Monday, 5 November 2007

Sonbaharda Bath


Cumartesi gecesi, pazar sabahı 8.30'da kalkıp 9.30'da yola çıkmaya karar verdik. Ama sabah 7'de MK uyanıp beni uykusuz bırakınca, onu uyuttuktan sonra uykuya dönmeye karar verdim. Sitenin bahçesinden çıkarken saat 10.30'du. Eh, 1 saat rötar da fena sayılmaz :)

Normalde bizim bölgeden Bath'a gidiş 2 saat kadar sürüyor. Cumartesi akşamı Özlem eşime "Bath kaç saat sürüyor?" diye sorunca eşim, "4 saat" diye dalga geçmiş. Ancak ertesi gün, insanın ağzından çıkan laflara dikkat etmesi gerektiğini öğrendi çünkü 4 bile değil, Bath'a varışımız 5 saati buldu :)

Daha Londra'dan çıkmadan, bulunduğumuz anayolda büyük bir kaza olduğu için kilometrelerce kuyruk oluşturmuş binlerce aracın arasında kaldık.

İlk fırsatta o kuyruktan kurtulup yeni bir yol aramaya başladık ancak bu sefer de Londra'nın kuzeyinde kaybolduk.

Londra'dan çıkış yolu ararken...

Bir saat kadar dolaşmanın sonunda Bath'a doğru yol almaya başladık.

Bath yakınlarındaki araba içi moladan:



Tabii Bath'a vardığımızda güneş batmaya başladığı için, ışık eksikliğinden pek çok foto silik, karanlık ya da titrek çıktı :(

Bath, banyo demek türkçede. Şehrin ismi, şehri kuran Romalılar'dan yadigar. Şehrin ortasında yer alan Roma Banyosu, müze olarak muhafaza ediliyor.

Geçen yıl bu zamanlar, (Aralık ayında) hamile iken gelmiştim Bath'a, hepimiz (M&M, eşim&ben) çok sevmiştik. Bu yıl MK'yı da getirmek kısmet oldu :)

Geçen sefer Roma Banyosunu gezdiğimiz için bu sefer şöyle bir şehir merkezi turu attık.


En son arabada, yol sırasında emen MK sesini çıkarmayınca ben de emzirmek için yer aramadım. O da gezi boyunca ellerini kemirdi:)

Şehrin merkezinde PFC ile buluşup yemek yemeden önce şöyle bir dolaşmaya başlamıştık ki...

Dün gece gelmemeye karar veren kabilenin geri kalanı, Meral&Murat-Yeşim&Nihat, araba ile yanımızda belirdiler :)

Bath'a gelişimiz 5 saati bulunca arkadaşlar rahat rahat kahvaltılarını yapıp gelmişler :)

Çok güzel bir sürpriz oldu :)


Murat Amca! Balon al bana, oyuncak al :)

Autumn in Bath

Bath çok güzel bir şehir, İngiltere'nin diğer şehirlerine yapı olarak benzemiyor. Gerçi çok kuzeyde bulunmadım, belki İskoçya'daki şehirler de böyledir. Bath bir İngiliz şehrinden çok, Orta Avrupa şehrine benziyor. sumuklubocek burada 3 ay yaşamış, tam yaşanılacak şehir gerçekten :)



Uykusu gelen MK arabasında uyudu.

Geçen sefer geldiğimizde keşfettiğimiz Türk restorantına uğradık yine.

Biz yerimize yerleşip siparişleri verene kadar uyudu MK, yemekler gelmeye başlayınca da uyandı :) Az uyanık değil kerata :))

Zaten köşede bir yerde oturuyorduk, masanın duvar kenarına geçip, köşede emzirdim MK'yı. Artık gündüzleri etrafında olan bitenle daha çok ilgili olduğu için fazla emmiyor.

Anneden iki fırt çektikten sonra, önce Nihat amcasının elinden biraz kereviz sapının,

Sonra da Murat amcasının elinden üzümün tadına baktı. Hangisini daha çok sevdiği meydanda sanırım :)

Dr. Sears'ın sitesinde okuduğum bir bilgiyi yeri gelmişken paylaşayım: Dilde tad alma bölgeleri farklı farklı yerlerde imiş. Bebeklere yiyecekleri tattırırken, tatlı olanları dilin ucuna yerleştirirken, tatlı olmayanları (havuç vb.) dilin ortasına yerleştirin diye tavsiye ediyorlar. Bebeğin o yiyeceği daha kolay kabul etmesini sağlayabiliyormuş. Bir de tabi ilk kaşık olarak parmağınızı kullanın diyorlar.

