Friday, 11 January 2008

Bu ülkede dışarıda kedi ve köpek göremezsiniz. Sokak kedisi ve köpeği yoktur yani. Belki komşunuzun kedisi dolaşırken şöyle bir bahçenizden geçer. Köpekleri de sahipleri ile yolda ya da parkta yürürken görebilirsiniz.

Kedi yerine sincaplar vardır, köpek yerine de tilkiler. Serbestçe dolaşırlar her yerde. Bahçeli bir evde otururken bir sabah bahçeye açılan mutfak kapısından içeriye sincap girmiş, mutfak zemininde şaşkın şaşkın bize bakıyordu:)

Tilkiler ise geceleri dolaşırlar ortalıkta. Bahçelerde, sokaklarda. Kışları güneş sabah 8.30'da doğduğu için hava geç aydınlanıyor. O yüzden sabah işe giderken kaldırımda karşınıza bir tilki çıkabiliyor.

Bu tilkicik ise bizim evden çekildi. Sitenin bahçesinde dolaşıyordu gündüz vakti. Hava soğuk ve yağmurlu günlerdir, kimsecikler yok ortalıkta. Bu garibim de salına salına dolaşıyordu etrafta. Birikmiş sulardan su içti biraz, sonra gitti.

**************************

Oğulcuğumun gaz sancıları var, yeni doğmuş bebekler gibi. MK ilk doğduğunda bile bu kadar sancısı olmamıştı. Uyurken birden bire acı acı ağlamaya başlıyor, çığlık atıyor. Bazen emzirip uyutuyorum, ben yatağıma yatmadan yeniden uyanıyor. Ya da tam yatıyorum, daha dalmadan yenide uyanıyor. Sonra yeniden, sonra yeniden... Bazen 1 saat boyunca aralıksız bu döngü sürüyor. Gazını çıkartmış olmam da her zaman işe yaramıyor.

Bir de bu aylarda night terror denilen uykuda korkmalar başlıyormuş. Onlarla da karşılaşıyor olabiliriz ara ara.

Bu da bir dönem, geçer diye umit ediyorum :)

**************************


Akşamları babası geldiğinde çok mutlu oluyor, gülüyor, sevinç gösterileri yapıyor babasına. Bu akşam ben koltukta oturuyorum, MK yerde ayakta dikiliyor, (ben ellerinden tutuyorum tabii) babası geldi, koltuğun arkasından kendisini gösterdi. MK'da bir sevinç, bir sevinç :) Sonra babası ellerini yıkamak için çıktı salondan, minik bücür bir sağ tarafıma uzanıyor bakıyor, bir sol tarafıma uzanıyor bakıyor meraklı meraklı :)) Resmen babasını aradı gözleri :))

**************************

Akşamüzeri ABD'ye dönen halası aradı, telefonun sesini açtım, halasının sesini hepimiz duyalım diye. MK ile konuşmaya başladı, oğluşun yüzü güldü birden, sevindi :) Sanırım halasının sesini tanıdı :) Çünkü normalde bunu başkalarına, hatırlamayamadığı anneannesine-dedesine-küçük halasına ve teyzesine yapmıyor :)

**************************

Bugün bilgisayarın kablosunu çekiştiriyordu, "şştt! Hayır!" diye kızıyordum her uzandığında. O uzanıyor, ben hayır diyorum, o geri çekiliyor. 3-5 saniye sonra yeni baştan başlıyoruz :) En sonunda kızdı ve alttaki videoda görüldüğü gibi bağırdı :) İpleri azıcık bıraksak ele alacak veletler :) Tabii bağırsa da kabloya elleyemedi, o başka :P


Hazır MK uyuyorken uyumalıyım.

İyi Uykular.
(İyi uykunun ne demek olduğunu hayatımın tam da bu döneminde çok çok iyi anladım :))))

9 comments:

Açalya said...

Hehehe ilk iletişimler biz de kurulmaya başlandı.

-Ben: 'Baba nerde oğlum?'
-Dante kapıya bakar...

-Ben: 'anne nerde oğlum?'
-Dante etrafına ve kapıya bakar...sonra da bana ve yandan yandan gülümser.

Sonracığıma,
-Ben: 'al oğlum anahtarlığı'
-Dante alır
-Ben: 'ver şimdi bana anahtarlığı oğlum'
-Dante anahtarlığı yere atar...

Sonra sonra...gözümün içine baka baka mızıklar,
-bilahbilah bilahbilaaa bilaaa
-ne oldu oğlum?
-ma mılamila
-yere mi düşürdün oyuncağını oğlum?
-he valla nihayet anladın anne
-al oğlum oyuncağını...

böyle işte...bununla ilgili yazı yazacağım ben...yukarıdaki diyalogları eklemezsem olmaz şimdi...kopya çekicem bu yorumumdan valla.

sühendan said...

Ben bir tilki görmektense köpek görmeyi tercih ederim.Alışmadığımız için beni çok korkuttu:)

Demek halasının sesini tanıdı.Akıllı bebiş.Ev boşalınca MK. bakalım ne yapacak.Bütün evi dolaşır herhalde nerdeler diye:)))

Anonymous said...

bebeklik bu da bir dönem diye diye geçip bitecek herhalde sizi okuyorum uzun zamandır ama yorum yazmamıştım sizden öğrendiğim çok şey oldu benimde 5 aylık bir oğlum var doğduğundan beri pek bir sorun yaşamadık rahat rahat gezdik dolaştık uyuduk amaaaaaa artık anlıyamadığım bir şekilde değişimler gösteriyor tanıdığım tanımadığım kime gidersem gideyim en fazla yarım saat oturabiliyoruz çığlık çığlığa ağlamalarla eve koşturuyoruz halbuki doğduğu ilk haftalardan itibaren hep geziyoruz
neyse biz uzattmışız epey mk ya sevgilerimizi gönderiyoruz oğluşumla maşallah da diyelim
tontiş ve annesi

Kuaybe said...

Cicim gaz sancısı olduğuna emin misin? Bana diş sancısı gibi geldi sanki o ağlaya ağlaya uyanmaların sebebi.. Gaz için biraz büyük artık MK.. Bir de dediğin gibi nigt terror olabilir tabiii.. Bizde de bir terro bir terror sorma :P Hala atlatamaık.. Dün gece belki 17-18 kere uyandık desem kimse inanmaz belki ama sabah zombi gibiydim yemin ederim!!

minik talhanın annesi said...

aman allahım tilki mi dedin:D
gayet soğukkanlı bir şekilde yazmışsın. ben orda olsam adımımı atmazdım herhalde dışarıya :(
Akıllı bebiş bu ya maşaallah... misafirler gidince ne yapcak acaba mk...

CEREN GULER said...

İnanmıyorumm sakin sakin yazmışsın tilki diye, benim dudağım uçukladı buradan. Hayatta sevemediğim iki hayvan, örümcek ve tilki iyyy imdaatt..Bizim küpeli sokak köpekleri tercihimdir:)

Ayça said...

annem aynen şöyle diyor: "çocuk üşüyor, incecik giyinmiş, onun canından ne olacak, gaz da olur hasta da, yeleksiz dolaştırmasınlar kızım" :)) ben bişey demiyorum sen yaz dedi bende yazdım :) kusura bakma artık..
Çok öpüyorum minik serçeyi..

zeynep said...

ben de uyumak istiyorum:(((((

zeynep said...

kuaybe haklı bence de o gaz sacısı değil diş sancısı..

x