Wednesday, 31 October 2007

Halloween!


Hafızamı Kaybettim, Hükümsüzdür!
Bugün öğlen, IG posta kodu sınırları içinde, önde bebek arabası, söylene söylene koşturan bir kadın gördüyseniz, hah! O bendim:)

MK'yi giydirdim, 20-25 dakika uzaklıktaki çarşıya indik. Önce kitapçıya girdim. Herhalde 15 dakika kalmışımdır orda, kütüphaneye doğru yürümeye başladım. Zaten çarşıya inmemin asıl sebebi kütüphanedeki işlerim, geçen sefer unuttuğum, bugün uğruna çarşıya geldiğim işler.. Tam kütüphanenin yolu üzerindeki anahtarcıyı gördüm. 1 yıldan fazladır bu evde oturuyoruz, hala tek anahtarla idare ediyoruz. Günlerdir aklımda 2. bir anahtar yaptırmak ama malum, unutuyorum:) Hah! dedim. Anahtar yaptırayım. Ama üzerimde nakit yok. Bankamatik buldum, para çektim, anahtarcıya geri döndüm.

Anahtarları anahtarcıya vermek için elimi cebime attım.. Attığımla kaldım! Arıyorum arıyorum anahtar yok. Pantolonun ceplerine bakıyorum, yok. Ön cepler, arka cepler.. Yok Allahım yok! Ceketin ceplerine bakıyorum, orda da yok. Başka bir yere koymuş olmama imkan yok çünkü çanta falan taşımıyorum. MK için yedek kıyafet koyduğum poşete baktım ki oraya koymuş olmama da imkan yok, zaten orada da yok!

Ya düşürdüm... Ya da... İkinci seçenek çok kötü bir seçenek:) Şimdi gülüyorum tabii de o zaman ağlamak üzereydim.

Evden çıkarken neler yaptığımı düşünmeye başladım.

Apartmanın kapısını kilitledim, anahtarı kesinlikle cebime koydum, eminim. Çünkü aşağıya inince posta kutusuna baktım. (Posta kutuları zemin katta, apartmanın içindeler.) Acaba posta kutusunun üzerinde mi unuttum? Yok, çünkü postaya baktım, önemli bir şey yoktu, çıktım. AMA! Aması var işte:)

Çıktım, az biraz ilerledim ki postacı girdi bizim apartmana. Üşenmedim (keşke üşenseydim!) geri döndüm. Apartmanın kapısını açtım, MK arabada olduğu için içeriye tam girmedim, kapıdan "Bize posta var mı?" diye sordum. Postacı da uzattı, aldım, torbaya attım.

Buraya kadar tamam, e peki anahtarı ne yaptım ???????

Ne yapacağım, tabii ki apartman kapısının üzerinde bıraktım !!!!

Hayatta başıma gelmemiş bir iş. Gerçi bir süre önce de posta kutusunun kilidi üzerinde bırakmıştım anahtarlığı ama hemen hatırlayıp geri dönmüştüm.

Oysa bugün kütüphane yolu üzerindeki anahtarcıyı görmesem, görünce aklıma gelmese, aklıma geldiği halde üşenip para çekmesem... anahtarlar koskocaman apartman kapısının üzerinde kim bilir daha ne kadar kalacaktı. Ya da kalacak mıydı?

En önemli şeyi söylemeyi unuttum: Anahtarlığın üzerinde daire numaramız yazıyor!

Gözümün önünden film şeridi gibi geçiyor her şey.. Anahtarları kötü niyetli birisi gördüğün an neler olabileceği.. "Acaba ev yerinde duruyor mudur ki?" diyerek yola koyuldum. Önce otobüse bineyim dedim ama bizim sokaktan tek otobüs geçiyor. Ne zaman geleceği belli değil. 4 durak var eve kadar, bir de siteye kadar uzun bir yol. Koş babam koş.. MK da o sallantıda mışıl mışıl uyuyor:)

Siteye nasıl vardığımı anlatmaya kelimeler yetmez.

Apartman kapısını uzaktan bir de gördüm ki... Anahtarlar kapının üzerinde! O kadar saat kimse geçmemiş, apartmana kimse girmemiş, apartmandan kimse çıkmamış.

İş ve okul saatleri içinde dışarı çıkmış olmamın etkisi var tabii ama 1.5 saat kadar dışardaydım, o anahtarların orda o kadar zaman sonra bile hala duruyor olmaları bir mucizeydi.

Bundan sonra ne yapacağım bilmiyorum, anahtarları boynuma mı asarım, belime mi sararım... henüz karar veremedim.

