) İnsanlara yaklaşmıyorlar zaten. Geceden geceye ortaya çıkıyorlar, bazen maalesef otoyollarda karşıdan karşıya geçmeye çalışırken eziliyorlar :( Ama tabii zaman zaman da olsa evlerin açık kapılarından içeri girenler de oluyormuş, gazetelerde okuduğumuz, tvlerde izlediğimiz kadarıyla.


Bebeği gezmede ağlayan anonim arkadaş:) Bu da bir dönem geçer diyeceğim, kızma sakın :) Diş çıkarma döneminde böyle şeyler yapabiliyorlar. Gezmeyi çok seven MK alışverişte iken çığlık çığlığa ortalığı yıkmıştı geçen aylarda kaç kere. 2 kere eşimi iş yerinden aramıştım, bizi gelip almak zorunda kalmıştı. Şimdilerde iyi gibi ama bunların sağı solu belli olmuyor :)

9 comments:

Ayça said...

:) merhaba
kuzen ona baby derken Mk ona nasıl seslendi ya da biraz büyüyünce nasıl seslenecek acaba :) Türkçe mi ingilizce mi? siz şimdiden ikisini de öğretiyor musunuz ona?

Anne ve Bebisi said...

Ayçacım biz Türkçe konuşuyoruz. Ancak yakında oyun gruplarına, kütüphane saatlerine başlayacağız, anaokul öncesinde yavaş yavaş öğrenmeye başlayacaktır diye umuyorum:) Okula başlayınca zaten gerisi gelir sanırım :)

AycA said...

Esracım bir süredir yazmasam da okuyorum MK yı .. iyice büyüdü:) yani tabii küçük kalacak hali yok ya..:) videoda ki bağırma seansına bayıldım :)

gün içerisinde leğene su koyup oyunlar oynatsan belki zamanşa hoşuna gider mi ?? akıl vermek değil amacım .. aklıma geldi . .ben Erin'e koyuyorum bir tas su banyoda oturup oynuyoruz tabii ıslak bir oyun :) ama üstünü nasılsa her daim değiştiriyoruz..
Öperim o bilgili bakan gözlerinden MK'yı

ela selin said...
This comment has been removed by the author.
ela selin said...

Esracim bizimki tam su bebesi. Yengec burcu oldugundan belki:)Buna ragmen ara sira kücük küvette olay cikardigi oluyor. Biraz da hareket kisitliligindan olacak. Ama en keyif aldigi sey babasiyla birlikte büyük küvete girmek ve oyunlar yapmak. Havuz sefamizi da yazmistim gecen hafta. Senin de dedigin gibi büyük küvette bir dene bence, biriki de ördek atarsin icine:))
dis sizilari azalmistir umarim biraz. simdi biz öyle bir döneme giriyoruz galiba. 2 gecedir saat 2-3 arasi uyaniyor ve uyutmak icin akla karayi seciyorum. tam düzene girmis derken:(((
sevgiyle
ps: yukaridaki yorumu ben sildim. eksik yazmisim..

ayşe said...

merhaba esra
aylardır takip ediyorum blogunu,hamile kaldığımdan beri tabii.. şimdi 7.aydayım,o kadar az kaldı ki,özellikle son 10.9.hafta derken,zaman iyice daralıyor..
şu aralar kafama taktığım bi şey var ki,çıkamıyorum içinden;)
bebek taşıma şeysi,,problemin adı..
bu konuda senin tecrübenden ve paylasımcı ruhundan ve klavyenden yardım bekliyorum:)
ilk zamanlar araba almayı düşünmüyoruz,malum masraflar..port bebe dedikleri bişi var,,bir de anakucağı-otokoltuğu olanlar(bi oto.muzda yok ayrıca)ilk aylarda dısarı çıkmak için ne lazım?yoksa hiçbişeye gerek yok,kucağımızda mı tasırız:D benim için ne büyük bir muamma,bir bilsen..?e anladın tabii,ilk çocuk ve hepsi bekar arkadaslar:D uzun oldu ama yardımcı olursan(ız)minnettar kalacağım:)
mk ya öpücükler,,bakıp bakıp benim bebiş de böyle tatlı olur mu acaba diyorum..maşaallah

our twins of NY said...

Merhaba,
Su fobinizi en kisa surede atlatmaniz dilegimle, Saglicakli gunler,

Banu said...

MK'nın her bir fotoğrafını gördüğümde şirinliğine bayılıyorum. Geçen günkü videosu da çok eğlenceliydi. Ama gece terörü başladıysa sana kolay gelsin. Biz aylarca o derdi çektik. Gece uykuda ağlardı sürekli, epeyce de uzun sürdü. Umarım sizinki kısa sürede geçer.

archisugar said...

ben kucukken de ayni sey olmus. Annemin kuzeninin esi yuzume birden bire dusu tutunca korkmus aglamisim. O gunden sonra da zor olmus bir sure banyo. Sanirim banyo isini surekli yapan kisinin yapmasi daha iyi. Umarim bir daha aglamaz.

Isvicre'de de cok tilki var. Ozellikle havalar soguyunca yemek bulmak icin sehre iniyorlar. Ama cok zararsiz hayvanlar. Insani gorunce hemen kaciyorlar.

x