Monday, 30 April 2007

Piknik güzeldi:) Gerçi hem Yeşimler, hem biz £50'luk ceza yedik günün sonunda o ayrı:P

Çıkacak paramız varmış diyelim, geçelim:)

Yeşim ve Nihat, iki Karadenizli olarak ağaç tepelerinde gezdiler bol bol:) Ben bir oturdum, bir daha giderken kalktım yerimden:)) Aslında ağaca tırmanmaya kalksam kendimizi hastanede bulabilirdik ama parkın olduğu bölgenin hastanesini pek beğenmediğim için böyle bir işe kalkışmadım:))))

Bebişin hala eksikleri var. Doğduğu zaman giyebilmesi için hiç sleep suit almadığımı fark ettim:) Yani almıştım da büyükler biraz. Onun dışında hiç uyku tulumu yok! Dün 3 tane aldım yeni doğanlar için. Gerçi onlar bile 5 kg.lar için:) Bizim bebiş biraz içinde kaybolacak ama neyse:)

Başka bir iki şey daha yok ama yazmayayım şimdi:) Okuyup da almaya kalkacak olanlar var:P
Çıkabilsem bugün keşke dışarıya da alsam. Taşıyamam gerçi, o başka. Eşimin gelip alması lazım beni. Ama 4 kat merdiveni inip çıkmayı bile gözüm yemiyor.

Ben pimpirikli, eşim soğukkanlıdır genelde ama çocuk konusunda ben soğukkanlı, eşim pimpirikli olacak sanırım:) Eşim sürekli ay üşür, ay hasta olur dedikçe ben, yok beee bir şey olmaz, taş gibi sağlam olur diyorum:))))

Her ne kadar bloglarda erkek bebiş rüzgarı esse de, çevremdeki arkadaşlarım hep kız bebiş bekliyorlar:) Bunlar da Türkiye'deki 2 arkadaşımın kızları için:) Gerçi bu bloga bakıyorlar ara sıra, ben hediye etmeden buradan görme ihtimalleri var ama dayanamadım:))

Sunday, 29 April 2007

Her şey normal seyrinde STOP
Parka pikniğe gidiyorum STOP
:)

Saturday, 28 April 2007

Türkiye'de, özellikle İstanbul'da bulunan arkadaşları ilgilendirebilecek bir bilgi:

Yeni doğan bebekleri için 4 milyara aldıkları, hiç kullanmadıkları bebek odası takımını, yurtdışına çıkacakları için 2 milyara satacak bir çift var. Yalnız oda takımı kız için mi, erkek için mi bilmiyorum. İlgilenen olursa, ilgili arkadaşın mail adresini ulaştıracağım.

Arz ederim:P

Friday, 27 April 2007

So we will see how that goes. Also, I am totally nesting. I have never had so much energy to clean in my entire life. I cleaned my entire house yesterday for over 8 hours. I cleaned many things twice or three times before I was satisfied. When DH came home I started cleaning out the car. I NEVER do that! That is always DH's job. So today when I got up, I found myself still cleaning the kitchen tiles (eventhough they were clearly clean) so I made myself sit and make a list of things I could do in the house. I ended up cleaning out an entire bedroom and all of the closets in the house. Finally, DH has made me stop, and I am sitting here going stir crazy!

I think I am going to be a bad girl and vacuum the couches!

I hope this means labor is coming REAL soon!


Bu postu bir forumda okudum dün:) Hayatımda evimi temizlemek için hiç bu kadar enerjim olmamıştı diyor:) 8 saatten daha uzun zaman evini temizlemiş abla:)

Hatta eşim gelince, onun arabasını bile temizledim ki bugüne kadar hiç yapmadığım bir şeydi diyor:)

Bana da bu tarz bir enerji gelecek mi acaba:)))

Thursday, 26 April 2007

Yukarıdaki takvimde 12 gün kalmış diyor da, kime diyor acaba :P

Dün telefonda arkadaşımla konuşurken, bir ara hep beraber yemeğe çıkalım dedim :) Sonra da, ee ben artık doğum yapıcam, plan yapmasam iyi olacak dedim:))

Ben hala gezme tozma, yemek planları yapıyorum:P Üstelik artık parmağımı kıpırdatmaya halim kalmamışken!

Aslında hala enerjim var ancak ayakta duramıyorum :I

Oturduğum yerden kalkmak ve yürümek imkansızlaşmaya başladı. Tüm arkadaşlara beni evden ya da cepten aradıklarında uzun uzun çaldırmalarını tavsiye ettim:) Ben telefona ulaşana kadar kapanmasın diye:)

Yeşimcim, dün akşam da uyumuyordum ama yattığım yerden kalkacak halim yoktu:( Hele de arabaya bin, taaa oraya gel!!! Oy oy oy :) Benim için artık dağları aşmak kadar zor oldu bu işler:) Beni hiç şu ana kadar bu halde görmediğiniz için görünce çok şaşıracaksınız :)

Hem enerjim var hem ayakta duramıyorum diyorsun, nasıl oluyor derseniz ...

Bebek yolculuğuna başladı sanırım:) Zaten bir süredir yemek borusu yangını denen, heartburn ve nefes darlığı yaşamıyorum. Bebek yukarılarda iken akciğerlere baskı yapıyor malum.