-------------------------------------

Yukarıdaki ilk dijital scrapbooking denemem :) İtiraf ediyorum orjinaline baka baka yaptım, kopya çektim :) Ama ilk denemede olur o kadar :P

Aklımın hala 5 karış havada olduğu, 2007 yerine 2008 yazmış olmamdan belli:) Bunu yazarken de birden, biz hangi yıldayız diye kuşkuya düştüm!

İmdaaaaat! :)

Short memory diye bir şey kalmadı:P

Nemo filmindeki Dory gibi oldum:)

Dijital Scrapbooking adresi burası: freedigitalscrapbooking
Ücretsiz olarak gerekli malzemeleri indirebiliyorsunuz.

Scrapbooking'i yapmak için de bir programa ihtiyacınız var. Bilgisayarınızda photoshop varsa ne ala, yoksa internetten 2 dakikada ücretsiz GIMP programını indirebilirsiniz: GIMP for Windows

-------------------------------------

Bir önceki postta MK'nın arabası ile ilgili soru sormuş olan sevgili Zeynep, MK arabasından memnun. Ben içine genelde battaniye sererim, sermediğim zaman da rahatsız olduğunu görmedim gerçi. Bir de uyumak istediğinde düz konuma getiriyorum, bakınmak istediğinde kademesini yükseltiyorum. Belki bebeğin etrafı incelemek istiyordur, kademelerini değiştirmeyi deneyebilirsin. Sevgiler.

-------------------------------------

Aşağıda, tanıtımını izleyeceğiniz film Fransa'da gösterime bugün (31 Ekim) girdi.
10 ayrı ülkeden 10 kadının, hamilelikleri, günlük yaşamları, bebeklerini doğurmaları takip edilmiş. Film buraya gelir mi, gelse de ben gidebilir miyim bilmiyorum. Ancak izlemek istiyorum.

Daha ayrıntılı bilgi için, filmin sitesi: Le Premier Cri

14 comments:

sühendan said...

Geçmiş olsun Esracım
Senin yaşadığın kadarını yaşamasamda ben de her evden çıktığımda anahtarı alıp almadığımı nereye koyduğumu hatırlamıyorum.İnan her dışarı çıktığımda anahtarı evde unuttum diye panik yapıyorum.Çünkü kilitleyip aldığımı hiç hatırlamıyorum.Bu unutkanlığımız ve saç dökülmelerimiz daha ne kadar devam edecek?

tedarikmucize said...

çok geçmiş olsun.Allah korumuş.
bendede o alışkanlık vardı. bende dairenin kapısında bırakır içeri girerim :D ya eşim açar kapıyı girer vıdı vıdı öter :DDD yada kapıcı çöpü alırken uyarır bizimki yine vıdı vıdı öter :DDD çıkarken unutmuyorum çünkü arabanınkilerle aynı anahtarlıkta asılı. arabanın anahtarını aldımmı derken onuda hatırlıyorum :) he bir de ben genelde arabanın camlarını kapatmayı unuturum komşular hatırlatır. dalgınlık işte :DDD

minik talhanın annesi said...

birkaç defa unuttuydum kapı üstünde ben de :D
allah'tan daire kapısının üstündeydi ve bizden yukarda başka daire olmadığı için gören olmamıştı. sanırım ertesi sabah farkettik:(
neyse allah'tan başka biri farkedip almamış sizin anahtarları.

Ceylin Naz said...

Ucuz atlatmışsınız gerçekten! Geçmiş olsun! Ama o kadar komik anlatmışsınız ki okurken gülmeden edemedim :-)
Scrapbook harika olmuş bu arada, elinize sağlık.

Sevgiler
Gülfer

Anonymous said...

sadaka vakti :)

zeynep said...

geçmiş olsun ve teşekkürler araba detayını paylaştığın için.sevgiler..

mesecina said...

Geçmiş olsun. annemlerin apartmanda bir günnur ablamız var. Aşşağı inerken kapısındaki anahtarı görüp kapıyı çaldım, açmayınca acaba kadına bişeymi oldu diye ısrarla çalmaya başladım.2-3 dakika daha açmasa annemi felan çağırıp içeri girecektim. günnur abla bornozla sular damlaya damlaya açtı kapıyı:) o Kadar kızgındıki ters bişey demesin diye hemen kapıdaki anahtarı gösterdim. O gün bugun ne zaman beni görse hep dua eder:)) Çok nadiren ama eve girerken anahtarı unuttum kapıda. Geçensene çok aralık diye koruma lastiklerinden çektik kapıya o lastikler kalın geldiki kapı kitlenmeden kapanmıyor. Bir bakıma iyi oldu içeri girince kapıyı kitlemek zorunluluğu doğduğu için kapıda unutmuyorum, kapı çarpınca kapanıpda kapıda kalma tehlikeside yok :) Bence sen ilk etapta anahtarlığı değiştir,kapı numarası olmasın. ne olur ne olmaz:))

ela selin said...

