Wednesday, 21 November 2007

Saat 23:43 olmuş! Ne zaman oldu, nasıl oldu? Hiç anlamadım!

Nerden başlamalı...?

MK niye don+atlet geziyor diye merak eden arkadaşlara yazayım önce:)

Evin sıcaklığını gece gündüz 20-21 derecede tutuyoruz. Bebek ve çocuklar için ideal sıcaklığın 16-18 derece arasında olduğunu söylüyorlar burada. Bebeğe de o sıcaklıkta body+üzerine ayaklı bir tulum giydirmenin yeterli olacağını.

MK 1 haftalıktı tam, hamile iken kontrollerimi yapan tecrübeli ebem doğum sonrası kontrole geldi. Ben t-shirtle oturuyordum, MK'ya da body üzerine ayaklı tulum giydirmiştim.

Ebenin ilk söylediği şey; "Sen kendin t-shirtle oturuyorsun, çocuğu neden böyle giydiriyorsun? Soy çabuk onu, soy, soy, soy!!" olmuştu: ) "Sen nasıl giyiniyorsan, onu da öyle giydir." diye tavsiye etmişti. O günden beri MK evde body ile oturuyor :) Dışarı çıkarken de, ben ne giyiyorsam O'nu da ona göre giydiriyorum.

Bugün MK'yı emzirmek için girdiğim bebek odasına bir kadın geldi, Asyalı. Kendisi incecik bir bluz giymiş, muhtemelen ketendi. Altında da yine ince bir pantolon. Bebek ise; body, üzerine ayaklı tulum, üzerine pantolon, üzerine kapkalın, ayaklı-şapkalı sokak tulumu, içi tülü, polar vs.
Soy soy bitmedi bebecik :) Yazık o bebeğe!

Bebekler de ancak bizim kadar üşürler. Hatta tam tersi, onlar bize oranla daha çabuk sıcaklarlar. 20 dereceyi biz 20 derece olarak hissederken onlar 21-22 derece olarak hissederler. Bir de bunun üzerine 5 kat kıyafet giymek zorunda kalınca düşünün zavallıcıkların halini.

Siz nasıl giyiniyorsanız bebeklerinizi de öyle giydirin. Burada tavsiye edilen bu.

Ben çizme giyip üşürken, çorapsız gezen çok bebek gördüm burada. Ya da kendim palto giyiyorken ince bir hırka giyen bebek...

Yani, evin sıcaklığını 18-20 derecede tutup, body üzerine ayaklı bir tulum giydirmeniz yeter de artar bile. Soğuktan bir zarar gelmez, asıl sıcakta mikroplar azıtır.

Geceleri de 20 derece civarında iken ev, body+ayaklı tulum üzerine 1 penye battaniyeyi tavsiye ediyorlar, ben de öyle yapıyorum. Alt tarafı kapalı, çuval gibi aldığım uyku tulumunun içinde dün gece kıvranınca MK aklıma geldi, çıkardım onun içinden. Hemen uyudu. Meğer sıcak geliyormuş! Bu akşamdan itibaren yine tek battaniyeye döndük.

Bir de erkek çocukların altlarının çok kalın giydirilmemesi gerektiğini duydum. O yüzden Asyacım, boşver sen iç donu falan. Body üzerine bir eşofman giydir yeter.

Bezsiz Bebek, Diaper Free konusunda aldığım kitabın yazarı evde doğum yapmış. Doğumdan hemen sonra bebeklerini çıplak olarak kucaklarına almışlar ve 3 hafta (yazı ile ÜÇ hafta) bebeğe hiç bir şey giydirmeden (ilk günler bez giydirmişler, sonrasında onu da çıkarmışlar, çiş-kaka sinyallerini alabilmek için) sadece ten tene temasla yaşamışlar.

Evet, bebek yaşıyor:) Evet, gayet de sağlıklı:)) Hatta çiş-kaka, bez, tuvalet eğitimi falan olmayan bir bebek:))

******************************

Dün en önemli haber yazmayı unutmuşum :) Aldığım kabızlık şurubundan bir çay kaşığı kadar verdim, yarımşar saat arayla iki kere yaptı çok şüküüür :) Bugün de mızlıyordu, uzun zamandır kendi kendine kakasını yapamadığı için aklıma gelmedi:) Meğersem, şurup vermememe rağmen yapmış :) Mutluyuz:))

Ah bir de şu dişler çıksa :(

Bazen ağrı giriyor sanırım, ellerini ağzına doldurup ısırıyor. Ne bulursa ağzına sokup ısırıyor.