Belli bölgelerdeki kramplar ve bacaklarımdaki baskı da ayakta durmamı, otururken bile pozisyon değiştirmemi engelliyor.

hahahahah :) Neye mi gülüyorum:) Takip ettiğim bir İngiliz anneler&hamileler forumunda okuduklarıma:)

Kadın, tam yolculuk tarihinde 3 ay 2 günlük olacak bebeğiyle, İngiltere'den arabayla Fransa Alplerine tatile gidiyor:) Hem tatil, hem araba, hem de 3 aylık bebek:))

Bir diğeri de henüz 1 aylık olan bebeğiyle, bir kaç hafta içinde Fransa'ya tatile gidiyor. Yani 1.5 aylık bebekle:P Bu uçakla gidiyor yalnız:)))

Ben de diyorum hastane çıkışı güneye doğru açılayım :))

Tuesday, 24 April 2007

  • Bundan sonra bana balık etli akdeniz kadını deme gafletinde bulunacak olanlar, bir daha düşünün:P Ben ufak tefek, minyon bir kadınım:)

Hastane randevumuzdan geldim:) Doktor, senin ebatların için normal bir bebek dedi.

Ne kadar rahatladığımı anlatamam.

Yalnız artık kompleks olucak, hepsi ağız birliğiyle senin ebatların için normal ölçülerde diyor. Hayır boy yok bende tamam da, pos var yani o açıdan:)

  • Yorum yazan herkese yeniden teşekkür ediyorum. Yeni post giriyorum diye aşağıdaki yorumlara cevap yazamadım.

İlgilenen ve bilgi veren hayal'a ayrıca teşekkür ediyorum. Minik Elif Damla'yı öpüyorum:)

Bu sabah beni telefonla arayan sevgili Minik Patiklere de sevgilerimi gönderiyorum:) Şaşkınlıktan fazla konuşamamış olabilirim:) Kusuruma bakma canım:) Adam bebeğe de yeniden öpücükler:)

Dün düşen minik meleğimiz Yusuf'umuza da çok geçmiş olsun:( Hala bir haber çıkmadı, çok merak ediyorum. Umarım iyidirler ana oğul.


Salı:
  • Bugün yine aynı hastanemizde, dr randevumuz öncesi 2 saat ante-natal dersim vardı. Fizyoterapi bölümünde, bir fizyoterapist tarafından verildi.

Bu kadar kapsamlı bir ders olmasını beklemiyordum açıkçası. Öncesinde yorgunluktan gitmek istemedim ama ders bitince iyi ki gitmişim dedim:) En son Çinlilerin masaj-terapi merkezinde yaptırdığım masajdan sonra bu kadar rahatlamıştım. Fizyoterapistimiz ayaküstü hipnoz bile yaptı bize:)

Sandalyenin önünü arkasına getirerek, hani kahvelerde külhanbeylerinin oturduğu pozisyonda oturmanın belime bu kadar iyi geleceğini hiç tahmin etmezdim.

Hamile arkadaşlara şu linkteki şekilde oturmalarını tavsiye ediyorum:

Ohhh çok rahat :)

Bu pozisyonu doğum esnasında tavsiye ettiklerini hep okumuştum ama hamile iken bu şekilde oturup belimi bu kadar rahatlatabileceğimi hiç düşünememiştim.

Özellikle normal doğum düşünenlerin, otururken geriye doğru değil, öne doğru pozisyon almaları gerekiyormuş.

Yukardaki oturma şekli dışında, Ortadan ikiye katlanmış bir yastığı, üst üste gelen uçları sandalyenin ya da oturduğunuz koltuğun arkasına gelecek, kapalı kısmı ön tarafa gelecek şekilde koyun ve üzerine oturun. Sırtınıza da dikine değil, enine bir yastık koyun:) Bu da çok çok rahat bir pozisyon oturmak için.

28. haftadan sonra elektrik süpürgesi kullanılmamasını, alışveriş sepetinin de itilmemesini tavsiye etti fizyoterapist, hamileler, aklınızda bulunsun. Hatta ev dışında çalışan bayanlar için, tüm ev işlerinin, bu tarihten sonra listeden çıkarılmasını söyledi:)

Güzeldi, imkan bulan herkesin bu tarz bir doğuma hazırlık kursuna gitmesini tavsiye ederim. Haftaya 2. ders, bizim bebişin tahmini doğum tarihi olan 8 mayısta da 3. ders var:) Artık son derse gider miyim, gidip de orda uygulamalı doğum mu yaparım bilemiyorum:)

Pazartesi:
  • Dün, migrosvari bir süpermarkette, kasada, minicik bir bebek ve anne babası vardı önümüzde. Kadıncağızın daha göbeği olduğu gibi duruyordu. Bebek ne kadarlık diye sordum, 4 günlükmüş. 4 günlükken almışlar, alışverişe çıkmışlar:) Bu İngiliz hatunlar lohusalık falan bilmiyor:) Bebekleri de işte böyle 3-5 günlükken alıştırıyorlar her şeye.

Arkasından da IKEA'da gördük bir başka minik bebek. O da belki 2 günlük falandı:) Mıyk mıyk mıyklıyordu:) Ben de alıp cıkacağım dışarıya erkenden diyorum, eski kafalı :p eşim 'nooo 40'ı çıkmadan olmaaaaz, ya hasta olursa, yazık ona minicik' diyor:) İyi dedim, sen otur o zaman bebekle 40 gün boyunca, gezmeye giderim ben kendi başıma:))


  • Dün bir de bir arkadaşıma kahvaltıya davetliydim. Davetlileri sayıyorum:

Birisi 9 haftalık (2 çocuk annesi), birisi 24 haftalık (2 çocuk annesi), diğeri 38 haftalık (Bu ben oluyorum:P) 3 hamile,
Birisi yakın zamanda düşük yapmış, yeniden hamile kalmaya çalışan 2 çocuk annesi bir hamile aday adayı,
Birisi 2 (yoksa 3 müydü?) çocuk sahibi, çocuk yapmayı düşünmeyen bir anne,
Birisi 1.5 yaşında bir çocuk sahibi, ikinciyi düşünen genç bir anne,
Diğeri 3 çocuk sahibi, 4. çocuğu düşünen ev sahibi:))

Bütün günün tek konusunu söylememe gerek var mı?