Yemekten sonra PFC'yi kalacağı yere bırakıp dönüş yoluna koyulduk. Yolda, yanımızda getirdiğimiz pasta ve börekleri yemek, termostaki çaylarımızı içmek için mola verdik.

Uyumakta olan MK'yı da araba koltuğuyla içeriye taşıdık.


Aramızdan bazıları çıkınlarını çıkarıp bank üzerinde atıştırırken,

Bazıları da, "Biz bunları tanımıyoruz!" diyerek posh/sosyetik takıldılar :)



Mola sonrası dönüş yolunda Londra'ya girdiğimizde 50 mil ile gidilmesi gereken yolda 70 mil yapan eşim sebebiyle hız kamerasına yakalandık ve şaakk diye gözümüzün içine flaş patladı. Kıyıda sıkışmış bi £150 ($300) varmış, orda kalmasın dedik!! Henüz eve fatura gelmedi ama büyük ihtimal, % 99.99 cezayı yedik. Normalde dikkatlidir eşim ama o gün çok yoruldu, bir de tam o esnada lafa daldı.. Olan oldu.. Neyse, "Cana geleceğine mala gelsin" diye teselli etmeye çalışıyoruz kendimizi...

*******************************

Ancak dün itibariyle, Bath gezisi ile, gezi sezonunu da kapatmış bulunuyoruz :) Kış zamanı Londra ve civarında bile güneş sabah 08.00'da doğup akşam 15.30'da battığından gezmenin de bir anlamı olmuyor, pek bir şey göremediğimizden :) 2 haftalık Türkiye gezisi sonrasında ev partilerine merhaba! diyeceğiz inşallah :) Hem Yeşim'in sipariş ettiği dikiş makinamız da gelecek, kıyafetler, slingler, bebelere ciciler dikeceğiz :) Geçen yıldan kalan bir sürü ip var, onları da değerlendirmemiz lazım :)

*******************************

Türkiye gezisi demişken, Ankara'da, havaalanında teslim alıp havaalanında teslim etmek üzere 2 haftalığına otomatik vites arabaya ihtiyacımız var. Araba kiralama şirketlerine bakıyoruz ancak olur ki tanıdığınız vardır ya da 2 haftalığına arabasını kiraya vermek isteyen olabilir, bana haber verirseniz sevinirim.

14 comments:

Rana Eslem GULMEZ said...

bath sehrine bayildim cok guzelmis duzenli ve temize benziyor amerika cok pis yahu)))sevgiler size...

Açalya said...

aaaa Amerika'nın her yeri pis değil kiiii, bizim OC'ye(Orange County)gel Rana sen.

Kereviz ve üzüm farkı ortada :) sweet tooth'u olacak bu cheeky'nin belli. Bizimki de bugün muz-anne sütü karışımını çok tatlı bularak yüzünü buruştura buruştura yedi. Anasına çekti belli.
Parmakla yedirme konusunda haklı Dr. Sears, ben de ilk havuç püresini kaşıkla verdim ama sonra bir yerlerde okuduğum aklıma geldi ve püre cinsi şeyleri parmağımla veriyorum. Dr. Sears azıcık halt etmiş yiyeceği dilin belli noktalarına koyma konusunda...bebek ağzını tam açmıyor ki bir de dilini çıkarsın, koy anneciğim şöyle ortasına doğru diye...anası da yiyeceği ortasına koysun ohoooo...

Köşenin Delisi said...

Esracım ne güzel geziyorsunuz valla bravo çok imreniyorum. Biliyor musun inekli battaniyelerimiz aynı :) Türkiye'den hediye herhalde di mi??

Bu arada, biliyorum iki hafta aslında epey kısa bir süre ve eminim oradan oraya gezeceğiniz çok kapı olacaktır, ama fırsatınız olursa bize de beklerim, ben bütün gün evdeyim saat önemli değilim. Ne güzel olur valla :)) Ama ben senin gibi becerikli değilim ona göre, öyle pata poğaça falan bilmem :P

Köşenin Delisi said...