cok gecmis olsun! anlatirken ben de deja vu yasadim:)bende de cok unutkanlik var: ateste ve firinda yemek unutma, neyi nereye koydugunu unutma, isimler, randevular... anahtar olayina hic girmeyecegim, bir gece boyunca disarida kalmis anahtar bir keresinde. üstelik bizim evin kapisi sokaga bakiyor..daha ne vukuatlarim var..
emzirirken üretttigin hormonlarla+gece sik sik uyaniyor olmakla baglantiliymis diye duydum. beyin derin uykuya gecemedigi icin böyle takviyev ediyormus. yani bebisler ne kadar uzun uyursa o kadar akilli anneleri oluyor:)
MK'nin yeni resimlerini bekliyoruz..

SENABERA said...

Öyle güzel anlatmışsın ki,her anın gözümün önünde canlanıverdi..
Unutkanlık deyince ,sanki gün gün dozajı artan bir unutkanlığım var..
Arabanın üstünde unuttuğum anahtarı
komşumun oğlu mu getirmedi,kapının üstünde unuttuğum anahtar yüzünden zilim kaç kez çalındı..En komiği de,Sena' nın arkadaşlarını arabaya doldurdum,doğumgününü kutlayacağımız mekana doğru yol alırken Sena pastası ile ilgili bir laf etti ve bende şimşekler çaktı..Pasta bagaja yerleştirmek üzere koyduğum bahçe duvarında kalmıştı..Neyse ki geri döndüğümde hala duruyordu..

Sebnem'den said...

UNUTKAN OLMAN ÇOK AMA ÇOK NORMAL ÇÜNKÜ BÜTÜN DİKKATİNİ MK'YA VERİYORSUN.AMA HER ZAMAN BU KADAR ŞANSLI OLMAYABİLİRSİN ESRACIĞIM...
MK İNANILMA ZBÜYÜMÜŞ YA..BEN UZUN BİR ARA VERDİM ZİYARETLEREDE..

Anonymous said...

esracim bu konuyla ilgili yorumumu yanlislikla bir alt konuya yazmisim.oldum gulmekten..cok gecmis olsun..Allah korumus...

Anonymous said...

bu arada demet ben:)..bak kim unutkan gor iste:):)

Anne ve Bebisi said...

Teşekkürler sühendancım. Valla herhalde emzirme süresince devam edecekler :)

Teşekkürler tedarik mucize. Bu anahtar işi fena :P Burada resmi görevliler uzayan bir iple bellerine asarlar anahtarları :) Senle ben öyle bir şey edinelim :)

Sevgili MTA, bizim daire de en üst katta ve köşede ama yan komşulara pek güvenmiyorum :P Allah korusun ya...

Teşekkürler Gülfercim:) Ben de sonradan güldüm zaten de yaşarken kabustu.

anonymous:))

Rica ederim Zeynepcim..

Mescina, keşke senin gibi komşum olsa:) Bizim kapı da kitlenmeden kapanmayanlardan, içerde anahtar unutma derdi yok da, dışarda da unutma derdi olmasa keşke:)

Sevgili Ela Selin'in annesi, bir şey almak amacıyla mutfağa girip, ben niye geldim ki buraya diye düşünüyorum:) Sanırım haklısın, hormonlar ve gece uyanmaları ana sebep. Birisi bir zamanlar, hamilelikte beyin küçülüyormuş, doğumdan sonra 2 yıl da eski haline dönmüyormuş demişti:))) O da haklıymış galiba :P

Sevgili Sena-Bera'nın annesi, pasta olayı film karesi gibi :))

Şebnemcim, ben de öyle düşünüyorum. Yani dikkatim MK'ya gidiyor, geriye bir şey kalmıyor:) hmm MK'nın büyüdüğü konusunda da sana katılıyorum:))

Demetçim, canım arkadaşım:) Çok sağolasın canım..

KIZIMIN CİCİLERİ said...

Öncelikle geçmiş olsun, allah korumuş.
filmin fragmanını izledim doyamadım, keşke film türkiye de vizyona girse.
Bir kez daha emin oldum ki bu dünyada ki en güzel şey anne olmak.
Hiç bu kadar anneliğe hevesli olduğum gelmemişti aklıma, meğer ne meraklıymışım bir bebeğe hayatımı adamaya...

x