Ha bir de, İngiltere'de çok çocuk moda???, bilmiyorum fark ettiniz mi?

Pazar:

Pazar günü ise 2.5 saat gidiş, 2.5 saat dönüş, 2.5 saat ziyaret olmak üzere 7.5 saatlik bir yolculuk ve ziyaret yaptık. Bana göre çok çok çok fazlaydı. Tabi gideceğimiz şehrin ismini yanlış hatırlayan ve 1 gün öncesine kadar 1-1.5 saatlik bir yol diyen eşimin son gece aa sorry bu şehir o şehir değilmiş demesi ayrıca güzeldi!

Doğuma kadar bir daha şehir dışı yolculuk yapmak istemiyorum. Ancak pazartesi kahvaltıda, arkadaşımın 38 haftalık hamileyken arabayla Almanya'ya gidip geldiğini duyunca inanamadım:) İyi cesaret :)

Hamileliğim sırasında o kadar çok gezdik ki : (Bunda biraz, çocuk olunca gezemeyiz korkusuyla sürekli gezi programı yapan eşimin de payı var tabi!) çocuk araba sesine ve sallantısına çok alıştı eminim:) Uyumayıp mızmızlandığı zamanlarda atar arabaya gezdiririz diyorum eşime:)

Bizden haberler şimdilik bu kadar:)

Saturday, 21 April 2007

Yorum yazan, yazmayan; bizi düşünen, güzel dileklerini gönderen, arayan-soran, mail atan ve bizim için dua eden herkese çok teşekkür ediyorum.

Allah insanı evladıyla imtihan etmesin diyenler ne demek istiyormuş az da olsa anlar gibi oldum. Çocuğu hasta olan, evladını kaybetmiş insanları anlamama imkan yok ama çocuk hakkında en ufak bir negatif düşünce bile insanı bu kadar üzüp yıpratıyorsa kim bilir onlar ne sabırla katlanıyorlardır.

Normalde bir hafta sonrasına ancak randevu alınabilecek özel bir doktordan, bir hastasının randevusunu iptal etmesi sonucu bu akşam (cuma) 6'ya randevu aldım. Eşimle gittik ve ultrasona girdim.

Bebeğin haftasına göre küçük göründüğünü doğruladı ancak yaptığı vücut ölçümlerinin birbiriyle orantılı olduğunu, görünürde bir anormallik olmadığını, kalp, böbrek gibi organlarının normal çalıştığını söyledi. Genetik olarak yapısının bu olabileceğini belirtti. Haftasına göre ne kadar küçük göründüğünü sormayı akıl bile edemedim:(

Femur Length, bacak kemiği ölçümünü yaparken babası gibi uzun olacak anlaşılan dedi. Yani boy konusunda bir problem yok anladığım kadarıyla. Küçük bebek derken sadece kilosuna bakarak mı küçük diyorlar anlamıyorum ki. Bizim oralarda ona küçük değil zayıf derler ya neyse.

Herşeyi normal, sadece kilosu mu düşük, küçük derken bunu mu kastediyorsunuz dedim evet dedi.

O kadar internet sitesini hatmettim, bebeğin kilosuna bakarak küçük olduğu değil, baş-karın vs ölçüleri tespit edilerek küçük olduğu teşhisi konuluyor. Bunlarsa hala kiloya bakıp küçük diyorlar. Ya da bilmiyorum bana öyle söylüyorlar. Kime ve neye inanacağımı şaşırdım.

Kilosu, tahmini 2.6 küsur kg. 3 kg. civarında olmasını tercih ediyor doktor. Yakından gözlemleyip eğer büyüme kaydedilmiyorsa bebeğin dışarı çıkarılmasının, beslenip büyümesi açısından daha iyi olacağını söyledi.

Yani kısaca doktorun söylediği, haftasına göre 'küçük' görünüyor ancak soyaçekimden kaynaklanıyor olabilir, boyu sanıyoruz ki baba sebebiyle tamam hatta normalden uzun olabilir, kilosu olması gerekenin altında ancak çok da kötü değil, (özellikle de zayıf doğan annem, kızkardeşim, kuzenim, eşimden önce doğan ve maalesef çok küçük doğduğu için doğumdan sonra kaybettikleri ablası ve doğduğunda da, hala da zayıf olan eşimi hesaba katarsak) görünürde bir sorun yok.

Uzun boylu (1.90), zayıf (67-68kg) ve başı vücuduna oranla küçük olan eşimin bir kopyası mı geliyor acaba?

İçim başta rahatlasa da, hatta şu anda bile omuzlarımdan önemli bir ağırlık kalkmış olsa da, bebeğimi kucağıma alıp, sağlıklı ve normal olduğu tespit edilene kadar tam anlamıyla rahat edebileceğimi sanmıyorum. Moralim bir geliyor, bir gidiyor.

Salı günkü randevu da beni şimdiden geriyor. Paranoyak oldum iyice.

Bazı insanlar sürekli diken üstünde oturmalı ya, ben onlardan birisiyim işte.

Herkese tekrar teşekkürler.

Thursday, 19 April 2007

Moralim çok bozuk.

Ebe ultrasona gönderdi.

Haftaya salı.

Beni sakinleştirmeye ve ikna etmeye çok çalıştı ama sonuçta ne kadar tecrübeli olduklarını biliyorum. İkinci bir fikir almak istiyorum o kadar dedi.

İşlerin hiç de yolunda gitmediğine eminim.

35. haftadan bu yana gelişim göstermiyor. Ölçüleri hala 35. hafta sınırlarında.

Sonra da bana karamsarım diye kızarlar. İyimserliğin ne faydasını görmüşüm?

Hiç bir şey yemek, içmek istemiyorum.

