Tuesday, 23 October 2007

Bu sabah MK'yı batanniyesinin üzerine bıraktım 2 dakika için. Döndüğümde böyle buldum :)

Bugün 14.00 gibi, MK uykusuzluktan bayılmak üzere olmasına rağmen uyumamakta direndi. Amacım, uykudan uyandıktan sonra çarşıya gitmekti ancak baktım uyumuyor, çıktık. Yolda uyudu tabi :)


Önce Oxfam'a uğradım ve yukardaki lego oyuncakları aldım. Henüz yaşına uygun değiller ama orada bir bulduğumu bir daha bulamama ihtimali olduğundan hemen aldım.

MK'ya alacağım oyuncakların Fair Trade olmasına dikkat edeceğim. FT oyuncaklar biraz daha pahalı ancak zaten çok oyuncak almak gibi bir niyetim yok. Çünkü çocuklar oyuncağa doymuyorlar, al, al, sonu olmuyor. Bir alınan oyuncakla da 1-2 kere oynuyorlar, sıkılıp atıyorlar bir kenara.

Çok güzel çocuk kitapları da buldum. Farklı ülkelerden derlenmiş hikayeler, renkli Afrika öyküleri.. vs. Onlar da bir başka zamana artık.

******************************

MK'ya bir mont almanın zamanı geldi. Bugün epey bir yer dolaştım. Alamadım, o ayrı. Gri, füme gibi renkleri bebeklere nasıl yakıştırıyorlar anlamıyorum. Bir de Mothercare'de 6-9 ay arası bir şey bulamadım. 6 aylık bebek dolu her yer sanırım :)

******************************

Mothercare'de dolaşırken bir şey fark ettim. Kıyafetin yanısıra, bir çocuğun aklını başından alacak kadar oyuncak da satıyorlar. Oysa bugüne kadar orada ağlayan, huysuzluk yapan, yerlerde tepinen çocuk hiç görmedim. Bütün çocuklar genelde anneleri, anne-babaları ile geliyorlar, dolaşıyorlar ve çıkıp gidiyorlar. Sadece İngiliz çocuklar değil üstelik. Multicultural bir bölge bizim yaşadığımız yer. Pek çok kültürden insan var. Hiç bir çocuğun, hiç bir dükkanda, Toys R Us dahil sorun çıkardığını görmedim.

Neden bizim çocuklarımız böyle değiller, bizim aileler nerede yanlış yapıyorlar diye düşündüm önce. Sonra, bizimkilere haksızlık yapıyorum belki de, dedim kendi kendime.

Arkadan Next'e girdim, çocuk bölümü için asansörle 2. kata çıktım. Tam ben asansörden çıktım, 2 kadın, arkalarında 1 genç kız ve 13-14 yaşlarında bir erkek çocuk asansöre ilerlediler. Kadınlar, (bir tanesi çocuğun annesi) yüksek sesle çocuğu çağırıyorlar asansöre binmesi için, çocuk hemen arkasındaki genç kıza "Get off, Idiot!" diye bağırarak hakaret ediyor. Bağrış çağrış bindiler asansöre, ne olduysa asansör kapıları kapanıp yeniden açıldı. Çocuk, ben merdivenlerden ineceğim diye kaba bir şekilde söylenip mızlandı vs vs.

Az sonra, aynı yaşlarda İngiliz bir çocuk annesi ile geldi. Kasada ödeme yapan annesini sessiz sakin bir şekilde bekledi.

Yok dedim, haksızlık yapmıyorum. Bizim aileler bir yerlerde yanlış yapıyorlar. Bu konudaki gözlemlerim hep bu yönde. O yanlışları görüp, bulmak lazım, aynı hataları yapmamak için.