İşin ilginci, ben de diş çıkarıyorum :) Gerçi benimkisi yılan hikayesi:) Çenem küçük olduğu için 20'likler senelerdir (euuh yaş da ortaya çıktı :P) zorlar zorlar ama yer bulamayıp geri dönerler.

Gelelim bugüne:

Dün, dışarı çıkardığımda uyur diye umut etmiştim ama boşa ummuşum :) Yüz ifadesi durumu anlatıyordur sanırım:)

Bugüne kadar ilk kez durmadı arabasında. Uykusu var, ancak uyuyamıyor. Girdiğim dükkandan alelacele zor çıktım. Bir de kucağımda durmak istiyor, bazen slingte, bazen kolumda taşıdım. Ama bir yandan da uykusu var, gözlerini ovuşturuyor. Arabasına koyuyorum ağlıyor falan. En sonunda biraz uyudu, yarım saat kadar! Uyanınca yine aynı hikaye.

MK in his sling!

Mothercare'de emzirdim, slingine koyup çıktım kahve içmek için. Poşetlerimizi de arabamıza koyduk:


Ama kahve içmek falan ne mümkün! Dişlerinin sancısından yerinde duramıyor. Ne bulursa saldırdı. Şeker paketlerine, kameranın kordonuna, parmağıma... Ondan sonra da bağırmaya başladı. Baktım olmayacak, alışveriş merkezinin bebek odasına gittim. Aldığım diş jelini sürdüm önce, sonra biraz emzirdim. Ondan sonra oradan çıkmak istemediği için koltukta oturduk kucak kucağa :) İnsanlar geldi, bebeklerinin üzerini değiştirdi, gitti :) Biz de oturup onları izledik :) Eşime telefon ettim, ben baby changing room'da mahsur kaldım, gel beni kurtar diye :)

Yarım saat-45 dakika kadar bebek odasında oturduktan sonra, bir umut uyur artık diye yine arabasına koydum ancak yine son ses bağırmaya başladı. Bari insanlar rahatsız olmasın diye sokağa çıkayım dedim, kucağıma alıp bir banka oturdum. Eşim geldi, beni kurtardı :)

Eve gelince elma rendeleyip ocakta pişirdim azıcık. Suyundan biraz içti, bir kaç çay kaşığı da elmasından yedi. Bu dişlerle (ya da bir türlü çıkamayan dişlerle) bu kadarı bile iyi, daha fazlasını beklememek lazım.

Sık sık uyanmak suretiyle uyuyor şimdilik.

******************************

Türkiye'den gelen bir anne ile konuşurken, kışın çocukların evde kapalı kaldığını, bu yüzden bunaldıklarını söyledi. Ona hafta içi ortalama 3 gün dışarıya çıktığımı söyleyince de şaşırdı. Kışın çocuğu dışarıya çıkarmanın bizim ülkemiz için garip bir şey olduğunu sonradan hatırladım.

Burada her yer ama her yer bebek arabalı anne-babalarla dolu. Hergün rastladığım sıradan bir şey olduğu için bana garip gelmiyor tabi ama dışarıdan gelenler çok garipsiyor. Bebeğini, çocuğunu arabasına atan dışarı çıkıyor. Bugün önümden gelen geçen bebekli+çocukluları çektim. Çocukların fotoğrafını çekmek çok ciddi suç olduğu için kimsenin yüzünü almadan çekmeye çalıştım. Toplamda 1.5-2 dakika içinde önümden gelip geçen çoluk-çocuk:

Hava sıcaklığı 10-12 dereceydi.
Sıfır derece de olsa değişen bir şey olmuyor.


Annem, hayatında hiç görmediği kadar bebek arabası, çocuk, hamile gördüğünü söylemişti burda:) Düşünüyorum da, haklı :)

Bu da Noel için süslenmiş alışveriş merkezinden:


Festival Zamanı gelmiş... :)

13 comments:

sühendan said...

Ben de üşüyorum Esra...
Ev normal sıcaklıkta.Ben de giyindiğim için çocuklara da giydiriyorum.Bir de nasıl alıştırırsan öyle gider diyorlar.Ben baştan hata yaptım.Şimdi ince giydirsem hasta olur.Altını bile değiştirirken hapşuruyor.