Nasıl olsa yediklerim bir işe yaramıyor:((((((((((

Wednesday, 18 April 2007

Oğluşumuzun yatağı:) Hayırlısıyla kullanmak nasip olur inşallah:)

Yatak takımlarımızı da babaanne ve küçük halamız Türkiye'den gönderdiler, sağolsunlar:) Tam oldu Meltoşcum:)) Bu kadar olur yani:)
Ellerinize sağlık:)




Bunlar da babaannemizin gönderdiği paketimizden çıkan diğer hediyelerimiz:) Bana bir pijama (Meltoşcum tamamdır pijama:) Altını şu an giyemem ama zaten doğumdan sonrası içindi di mi?:))) Sarı bir yastık kılıfı ve çarşaf daha, banyo yaparken yeğenin sırtı acımasın diye küvete sermek üzere küçük halamızın ördüğü bir küvet altı şeysi:) ve minik balık kesecik:) Ellerine sağlık becerikli halaaacııık:)))




Dün posta kutusunda güzel bir başka sürpriz bizi bekliyordu:)

Aslan ve Kaplan abilerimizin annesi Sevgili İnci Hanım okyanus ötesinden beni ve oğlumu ve hatta eşimi çoook mutlu etti:) Çok teşekkür ediyoruz:) Ne kadar teşekkür etsek yeterli gelmez elbette.

Beremizde bir de harika bir nazar boncuğumuz var ama şimdi farkettim onu yakından çekmeyi unutmuşum. En kısa zamanda bir ayrıntı alayım:))



Şu yukardaki sayaçta 20 gün kaldı yazıyor ya, hiç üstüme alınmıyorum nedense:) Benden bahsediyormuş gibi gelmiyor:P
İlginç:)))
Her akşam aynı hikaye.

23-00 arası uyku gözlerden akmaktadır.
Yatılır.
Sağa dönülür, sola dönülür, yine sağa, sonra yine sola dönülür. Nefes darlığı bastırır.
Kalkılır.
Yerdeki 2 yastık alınır ve baş altına konulur.
Dönmeye devam edilir.
Kalkılır.
Su içme işlemi, tuvalet ziyareti yapılır.
Yatılır.
Dön babam dönülür.
Başın altındaki 4 yastıktan ikisi fırlatılıp yere atılır.
Dönülür.
Kalkılır.
Yatağın ayak ucu biraz daha yüksekçe olduğundan o tarafa yatılır.
Nefes darlığı çekmeye devam edilir.
En sonunda kalkılır ve salona geçilir.

Her akşam aynı hikaye olduğu için bu akşam yatmaya yeltenmedim bile:)

Uyku iyice gözümden akmadan, başımı yastığa koyar koymaz dalıp gitme durumuna gelmeden uyuyamıyorum. Uykum var ama uyuyamıyorum. Nefesim daralıyor.



Bu akşam mutfak dolabındaki Raspberry Leaf Tea stoğumu gören eşim (napayım indirim vardı, bulmuşken alayım dedim:)) 'Doğumdan bu kadar korkulur yani' dedi!! :)

Bilmeyenler için not: Doğumu hızlandırması için RLT tavsiye ediliyor 32*35. haftalardan sonra.


Bana bu söyleyen şahıs, parmağını azıcık kesse ah'laya, uf'laya dolaşan, parmağına bir yara bandı yapıştıracak kadar bile soğukkanlılığını koruyamayan, kan görünce fenalaşan bir vatandaş:))

Geçmiş günlerin birisinde TV'de sezaryenle doğum görüntüsü veriyorlar. Bakma dedim ama gözü takıldı, bildiğimiz kadıncağızın karnını kesip bebişi çıkarıyorlar.

Kısa bir süre öööğğğyykkk şeklinde görüntüleri izleyen eşimin tansiyonu ve şekeri düştü, fenalaştı, tuvalete taşındı, yatağa yattı, kolonyayla ferahlattım falan da.. Biraz yatınca kendine geldi.Bir bayılmadığı kaldı!

Offfffffff ooooofffffffffffffff :)

Bakalım benimle doğuma girince ne yapacak:P

Şimdiden yırttığını düşünmesin diye söylemiyorum ama ben zaten sevgili ebemle başbaşa kalmayı göze aldım:) Kendimi bu fikre alıştırdım bile.

Neredeyse 11 yıldır, Allah'ın izniyle her işin üstesinden bir başıma/başımıza gelmeye alışmışız. Başımızda ana yok, baba yok, akraba yok. (Dostlar sağolsun tabi, o ayrı) Şu doğum ve çocuk bakımı olayından da alnımızın akıyla çıkarız inşallah.

ÇOK ÖNEMLİ NOT: Annelerin bloglarında (Ayça, Zeynep Erva'nın annesi, Kuaybe) okuduklarımdan sonra, bol bol bol bol:P kulak tıkacı alınacak:))) Bebeklerin ağlamasını kesemeyeceğimize göre, kendimize bir tedbir alalım di mi ama:)))))

Monday, 16 April 2007

Ben bugün bunu gördüm:P


Hava sıcaklığı 25 dereceydi bugün. Daha nisanın 15'i üstelik?? Bu yaz nasıl geçecek acaba?

Yeşimciğimin işleri vardı, Meralcim ikizinin isteme ve nişanı için Türkiye'de:) Meltoooş, Cem'in kahvesine tuz kattın mı dün akşam:)))

Bu sebepten karı-koca başbaşa gezdik. Yeni yerler keşfettik, baby friendly ortamlar bakınıyoruz artık:) Bebişi de alır, evimizin yakınındaki bu göle ve çevresine gezmeye geliriz diye düşündük:) Tabi Meralsiz, Yeşimsiz, amcalarımızsız:P ve termossuz, kurabiyesiz olmaaaz:)

Göle bakan bir restoran ve masalar vardı. Masalardan birisinin üzerinde genç bir anne baba bebişlerinin bezini değiştiriyordu:) Çok baby friendly bir ortam:P Sal çayıra gitsin:)

Saat yine gecenin 2'si oldu ancak uyumak ne mümkün. Uyku gözümden akıyor ama kafamı yastığa koyduğum gibi dalacağım hale gelmeden uyumam mümkün olmuyor.

