Wednesday, 17 October 2007


Cuma günü, eşim şehir dışında iş gezisinde olduğu için bayramın ilk günü evde ve yalnız geçti maalesef. Akşam sadece Gül gelebildi, Özlem geç saate kadar çalıştığı için ertesi gün Yeşimler'de buluştuk. Cuma gecesi hem geç yattığımız, hem de MK sık sık kalktığı için eşimle ikimizin haşatı çıktı. Sabah 8.30'da MK gayet enerjik, oyun oynamak isterken biz baygın yatıyorduk:) Sağolsun Gül MK'yı aldı, oynadı, 2.5 sat boyunca oyaladı, biz de deliksiz uyuduk :) Canım benim, bir kez de buradan teşekkür ediyorum:)

MK Nihat amcası ile yastık savaşında!

Cumartesi öğleden sonra, hem bayram, hem hafta sonu buluşmamız için Yeşim'lerdeydik. MK dahil 10 kişiydik. Aslında 10,5 ;))

Her geçen yıl bu sayının katlanarak artmasını diliyorum. MK, henüz el öpemese de cumartesi akşamı harçlıkları cebe indirdi:) eee harçlıkların da katlanarak artmasını diliyorum :P

MK marifetlerini sergilerken:)

Cumartesi gecesi, 00:30 civarı eve dönmemize rağmen, Pazar sabahı 9'da uyanıp 10'da evden çıkma hedefi koyduk kendimize. 9'da çalar saat MK tarafından tüm ahali uyandırıldık, 10.45'te araba ile siteden çıkıyorduk:) Hiç fena değil:))

Önce, Özlem ve Gül'le Brighton sahiline yayıldık. Hava şansımıza güneşli, 18-20 derece idi.

Güneş Banyosu!

Cumartesi akşamı Yeşim, yemekten kalanları hepimize paylaştırmıştı. Kısır, börek, kek nevalelerimiz ile pikniğimizi yaptık, güneşlendik :)

Kel kibar ;)

Güneş gittikçe kızdırınca MK'yı soyduk da soyduk :)

Genelde günboyu arabada emzirdim ancak emzirme mekanlarımıza Brighton Sahili de eklendi :) Süt konusunda artık daha uzun süre idare edebiliyor Brighton fatihi MK :)


Hafta içi baba-oğul zaman geçiremiyorlar. Eşim işten döndüğünde MK ya uyumuş oluyor ya da uykuya hazırlanıyor. O yüzden hafta sonları birlikte vakit geçirmeleri ikisi için de keyifli oluyor.


MK The Explorer :)

Babacım, bir de şu taşa bakabilir miyim?

Şu çorapları da çıkarayım, çok sıcak oldu ;)

Bu kız, ekim ayının ortasında, okyanus olması sebebiyle zaten yıl boyu hiç bir zaman ısınmayan suyla işte böyle oynuyordu. Eşim kızın zaatürre olacağını iddia etti ama kız o kadar rahattı ki bunu ilk defa yapmadığından ve hiç de üşümediğinden eminim ben. Soğuğa alışma/alıştırma konusunda daha çok yol kat etmem lazım. Bu konuda İngiltere standartları çok yüksek :P

Sahildeki piknikten sonra Meral, Murat ve Selda ile buluşup, Pier denilen, üzerinde lunaparkın bulunduğu iskeleye çıktık. MK slinginde, Özlem ve Gül tarafından dönüşümlü taşırken, ara ara da kucaktan kucağa gezdi.

Pier'in rüzgarlı olması sebebiyle görüleceği üzere uzun kollulara ve bereye geçmiştik:)


İskele üzerindeki dönen, zıplayan vb araçlardan bir tanesine binmeye karar verdik. Yalnızca eşim ve MK'yı taşıyan Gül binmek istemedi. Biz aracımıza biner binmez maalesef MK ağlamaya başlamış:( Aracın çıkardığı sesten korkumuş. İndiğimde çok ağlıyordu, sümükler akmış, gözyaşları içinde kalmış... Onu sakinleştirmek için hızla ayrıldık Pier'den. Yolda, Devil's Dyke isimli tepeye giderken, arabada emerek sakinleşti.

Gün batımında, Devil's Dyke, Şeytan Tepesi.

Bugüne kadar İngiltere'de gördüğüm en yüksek tepeydi. Bu kadar yukarıdan manzara seyretmenin nasıl bir şey olduğunu unutmuşum :)

Amacımız tepedeki restaurantta Fish&Chips yemekti ancak fiyatları duyunca sahile geri inmeye karar verdik :))

Tek tek basaraktan,
Bâde süzerekten,
İnci dizerekten,
Gel canım, gel amman!


Sahile indiğimizde artık güneş batmış, ortalık soğumuştu. Daha önemlisi çok ama çok rüzgarlıydı. Yine de yiğitliğe hiç bir şey sürdürmedik:) ve 7 kişi bir bankın etrafına çöreklenip Fish&Chips'lerimizi yedik. MK da şu pozisyonda takıldı:

Foto biraz puslu çıkmış (soğuktan titriyordum, ondan olabilir:P) ama durumu anlatması açısından koyuyorum.

Bir haftasonu gezisi daha böyle geçti işte :) Yeni maceralarda buluşmak dileğiyle :)

9 comments:

Anonymous said...

Masallah kaana ne guzelde gezmis.Bayrami en guzel o gecirmis:)Tekrar iyi bayramlar.Sevgiler...
ZUMRUTUANKA

Açalya said...

Sakin ve huzurlu bir bayram olmus. MK da gunesin tadini cikarmis hatta gunese karsi mayismis babasinin kucaginda ohhhh. :)

Anonymous said...

bi guzel guneslenmis minik :) seneye beraber gunesleniris :)

10 bucuk :))

sühendan said...

Yeni maceralarınızı heyecanla bekliyoruz.Bütün resimler çok güzel.Oraları gezmiş kadar oluyoruz.

püstüklü mama said...

10,5 derken :P

Yahu sizin oralaraa kış gelmedi mi hala? Bizim buralar mı? Dengesiz biraz. Bir öyle bir böyle :))

Rana Eslem GULMEZ said...

masallah mk ya cok seker cikmis fotolarda gunesten mayismis haline bayildim..cook op benim icin tatli oglunu sevgiler..

Minik meleğin annesi.. said...

Sizin bayramınız da çok güzel geçmiş Esracım.. Seneye daha da renklendirilecek MK tarafından, hiç şüphen olmasın :))

Ben "on buçuk"tan, Yeşim teyzemizi tebrik etmemiz gerektiği sonucunu çıkardım.. Yanılıyor muyum? Yoksa Meral teyzeyi mi tebrik edicez? Sen doğru kişiye tebriklerimi iletirsin artık :))

Fotoğraflar da herzamanki gibi süper, yazmadan edemedim..

Anne ve Bebisi said...

Tesekkurler Zumrutuanka:)

Oyle oldu Acalyacim, hava da sansimiza guzeldi:)

efet on bucuk :P

Suhendancim, cok tesekkurler:)

Pustuklucum, bugun 11-12 derece falandi disarisi. Ama hava acik ve gunesli idi. Bi garip buralarda. Yarin 20 derece olabilir yeniden:P

Tesekkurler REG:) Uyanir uyanmaz opeyimm:))

Karistirma Kuaybe:P Aciklama gelecek, cok yakinda;))

New York'tan said...

Cok guzel vakit gecirmisiniz ne guzel,buralar hala sicak,serinlemedi bir turlu :)

x