******************************

MK Mothercare'de uyanınca huysuzlanmaya başladı. Biraz daha dolaşmak istediğim için bebek odasında emzirip altını değiştireyim dedim. Odada 5 ve 7 yaşlarında iki kız, bir de 4 aylık bebeğini emziren anneleri vardı. Kosovalı imişler. Dijon isimli bebeğin, etrafında koşturan, onunla ilgilenen ablaları olduğu için çok şanslı olduğunu düşündüm. Çocuklar kalabalık, bol çocuklu çevrelerde büyümeli. MK da, etraftaki hareketlilik yüzünden fazla emmedi, çevresini izlemek adına aç kalmayı tercih etti :)

Daha sonra odaya 6 haftalık bebeğiyle genç bir anne ve annesi (anneanne) geldi. Ben de MK ile 6 haftalıkken gelmiştim mothercare'e:) Zaman ne çabuk geçiyor. Bebeğin altını değiştirdikten sonra aynanın karşısında slingini giymeye başlayınca konu konuyu açtı:) Uzun bir kumaştan yapılan bir sling kullanıyor. Özellikle bel problemi olduğu için o tarz bir slingi tavsiye etmişler. Ben de kendiminkini gösterdim, ne kadar pratik olduğundan bahsettim. Kosovalı anne de çok ilgilendi :)

Uzun kumaştan oluşan slinglerden almayı düşünmüştüm ama sıcağa pek gelemem. O uzun kumaşı da üzerime sarınca pek rahat edemeyeceğimi düşünmüştüm ancak kumaş oldukça ince, hafif ve komforlu idi. Kullanan genç anne de çok memnundu.


Oğlum büyüyor şükür :) Artık 6 aylık kıyafetler giymeye başladı :)

ermm.. evet biraz büyük gelmiş olabilir, şimdilik :)

Oui, Je suis un francophone :)
Fransız entelim benim :)
Seninle Paris cafélerinde kahve içelim :)


18 comments:

Açalya said...

Yepyeni objeleri kesfetme ayi bu ay...tek istedikleri dokunmak ve agizlariyla kesfetmek...ellerine ne gecerse...oyuncak konusunda ben de ayni fikirdeyim, ama bizimki bir oyuncagini ertesi gun unutuyor ve daha ertesi gun verince yine gozleri parliyor sanki yeniymis gibi :)

Asansore binen aile Turk muydu ki?

Bizim dana 6 ayliklarin icine biraz zorcana giriyor artik. H&M vardir orada, ben onlarin bebek/cocuk kiyafetlerine bayiliyorum, bir de oraya bak mont icin, cok guzeller (GAP'a bakmissindir mutlaka diye soyluyorum)

Evdeki bitkileri guvenli bir yee kaldirmanin zamanidir...hangi bitkinin zehirli olabilecegini kestirmek guc, mazallah henuz daha ispanak nedir bilmezlerken, herhangi bir yesil yapraktan zehirlenmelerini istemeyiz bebelerimizin. Ustelik emeklemeye basladiginda kafani bir cevirdiginle yapragi mideye indirmis bile olabilir.

sühendan said...

Ben de fransız enteliyle kahve içmek istiyorum:)Bizi de çağırır mısınız kahve içerken?
Daha saksıdaki çiçeği devirmek için erken değil mi yaa...
Bundan sonra bırakırken çok dikkat etmen gerekiyor.

Anne ve Bebisi said...

Acalyacim, eller agizdan hic cikmiyor su ara:) Bu oyuncak meselesi iyiymis) Ben de gun asiri vereyim oyuncaklarini eline:)

Evet, o aile Turk'tu.
GAP'e bakmadim henuz. Internet sitesinden kontrl ettim o kadar. H&M'in cocuk bolumu oldugnu bilmiyordum, oraya da bir bakayim:)

Ciceklere yer bulmali, haklisin. Zaten topu topu 4 saksim var:) Ancak gunes, isik vs acisindan en uygun yer su anki yerleri:(

Suhendancim, tabi efendim, ne demek.. Hep birlikte icelim kahvelerimizi:)

Sanirim donerken elini atti cicege:)

Minik Patikler said...

Ben kırmızı mont ve sarı yağmurluk aldım ve aynen, fümenin ne alakası var bu kadar küçük çocuklarla?

cido said...