"saat önemli değil" olacak, bi de pata değil pasta tabii

süpürgesizcadi said...

Sayende bizde gezmis kadar oluyoruz tessekürler esra :)))

Kereviz ve üzüm arasindaki fark gayet net ortada isini biliyor bu bebisler :))

sühendan said...

Bath geziniz çok güzel geçmiş anlaşılan...
Bir de dönüşte ceza yemeseymişsiniz:(
Neyse onlar da gezmenin tuzu biberi:)
Ev gezmelerinde bize de bekleriz inşaallah:)

archisugar said...

Guzel bir sehirmis gercekten. Ingiltereye ilk ziyaretimde ugrayacagim.

Isvicre'de de gozunun yasina bakmiyor o radarlar. Sak diye gozunde bir flas patliyor. 2 hafta sonra posta kutunda yukluce bir ceza. En son, esimle ben, 3 saat farkla ayni radara yakalandik. Hem de ayni hizda. uffff...

sumuklubocek said...

aaaah, ahhh... anilarimi tazeledin Esracigim.
Bath fotolari cok guzeldi; MK ile daha da guzel olmus elbette!

funda said...

bath çok güzel bir yermiş hele sonbaharda ağaçların renkleri süper,sayenizde bizde değişik yerler görüyoruz,yakışıklı mk çok öpüyorum:)

Mücevher Kutusu said...

Ben MK 'yı yemek istiyorum annesi. Bu kadar mı tatlı olabiliri bir çocuk çok kanım kaynıyor resimlerinden seviyorum onu.

Ve inan canı gönülden bravo size. Bu mevsim küçücük çocukla iyi geziyorsunuz.

Anne ve Bebisi said...

Sevgili REG, aslinda burasi da sehirden sehire, semtten semte degisiyor. Bath icinde universitesi olan hem tarihi hem entellektuel bir sehir, sakinleri de ona gore insanlar tabi:) O yuzden bakimli, temiz bir sehir.

Acalyacim, hem temiz hem sicak bir yerdesin harika valla:))

Ben de sweet tooth'um, MK da olursa sasirmam:)

Elinle verirken parmagini azicik ortaya dogru koyabilirsin belki. Ben denedim ama bilmiyorum ise yaradi mi:P

Elifcim, inekli battaniye bugun kayboldu:P Evet Tr'den hediye gelmisti:) Gidince aynisindan alayim da hediye edene ayip olmasin:)

Sevgili supurgesiz, valla ben de kereviz yemem, MK'yi da hic zorlamam herhalde bu konuda:)) Alamanya da cok guzel memleket, kismetse oraya da gelmek istiyoruz;)

Suhendancim, cok tuzlu ve baharatli bir gezi oldu:P Midemize dokundu:P
Kismetse canim insallah gorusmek isterim. Gerci Istanbul gezi dahilinde degil ama:( Belli de olmaz bize:))

Bekleriz Esracim:) Valla sizin durum bizden betermis:) Gecmis olsun:)

sumuklucum:) Sen de gel, barabar gezelim :D

Uyanir uyanmaz MK'yi senin icin opuyorum Fundacim:))

Mucevher Kutusu:))) Goruselim, ilk firsatta isittirayim sana:)) Bizde isirmak falan serbest:P

SENABERA said...

Esra'cığım eşim uçakla şehir dışına gittiyse,hep havaalanındaki kiralama şirketlerinden araba kiralıyor ve memnun kalıyor..Ama eğer istersen geleceğiniz gün ve saati bana maille bildirirsen,seve
seve gelip sizi havaalanından alırım.Hem böylelikle Mk yı sevmek için de bir fırsatım olmuş olur...

New York'tan said...

Biz de sizinle beraber gezmis olduk :) thanks,

Duru said...

süpersiniz ya,geziyorsunuz sürekli.biz hafta sonu çıktık ve ertesi gün gaz sancılı bir gece geçirince bir daha asla diyoruz.siz de böyle sorunlar olmuyor galiba,ne mutlu,aman olmasın...öptük s,z,

x