Gerçekten sokak bebekli dolu:)

ASYA said...

Esracım,tşk bana cvp verdiğin için..ama ısınamıyo, elleri hemen üşüyo Efe'nin..evimiz 22 derece sabit tutmaya çalışıyorum..bu kadar küçükken boşver alıştırma sonra alıştırırsın diyolar:))aaahhh bi karışmasalar...
iç donu dediğim ince penye bişi üstünede eşofman altı giydiriyorum..üstten de çıtçıtlı atlet,uzun kollu bir body ve üstüne de uzun kollu eşofman üstü..:))dışarı çıkınca bide kalın sweat alıyoruz :)))walla çok kötüyüm heee...
geçen doktora gittim alelacele çocuğu soyarken utandım walla..soy soy bitmiyo:)))
Ben böyle olmak istememiştim..hamileyken ne palnalar yapmıştım offf offfff

ASYA said...

bişi daha eklicem..annen burda neden göremiyo çolukçocuğu dışarda biliyo musun???çünkü çıkarmıyoruz....gayet basit:((

Mücevher Kutusu said...

yazın haftasonu planlarımıza iyi geldi. Ablamla alışverişe giderken Efe'yi götürmek konusunda kararsızdık. E bu bebşler dışarıdayken bizim ki abi artık o da gezecek bizimle.

Ben atletle duruyor diye düşünmüştüm. Yoksa fazla giydirmek hiç iyi değil.

Anonymous said...

Esra'cim ben de senin gibiyim. Oglumu yurt disında doğurdum. 8 günlüktü biz alışveriş merkezindeydik. her gun mutlaka temiz hava aldık. Eğer çok yagmur ve kar var ise, balkona çıktık. en de cok kalın giyinmem, bogazlı yaka hic sevmem. o yuzden oglumu da hic alıstırmadım. Gercekten nasıl baslarsan öyle gidiyor. etrafa da hep kulagimi tikadim cünkü herkes ehrseyi çok biliyor:)
sevgiler, Aslıhan

minik talhanın annesi said...

ya ben de oradakiler gibi düşünüyorum. çocuğun yaz kış demeden dışarı çıkabilmesinden yanayım :D ama herkes yadırgıyor...
ben dinliyormuyum? hayır...
ben çok sıcağa alıştırmadım talha'yı. annem öğütledi... elhamdülillah şimdi dayanıklı soğuğa karşı...

AYSUN said...

Ben o türkiyedeki kadınlardan değil miyim yoksa:P Berk de haftanın 3 - 4 günü mutlaka dışarı çıkıyor. Hafta sonu ben hafta içi de ablam çıkarıyoruz. Alışsın herşeye yavrucak...

büşra said...

Evet artık Türkiye'de de dktorlr çok giydirmeye karşılar.Ama hatırlarsanız buralarda çok giydirmeyip,çocuğu hasta ederseniz!! kötü anne olursunuz.Ben de ince giydirdim,kendim gibi.Ben Ankara'da oturuyorum,buralarda egsoz dumanındn başka birşey yok.Büyük parklara gitmek gerekiyor.Bunun için de arabaya iyice alışmam gerekiyor.Çocuk oluca biraz korkuyorum açıkçası.Oğlum zaten mağazaları sevmiyor.Oğlum şuradan bireyler bakayım diyorum ama boşuna sevmiyor.Bakacağız bu kış alternatiflere.Size ve bebeinize iyi günler

Büşra & ADA
www.tontisada.blogcu.com

Ben Ona Resmen Asigim said...

Sanırım annenler bizim orda oturmuyor. Bağdat caddesinde bebek arabasından yürüyüşler adım adım oluyor. Artık herkesin içi kaynamaya başladı. Pazar günü dışarda yağmur bebekli arkadaşlarımı aradım biz kahve içmeye çıkıyoruz diye ,arabasını alan geldi ordu gibiydik.

Artık burada da ( yani en azından benim çevremde) herkes dışarlara atıyor kendini. Bende senle aynı fikirdeyim soğukta mikrop üreyemiyor.

Ben Bora doğduğunda eee biz ne zaman çıkabiliriz demiştim. (biraz sokak kedisiyimdir.) Doktor çıktınız ya demişti. Hava ne kadar soğuk olursa olsun sen havaya uygun giydirdiğin sürece çıkartabilirsin demişti.