Anlatımına,bebeşinle ilgine ve enerjine hayranım. Kızım 2,5 yaşında günlük gazeteler dışında okumak çok lüks geliyor bana. Çünkü geride bıraktığım ev işlerim oluyor.Sen harikasın arkadaşım :)
Çiğdem Döngel/zonguldak

zeynep said...

valla ne bluysa ağzına sokuyo bizimki. oyuncak falan farketmiyo. hatta poşetler özellikle renkli poşetler çok ilgisini çekiyo..

öptüm seni ve mehmedi:))

meralsaatli said...

ayy esra yerim ben onu..ya bayildim o bereyle atkiya.ben de istiyom banane banane:))
bizim ton ton otcul olacak heralde:))

mesecina said...

anlattığın şımarık çocuk korkusu bende de fazlaca var:) bunca yıl markette kendini paralayan, eşşek gibi bögüren, karşımda oturan kapı kapatmasını bilmeyen, apartmanda avaz avaz bağıran, etraftaki bilumum terbiyesiz ve arsız çocukları ve ailelerini okadar çok kınadım ki Allah başıma verecek diye çok korkuyorum. Kendi 2 yaşındaki yegenimin elinden birşeyi alınca sanki dövmüşüm gibi ağlamasına tahammül edemiyorum. bence bu konuyu anneler (ve adayları) arasında uzun uzun tartışmamız gerek. senin bahsettiğin ingilizler gibi bir arkadaşım da almanyada büyüyen 2 yaşındaki yegenini(anne alman bu arada) anlatıyor;çocuk anne babayla yemek yiyor ve arkasından dolaşılmıyor, akşam 7 oldumu uyutuluyor ve market veya oyuncakçı gibi yelerde taşkınlık yapmıyor. Biz türkler nasıl oluyorda bukadar şımarık çocuklar yetiştiriyoruz cidden merak ediyorum.

Anne ve Bebisi said...

MP'cim, gule gule giysin Adam bebek:) Ben de o renklerde bir seyler ariyorum:)

Sevgili Cigdem, ben aslinda biraz tembel bir insanimdir ya:)

Kizin yasi itibariyle hareketli oldugu icin vaktin ve enerjin kalmiyor olabilir. Bizimkisi daha koydugun yerde duruyor:)

Bir de ben genelde MK'yi emzirirken, uyutmak icin ayagimda sallarken falan okuyorum:) Gunduz MK ile yemek yapiyoruz: Aksam o uyuyunca bulasiklari hallediyorum falan. Ayrica buralarda evler cok kucuk:) Ev isi insanin vaktini almiyor o yuzden.

Zeynepcim, ben de bitmis islak mendil posetleri ile kandiriyorum:P

Meralim, sana olanini bulsam sana da alirim be sekerim:)

Anne ve Bebisi said...

Sevgili mesecina, aslinda yabancilara bakmaya gerek yok, bizler, bizim nesil de sorunsuz cocuklardik. Bir sey istedigimde, makulsa alirdi annem babam, degilse, alamayiz yavrum cok pahali, zaten bunun benzerinden sende var, ihtiyacin yok vb gibi sebeplerle reddedilirdi ben de asla ikinciye lafini etmezdim. Ne ben, ne kardesim, ne de tanidigim arkadaslarim vs.

Buradki Turk ailelerde goruyorum, cocuk markette bahsetigin gibi tepiniyor, anne bagira cagira hayir, yapma, etme vs konusyor. Ama sonra ne yapiyor? En sonunda gidip cocugun istedigini aliyor. Cocuklarin tepinmeleri o yuzden:) Sonunda isteklerinin olacagini biliyorlar cunku. Oysa yabanci anne babalar ve bizim kusagin anne babalari, almayacaklarasa, sen ortaligi da yiksan almazlar. Zaten yikmana gerek kalmaz, anne babanin kararligini ve fikir degistirmeyecegini bilirsin:)

Bir cocugun, ane babasindan istedigi sey, kararlilik ve cocuga SINIR koymasi. Cunku cocuklar otoriteyi, kararli anne babayi ve kendilerine cizlen SINIRLARI seviyorlar ve aslinda tepinirken de anne babadan bu otoriteyi, kararliligi gormek istiyorlar. Ama goremiyorlar. Anne baba yelkenleri suya indiriyor, cocugun her dedigini yapiyor. Bu durum cocukta guvensizlik duygusu olusturuyor ve farkinda olmadan cocugu sinirli yapiyor. Neyse, uzun konu:) Bununla ilgili bir post hazirliyordum, yarim kalmisti. En kisa zamanda onu yayinlarim:)

Sevgiler.