Saturday, 14 April 2007

Ebe randevusu:

Bebeğin kalbini dinledi, normal dedi. (Maşallah)
Bebeğin ölçülerine baktı, elle dışardan kontrol yapıyorlar.
OK ancak küçük bir bebek dedi.
Boyumu sordu. Neden sordu bilmiyorum.
Boyu, kilosu her şey yolunda mı dedim, her şey yolunda sadece küçük bir bebek dedi.
Doğumda 6 lb, yani 2.7 kg civarında olur dedi.

Dosyama her hafta bebeğin kaç haftalık olduğu ve bebeğin ölçülerinin kaç haftalık olduğu yazılıyor. Yani hamilelik haftası ile bebeğin gelişimi bir gidiyor mu, takip ediliyor. 29 haftalık hamile isen bebeğin gelişiminin de 29 haftalık bebeklere uygun olması lazım. Bugüne kadar hamilelik haftam ile bebeğin gelişimi bir gidiyordu. Bu hafta 36. haftamda olmama rağmen gelişim bölümüne 35-36 yazmış ebe. Oysa tam 36 yazması gerekiyordu.

Yani bebek haftasına göre biraz ufak anlamına geliyor.

Bir de notlar arasına, önce okuyamadığım, sonra Asymmetrical olduğunu anladığım kelimeyi yazmış. Internetten baktım, hamileliğin son döneminde oluşabilen (muhtemelen preeclampsia'ya bağlı) bebeğin o güne kadar normal gelişimini sürdürse de, oksijen ve besin yetersizliği sebebiyle gelişiminde yavaşlama yaşanması anlamına, boy ve baş ölçüleri ile kilosu arasında orantısızlık olması anlamına geliyor.

Tabi bu durum illa ki bu sebeplerden olacak diye bir şey yok. Tamamen normal bir şekilde, soya çekim vs sebeplerden de olabilir. Eşim zayıf ancak uzun doğmuş mesela. Ben 3.8 kg doğmuşken kardeşim 2.8 kg doğmuş. Belki de sadece babasına ya da teyzesine çekmiştir bebiş.

Preeclampsia belirtileri göstermiyorum çok şükür. Urine'de protein yok, tansiyon normal. (O gün 13/9 çıktı gerçi ama bir önceki akşam aldığım bir haberle ilgisi vardı o yükselen tansiyonun. Onun dışında normal)

Ciddi bir durum olsaydı mutlaka hastaneye sevk ederdi diyorum bir yandan, diğer yandan da bebeğin gelişimini 35-36 yazmış olması ve Asymmetrical notunu düşmüş olması kafamı karıştırıyor.


Bu perşembe yine bir randevum var. Umarım her şey yolundadır:(

Friday, 13 April 2007

Anneler!
Bebişlerinizin kaç kilo olarak doğduklarını yazabilir misiniz? (lb ya da kg cinsinden,farketmez)

Teşekkürler

Wednesday, 11 April 2007

Bebişin yatağı dün geldi:) Bu akşam yaparız sanırım. Dün akşam yorgunluktan gözümüz bir şey görmedi.

Dün iki kere 4 kat merdiveni inip çıktım, üstelik her seferinde elimde torbalarla!

Bugün itibariyle 27 gün kaldı. Gün olarak düşündüğümde kalan süreyi çok farkına varmıyorum da, dün akşam 4 hafta sonraki hafta sonuna bir plan yapmamam gerektiğinin farkına varınca ne kadar yaklaştığını da anlamış oldum:)

Bu sebeple, yaklaşan doğum tarihi konusunda ilk kez dün akşam şok olduğumu da söylemeliyim:) Doğuma ne kadar zaman kaldığını soranlara blogu açıp yukardaki cetvel-takvimden cevap veriyordum :p

Ancak bebeklerin sadece %5'i belirlenen tarihte geldiği için ben şöyle 19 mayısa kadar uzayabileceği konusunda kendimi hazırladım:) Ayın 9'u olduğunda stres yapmayayım diye:) Bir de erken gelirse tam süpriz olur:))

Bir kaç gün önce tartıldım, şu ana kadar 11-12 kilo almışım. Bu ay da 1-2 kilo alsam en fazla 13-14 gibi bir kiloyla kapatırım inşallah. Eminim kilo konusunu kafama takıp üstüne düşsem bu ideal kiloyu almazdım:))

Bundan önce en son, hamile olduğumu haber vermek için sağlık merkezine gittiğimde tartıldığımı söylesem:))) Dosyamı açarlarken boyumu, kilomu da ölçtüler. Ondan sonraki hastane-ebe randevularında takip edecekler sandım ama kimse takmadı:)) Ben de nasıl olsa hep eski kıyafetlerimin içine giriyorum diye tartılma gereği duymadım:) (Evet, rahatlığın bu kadarı:=) Bu İngilizler beni de kendilerine benzettiler:))

Daha 2 hafta öncesine kadar eski kot eteğimi, fermuarını kapatmaksızın :p giyebiliyordum:p Onu da giyememeye başlayınca bi tartılayım dedim:)) Yoksa hiç tartılmadan kapatacaktık bu hamilelik sezonunu:))))