Ama kabul ediyorum karlı havada bebeğini çıkartıp parkta gazete okuyan bendim. Tüm insanlar yazık bakışıyla bakmışlardı.

Yanlız esracığım gezenti annenin çocuklarıda gezenti oluyor zavallı bakıcımız kulak enfeksiyonu oldu Borayı parkta oynatırken. Eve sokamıyoruz :)

Berilin annesi said...

Ben kendim çok sıkıntılı olduğum için yani yaz kış ince giyindiğim için kızımıda öyle alıştırdım. Ama bende empati yapma yeteneği fazlasıyla gelişmiş bu testlerde de çıktı. Hep ben nasıl hissederim diye düşünüp öyle giydiriyorum. Kış geldi etek ya da elbise giymiyorsa asla pantolon altına külotlu çorap giydirmem. benim bir sürü kızımla yaşıt(3 yaş civarı) erkek anneleri arkadaşlarım var külotlu çorap giydiriyorlar. Benim bildiğim , eskilerden duyduğum özelliklede erkek çocukları fazla sıcağa alıştırılmaz. Nedeni ne olabilir bilmiyorum ama özellikle ileride kısırlığa sebep olmasın diyemi acaba?

AycA said...

Bende çok giydirmiyorum Erin'i .. sadece soğuk günlerde dışarı çıkarken külotlu çorap içine giydiriyorum .. evde body ve ince eşofman.. o kadar bir de uykudan kalkınca yelek ..
Ben anlamadım valla neden dışarı çıkılmadığını ben en kötü ihtimalle 4 gün sokaktayım öyle ki bugün 4 saat dolandım 2 saat Erin uyudu ben kahve içtim kitap okudum .. sonra uyandı sokakta evde hazırladığım ikindisini yedirdim .. ve genelde bebek arabalı insan görüyorum tabii oraya oranla az olabilir.. ama ben hele yazın hergün çıkarttım ..şimdi çıkmadığımız günler ya cama çıkmak dışarıya bakmak istiyor ya da kapıya gidip eliyle vuruyor !!!:) fazla m ıoldu acaba??:)))

Pratik Anne said...

Esra'cim,
Tr'de havadan sudan degil, bebek arabasiyla adam gibi gidilecek kaldirim bulabilirsen cikartirsin tabi. Turkiye'de neden etrafta tekerlekli sandalyede veya akulu koltukta insan goremezsin. Yine ayni sebep. Kaldirimlar engelli yuruyus yarisi icin yuksek yuksek, bol tasli yapilmis ki, kisin o taslar kalksin, alti camur su dolsun. Ama yurumeye basladiktan sonra cocuklar, evde durmak da bence annelerin tercihi.
Kipircan'da soguga alisik buyudu. Burada mecbur zaten. Ama o Mayis dogumluydu. Kimilnaz Aralik'ta geliyor. Bakalim anneanne ve babaanne ile nasil basa cikacagim kat kat giydirme konusunda. Allahtan disari cikarma konusunda benimle ayni kafadalar onlar da. Simdi biz de Kipircan'i gunde bir kere disari (en azindan kapi onune) cikarmazsak cocuk bunaliyor. Enerjisini atamiyor. Illa ya kutuphane, ya market, hic olmadi kapinin onunde iki blok tur atip geliyor.

KIZIMIN CİCİLERİ said...

Galiba biz annelerin en büyük korkusu "ahhh hasta olacak..." ne yapalım böyle gördük, böyle duyduk.
Ben pek büyük sözü dinleyen biri değilim Elif' i kat kat giydirmiyorum, bir atlet, bir body zaten kendimde kalın giyinemem ama yetiştirmeden mi genetik mi bilmiyorum ev 25 derecenin altına düştümü yada serin bir ortama girdim mi başlarım hapşırmaya o yüzden bizim ev minimum 25 derecedir. Elif benim gibi olmasın istiyorum ama elde değil.Sıcak seven, üşütmekten korkan bir millet olduğumuz düşünüyorum bunu da güneş seven bir millet olmamıza bağlıyorum. Eğer İngiltere'de doğmuş yada büyümüş olsaydım muhtemelen bende serinden pek etkilenmez güçlü bir bünyeye sahip olurdum ama işte...bu yüzden diyorum ki bir sebzenin yetişmesi için nasıl anavatanındaki yetişme ortamına uygun olarak yetiştirilmesi gerekir bizimkide o hesap yaşadığımız coğrafya gereği sıcak seven bir milletiz.

x