Anonymous said...

oo bakiyorum da burda senlik var :) cok guzel olmus kaanin kisliklari ,gule gule giysin :)
fair olmayan su dunyada fair trade i destekleyelim bari :( belki adaletin terazisi insanlarin gonlune bu vesilelerle yerlesir...

yesim

Nuray said...

Esracım hayırdır inş. rüyamda seni ve Kaan'ı gördüm. Ve sabah uyandığımda nasıl etkisinde kalmışım anlatamam hep aklımdaydınız. Herhalde yeni postun malum olmuş. Siteyi açınca anladım :) İnan nasıl sevmek istiyorum MK'yı bilemezsin. Büyüdükçe güzelleşiyor serseri. Öpüyorum ikinizide

SENABERA said...

Ben de oğluma turuncu bir mont bakıyorum ama bulamadım henüz.Hep
laci,gri,hatta siyah,ama turuncular,tatlı yeşiller,sarılar yokk..Ara sıra bu yüzden bebek-çocuk kıyafetleri işine girmeyi planlıyorum...
Yeni cicileri hayırlı olsun minik entelin.!!

meltem said...

oks so sweet on the last picture:))

esros ne zaman geliyorsunuz trye kısmetse..

cok ozledık....mk yı ozellıkle 4 gozle beklıyoruz.

DERYA said...

kolay gelsin mk"ya cok başarılı valla,daha erken ama iyi gidiyor,cicileri süper güle güle giyinsin oynasın.

OZY said...

Ühüü! Ben MK ya (taa yeni doğduğunda)6 ay civarında giyeceği bir mont almıştım hediye etmek için,ama hala göndermeyi beceremedim.Ayıp olmasın diye syleyemedim ama sen bahsedince mont falan diye:(

Cimcime'nin annesi said...

Bence Turk annelrin yaptigi yanlis su:
Merhamet ve duygusallik boyutunu zaman zaman amacindan saptirarak ,yasak olan seylerde cocuklarin uzulmesine aglamasina dayanamayarak cocuklrimizin sinirlari ogrenmelerini guclestiriyor hatta saglayamiyoruz.

rei said...

Salut Tahin! :)

Ben Feyza. Harmanköy.org'da tanışmıştık. Güzel vakit geçirmiştik. Bilmem hatırladın mı :p Ama o zamanlar MK beyfendi henüz dünyaya teşrif etmemişlerdi ve Esra anne değildi. O büyüdüğünde bi ara annesinin orada nasıl çok komik ve patır patır cevaplar verdiğini anlatmalı. :)

Bebişin hayırlı olsun. Çok sevindim. Çok tatlı ve akıllı gözüküyor. Gözleri çekik çekik. :) Belki de bu sebeptendir ki kendimi ona pek yakın hissettim. :p Umarım sağlıklı, hayırlı, başarılı, huzurlu ve mutlu bir yaşamı olur. Videosunda gördüğüm kadarıyla, yattığı yerden kilometrelerce koşuyor sanki. :)Kıyafetlerine de ayrıca bayıldım. Erkek çocuklar için bu kadar şirin şeyler satıldığını bilmiyordum. Tabi MK'ya ayrı bir yakışmış. Güle güle giysin.

Geçen sene Paris'e gideceğimi seninle konuşmuştuk. 2008'in sonlarına kadar Paris'teyim. Sayın entelektüel MK Bey'i ve seni Café George V'de ağırlamak isterim. :)

Blogun çok güzel. Okurken çok zevk aldım. Bundan sonra müdavimiyim. :p

à bientôt! :)

x