Zaten sadece 4 hamilelik pantolonu (sadece 2 tanesini giyiyorum:)) 3 eşofman altı, (normal bir dükkandan alınmış bir kaç beden büyük) bir pijama (yine normal bir dükkandan alınmış 1-2 beden büyük) ile hallettik çok şükür bu işi:) Pardon, bir de 3 ayakkabı, büyüyen ayaklar sebebiyle:) 1 tanesi yeterdi gerçi ama diğer iki süslü babeti gözüm kaldığı için aldım.
Maşallah diyelim, geçelim:)))

Geçen hamilelik dergilerinden birisinde çocukların boyla ilgili genlerini baba tarafından, kilo ile ilgili genlerini de anne tarafından aldığını okudum. ee şey... bu durumda.. Kırkpınar güreşlerine altın kemer adayı geliyor, açılın:p

Eşimin boyu 1.90, benim kiloyu geçelim:p

:)

Dün, doğuma 1-2 gün kala anne adaylarının, doğumda kullanabilmeleri için, vücutlarında gizli bir depolanmış enerjinin ortaya çıktığını, ancak bunu doğum için kullanmak gerektiğinin farkında olmayan enerjik hamilelerin temizlik, alışveriş, gezip tozma ile bu enerjiyi boşa harcadıklarını okudum.

Ben de diyorum bu yorgunlukla bi de nasıl doğum yapıcam:P

Bu enerjiyi harcamayıp bol bol dinlenmek gerekiyormuş.

Yalnız işin garip tarafı, beni bugüne kadar enerjik gören olmadı:) Annem bile, 'kızım ananın karnından yorgun doğmuşsun' der bana:)

Bu durumda 29 yılın biriken tüm gizli enerjisi ortaya çıkar mı acaba:) O zaman Yeşimcim, sizin evin tamir, inşaat, mutfak dolabı sökme-takma gibi işlerini ben bir çırpıda hallediveririm:) İnşaatçı aramanıza gerek yok:))) Atom karınca olma ihtimalim var:p

Bebekler ve uyku düzeni konusunda yazacağım daha ama hala fırsat olmadı. Çok yakında İngiliz metodu ile karşınızdayım:p

Not: Banu seni çok merak ettim, yorum da yazamıyoruz:( Neyse ki bugün mail atacaktım baktım yeni post eklemişsin.. Özletme kendini:)

Tuesday, 10 April 2007

Yandaki anketi değiştirdim, oy kullanan arkadaşlar bir zahmet bir daha oy kullanabilir misiniz?
Teşekkürler:)

Sunday, 8 April 2007

Saat şu an itibariyle 03.10 ve ayaktayım!
Çok yorgun ve uykusuz olmama rağmen uyuyamadım ve yine kalktım oturuyorum.

Cuma günü işi bitirdim. Önümüzdeki perşembeden itibaren resmi olarak doğum iznine ayrılmış bir vatandaşım. Hayırlı olsun:) Allahım,herşey gittikçe doğuma odaklanıyor:) Şaka maka yaklaşıyor mu ne:P

Bugün şunu aldım:



Tam bu rengini. Ama içindeki yanında gelmiyordu:P
Allah hayırlısıyla kullanmayı nasip etsin, amiiin:)

Meralimin ve Yeşimimin Türkiye'ye geliş gidiş tarihleri belli oldu. Meral en geç 3 mayısta Türkiye'den dönmüş olacak, Yeşimcim de 13-14'ü gibi miydi?? (bahanem hazır, hamilelik unutkanlığı:P) gidecek.

Bugün bebişe telkin yapıyorduk, Yavrucum bak bu tarihler arasında doğman lazım, Meral teyzen dönmeden, 3'ünden önce gelme, yok Yeşim teyzen gidecek en geç 12'sinde gel gibi:) O arada eşim, '12'si mi? Gana'dan müşteri gelecek 12'sinde, o gün olmasın' dedi:) Hahahaha diyorum:))) Doğum tarihimizi öğrenmiş olduk:))

Neyse Gana'lı müşteriyi de, bizde adet böyledir diye bi çeyrek altın taktırmak üzere kafalamaya karar verdik:)) Kısmetli çocuk canım maşallah:)))

Bir unutkanlık, bir unutkanlık bu aralar:

Almam gerekenler listesinden aklıma geleni hemen yazıp buzdolabının üzerine yapıştırmam lazım, sonra kesin unutuyorum. O listeyi de alışverişe çıkarken yanıma almam lazım, yoksa bir işe yaramıyor:)

Bugün eczanenin ve bir mağazanın önünden geçerken çözemediğim hislerle vitrinlerine baktım hatta eczaneye girdim dolaştım, ben sanki buralardan bir şey alacaktım diye mırıldandım ama hatırlayamadım:) Eve gelince hepsi biir biir aklıma geldi:)

Kundak battaniyesini ve bir kaç parça eşyayı aldım, kasada kartla ödeme yaptım, kartımı alıp cüzdanıma koydum, kıza teşekkür ettim ve döndüm arkamı yürüdüm:) Aldıklarım hala kasada bekliyor yalnız:P Bıraktım gidiyorum:) Kızcağız seslenip durdurdu:)

Eve döndüm, tam apartman girişindeyim. Bir arkadaşım cepten aradı, şimdi girişteyim, yukarı çıkayım seni hemen arayacağım dedim. Apartmanın kapısını anahtarla açtım ve daha o anda arkadaşımı tamamen unuttum:) 15 dakika sonra yeniden arayınca aklım başıma geldi:)

Bak bloga ekleyeceğim başka bir şeyi de az daha unutuyordum:)

Bugün bir de şunu ısmarladım:



Pedleri sırtına yapıştırıyorsun, doğumun ilk-orta aşamaları için *herkeste olmasa da* çok faydalı olduğunu söylüyorlar. Yaydığı elektro vs dalgalar aracılığıyla ağrı kesici olarak kullanılıyor. Satın almak istedim, diğer arkadaşlar da kullanır zamanı gelince:) diye ama 4 haftalık kiralama ücreti satın alma ücretinin yarısından da az olunca kiralamaya karar verdim. Pedleri birinci el olarak gelecek tabi. Umarım işe yarar:)

aaa unuttuğum başka bir şey! Bu sabah sling'imiz geldi:) İki büyük parçadan oluşuyor:) Hiç öyle bir şey beklemiyordum:) Eşim paketten çıkan iki parça kumaşı görünce; aa ben de yapardım bunu:P dedi. Babam da böyledir, 'Ne gerek vardı, ben de yaparım-yapardım'cı:) Annemle bende ise tepki hep aynı, 'e yapsaydın hayatım o zaman' :)

Bütün gün sessiz sakin takılan bebişte 2 saattir bir faaliyet bir faaliyet maşallah:) Son zamanlarda olmadığı kadar faaliyetteyiz. Son aylarda yeri dar gelir, hareketleri azalır diyorlardı ama:P Çocuğum ne oluyor, söyle de ben de bileyim:) Biliyorum dışarda bu kadar renkli bir dünya varken, bahar gelmiş her yer cıvıl cıvılken (bu hafta sonu Majorca'dan sıcak Londra, siz burayı yağmurlu ve gri, sıkıcı bir Avrupa şehri sanıyorsanız çok yanılıyorsunuz:)) artık orada durmak istemiyorsun:) Hadi hayırlısıyla gel inşallah da seni parklara, deniz kenarlarına götürelim, gezdirelim inşallah:) İngilizler 5 günlükken Starbucks'a götürüyorsa bizim neyimiz eksik:P

Yine şimdi hatırladığım bir başka gelişme, bu akşam Yeşim ve Meralle hastane çantamızı yerleştirdik:) Kızlar daha düzenli bir çanta yerleştirmemi beklerken, ay tamam işte o orda, şu şurda, oldu da bitti maşallah (maşallah dedim de, bir de sünnet olayı var, aklıma gelmişken not düşeyim, unutmadan!!:)) yaptım, çok hoşlarına gitmedi:) En sonunda itiraf ettiler, hastanede o çantayla biz uğraşıcaz, işimizi zorlaştırma diye:))) Canlarım benim:)

Elimde uzun kollu, biraz kalınca tulumlar var, bebişe sıcak gelir mi, gelmez mi kestiremiyorum bir türlü. Bu hafta elime alıp ebe randevumda götürmeyi düşünüyorum:) ee şey, sizce mayıs başı için bunlar fazla mı kalın:P diye soracağım:))) İnsanın annesi yanında olmayınca böyle oluyor işte:)

Ben, bebiş 7-8 günlükken sünnetini de aradan çıkarıvermeyi istiyorum ama eşim kendi sünnet düğününü yaşamamış ve içinde kalmış bir baba adayı olarak çocuk biraz daha büyüdüğünde, en azından 2-3 yaşlarında iken Türkiye'de yaptırmak istiyor. Biz burda yaptıralım sünneti, düğünü de Türkiye'de yaparız gene, kim bilecek 7 günlükken sünnet ettirdiğimizi diyorum ama inat ediyor:) Eve gelip yapan bir doktor buldum netten, sen işteyken ben doktoru çağırıp hallederim bu işi, haberin bile olmaz diye gözdağı verdim:)) Ben de işe gitmem, başında beklerim o zaman dedi:P Sünnetli doğar inşallah diye dua ettim:)) Çocuğum uğraştırma bizi, hazır gel:))

Bu aralar uyku düzeni konusunda okuyorum bol bol. Bir ara uzun uzun yazacağım, umarım! Henüz hastaneden eve geldiği gibi alıştırmaya başlayın diyorlar:) Askeri kamp, 7. nizam kontrollere hazırdır komutanım:) Kampımızın açılışı hayırlı uğurlu olsun:))

Saat 04.18 oldu. Şimdilik haberler bu kadar:) İyi pazarlar.

Thursday, 5 April 2007

  • Araba koltuğumuz da geldi şükür:)
  • Sling'i salı postalamışlar, bugün-yarın gelir herhalde.
  • Yatak 12'sinden sonra gelecek zaten.
  • Hastane çantamızı hala ama hala inatla yerleştirmiyorum. Acaba bilinçaltım bunu bilinçli olarak mı erteliyor:)
  • Ara ara keskin kramplar giriyor, beni hoplatıyor.
  • Tens Mahcine ısmarlamam lazım, hala bekliyorum. Neyi bekliyorsam??? :)

Wednesday, 4 April 2007

  • Dün gece yarısı yatakta sağımdan soluma dönmeye çalışırken eşimin gözüne esaslı bir dirsek geçirdim maalesef :S Zavallım neye uğradığını şaşırdı. Ben de öyle tabi. Neyse daha önceki seansların rövanşı olsun:P Bir keresinde nasıl olduysa parmağını gözüme sokmuştu ve uyku sersemi gözümün yerinden çıktığını sanarak uyanmış ve yastığın üzerinde çıktığını sandığım gözümü aramıştım! Hani bulursam yerine takacağım! Ararken de; bir yandan, hastaneye gidersek belki lazım olur, belki takılabilir diye düşünüyordum, bir yandan da tek gözle yaşamam gerçeğini hemen kabullenmem gerektiğini:) Bütün bu düşünceler çok çok kısa bir süre içinde geçmişti aklımdan. Aklım başıma gelince gözümün çıkmadığını anlamıştım çok şükür:)
  • Sırt üstü yatabilmek ne büyük nimetmiş meğer! Hem bebeğe zarar gelmesin diye yatamıyorum, hem de yatmak istediğimde vücudum isyan ediyor, biraz belimi dinlendirip yine sağıma-soluma dönüyorum. Ama yetmiyor tabi.
  • Artık pek rahat uyuyabildiğimi söyleyemem. Gece boyu dönüp duruyorum, bu arada uyanıyorum ve bazen sabaha kadar uyuyamıyorum. Bazen sabahları uyanamıyor ve yataktan çıkamıyorum. Yani uyumak istediğimde uyuyamıyor, uyanmak istediğimde de uyanamıyorum:) Dün gece yere yatak yapıp yatmaya çalıştım ama o da işe yaramadı. Gecenin bir yarısı bloglarınıza bırakılmış yorumlardan ne yaptığımı tahmin etmişsinizdir:)
  • Bahar yorgunluğu mu, hamilelik yorgunluğu mu bilmiyorum ama çoooook yorgunum:( Hem evde, hem internette yapmam gereken bir sürü iş var ama onları düşündükçe daha da yoruluyorum:) Bir kaç gündür eşim de iyi değil, o bir koltukta, ben bir koltukta serilmiş yatıyoruz. Yok yok, bahar çarptı bizi:)
  • Ya da son 8 yıldır, 2 günlük hafta sonu tatilleri hariç tatil yapmamış olmamın yorgunluğu da olabilir! Balayımız bile 1.5-2 gün sürmüştü.
  • Cumartesiden bu yana dışarıya çıkmadım. Çok yorgunum diyorum size:) Beni en çok yoran şeylerden birisi şu bilgisayar ekranı. Bu cuma işim bitiyor çok şükür.
  • Pazartesi akşamı eşimle aynı şeyleri yememize rağmen eşim gece rahatsızlandı. Çok hassas bir sindirim ve boşaltım sistemi var:P İlk kez aklıma geldi, umarım oğlumuzun midesi babasınınkine değil, benimkine benzer!! Yoksa yandı gülüm keten helva! Babasına nerdeyse her şey dokunur, annesi sabah kalkıp akşamdan kalan etli pilavla sarımsaklı cacığı lüpletir:P Allahım lütfen bana benzesin bu yönden lütfeeen:)
  • Hamileliğim sırasında avuçla götürdüğüm acı biberler sindirim yönünden bebeğe antreman olmuş mudur acaba:))
  • Yatağımızın süngeri geldi:) Ne kadar minicik o öyle maşallah:) Ayın 12'sinden sonra gönderecekler yatakla araba koltuğunu. Ve burda herşeyi evde kendin kurmak zorundasın! Şimdi bir de yatak monte edilecek.
  • Doğumdan önce ziyaret etmek istedilerim, ağırlamak istediklerim var ama nasıl olacak hiç bilmiyorum:(
  • Bir önceki posta son yorumları yazan arkadaşlar, Bilun Şen, Serra, Şeyma, MP ve süpürgesiz cadı, çoook teşekkürler:)
  • MPcim, bu bir değişiklik olmazsa doğum yapacağım hastane: King George Hospital
  • Hosşgeldin cadısızsüpürge:) Ne tatlı bir kızın var öyle maşallah:) İkinci pamuk şekeri de yolda hem de:) O resimler bebişin odası değil, yanlış anlaşılmalara sebep olmayayım:) Sadece yatağı aldık:)

Monday, 2 April 2007

Cumartesi eşim 2 demişti ancak 4 gibi gelebildi:) Yine de büyük mothercare mağazası kapanmadan yetişebildik ve yatakların olduğu bölümde şaşkın şaşkın bakınmaya başladık:) Bir kaç fikir değiştirmeden sonra (en sonuncuda eşime, bize yardımcı olan görevliye bir kez daha fikrimizi değiştirdiğimizi ben söyleyemeyeceğim, çok utanıyorum, sen söyle dedim:)) şunu aldık çok şükür:


Çok stylish oldu istemeden ama:) Şimdi buna turuncu rengi yatak takımı da gitmez:P Stylish çarşaf bulmak lazım:)

Tabi içinde süngeri ile gelmiyor, anne-baba adaylarını öyle kolay bırakmıyorlar:) Bir de süper konforlu, yazın serin, kışın sıcak tutan süngerini de aldık. Biz böyle kral yatağında yatmıyoruz valla:)

Gitmişken bir de araba koltuğumuzu aldık, onu da aradan çıkardık çok şükür:

Üstüne biraz daha eklesek arabanın kendisini alırdık ama neyse:P

Ertesi gün Meral ve Yeşim teyzelerimizle Murat amcamız geldiler, ellerinde paketler:) Sağolsunlar. Meyal teyzemizle Muyat amcamızın hediyeleri bunnlaaaar:) Meyal teyze&Muyat amca siz beni çok şımartmayın ama yaa:)
Bebişimin içine yatmış güzel güzel fotolarını çekmek de nasip olur inşallah:)

Bu da Baby Monitor'umuz:) Siz çok yaşayın çocuklar:)

Bebişin yıkadığım çamaşırlarını ütülemedim:P Baktım gayet düzgünler, ne gerek var canım dedim katladım koydum:) Çocuğum, bu konularda çok rahat bi annen var, haberin olsun:P

Minik Meleğin Annesi, o çizgili body Gap'ten bu arada:)

Açalya, güle güle kullanın soothing glider'ınızı:) Blogundaki yorumda yazdıklarında haklısın, anne karnından sonra bebekler pek de mutlu olmuyorlarmış kocaman beşik ve yataklarda yattıklarında. Ben kundak yapacağım diye çok dert etmiyorum, kundak da benzeri bir işlev görüyormuş.

Evet bebiş, seni bekliyoruz artık:) Sağlıklı bir şekilde gelmen için dua ediyoruz. Sen gelince ne olacak, nasıl olacak gibi soruları düşünmüyor annen:) 'Her şey çok güzel olacak inşallah' dışında bir şey düşünmüyor:)
x